logo
29 MAYIS 2026

G.Antep taş gibi olacak

02.09.2001 00:00:00
Gaziantepspor Teknik Direktörü Tevfik Lav, yaptığı açıklamada, milli maç nedeniyle lige verilen arayı en iyi biçimde değerlendirmeye çalıştıklarını, eksik kadroya karşın çalışmaların olumlu bir havada geçtiğini söyledi.

Genç bir kadrom var

Futbolun özellikle son yıllarda çok pahalı bir spor dalı durumuna geldiğini kaydeden Lav, "Kadrom yeterli veya değil gibi söylemlerde asla bulunmam. Bana yönetimin verdiği kadro bu. Ligde en genç kadrolardan birine sahibiz. Gelecek birkaç yıl içinde bu oyuncuların, takımlarına çok büyük ekonomik gelir sağlayacaklarına inanıyorum" diye konuştu.

Lig uzun bir maraton

Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Galatasaray ve Fenerbahçe'nin dahi kadrolarının yeterli olmadığını savunan Lav, sözlerini şöyle sürdürdü: "Lig uzun bir maraton. Sakatlığı ve cezası var. Bunları düşünmeden, kendimizi haftada 2 maç yapacakmış gibi hazırlıyoruz. Çalışmalarımızı buna göre yapıyoruz."

Tam olarak hazır değiliz

Lav, ligde şu ana dek 3 maç yaptıklarını, UEFA Kupası ön eleme karşılaşmasında ise Zimbru Kişinev'i saf dışı ettiklerini vurgulayan Lav, şöyle devam etti: "Gaziantepspor henüz tam olarak hazır değil. Zamana ihtiyacımız var. Farklı bir takım yaratmaya çalışıyoruz. Şimdiye dek 3 maç oynadık, liderle arada 6 puan fark bulunuyor. Her an herşey değişebilir. İnandığımız biçimde yola devam edeceğiz. İstikrarı yakalayabilmek için günübirlik düşüncelerden arınmak zorundayız."

Yeni oyuncu deneniyor

Bu arada Gaziantepspor, Batista'nın kardeşi ve Brezilya'nın Sao Paolo kentinin Jabati Kabal takımının savunma oyuncusu olan Edison Margues Batista ve Uganda'nın Le Express takımında oynayan 24 yaşındaki orta alan oyuncusu Philip Obinin'i denemeye aldı. Bu oyucular hakında son kararı Tevfik Lav verecek.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor

Yıllık brüt 4 milyon Euro’yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro’luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda

29.05.2026 14:59:00
Haber Merkezi
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Yıllık brüt 4 milyon Euro'yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe aportta beklese de Premier Lig ve Serie A ekiplerinin de pusuda beklediği Kosovalı golcü için paranın ikinci planda yer alması işleri zora sokuyor.






Galatasaray ve Fenerbahçe, eski tanıdık Vedat Muriqi'yi Türkiye'ye döndürmek için karşı karşıya... Mallorca'nın Kosovalı golcünün yüksek maliyeti nedeniyle bonservisinde indirime gitmeye hazırlanması, İstanbul'un iki yakasını harekete geçirdi. Yıldız santraforun transferinde iki kulübün de masaya koyduğu çok farklı dinamikler var.






GALATASARAY DAHA GÜVENİLİR ALTERNATİF

Son şampiyon Galatasaray, Icardi ile yürütülen karmaşık ve zorlu görüşmelerin tıkanma ihtimaline karşı "güvenilir bir alternatif" olarak Muriqi'yi listesine aldı. Sarı-kırzmılılar bu transfer yarışında ezeli rakibine karşı oldukça avantajlı bir konumda bulunuyor.

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılım hakkı elde etmiş olması, kariyerinde Avrupa'nın zirvesini hedefleyen Muriqi için cezbedici bir unsur olduğu belirtiliyor. Kosovalı forvetin, geçmişte kendisini çalıştıran Okan Buruk ile mükemmel bir ilişkisi bulunuyor.






FENERBAHÇE'DE SEÇİM ENGELİ

Eski golcüsünü geri getirmeyi isteyen Fenerbahçe'de herkes "seçimi" bekliyor. Sarı-lacivertliler, Muriqi transferinde istekli olsa da iki büyük engelle mücadele ediyor.

Seçimi nedeniyle Fenerbahçe'de yönetimsel anlamda hareket alanı yok. İki adayın yarışacağı seçim gününe kadar sportif konularda net bir adım atılması veya resmi karar alınması beklenmiyor.

Ayrıca sarı-lacivertliler, ezeli rakibinin aksine Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için zorlu eleme turları oynamak zorunda. Bu durum, turnuva garantisi isteyen oyuncu cephesinde sarı-lacivertlilerin elini zayıflatıyor.






30 MİLYON EURO'LUK SERBEST KALMA BEDELİ

Sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Muriqi için kulübü Mallorca, mali sürdürülebilirlik adına ayrılığa onay verdi. Yıllık 4 milyon Euro'yu aşan brüt maaşı nedeniyle oyuncuyu elden çıkarmak isteyen İspanyol ekibi, sözleşmedeki 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde de indirime gitmek zorunda.






PREMIER LİG VE SERI A'DA TAKIMLAR APORTTA BEKLİYOR

Muriqi'nin kararında para birincil etken değil. Süper Lig devlerinin yanı sıra, oyuncunun düşecek bonservis bedelini fırsat bilen Premier Lig ekipleri ve hava hakimiyeti nedeniyle İtalya Serie A kulüpleri de devrede. Gelen çok sayıda yüksek kalibreli teklife rağmen Kosovalı golcü henüz net bir karar vermiş değil.

Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?

Fenerbahçe’de tarihi kongre öncesi mali gerçekler ile ortaya atılan transfer iddiaları arasındaki uçurum ilginç bir yere doğru gidiyor 

28.05.2026 17:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?
Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?
Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'daki tarihi kongre öncesi mali gerçekler ile ortaya atılan transfer iddiaları arasındaki uçurum ilginç bir yere doğru gidiyor. Başkan adayı Aziz Yıldırım bir yandan "Harcama limitleri çok ciddi, hataya devam edilirse UEFA puan silme ve küme düşme cezası verir" diyor... Diğer yandan da Premier Lig'de Haaland'la kapışan 80 milyon Euro'luk dünya yıldızı Igor Thiago için "Arkadaşlar inceliyor" ifadelerini kullanabiliyor.






Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'da yapılacak seçim öncesinde transfer iddiaları ilginç yerlere doğru gitmeye başladı. Kulübün üzerinde dolaşan mali kara bulutlara rağmen piyasada konuşulan isimler büyük çelişkileri barındırıyor.

UEFA'nın limit aşımı nedeniyle Haziran ayının ilk haftasında Fenerbahçe'ye 15 milyon Euro seviyesinde ceza açıklayacağı iddiaları sıcaklığını korurken, Premier Lig'in süper yıldızı Igor Thiago isminin "normalmiş" gibi mmanşetleri süslemesi kafaları karıştırıyor.






YILDIRIM'A GÖRE İNCELENİYOR

Başkan adaylarından olan Aziz Yıldırım, geçtiğimiz günlerde katıldığı canlı yayında Thiago'ya dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen "Igor Thiago ismine ne diyorsunuz, incelediğiniz oyunculardan biri galiba?" sorusuna deneyimli futbol adamı şu yanıtı verdi:

- Onu birisi söylüyor da, söylemeyeyim burada ayıp olur... Ben incelemiyorum. Veriyorum görevli arkadaşlara, onlar bakıyorlar.






MALİ TABLOYU KİMSE KONUŞMUYOR

Yıldırım, her ne kadar topu teknik ekibe atsa da, kulislerde yeni sezonun "bomba santrforu" olarak bu operasyon için nabız yoklandığı iddiaları yer alıyor. Ancak madalyonun diğer yüzündeki mali tablo, bu transferin önündeki en büyük bariyer.

PREMIER LİG DEVLERİ PEŞİNDE

Brentford formasıyla Premier Lig'de müthiş bir çıkış yakalayan ve gol krallığı yarışında Erling Haaland'ın hemen ardında yer alarak dikkatleri üzerine çeken Brezilyalı golcü için adeta savaş yaşanıyor. Oyuncunun talipleri çok güçlü.

Forvet rotasyonunu güçlendirmek isteyen Chelsea ve hücum hattında istikrar arayan Manchester United, 24 yaşındaki golcü için bütçe planlaması yapıyor.






80 MİLYON EURO'LUK BONSERVİS

Diego Simeone'nin fizik gücü yüksek forvet profiline hayran olduğu Atletico Madrid'in yanı sıra İtalya Serie A'nın iki devi; AC Milan ve Juventus da scout ekipleriyle devrede.

Premier Lig ekibi Brentford, bu yoğun ilgi karşısında kapıyı 60 milyon Sterlin (yaklaşık 80 milyon Euro) civarında bir bonservis bedeliyle açtı.






YILDIRIM KENDİSİ SÖYLEMİŞTİ

Aziz Yıldırım'ın geçtiğimiz günlerde bizzat yaptığı "Hataya devam ederseniz UEFA'dan küme düşme, puan silme cezası alırsınız, harcama limitleri çok ciddi" uyarıları hafızalardayken, Fenerbahçe'nin transferde bu denli rahat hareket edip edemeyeceği büyük bir soru işareti.

Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum

Galatasaray'ın yıldızı Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da çok konuşulacak açıklamalara imza attı

28.05.2026 17:30:00
Haber Merkezi
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da hem milli takım kariyeri hem de geleceğine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Deneyimli orta saha oyuncusu "Dünya Kupası kadrosuna alınmadığımı kabul ediyorum" itirafı ve Güney Amerika'da oynama arzusu sarı-kırmızılı camiada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'ın başarılı orta saha oyuncusu Lucas Torreira, Uruguay Milli Takımı Teknik Direktörü Marcelo Bielsa tarafından 2026 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmemesiyle ilgili ilk kez konuştu.






2026 Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını doğrulayan 30 yaşındaki futbolcu, yerel basın organı Impacto Noticias'a yaptığı açıklamada durumu olgunlukla karşıladığını belirtti:

- Dünya Kupası kadrosundan çıkarıldığımı kabul ediyorum. Milli takımda çok olumlu dört yıl geçirdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama bu futbol ve yolumuza devam etmeliyiz.






BIELSA'NIN TORREIRA İTİRAFI

Bielsa'nın göreve gelmesinden bu yana Uruguay milli takımında düzenli şans bulamayan Torreira, sadece Haziran 2025'teki Dünya Kupası Elemeleri maçlarında bir kez kadroya çağrıldı. Daha sonrasında kadroya alınmaması üzerine Torreira'nın Bielsa'yı eleştiren bir mektup yazdığı iddia edildi.

Bielsa gelen eleştiriler üzerine, kadroda Valverde ve Bentancur gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, Torreira'yı takımda tutabilmek için "elinden gelenin en iyisini yaptığını" savundu.






"GALATASARAY'DA ŞAMPİYONLUK ALIŞKANLIK"

Galatasaray ile kazandığı kupalara da değinen Uruguaylı futbolcu, sarı-kırmızılı ekipteki başarı grafiğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle aktardı:






- Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak bizim için neredeyse bir alışkanlık haline geldi.

- Ancak her şampiyonluğun ardında çok fazla çalışma ve fedakarlık var. Dördüncü şampiyonluğumuzu kazandık ve çok mutluyum.






TRANSFER İDDİALARINA CEVAP VERDİ

Güney Amerika'nın köklü kulüpleri Boca Juniors ile Nacional'i ziyaret eden Torreira, transfer dedikodularına da açıklık getirdi:

- Güney Amerika'da oynamak istediğimi her zaman dile getirdim, ancak Galatasaray ile iki yıl daha geçerli bir sözleşmem var ve kulübüme saygı duymalıyım. Şu an için biraz kafamı dinlendirmem, bir süreliğine futbolu unutmam ve ailemle geçirdiğim zamandan faydalanmam gerekiyor.

Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün

Wanda Nara ile son perdeye gelinirken, Icardi’nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye’ye getirmek için mahkemeye sunduğu plan ortaya çıktı 

28.05.2026 17:16:00
Haber Merkezi
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Wanda Nara ile velayet savaşında son perdeye gelinirken, Mauro Icardi'nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye'ye getirmek için mahkemeye sunduğu planın detayları ortaya çıktı. Cuma günü hakim onay verirse, Arjantinli golcü China Suarez ile birlikte İstanbul'da yeni bir hayat kurmak ve Galatasaray'da kalabilmek adına maaşında %40 indirime gitmek zorunda kalacak. Aksi takdirde menajeri Pino'nun görüştüğü Hakan Safi'nin masaya getireceği teklif ya da gündemi sarsan Amedspor iddiası devreye girecek.






Mauro Icardi'nin sözleşme süreci yeşil sahalardan çok adliye koridorlarında şekillenecek gibi duruyor. Wanda Nara ile sancılı bir boşanma ve velayet süreci yaşayan golcü oyuncu için 29 Mayıs Cuma günü çok kritik... çünkü iki tarafın avukatlarının karşı karşıya geleceği bu kritik duruşma, sadece Icardi'nin özel hayatını değil, Galatasaray hatta Türkiye kariyerini de doğrudan etkileyecek.






CUMA GÜNÜ MAHKEMEDE NETLEŞECEK

Arjantinli gazeteci Guido Záffora'nın haberine göre Icardi, mahkemeden kızlarının tam velayetini talep etti. Çocuklarının Türkiye'ye taşınmasını ve burada yaşamasını isteyen Icardi, mahkemeye gerekli tüm resmi evrakları sundu. Davanın en çarpıcı hamlesi de China Suárez'in Arjantinli golcü lehine ifade vermesi oldu. Eğer mahkeme Icardi'nin sunduğu Türkiye planını onaylarsa, yıldız futbolcu China Suarez ve kızlarıya beraber Türkiye'de yaşamak durumunda kalacak.






YÜZDE 40 İNDİRİMLE GALATASARAY'DA KALMAK

Cuma günü mahkemeden çıkacak hukuki ve maddi kararların ardından, Mauro Icardi'nin transfer piyasasındaki haritası da netleşecek.

Mahkemenin ekonomik yükümlülükleri ve Türkiye planını onaylaması halinde, Icardi Galatasaray'da kalmak için fedakarlık yapmak zorunda kalacak. Yıldız oyuncu, sarı-kırmızılı yönetimle masaya oturarak %40'lık bir maaş indirimini kabul edip parçalıyı giymeye devam edebilir.






HAKAN SAFİ'DEN GELECEK RESMİ TEKLİF

Icardi'nin menajeri Elio Pino, gizli bir transfer operasyonu yürütüyordu. Pino'nun dirsek temasında olduğu Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi de, cuma günkü duruşma ve gelecek pazar günü yapılacak seçimin ardından Icardi'ye resmi bir teklif sunabilir.






UÇUK AMEDSPOR İDDİASI GÜÇLENEBİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan ve ilk başta "imkansız" gözüyle bakılan Amedspor iddiası da, mahkeme sonrasındaki kaos ortamına göre çok daha yüksek sesle konuşulmaya başlanabilir. Küme düşme veya yükselme dinamikleri içinde bu uçuk iddia, transfer döneminin en büyük sansasyonu olmaya aday.

Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi


Okan Buruk'un Vedat Muriqi bekleyişi sürerken, Mallorca'nın küme düşmesiyle Galatasaray'ın teknik direktörünü heyecanlandıran bir oyuncu daha ortaya çıktı. Buruk, Osimhen'in yanına düşündüğü Kosovalı golcüden bile önce serbest kalma bedeli 30 milyon Euro'dan 12 milyon Euro'ya düşen 19 yaşındaki Jan Virgili'yi ilk sıraya aldı. TFF'nin yabancı kuralına da uyan İspanyol yıldız adayı için resmi temaslara başlandı.

28.05.2026 14:22:00
Haber Merkezi
Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi
Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi

Galatasaray'ın hocası Okan Buruk, Rizespor döneminden öğrencisi Vedat Muriqi'yi kadrosunda görmeyi arzuluyor. Deneyimli çalıştırıcının ana hedefi, Kosovalı golcüyü Victor Osimhen ile bir araya getirerek durdurulamaz bir çift forvet hattı oluşturmak. Ancak bu transfer sürecinde acele etmeyen Muriqi'nin önceliği, sürekli forma giyebileceği bir projede yer almak. Eski kulübü Fenerbahçe de kendisiyle ilgileniyor.







Jan Virgili de kim?

Muriqi için bekleyiş sürerken Buruk'u heyecanlandıran bir başka Mallorcalı oyuncu daha var. Turizm cenneti ada takımının küme düşmesiyle 19 yaşındaki Jan Virgili bir anda Okan Buruk'un radarına girdi. İspanyol ekibiyle bu sezon 31 maça çıkan ve 2 gol, 6 asistlik performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç yetenek, geleceğin en parlak isimleri arasında gösteriliyor.







Serbest kalma bedeli düştü

Transferi asıl cazip kılan ve Okan Buruk'u harekete geçiren detay ise oyuncunun sözleşmesindeki özel madde oldu. 2006 doğumlu Jan Virgili'nin (TFF'nin 2004 ve sonrası yabancı oyuncu kuralına uygun) normal şartlarda 30 milyon Euro olan serbest kalma bedeli, Mallorca'nın küme düşmesiyle birlikte otomatik olarak 12 milyon Euro'ya geriledi.







Öncelik genç oyuncuda

Bu finansal fırsatı kaçırmak istemeyen Galatasaray yönetimi, teknik heyetin talebi doğrultusunda düğmeye bastı. Sarı-kırmızılılar, Vedat Muriqi transferinden bile daha öncelikli hale gelen 19 yaşındaki kanat oyuncusu için İspanyol kulübüyle resmi temaslara başlamaya hazırlanıyor.

Eski oyuncusu Tedesco'yu yerin dibine soktu

Belçika milli takımının golcüsü Romelu Lukaku, eski hocası Domenico Tedesco’nun taktik tercihlerini sert bir dille eleştirdi. Fenerbahçe'den ayrıldığında taraftarın göz yaşı döktüğü Alman hocanın oyun planları için "İşe yaramayacak bir planı vardı ve bunu sahada hissediyorduk; kadrodaki genç oyuncular ise yedek kulübesine gönderilme korkusuyla ses çıkaramadı" dedi.

28.05.2026 12:18:00
Haber Merkezi
Eski oyuncusu Tedesco'yu yerin dibine soktu
Eski oyuncusu Tedesco'yu yerin dibine soktu
Belçika milli takımının golcüsü Romelu Lukaku, La Dernière Heure gazetesine verdiği röportajda Fenerbahçe eski teknik direktörü Domenico Tedesco'yu yerden yere vurdu.

İlk ayrıldığı dönemde sarı-lacivertli taraftarların özel olarak veda törenleri tertiplediği, sonra da bir anda unuttuğu Tedesco için Lukaku'nun sözleri çok su kaldıracak cinsten.






DE BRUYNE'U ÖRNEK GÖSTERDİ

Euro 2024'te Roberto Martinez'in yerine göreve gelen Tedesco'nun taktik tercihlerini sert bir dille eleştiren Lukaku, turnuva boyunca takım içinde büyük bir memnuniyetsizlik olduğunu itiraf etti:

- Sizce ne düşünüyorduk? İşe yaramayacak bir taktik plan vardı. Oyuncu olarak bunu sahada hissedersiniz. İnanmıyorsanız Kev'e (Kevin De Bruyne) sorun.






FEDERASYONU DA ELEŞTİRDİ

- Kendi kendinize düşünürsünüz: 'Bu işe yaramayacak.' Kadromuzdaki genç oyuncuların çoğu da durumun farkındaydı. Ama yedek kulübesine gönderilme korkusuyla seslerini çıkaramadılar. Bu durum takımda büyük bir hayal kırıklığına neden oldu.






HENRY'Yİ İSTEDİKLERİNİ SÖYLEDİ

Martinez'in ayrılığının ardından oyuncu grubu olarak yardımcı antrenör Thierry Henry'nin göreve getirilmesini talep ettiklerini belirten Lukaku, federasyonun bu kararına sitem etti:

- Hırvatistan'a karşı alınan yenilgiden sonra Katar'da kendi aramızda konuştuk. Herkes, 'Bizim Thierry Henry'ye ihtiyacımız var' diyordu.

- Çünkü Henry bizi iyi tanıyordu ve hatalarımızdan ötürü bizi doğrudan sorumlu tutacak, yüzümüze söyleyecek biriydi. Başından beri kafamızda sorular vardı.






GARCIA'YA ÖVGÜLER DİZEN SÖZLER

Tedesco ile yolların ayrılmasının ardından Belçika milli takımının dümenine geçen Fransız teknik adam Rudi Garcia ise Lukaku'dan tam not aldı:

- Rudi Garcia'nın net fikirleri var. Önce bizlerle istişare ediyor, söylediklerimizi dikkate alıyor ve ardından son kararı kendisi veriyor. Oyuncular da artık Avrupa Şampiyonası'ndaki döneme kıyasla çok daha olgun.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.