HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Güç dengelerinde kilit ülke: Türkiye

26.09.2002 00:00:00
ABD'nin, Afganistan'dan sonra Irak'a yönelik operasyon projesinin temelinde, soğuk savaş sonrası uluslararası planda kendini tek güç olarak görmesi ve bunu dünyaya kabul stratejisi yatmaktadır.

Bu gaye için "üstünlük" politikası benimsemiş, buna göre uluslararası güvenliğin sağlanması için ABD'nin dünya nezdinde üstünlüğünü, tüm devletlerin kabulünün zorunlu olduğu fikri empoze edilmiştir.

1995 yılında "ulusal güvenlik stratejisi" adıyla bir güvenlik belgesi haline getirilen bu yaklaşım; serbest ticaret, yatırım kolaylığı, demokrasi, insan hakları gibi pek çok sahayı kapsıyordu.

Böyle bir dünyanın sağlanması ise, ancak ABD'nin garantörlüğünde olabilirdi.

1995'te hukuki bir zemine oturtulan bu tez, 1980'lerden itibaren ABD yönetim çevrelerince işlenmeye başlamıştır.

1980'lerde Kennedy'nin "Büyük Güçlerin Yükselişi ve Düşüşü" ile şekillendirdiği yaklaşım, ABD'nin tek süper güç olarak üstünlüğünü vurgulayan bir çalışmadır.

Fukuyama, 1989'da "Tarihin Sonu" çalışmasıyla liberalizmin üstünlüğünü ilân ederken, Huntignton 1993'te "Medeniyetler Çatışması" ile, asıl çatışmanın din ve kültürler üzerine kurulu olduğunu belirtiyordu. Brezesinski'nin "Büyük Santranç Oyunu" ise, ABD'nin bu üstünlüğünü sürdürmesinin stratejik temellerini izah etmiştir.

Bu tezlerin temelinde vurgulanan, ABD liderliğinin yokluğunda dünyada kaosun egemen olacağı idi.

ABD, Mayıs 1994'te bir başkanlık direktifi yayınlayarak bu kaos ortamına karşı nasıl müdahale edileceğini de izah ediyordu:

a. Menfaatlerini doğrudan tehdit eden bir durumda tek başına müdahale edecek,

b. Müttefiklerinin de menfaatlerine ters bir durum varsa, onların da desteğiyle müdahale söz konusu olacaktı.

Süper güç olma politikasını bölgesel veya global sistemlerde kendisini rakipsiz kılarak sağlamayı hedefleyen Birleşik Devletler; özellikle Rusya, Çin ve Japonya'yı önemli tehdit unsuru görmektedir.

Ortadoğu'nun zengin hammadde kaynakları, üstünlük sağlamada ciddi bir koz olduğu için, 21. yüzyılda, bu kaynakları tehdit gördüğü diğer devletlere bırakmadan elde etmek, yeni hedefidir.

ABD'ye kafa tutan bir Irak rejimini de bu sebeple, hiç delilsiz bahanelerle engellemeye uğraşmaktadır.

Zira, Irak ile aynı rejimi benimseyen Suriye, ABD'nin müttefiki olması sebebiyle hiçbir müdahaleye maruz kalmamakta, Irak'ta ise, bir darbe düşünülmektedir.

Geniş menzilli kimyasal ve biyolojik silahlara sahip olduğu gerekçesiyle başlayan süreç, ABD'nin bütün dünyada şiddete dayalı bir baskı ile kendine açık pazar oluşturma gayretinden başka bir şey değildir.

Tüm dünyanın bir noktada seyirci kaldığı bu tutumun, müttefikimiz görünen ABD ile çıkar çatışmasına girdiğimiz bir noktada bize de yönelmesi kaçınılmazdır.

1980'lerden beri işlenen fikirlerle ABD'nin dünya barışını hâmiliğine soyunduğu bir düzende ise, tıpkı Irak operasyonundaki gibi hiçbir ülke bize destek de çıkmayacaktır.

Stratejik konumu ve işlenmemiş hammadde kaynakları ile kilit noktadaki Türkiye, dış politikalarını ve müttefiklerini dikkatle seçmelidir.

Güçlü bir ordu, güçlü bir savunma politikası ve istikrarlı bir devlet iradesi, komşuları ve bölgesindeki devletlerle kurulacak yakın ilişkiler; bu tehditlere karşı en büyük kalkandır.
 
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
- Gerçekleri görebilmek / 05.11.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 23.10.2002
- Türkiye'yi kemiren kurt: Faiz / 22.10.2002
- Güneş balçıkla sıvanmaz / 21.10.2002
- ABD gerçekten dost mu! / 20.10.2002
- Orduyu küçültme iddialarının perde arkası / 19.10.2002
- Denk bütçe için-II / 18.10.2002
- Denk bütçe için-1 / 17.10.2002
- 3 Kasım'ın favorisi bellidir / 16.10.2002
- AB'nin gerçek yüzü artık farkedilmelidir / 15.10.2002
- Dünden bugüne değişemeyen Ecevit / 14.10.2002
- Irak operasyonunun asıl hedefi / 13.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 11.10.2002
- Millet, emaneti ehline teslim edecektir / 10.10.2002
- AB içinde Türkiye'nin yeri yoktur / 09.10.2002
- Irak operasyonu başlamadan durdurulmalı / 08.10.2002
- Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı yok / 05.10.2002
- Ulusal bütünlük gözardı edilemez / 04.10.2002
- Irak operasyonunun arka planı / 03.10.2002
- Azınlık vakıfları ve Lozan / 01.10.2002
- Türkiye'nin liderliğinde Ortadoğu / 30.09.2002
- Türkler Avrupalı olamaz / 29.09.2002
- Yeni vergi düzenlemesi / 28.09.2002
- Güç dengelerinde kilit ülke: Türkiye / 26.09.2002
- CHP IMF'nin güdümünde / 24.09.2002
- Türkiye'nin geleceğini BTP kuracaktır / 23.09.2002
- Modern sömürünün ekonomik ayağı: IMF / 21.09.2002
- Bağımsız enerji politikaları ve BTP / 20.09.2002
- Azerbaycan petrolleri ve Türkiye / 19.09.2002
- Irak operasyonu ve Türkiye'nin politikası / 18.09.2002
- Türkiye için AB yolu kapalı / 17.09.2002
- AB'ci partilerin seçim korkusu / 15.09.2002
- Atatürk'ün milli bütünlük politikasına dönüş şarttır / 14.09.2002
- Asıl mesele tam bağımsızlık / 13.09.2002
- Millet tercihini yaptı / 12.09.2002
- BTP'nin maden politikası ile kazanılacaklar / 11.09.2002
- Son umutları küskünler hareketi / 10.09.2002
- IMF'ci CHP 'boş' çıktı / 09.09.2002
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezi / 06.09.2002
- Bu nasıl halkçılık? / 05.09.2002
- Batı'nın gözü Türkî Cumhuriyetlerin üzerinde / 04.09.2002
- Bağımsız ve milli bir dış politika şart / 03.09.2002
- AB'den değil, milletten yana tavır alınmalı / 02.09.2002
- Kıbrıs'ta zor dönemeç / 01.09.2002
- Zafer Bayramı'nın anlamı / 31.08.2002
- IMF ve AB'cilerin BTP korkusu / 30.08.2002
- Gerçek Atatürkçüler / 29.08.2002
- Bu nasıl halkçılıktır ki... / 28.08.2002
- Gerçekten millete vekil olmak / 27.08.2002
- Siyasette kirlenme / 26.08.2002
- Türkiye, alternatifsiz değildir / 25.08.2002
- Eskilerden bıkan halk yeniye koşuyor / 24.08.2002
- Türkiye'nin stratejik derinliği / 23.08.2002
- Batı'nın yozlaşmış ahlakı / 22.08.2002
- MEB'nın attığı faydalı adım / 21.08.2002
- Türkiye'nin ufkunu değiştiren lider / 20.08.2002
- BTP milli bir harekettir / 19.08.2002
- Atatürk'ün hedefi / 18.08.2002
- BTP iktidara geliyor / 17.08.2002
- AB'ye karşı yükselen tek ses: Prof. Dr. Haydar Baş / 15.08.2002
- Batının fotoğrafı:Baskı, şiddet, kan / 14.08.2002
- Milletten uzak siyaset olur mu? / 13.08.2002
- Milletin son ve tek umudu: BTP / 11.08.2002
- BTP ve medyaya düşen görev / 10.08.2002
- Vatandaş kararını verdi: BTP / 09.08.2002
- AB'nin hedefi Kıbrıs / 08.08.2002
- Gücünü milletten alan parti: BTP / 07.08.2002
- Kilit ülke Türkiye / 06.08.2002
- "Önce insan" / 05.08.2002
- AB yasalarında milletin imzası yoktur! / 04.08.2002
- AB uyum paketinin hedefi: Toprak bütünlüğümüz / 03.08.2002
- Tam bağımsız ekonomi / 01.08.2002
- Sorumlular AB'nin gerçek yüzünü görmelidir! / 31.07.2002
- İktidara yürüyen BTP ve projeleri / 30.07.2002
- AB'nin Kıbrıs oyunu / 29.07.2002
- Gözün aydın Türkiyem / 28.07.2002

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

26.09.2001, 26.09.2000, 26.09.1999, 26.09.1998, 26.09.1997, 26.09.1996, 26.09.1995, 26.09.1994, 26.09.1993, 26.09.1992, 26.09.1991, 26.09.1990, 26.09.1989, 26.09.1988, 26.09.1987, 26.09.1986, 26.09.1985, 26.09.1984, 26.09.1983


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.