logo
29 MAYIS 2026

Hem Avrupa'da hem de ligde zirvede

THY Avrupa Ligi'nde 17 maçta 14 galibiyetlik performansıyla ilk yarıyı lider tamamlayan Anadolu Efes, sadece bir yenilgi yaşadığı ING Basketbol Süper Ligi'nde de ilk devreyi ilk sırada geçti

06.01.2020 10:20:00
Hem Avrupa'da hem de ligde zirvede
Hem Avrupa'da hem de ligde zirvede
Geçen hafta ilk yarısı tamamlanan THY Avrupa Ligi'nde 17 maçlık periyotta 14 galibiyet ve 3 yenilgi yaşayan Anadolu Efes, 31 puan ve averajla İspanya temsilcisi Real Madrid'in önünde ilk sırada yer aldı.

Anadolu Efes, bu sezon Avrupa maçlarında İspanya'dan Barcelona, Yunan ekibi Panathinaikos ve Rus temsilcisi CSKA Moskova'ya yenildi. ING Basketbol Süper Ligi'nde de ilk yarıyı Pınar Karşıyaka galibiyetiyle tamamlayan ve tek mağlubiyetini Teksüt Bandırma karşısında yaşayan Anadolu Efes, THY Avrupa Ligi'nde olduğu gibi zirveyi kimseye bırakmadı.

Anadolu Efes Başantrenörü Ergin Ataman, yaptığı açıklamada, THY Avrupa Ligi'nin ardından ING Basketbol Süper Ligi'nde de ilk devreyi lider tamamlamalarının büyük bir başarı olduğunu söyledi. Oyuncularını tebrik eden Ataman, "Oyuncularımın müthiş konsantrasyonu ve motivasyonuyla yolumuza devam ediyoruz. Hedefimiz ilk yarı değil tabii ki. Hedefimiz sonunda da her iki tarafta en tepede olmak. Sezonun yarısı geldiğinde müthiş bir başarı." diye konuştu.

"Ligin ikinci yarısı çetin geçecek"

Ligin çekişmeli geçtiğini, Pınar Karşıyaka ve Fenerbahçe Beko'nun üçer mağlubiyeti olduğunu hatırlatan Ataman, şöyle devam etti: "Galatasaray da iyi bir lig geçiriyor, onların da 4 mağlubiyeti var. Ligin ikinci yarısı bence çetin geçecek. Bandırma ve TOFAŞ, sürpriz yapabilecek takımlar. Burada Fenerbahçe Beko ve bizim işimiz zor. Avrupa Ligi'nin bu maratonunda özellikle çift maç haftalarından sonra 48 saat geçmeden ligi oynamak çok yıpratıcı oluyor ama biz şu ana kadar bunu hatasız şekilde başardık. İkinci yarıda sürpriz sonuçlar olabilir."

Türk oyuncuların performansı

Ergin Ataman, ilk devrede ligde forma giyen Türk oyuncuların performansının fena olmadığını ancak kendi beklentisinin daha yüksek olduğunu kaydetti. Avrupa Ligi takımlarının farklı bir kadro yapılanmasının olduğunu aktaran Ataman, "Karşıyaka, TOFAŞ ve özellikle Bandırma'da Türk basketbolunun geleceği olacak Türk basketbolcular var, süre alıyorlar. İnşallah bu ilerisi için olumlu bir şekilde yansır. Tabii ki kalitenin yükselmesi çok önemli. Milli takımlar seviyesinde dünya sıralamasında ilk 8 içinde olmak için Cediler, Furkanlar gibi oyunculara ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.



ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.

Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor

Yıllık brüt 4 milyon Euro’yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro’luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda

29.05.2026 14:59:00
Haber Merkezi
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Yıllık brüt 4 milyon Euro'yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe aportta beklese de Premier Lig ve Serie A ekiplerinin de pusuda beklediği Kosovalı golcü için paranın ikinci planda yer alması işleri zora sokuyor.






Galatasaray ve Fenerbahçe, eski tanıdık Vedat Muriqi'yi Türkiye'ye döndürmek için karşı karşıya... Mallorca'nın Kosovalı golcünün yüksek maliyeti nedeniyle bonservisinde indirime gitmeye hazırlanması, İstanbul'un iki yakasını harekete geçirdi. Yıldız santraforun transferinde iki kulübün de masaya koyduğu çok farklı dinamikler var.






GALATASARAY DAHA GÜVENİLİR ALTERNATİF

Son şampiyon Galatasaray, Icardi ile yürütülen karmaşık ve zorlu görüşmelerin tıkanma ihtimaline karşı "güvenilir bir alternatif" olarak Muriqi'yi listesine aldı. Sarı-kırzmılılar bu transfer yarışında ezeli rakibine karşı oldukça avantajlı bir konumda bulunuyor.

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılım hakkı elde etmiş olması, kariyerinde Avrupa'nın zirvesini hedefleyen Muriqi için cezbedici bir unsur olduğu belirtiliyor. Kosovalı forvetin, geçmişte kendisini çalıştıran Okan Buruk ile mükemmel bir ilişkisi bulunuyor.






FENERBAHÇE'DE SEÇİM ENGELİ

Eski golcüsünü geri getirmeyi isteyen Fenerbahçe'de herkes "seçimi" bekliyor. Sarı-lacivertliler, Muriqi transferinde istekli olsa da iki büyük engelle mücadele ediyor.

Seçimi nedeniyle Fenerbahçe'de yönetimsel anlamda hareket alanı yok. İki adayın yarışacağı seçim gününe kadar sportif konularda net bir adım atılması veya resmi karar alınması beklenmiyor.

Ayrıca sarı-lacivertliler, ezeli rakibinin aksine Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için zorlu eleme turları oynamak zorunda. Bu durum, turnuva garantisi isteyen oyuncu cephesinde sarı-lacivertlilerin elini zayıflatıyor.






30 MİLYON EURO'LUK SERBEST KALMA BEDELİ

Sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Muriqi için kulübü Mallorca, mali sürdürülebilirlik adına ayrılığa onay verdi. Yıllık 4 milyon Euro'yu aşan brüt maaşı nedeniyle oyuncuyu elden çıkarmak isteyen İspanyol ekibi, sözleşmedeki 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde de indirime gitmek zorunda.






PREMIER LİG VE SERI A'DA TAKIMLAR APORTTA BEKLİYOR

Muriqi'nin kararında para birincil etken değil. Süper Lig devlerinin yanı sıra, oyuncunun düşecek bonservis bedelini fırsat bilen Premier Lig ekipleri ve hava hakimiyeti nedeniyle İtalya Serie A kulüpleri de devrede. Gelen çok sayıda yüksek kalibreli teklife rağmen Kosovalı golcü henüz net bir karar vermiş değil.

Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti

Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı

29.05.2026 14:37:00
Haber Merkezi
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı. Türk futbolunu kariyeri için stratejik bir basamak olarak gören ancak siyah-beyazlı yönetimin önüne transferde tam yetki, radikal kadro operasyonu ve uzun vadeli idari özerklik gibi tavizsiz şartlar koyan Brezilyalı teknik adamla yürütülen ikili görüşmeler ilk buluşmada sona erdi.






Beşiktaş'ta Filipe Luís görüşmelerinin perde arkasını gazetemiz aralıyor. Siyah-beyazlı yönetimle masaya oturan Brezilyalı teknik adama sunduğu ağır şartlar nedeniyle "herkes kendi yoluna" denildi... Filipe Luis de rotasını Monaco'ya çevirdi.

Ayrıca iddialara göre Türk futbolunu uluslararası kariyerini sağlamlaştırmak adına stratejik bir fırsat olarak gören Filipe Luís, Beşiktaş'ın mevcut vizyonunu yetersiz buldu.






KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA OLACAK GİBİ DEĞİL

Filipe Luís küçük dokunuşlarla mevcut kadronun ayağa kaldırılamayacağını savunarak transfer piyasasında yapılacak yatırımlar üzerinde tam yetki talep etti.

Mevcut kadronun çok ciddi takviyelere ihtiyacı olduğunu vurgulayan genç teknik adam, kendisine sunulan mali kaynakların bu büyük değişim için yeterli olmayacağını iletti.






SADECE "ŞAMPİYONLUK İSTİYORUZ" DENİLDİ

Brezilyalı hocanın en çok üzerinde durduğu konu kulübün vizyonu oldu. Sadece kısa vadeli sonuçlara ve "şampiyonluk istiyoruz" baskısına odaklanmış bir projeyi reddeden Luís, sportif sonuçlardan bağımsız, orta ve uzun vadeli bir yapılanma ortamı istedi.

İç istikrarın, yönetim ile futbol departmanı arasındaki uyumun ve kendi metodolojisini uygulama özerkliğinin şart olduğunu belirtti. Beşiktaş'ta bu ortamı bulamayacağına kanaat getirdi.






KENDİ YARDIMCILARINI İSTEDİ

Görüşmelerdeki bir diğer kırılma noktası da teknik heyet konusunda yaşandı. Filipe Luís, daha önce birlikte çalıştığı ve tamamen güvendiği profesyonellerden oluşan kendi antrenör kadrosunu getirmekte diretti. Yönetimin teknik ekibe Türk bir hoca dahil etme fikrine kesinlikle karşı çıkan başarılı çalıştırıcı, bu konuda geri adım atmadı.






İKİ TARAF ORTAY YOL BULAMADI

Görüşmelerin temel vizyon, bütçe ve idari özerklik noktalarında kilitlenmesi üzerine taraflar arasında para bile konuşulmadı. Beşiktaş'ın Brezilyalı teknik adamın şartlarını kabul etmemesi, Luís'in de kulübün sunduğu şartlara "hayır" demesiyle süreç tamamen negatif sonuçlandı. Siyah-beyazlı kapıyı kapatan Filipe Luís, projesini hayata geçirmek adına Fransa Ligue 1 ekibi Monaco ile el sıkıştı.

Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor


 
37 yaşındaki Real Madrid Başkan Adayı Enrique Jose Riquelme, 79 yaşındaki 6'sı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu olmak üzere 37 kupalı Real Madrid'in efsanevi başkanı Florentino Perez'in karşısında aday oldu. Bunun için ciddi miktarda banka garantisi göstermek zorundaydı!
 

28.05.2026 15:14:00 / Güncelleme: 28.05.2026 15:24:04
HASAN GÜNDOĞDU
 Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor
 Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor

Real Madrid Başkan Adayı Enrique Jose Riquelme, dünyanın en zengin kulübü Real Madrid'in tüzüğünde belirtilen ve Florentino Perez'in başkanlığı döneminde sıkılaştırılan zorlu şartları yerine getirmek zorundaydı.
Başkan adaylarının İspanyol vatandaşı ve en az 20 yıldır kulüp üyesi olması ve kulüp bütçesinin yüzde 15'i değerinde bir banka garantisi sağlaması gerekiyordu.

187.2 milyon Euro banka teminatı

2025-26 sezonu için bu garanti, Real Madrid'in 1 milyar 248 milyar Euro'luk rekor harcama bütçesine dayanarak 187.2 milyon Euro olarak belirlendi. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa göre, Riquelme bu garantiyi Katalonya merkezli Andbank aracılığıyla sağladı.



Perez, İspanya'nın en zengin 10 kişisinden biri

Forbes'a göre inşaat grubu ACS'nin başkanı olarak 6.8 milyar dolarlık bir servet biriktiren Perez, 2000 yılında Lorenzo Sanz'ı yenerek Real Madrid'in başına geçtiğinden beri iki dönem boyunca Real Madrid'i yönetti. 2009'da tek aday olarak geri döndü ve o zamandan beri rakipsiz olarak art arda beş seçim kazandı.

Mehmet Topal'a Belçika, Romanya ve Makedonya'dan teklif var

Teknik Direktör Mehmet Topal, Avrupa'nın çeşitli liglerinden gelen teklifleri değerlendirmeye aldı

28.05.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
Mehmet Topal'a Belçika, Romanya ve Makedonya'dan teklif var
Mehmet Topal'a Belçika, Romanya ve Makedonya'dan teklif var
Teknik Direktör Mehmet Topal, Avrupa'nın çeşitli liglerinden gelen teklifleri değerlendirmeye aldı.

İki sezondur farklı dönemlerde Romanya Süper Lig ekibi Petrolul Ploieşti'yi çalıştıran Teknik Direktör Mehmet Topal'a buradaki başarılı performansının ardından Avrupa'nın farklı liglerinden teklifler geliyor.

Son olarak ligde kalma play-off'larında göreve gelen ve Petrolul'ü ligde tutmayı başaran Mehmet Topal gelecek sezon için henüz kararını vermedi. Topal daha önce de takımı UEFA Konferans Ligi elemelerine taşımayı başarmıştı. Romanya'nın farklı takımları, Belçika Ligi ve Makedonya Ligi'nden teklifler alan genç teknik adam, kararını FIFA Dünya Kupası'ndan sonra verecek. Petrolul Ploieşti'nin de Mehmet Topal'ı takımda tutmak için yoğun çaba sarf ediyor.



Mehmet Topal kısa bir süre önce Romanya basınına yaptığı açıklamada, "Petrolul benim teknik direktörlüğe başladığım yer. Petrolul ile kopmaz bir gönül bağım oldu. Zor günlerde de yanlarında oldum ve ligde tuttum. Romanya Ligi artık benim bildiğim bir lig" ifadelerini kullandı.

40 yaşındaki teknik adam öte yandan UEFA Pro Lisans eğitimi tamamlayarak lisansın sahibi oldu.

Dünya Kupası'nı takip edecek

Futbolculuk kariyerinde Galatasaray, Valencia, Fenerbahçe, Başakşehir ve Beşiktaş gibi takımlarda forma giyen Mehmet Topal, 2026 FIFA Dünya Kupası'nı yerinde takip ederek izlenimlerde bulunacak. Topal, Dünya Kupası'ndan sonra gelecekle ilgili kararını verecek.

Mehmet Topal, farklı dönemlerde göreve geldiği Petrolul Ploieşti ile 38 maça çıkarken, 13 galibiyet, 16 beraberlik ve 9 mağlubiyet yaşadı.

Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi


Okan Buruk'un Vedat Muriqi bekleyişi sürerken, Mallorca'nın küme düşmesiyle Galatasaray'ın teknik direktörünü heyecanlandıran bir oyuncu daha ortaya çıktı. Buruk, Osimhen'in yanına düşündüğü Kosovalı golcüden bile önce serbest kalma bedeli 30 milyon Euro'dan 12 milyon Euro'ya düşen 19 yaşındaki Jan Virgili'yi ilk sıraya aldı. TFF'nin yabancı kuralına da uyan İspanyol yıldız adayı için resmi temaslara başlandı.

28.05.2026 14:22:00
Haber Merkezi
Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi
Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi

Galatasaray'ın hocası Okan Buruk, Rizespor döneminden öğrencisi Vedat Muriqi'yi kadrosunda görmeyi arzuluyor. Deneyimli çalıştırıcının ana hedefi, Kosovalı golcüyü Victor Osimhen ile bir araya getirerek durdurulamaz bir çift forvet hattı oluşturmak. Ancak bu transfer sürecinde acele etmeyen Muriqi'nin önceliği, sürekli forma giyebileceği bir projede yer almak. Eski kulübü Fenerbahçe de kendisiyle ilgileniyor.







Jan Virgili de kim?

Muriqi için bekleyiş sürerken Buruk'u heyecanlandıran bir başka Mallorcalı oyuncu daha var. Turizm cenneti ada takımının küme düşmesiyle 19 yaşındaki Jan Virgili bir anda Okan Buruk'un radarına girdi. İspanyol ekibiyle bu sezon 31 maça çıkan ve 2 gol, 6 asistlik performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç yetenek, geleceğin en parlak isimleri arasında gösteriliyor.







Serbest kalma bedeli düştü

Transferi asıl cazip kılan ve Okan Buruk'u harekete geçiren detay ise oyuncunun sözleşmesindeki özel madde oldu. 2006 doğumlu Jan Virgili'nin (TFF'nin 2004 ve sonrası yabancı oyuncu kuralına uygun) normal şartlarda 30 milyon Euro olan serbest kalma bedeli, Mallorca'nın küme düşmesiyle birlikte otomatik olarak 12 milyon Euro'ya geriledi.







Öncelik genç oyuncuda

Bu finansal fırsatı kaçırmak istemeyen Galatasaray yönetimi, teknik heyetin talebi doğrultusunda düğmeye bastı. Sarı-kırmızılılar, Vedat Muriqi transferinden bile daha öncelikli hale gelen 19 yaşındaki kanat oyuncusu için İspanyol kulübüyle resmi temaslara başlamaya hazırlanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.