logo
30 MAYIS 2026

Gaziantep'te Hüseyin Kalpar dönemi

16.12.2005 00:00:00
Gaziantepspor yönetimi, dün görevine son verdiği Boşnak Teknik Direktör Faruk Hadzıbegiç'in yerine 1,5 yıllığına Hüseyin Kalpar ile anlaştı.

Celal Doğan Tesisleri'nde yeni Teknik Direktör Hüseyin Kalpar ile bir basın toplantısı düzenleyen Gaziantepspor Genel Sekreteri Bülent Mamatoğlu, Hüseyin Kalpar'ın Gaziantep'in yetiştirdiği değerli teknik direktörlerden birisi olduğunu ve bugüne kadarki başarılarından dolayı onur duyduklarını söyledi.

Mamatoğlu, Kalpar'ın Gaziantepspor'da da başarılı olacağına inandıklarını belirterek, "Türkiye ligi zor bir lig. Eğer zamanında tedbir alınmazsa çok büyük sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Biz de onun için böyle bir tasarrufta bulunduk. Faruk Hadzibegiç ile aramızda yaşanan bir anlaşmazlıktan dolayı dün akşam ani bir kararla görevine son verdik. Kimse Gaziantep camiasından ve Gaziantepspor'dan yukarıda değildir" dedi.

Gaziantepspor'un yeni teknik direktörü Hüseyin Kalpar da, Gaziantepspor'da ikinci kez teknik direktörlük görevine getirildiğini ve bundan büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.

 

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o

Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

30.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 30.05.2026 10:32:21
AA
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

Mısır'ın emektar file bekçisi, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan karşısında forma giydiğinde 45 yaşından 161 gün almıştı.

El-Hadary, böylece 43 yaş 3 gün ile en yaşlı futbolcu ünvanını elinde bulunduran Kolombiyalı kaleci Faryd Mondragon'u geride bırakmayı başardı.

Kamerunlu Roger Milla, 1994 Dünya Kupası'nda 42 yaş 39 günlükken Rusya'ya karşı görev yaptı.

Kuzey İrlandalı Pat Jennings, 1986 Dünya Kupası'nda 41 yaşında Brezilya karşısına çıktı, İngiliz Peter Shilton da 1990 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında 40 yaş 292 günlükken forma giydi.

Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı


 
Barcelona, İngiliz futbolcu Anthony Gordon'ı renklerine bağladı. İspanyol ekibi, 25 yaşındaki kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzaladı. 

30.05.2026 00:38:00 / Güncelleme: 30.05.2026 00:47:48
HABER MERKEZİ/AA
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı

Türkiye'de önde gelen takımlar 'transfer lakırdısı deryası'nda kaybolurken, İspanya Birinci Futbol Ligi takımlarından Barcelona, İngiliz kanat oyuncusu Anthony Gordon'ı transfer etti. Kulüpten yapılan açıklamada, Premier Lig ekibi Newcastle United'da forma giyen 25 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.

Hedef Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu

Barcelona, bu yıl La Liga'yı zirvede tamamlamıştı ancak Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Atletico Madrid'e kaybetmişti. Katalan ekibi son olarak 2015'te Şampiyonlar Ligi'ni kazanmıştı. 

Barcelona'ya transferinden dolayı çok mutlu olduğunu belirten ve tanıtım videosunda İspanyolca konuşan Gordon, "Bu dili bir gün Barcelona forması giyeceğime inandığım için öğrendim. Newcastle'da bir fizyoterapist vardı ve her gün konuşurduk. Ona bir gün Barcelona'da oynayacağımı ve İspanyolca öğrenmek istediğimi söylemiştim" ifadelerini kullandı.

İşte transfer ücreti

İspanyol ekibin, transfer için 70 milyon pound (80 milyon Euro) bonservis ödediği basına yansıdı.

2023'te Everton'dan Newcastle United'a transfer olan İngiliz futbolcu, 152 maçta 39 gol attı.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif

Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor’da zaman zaman iyi performanslar sergileyen Oleksandr Zubkov için ABD profesyonel futbol ligi MLS’ten gelen astronomik transfer hamlesi geldi. Yönetimin belirlediği minimum 6 milyon euro bonservis şartıyla transfer piyasasındaki hareketliliği zirveye tırmandırdı

29.05.2026 21:17:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'un Türkiye Kupası şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Oleksandr Zubkov, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Ukrayna basınının iddiasına göre, 28 yaşındaki kanat oyuncusunun hedefi ABD Ligi MLS.






ZUBKOV DA ABD'Yİ İSTİYOR
 
Novyny tarafından paylaşılan kulis bilgilerine göre; Ukrayna milli takımının ve Trabzonspor'un kilit isimlerinden Zubkov, takımdan ayrılmanın eşiğinde. Son dönemde sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çeken yıldız oyuncunun, kariyerine Kuzey Amerika profesyonel futbol ligi olan MLS'te devam etmek istediği ortaya çıktı.







SEZONUN EN İYİ 11'İNE SEÇİLDİ
 
Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor'da harika bir dönem geçiren Zubkov, takımın sahadaki en büyük kozlarından biri oldu. Ukraynalı oyuncu, 2025/26 sezonunda bordo-mavili formayla Türkiye Kupası zaferi yaşadı. Gösterdiği olağanüstü performans sayesinde, takım arkadaşı Arseniy Batagov ile birlikte Süper Lig'de Sezonun En İyi İlk 11'ine seçilerek başarısını taçlandırdı.







TRABZONSPOR 6 MİLYON EURO İSTİYOR
 
Trabzonspor yönetimi, oyuncunun ayrılma isteğine prensipte sıcak baksa da masadan kolay kolay kalkmaya niyetli değil. Bordo-mavili kulüp, Ukraynalı kanat oyuncusu için kapıyı en az 6 milyon euro transfer bedeliyle açtı.
 
Bu yüksek bonservis talebi, oyuncuyla ilgilenen bazı kulüpler için finansal bir engel teşkil etse de Zubkov'a olan uluslararası ilgi her geçen gün artıyor. Transfer piyasasındaki bu dinamik süreçte, oyuncunun kariyerini üst seviyeye taşıyacak bir anlaşmanın yakın olduğu konuşuluyor.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.