logo
28 MAYIS 2026

Genç Üniversite

02.09.2001 00:00:00
Türkiye'de Ermeni terörü ve Büyük Ermenistan Hayali

Oğuz KÖRO?LU

Mondros Mütarekesi öncesi ve sonrasındaki mevcut şartları fırsat bilerek Türklere yönelik saldırılarına hız veren Ermeniler, Sevr Antlaşması'nın kendileriyle ilgili hükümlerinden cesaret alarak da, Türk toprakları üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için topyekün bir askerî taarruza giriştiler. Bunun üzerine TBMM Hükükümeti; Ermenistan'a karşı, 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa'yı Doğu Cephesi Komutanlığı'na atayarak Ermeni saldırılarnı önlemeyi ve doğu sınırlarımızı Misak-ı Milli ilkelerine uygun hale getirmeyi kararlaştırdı. 20 Eylül 1920'de başlayan harekât, Türk Ordusu'nun kısa bir süre içinde Sarıkamış'ı alması 30 Ekim'de Kars'ı kurtarması ve 7 Kasım'da Gümrü'ye girmesiyle sonuçlandı. Ermenilerin barış istemesi üzerine önce bir ateşkes antlaşması, ardından, 2 Aralık 1920'de "Gümrü Barış Antlaşaması" imzalandı. 'Atatürk dönemi TBMM Hükümeti'nin ilk askerî ve siyasî zaferi' hüviyetindeki bu antlaşma gereğince Ermeniler, işgal ettikleri Türk topraklarından çekilerek, Doğu Anadolu'daki toprak taleplerinden de resmen vazgeçmiş oldular. Bu antlaşmayla Türk Milleti, "Mondros"un belirlediği sınırların geçersizliğini fiilen kanıtlamış; "Sevr" kefeninin bu millete biçilemeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Gümrü Antlaşması, o dönemde Ermenistan'da Bolşevik bir yönetim kurulu olduğundan hemen yürürlüğe girmemiş; daha sonra Sovyet Rusya ile imzalanan "Moskova Antlaşması"yla kesinlik kazanmıştır. Gümrü ile ortaya konan hususlar, ilerde Kafkas Cumuhuriyetleri'yle yapılan "Kars Antlaşması"na da temel teşkil etmiş; bu anlaşmaya göre Misak-ı Milli sınırlarımız doğuda, bugünkü geçerliliğiyle en son şeklini almıştır (13 Ekim 1921).(1)

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra eyleme dönüştürülmeksizin kulislerde devam eden Ermeni meselesi (!), II. Dünya Savaşı'nın doğurduğu 'nüfuz çatışmaları ve güç dengeleri'ne paralel olarak yeniden gündeme taşınmıştır. Özellikle, 1947'den 1965 yılına kadar Sovyet Rusya'nın tahrik ve teşvikleriyle "Marksist-Leninist" çizgide sistemli olarak yer altında organize ettirildikten sonra, 1965 yılından itibaren dünya çapında yoğun bir "Ermeni propagandası" başlatılmıştır. "Ermeni Lobileri"nin ve onlarla işbirliği yapan Yunan, İsrail, vd. Lobilerin faaliyetleriyle, başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyanın çeşitli üklereinde 20'ye yakın sözde "soykırım anıtı" diktirilmiş, her türlü basın-yayın çalışmaları geniş çapta sürdürülmüş ve böylelikle örgütlenmenin 1972 yılı sonuna kadar her yönüyle tamamlanması sağlanmıştır. Bu propaganda kampanyasının merkezi: Ortadoğu için Beyrut ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi; Avrupa için, Marsilya. Lyon ve Paris; ABD için, Newyork ve California olup en önemli hedefi, Türkiye Cumhuriyeti topraklarının Kars, Ardahan ve çevresinin "Sovyet Ermenistanı"na ilhak edilerek "Büyük Ermenistan ideali"nin hayata geçirilmek istenmesi idi.(2) Bu hedefe yönelik olarak 1973 yılından itibaren Türklere karşı "şiddet ve terör" hareketleri bir tehdit ve baskı unsuru olarak yeniden başlatılmıştır.

ASALA- ERMENİ TERÖRÜ

27 Ocak 1973 tarihinde Mıgırdiç Yanikyan adlı bir teröristin ABD'de Santa Barbara Oteli'nde Los Angeles Başkonsolosumuz Mehmet Baydar ile yardımcısı Bahadır Demir'i namertçe öldürmesiyle 51 yıl sonra tekrar başlatılan Ermeni terörünün bu safhası, 1975'ten sonra yerini "örgütlü Ermeni terörüne" bırakmış ve yurt dışındaki Türk görevlilerine, temsilciliklerine ve kuruluşlarına yönelik silahlı, bombalı saldırılar hızlı bir tırmanış göstermiştir. 11 yılda (1973-1984) 42 Türk temsilcisi ve yakınını katleden "ölüm ve propaganda" örgütleri olarak ikiye ayrılan Ermeni terör gruplarının sayısı 9'dur. Ancak bütün cinayet faaliyetlerin , hedefleri aynı; ve fakat metodları farklı üç ana örgüt yürütmektedir: ASALA (Armenian Secret Army for Liberation of Armenia- Ermenistan'ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu), JCAG (Justice Commandos of the Armenian Genocide- Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları), ARA (Armenian Revolutionary Army-Ermeni ihtilal ordusu).(3)

Kendilerine farklı adlar yakıştırarak katliam yapan Ermeni terör örgütleri,"silahlı mücadele" ile savunmakta oldukları amaçlarını yayınladıkları bildirilerde şöyle açıklamaktadırlar:

1.İşgal altındaki (!) Ermeni topraklarını kurtarmak (Ermeni topraklarından Doğu Anadolu vilayetlerimiz kastedilmekte)

2.Türkiye'nin 1920 "Sevr Antlaşması"nda öngörülen sınırlara dayalı "Büyük Ermenistan" projesini hayata geçirmek,

3.Sözde Ermeni katliamını tarihi bir gerçek olarak Türkiye'ye kabul ettirmek,

4.1915 yılında Ermenilere yaptığı (!) sözde katliam sebebiyle Türkiye'yi tazminata mahkûm etmek,

5.Ermenilere karşı yapılmış ve hala cezasız kalan sözde katliamın intikamını almak

6.Ermenlerin uğradığı güya haksızlıkları gidermek ve Ermenileri dünyaya mazlum bir millet olarak lanse etmek.

İşte Ermeni terör örgütlerinin cinayet takviminden kanlı sayfalar:

CİNAYET TAKVİMİ

27 Ocak 1973

Santa Barbara'da Başkonsolos Mehmet Baydar ve Bahadır Demir öldürüldü.

22 Ekim 1975

Viyana'da Büyükelçi Daniş Tunalıgil şehit edildi.

24 Ekim 1975

Paris'te Büyükelçi İsmail Erez, Polis Talip Yener şehit edildi.

16 Şubat 1976

Beyrut'ta Büyükelçisi Beşir Balcıoğlu ve Necla Kuneralp öldürüldü.

9 Haziran 1977

Vatikan Büyükelçisi Taha Carım şehit edildi.

2 Haziran 1978

Madrit'te emekli büyükleçi Beşir Balcıoğlu ve Necla Kuneralap öldürüldü.

12 Ekim 1979

Lahey'de Büyükelçi Özdemir Benler'in oğlu Ahmet Benler öldü.

22 Aralık 1979

Paris'te Turizm müşaviri Yılmaz Çolpan öldürüldü.

6 Şubat 1980

Vatikan'da Vecdi Türel silahlı saldırıda yaralandı.

31 Temmuz 1980

Atina'da idari Ateşe Galip Özmen ve kızı Neslihan Özmen öldürüldü.

5 Ağustos 1980

Lyon'da Konsolosluk basıldı. Kavas Bozdağ, Kadir Atılgan, Ramazan Sefer Silahlı saldırıda yaralandı.

26 Eylül 1980

Paris'te basın ateşimiz Selçuk Bakkalbaşı silahlı saldırıda yaralandı.

17 Aralık 1980

Sidney'de Başkonsolos Şarık Arıyak ve koruma görevlisi Engin Seven öldürüldrü.

4 Mart 1981

Paris'te çalışma müşavirimiz Reşat Moralı, din görevlisi Tecelli Arı şehit edildi.

3 Nisan 1981

Kopenghan'da Çalışma müşarviri Cahit Demir silahlı saldırıda ağır yaralandı.

9 Haziran 1981

Cenevrede sözleşmeli sekretler Mehmet Yergüz öldürüldü.

24 Eylül 1981

Roma'da ikinci Katip Gökberk Ergenekon silahlı saldırıya uğradı.

28 Ocak 1982

Los Angales'te Türk Başkonsolosu Kemal Arıkan öldürüldü.

8 Nisan 1982

Ottova Büyükelçimiz Ticaret Müşaviri Kemaleddin Güngör silahlı saldırıya uğradı.

7 Haziran 1982

Lizbon'da Türkiye Büyükelçiliği idari ateşesi Erkut Akbay şehit eldu. Nadide Akbay ağır yaralandı...(4)

Ermeni terör örgütleri 1984 tarihi itibariyle, dış dünyanın tepkileri üzerine, taktik değiştirerek PKK terör örgütü (Kürdistan İşçi Partisi) ile işbirliğine gitmektedir. 1984 yılında cereyan eden Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla PKK sahneye itilmiş ve Asala-Jcak-Ara-Nar vs.-Ermeni terör örgütleri geri plana çekilmiştir.

ASIL HEDEF TÜRKİYE'Yİ BÖLMEK

SSCB'nin dağılmasından sonra, 23 Eylül 1991'de bağımsızlığını ilan eden Ermenistan Cumhuriyeti, Türkiye'ye yönelik sözde soykırım iddialarını devlet politikası olarak benimsemiştir. Ermeniler, zulme ve haksızlığa uğramış bir toplum imajı yaratarak dünya kamuoyuna, başta ABD ve Fransa olmak üzere belli başlı devlet ve uluslararası kuruluşları Ermeni davası lehine çekmeye çalışmaktadır.

Ermeni terör örgütlerinin amacı her fırsattan yararlanarak Türkiye'yi istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki Ermeni topraklarını kurtarak bağımsız bir "BüyükErmenistan Cumhuriyeti" kurmaktır. Bugün devlet olma özelliğini elde eden Ermenilerin söz konusu isteklerinin değişik başlıklar altında devam ettiği görülmektedir.

Sözde soykırımın tanınmasını hedefleyen girişimler özellikle Belçika, Fransa, Avustralya, Yunanistan, Kanada, Lübnan, ABD, Rusya ve Arjantin'de yoğunlaşmış ve bu ülkelerde ardı ardına soykırım anıtları dikilmeye başlanmış, hatta bazılarının okullarında sözde soykırım, ders olarak okutulmaya başlanmıştır.(5)

Sonuç olarak, Ermeni sorunu Osmanlı döneminde İmparatorluk topraklarını parçalayarak çıkarlarına ulaşmayı amaçlayan ülkeler tarafından ortaya çıkarılmış, bugün ise isimleri değişmekle birlikte aynı çıkar çevrelerinin, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını parçalamak ve siyasi. iktisadi emellerine ulaşmak için çeşitli yönleriyle sıcak tuttukları suni bir sorundur.(6)

DİPNOTLAR VE KAYNAKÇA:

1.Dr.A.İhsan Gencer-Dr.S Özel,Türk İnkılap Tarihi, İst. 1998., s.170-175.

2.H.K.Türk Gözü,Dünkü ve Bugünkü Ermeni Terörizmi ve Düşündürdükleri, Türk Dünyası Araştırmaları, sayı:36, İst.,1995, s.10.

3.a.g.e.,s.11-12.

4.Mehmet Ethemoğlu, Ermeni Terörünün Kısa Tarihçesi, Diyarbakır, 1987.s.59-60.

5.Bkz. Genelkurmay'ın "Ermeni Sorunu" konulu web sit.'http://www.tsk.mil.tr/web_tr.asp'

6.adı geçen site.

7.J.Mayevski,Van ve Bitlis Vilayetleri Askerî İstatistiği, İst.1914. (çev.Mehmet Sadık İst. Matbaa-i Askeriye) s.6.

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı

28.05.2026 06:00:00
İHA
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu'na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?


 
Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum.
 

27.05.2026 23:47:00
MURAT ÇORBACI
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?

Türkiye'de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 9.6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16.5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir" dedi.

Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir

İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  "İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir."


İşte 10 öneri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:

1. Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin.
2. Öğün atlamayın. Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor.
3. Şekerli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor.

4. Her öğünde protein tüketin. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor.
5. Lif tüketimini artırın. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.

6. Gece geç saatte yemek yemeyin.
7. Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor.

8. Porsiyon kontrolüne dikkat edin. Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor.
9. Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın.
10. Düzenli hareket edin. Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Bayram namazında camiler doldu

Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

27.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:57:15
İhlas Haber Ajansı
Bayram namazında camiler doldu
Bayram namazında camiler doldu
Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti.






Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde İzzetpaşa Cami başta olmak üzere tüm camileri doldurdu. 






Diyanet İşleri Başkanlığı Müftüsü Mecit Can'ın vaazının ardından saf tutan vatandaşlar bayram namazı kıldı. Namaz sonrası tekbirlerle minbere çıkan cami imamları bayramın anlam ve önemini anlatan hutbe verdi. 






Daha sonra İzzetpaşa Camisi'nde Vali Yardımcısı Ömer Özbay ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, vatandaşlarla bayramlaştı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.