logo
29 MAYIS 2026

Kurtuluş Ehl-i Beyt'in gemisine binmekte

Mersin'in Tarsus ilçesinde organize edilen panelde, araştırmacı yazar Sani Ak "Ehl-i Beyt, bugün yaşadığımız birçok kargaşanın ortadan kalkması için peşinden gitmemiz gereken yüce insanlardır, zatlardır. Kurtuluş Ehl-i Beyt'in gemisine binmekten geçer" de

29.11.2014 00:00:00
     YENİ MESAJ / TARSUSTürkiye'nin birçok ilinde ve ilçesinde gazetemiz tarafından organize edilen "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panelinin bir durağı da Mersin'in güzide ve tarihi ilçesi Tarsus oldu.Yeni Mesaj gazetesi Tarsus temsilcisi Metin Karataş tarafından organize edilen ve yoğun bir katılımla Emekliler Derneği Konferans Salonu'nda gerçekleşen panel, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşu, ardından da İstiklal Marşı ile başladı.Başkanlığını Mersin Yeni Mesaj temsilcisi Ramis Akın'ın yaptığı panelin konuşmacıları; araştırmacı yazar Dr. Nuri Kaplan, yeminli mali müşavir, araştırmacı yazar Sani Ak, hukukçu yazar Av. Hakan Güler ve gazeteci yazar Murat Çabas'tı.Kardeşi kardeşekırdırma oyunuİlk sözü alan Sani Ak "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" konusunu anlattı ve Ehl-i Beyt'in hayatından verdiği misallerle oldukça duygulu anlar yaşandı.Ehl-i Beyt'in fazileti hakkında inen ayetlerden ve de hadislerden örnekler veren Ak, Peygamber'in yarenleri olan Selman-ı Farisi, Ebu Eyyubel Ensari, Ebu Zer Gifari, Mikdat bin Esved gibi büyük sahabelerin Hz. Ali'nin ilk şialarından olduğunu belirtti.Ak şunları söyledi:"İslam'ın gücünü kırmak kardeşi kardeşe düşürmek isteyenlerin tarih boyunca oynadıkları bir oyun var. Alevi'dir, Sünni'dir, Şii'dir, Caferi'dir diyerek aslında öze ait olmayan çok küçük teferruatları ortaya koymak suretiyle kardeşi kardeşe kırdırmak oyunu? Bu oyun günümüzde tarihin en şiddetli dönemlerinde oynandığı kadar şiddetle oynanmaktadır. Hepimiz her gün takip ediyoruz, etrafımızdaki coğrafyada, İslam aleminde bu oyunlar oynanıyor, devam ediyor.Bu görüşleri ortaya atanlar Ehl-i Beyt taraftarlarına, Şia dediğimiz kesime neredeyse İslam dairesinin dışında sapık bir akımmış gibi davranmaya, böyle bir etiket yapıştırmaya çalışıyorlar. Abdullah İbni Sebe diye bir isim uydurdular. Dediler ki; 'İşte Şia akımının ortaya çıkarıcısı bu Abdullah ibni Sebe denen kişidir. O böyle batıl bir akım ortaya koydu. Başta Hz. Ali olmak üzere Ehl-i Beyte çok abartılı yakıştırmalar yaptı."Bu iftiralarla Ehl-i Beyt yolunu karalamaya, Ehl-i Beyt sevenleri dışlamaya çalıştılar. Tek kurtuluş yolu olan Ehl-i Beyt'i devre dışı bırakmak istediler.Halbuki, Ehl-i Beyt, bizzat Cenab-ı Hakk'ın seçtiği, ayeti kerimeyle ifade ettiği, Hz. Peygamberin de hadislerle beyan buyurduğu ve kurtulmak için birlik için bugün yaşadığımız birçok kargaşanın ortadan kalkması için peşinden gitmemiz gereken yüce insanlardır, zatlardır. Ve kurtuluş Ehli Beytin gemisine binmekten geçer."Dinimiz bir, Kitabımız bir, Peygamberimiz birPanelin ikinci konuşmacısı Dr. Nuri Kaplan tarihten günümüze kadar gelen bidat akımları, sahte mezhep ve sahte meşrepler ve Müslüman görünümlü İngiliz ajanlarının faaliyetleri konusunda bilgiler verdi.Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki iftiralara da değinen Kaplan, Atatürk'ün soyunun hem anne tarafından hem de baba tarafından Hz. Peygamber'e (sav) dayandığını belgeleriyle ortaya koydu."ABD, 'Ben demokrasi getiriyorum, ben insan hakları getiriyorum' diye Ortadoğu coğrafyasında bütün Müslümanların canını, malını, namusunu, vatanını, bütün kaynaklarını elinden almak için Haçlı seferi başlattı" ifadeleriyle günümüzde İslam coğrafyası merkezli gelişmelere de değinen Kaplan konuşmasında şu önemli tespitlere yer verdi:"ABD'nin ortağı kim? Yahudiler? Bu proje yeni bir proje değil. Burada hep kanı akan insanın, ister Türk, ister Mısırlı, ister Suriyeli, ister Libyalı olsun hep Müslüman olduğunu vurgulamak istiyorum. Ve bu kanı akıtanların da tamamı Müslüman olmayan insanlar, yani Haçlılar ve Yahudiler? Ne zamana kadar devam edecek bu? Bu Büyük İsrail projesinin hamurkarı İngilizlerdir, Amerikalılardır, Yahudilerdir. Ama bunu görmez, Haçlı ve Yahudi safında yer alan Müslüman kılıklıların peşinden gidersek burnumuz içinde bulunduğu pislikten çıkmaz."Kaplan konuşmasında çözüm yolunu da gösterdi:"O yüzden hep birlikte olacağız. Bu oyunları göreceğiz. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın, Türkiye'deki binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce insana aktardığı doğruları, kaynaklarıyla, delilleriyle, kadrosuyla ortaya koymuş olduğu bu gerçekleri halkımızla paylaşacağız. Kandırılmaya son vereceğiz. Aksi takdirde karşımıza çıkan herkesi Müslüman zannedersek, Müslüman'la münafığı ayırt edemezsek, Allah muhafaza Mısır'daki, Libya'daki, Suriye'deki, Irak'taki hadiseler bizim coğrafyamıza gelir, Aleviyle Sünni birbiriyle kavga ettirilir, Şii ile Sünni birbiriyle kavga ettirilir. Halbuki Allah'ımız bir, dinimiz bir, Peygamberimiz bir, kitabımız bir? Bu birlik ve berberliğin adresi ancak ve ancak Ehl-i Beyt'tir."Tek çıkış yolu Ehl-i BeytHukukçu yazar Av. Hakan Güler ise yaptığı sunumda Hacı Bektaş-ı Veli'nin ve Horasan erenlerinin Anadolu'ya gelmeleri ve Ehl-i Beyt'in nefesiyle Anadolu coğrafyasında yaşayanların gönüllerini fethettiklerini ve bu sebeple çok farklı inançlara ve ırklara sahip olmasına rağmen Müslüman olarak Türk milletini oluşturduklarını ifade etti.Atatürk'ün de Cumhuriyeti kurduktan sonra, Türk milletini bir ve beraber kıldığını ve Lozan'da bunu tapulaştırdığını belirtti.Bugün çıkartılan Vatikan merkezli, BOP hedefli dinlerarası diyalog faaliyetleri ve medeniyetlerarası ittifak projelerinin temelimizi oluşturan bu kimliği yok etme amacı taşıdığını vurguladı.Siyasilerimizin de BOP eşbaşkanı olarak bu faaliyetlere kapı araladığını ifade eden Güler, tek çıkış yolunun Ehl-i Beyt'in gemisinde buluşmak olduğunu belirtti.Güler ayrıca şu tespitlerde bulundu:"Gerçekten Ehl-i Beyt'in anıldığı, Türk milletinin değerlerinin, kültürünün, inancının konuşulduğu bir mekan da kutsal bir mekandır. Bu konular kutsal konulardır. Allah bizlere bunu nasip ettiği için ne kadar hamd etsek azdır. Biz burada bir ibadet yapıyoruz. Gerçekten de üstün bir ibadet yapıyoruz.Bunlar ayeti kerimelerle sabit. Ehl-i Beyt'ten, Hz. Peygamber'den, Hz. Fatıma annemizden, Hz. Ali efendimizden, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin efendilerimizden bahsetmek? Hem onları sevmek farz, hem de onlardan bahsetmek ibadettir.Bu konular Prof. Dr. Haydar Baş Bey tarafından araştırılmış, incelenmiş, eserlere geçirilmiş yani bütün dünyaya bu sunulmuş. Haydar Baş Bey'in kadrosu çok seçkin bir kadrodur. Haydar Baş Bey'i, ben kendisini 1982 yılından beri tanıyorum. Liseli yıllarda kendisini tanıdım. O zamandan bu zamana Haydar Baş Bey'in bahsettiği dava, iman ve insan davası, birlik ve beraberlik davasıdır?"MEM, Ehl-i Beyt'in anlayışıdırSon konuşmacı ise gazeteci yazar Murat Çabas oldu.Çabas, konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünyaca ünlü, hakkında 8 uluslar arası kongre yapılmış Milli Ekonomi Modeli'nden bahsetti.Milli Ekonomi Modeli'nin Ehl-i Beyt anlayışının bir ürünü olduğunu vurgulayan Çabas, "Milli Ekonomi Modeli halka hizmet anlayışını vurgulamaktadır, bu Ehl-i Beyt'in temel anlayışıdır; MEM güçlü devlet demektedir, bu Ehl-i Beyt'in anlayışıdır; MEM vatandaşlık maaşı demektedir, böyle bir maaşı Hz. Peygamber (sav) ve Hz. Ali Efendimiz halka vermiştir; MEM gelir adaleti demektedir, Hz. Ali valilerine gönderdikleri resmi yazılarda gelirin adil paylaşımından bahsetmektedir" dedi.Milli Ekonomi Modeli'nin "sınırsız kaynaklarla sınırlı ihtiyaçların giderilmesinin" modeli olduğunu belirten Çabas, senyoraj geliri, maden gelirleri gibi güçlü gelir kaynaklarıyla devletin elinin güçlendiğini, elde ettiği bu geliri sosyal devlet projeleriyle halkına sunan devletin ise baba devlet haline geldiğini vurguladı.Çabas, Milli Ekonomi Modeli'nin en önemli konularından birisinin "para" olduğunu belirtti ve modelin yeni bir tez olarak ortaya koyduğu "tahrik unsuru olması ve emeğin ve üretimin karşılığı olması" konularını altını çizerek anlattı.MEM'in dünyada tüketim endeksli tek denge analizi olduğunu belirten Çabas, tüketim canlanmadan üretimin canlanamayacağını, dolayısıyla sağlıklı büyümenin ve tam istihdamın gerçekleşemeyeceğini belirterek, "MEM, ekonominin hedefi olan gelir adaleti, sağlıklı büyümeyi ve tam istihdamı sağlayan dünya tarihinde tek modeldir" dedi. Çabas, MEM'in, vatandaşlık maaşı, ev hanımı meslek maaşı, çocuk parası doğum parası, asgari ücretin 4 bin lira olması gibi projelerle devletin gelirlerinin adil bir şekilde tabana yayılmasını sağladığını belirtti. MEM'in tarım projelerine de detaylı bir şekilde değinen Çabas, "MEM köylünün gerçek manada efendi olmasını sağlayacak tek modeldir" dedi.Çabas, Milli Ekonomi Modeli'nin 150'yi aşkın ülke tarafından kısmen hayata geçirildiğini, 2006 yılından sonra modelin birçok maddesini uygulayarak dünyanın zirvesine oturan Rusya'nın ise 27 Şubat 2013 yılında modelin sahibi Prof. Dr. Baş'ı Duma'ya davet ettiğini, 5 saate yakın kendisine ve modeline zaman ayırdığını ve bu tarihten sonra da MEM'i tümüyle uygulamaya başladığını ve kanunlaştırdığını belirtti. Tarsus'ta yapılan bu paneli Tarsuslular, programın sonuna kadar büyük bir ilgiyle takip etti ve programın bitiminde paneli organize edenleri ve panelistleri tebrik ettiler

Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan

Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar

28.05.2026 18:18:00
Ahmet Turan Yiğit
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar. Uzmanlara göre çocuklar değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğreniyor. Bayramlaşma, büyüklerin elini öpüp harçlık alma, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocukların kendilerini ailelerine ve kültürlerine ait hissetmelerini sağlayan önemli sosyal yaşantılar arasında yer alıyor.

Bayramlar, sevgi, saygı, empati, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar. Çocukluk döneminde öğrenilen gelenekler, kimlik ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlıyor. Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar, çocukların yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına yardımcı oluyor. Bu öngörülebilirlik, duygusal güvenlik gelişimini desteklerken aynı zamanda sosyal becerilerin içselleştirilmesine de zemin hazırlıyor.

Büyüklerle geçirilen zaman, çocukların sosyal davranışları öğrenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sofra hazırlığına yardım etmek, ev içi sorumluluklara katılmak, akraba ziyaretlerinde bulunmak; çocukların sorumluluk bilincini ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletiyor, iletişim becerilerini artırıyor ve empati gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalması, bu öğrenme sürecini zayıflatabiliyor. Bayramların yalnızca tatil zamanına indirgenmesi, kültürel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırıyor. Oysa bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri. Çocukların büyükleriyle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve paylaşma kültürünü öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç olarak, bayramlar çocuklar için kültürel mirasın en güçlü öğrenme alanlarından biri. Geleneklerin korunması ve yaşatılması, çocukların kimlik gelişimi ve aidiyet duygusu açısından hayati önem taşıyor.

Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü

Kastamonu'nun Araç ilçesinde otomobilin istinat duvarına çarpması neticesinde meydana gelen kazada 3 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ağır yaralandı

28.05.2026 17:53:00 / Güncelleme: 28.05.2026 18:46:33
İhlas Haber Ajansı
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kaza, Araç ilçesi Kastamonu-Karabük kara yolu Müslimler köyü yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Sarıkülçe (71) idaresindeki 54 AGG 037 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol kenarındaki istinat duvarına çarptı. Kazada sürücü ile eşi Melahat Sarıkülçe (66) ve Mustafa Külte (63) olay yerinde hayatını kaybederken, Nezahat Külte (62) yaralandı.

Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Kazada hayatını kaybeden vatandaşların cenazesi ise cumhuriyet savcısı ve jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından araçtan çıkartılarak cenaze aracıyla Araç Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Adıyaman'da hastanede bıçaklı saldırı: 2'si güvenlik görevlisi 3 yaralı

Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bıçaklı saldırıya uğrayan 2 güvenlik görevlisi ve 1 vatandaş olmak üzere 3 kişi yaralandı

28.05.2026 11:00:00
İHA
Adıyaman'da hastanede bıçaklı saldırı: 2'si güvenlik görevlisi 3 yaralı
Adıyaman'da hastanede bıçaklı saldırı: 2'si güvenlik görevlisi 3 yaralı
Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen 19 yaşındaki S.T. isimli erkek şahsın hastanedeki vatandaşları rahatsız ettiği iddiası üzerine güvenlik görevlileri kendisini uyarmak istedi.

Bu esnada taraflar arasında kısa sürede tartışma çıktı. S.T., yanında bulunan bıçak ile hastanenin güvenlik görevlilerinden B.S. ile N.Ş.'yi yaraladı. Vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan güvenlik görevlilerine, hastanedeki sağlık personeli tarafından anında müdahale edildi.



Güvenlik görevlilerini yaralayan saldırgan, daha sonra hastanenin acil servis kapısının önüne çıktı. Elindeki bıçakla tehditler savuran gence müdahale etmek isteyen akrabası S.G. de bıçak darbesiyle kolundan yaralandı.

Saldırgan tavırlarını sürdüren ve alkollü olduğu belirlenen şüpheliye polis ekiplerince müdahale edildi. Bıçağı elinden bırakmayan genç, polis ekiplerinin biber gazı kullanmasıyla etkisiz hale getirildi.



Gözaltına alınan şüpheli, daha sonra hastanede sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlının aynı zamanda hastane içindeki bazı elektronik malzemelere de zarar verdiği öğrenildi. Öte yandan denetimli serbestlik kapsamında yakın zamanda cezaevinden çıktığı belirlenen şüpheli, tamamlanan işlemlerinin ardından polis merkezine götürüldü.

Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.

İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?


 
Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum.
 

27.05.2026 23:47:00
MURAT ÇORBACI
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?

Türkiye'de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 9.6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16.5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir" dedi.

Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir

İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  "İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir."


İşte 10 öneri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:

1. Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin.
2. Öğün atlamayın. Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor.
3. Şekerli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor.

4. Her öğünde protein tüketin. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor.
5. Lif tüketimini artırın. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.

6. Gece geç saatte yemek yemeyin.
7. Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor.

8. Porsiyon kontrolüne dikkat edin. Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor.
9. Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın.
10. Düzenli hareket edin. Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Acemi kasaplar yine hastanelik oldu

Samsun'da Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde kurban kesimi sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelerin yolunu tuttu

27.05.2026 10:53:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:55:29
İhlas Haber Ajansı
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Bayram namazının ardından kesim alanlarında yoğunluk oluşurken, kurban kesmek isteyen bazı vatandaşlar dikkatsizlik ve tecrübesizlik sonucu kendilerini yaraladı. El, kol ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, kimileri kendi imkânlarıyla Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne gelirken, kimileri ise sağlık ekiplerince hastanelere kaldırıldı.

Acil servislerde yoğunluk oluşurken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Kendini yaralayan Mustafa Durak, "Hayvan kesimi yaparken hayvan çırpındı. Bıçak elimden kaydı ve baldırıma saplandı" dedi.

Metin Şen ise, "Akacak kan damarda durmuyor. Kurban tekme atınca bıçak kaydı ve ayağıma girdi" diye konuştu.



Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı

Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi

27.05.2026 08:20:00
İhlas Haber Ajansı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.

Olay, gece saatlerinde 2000 Evler Mahallesi TOKİ İş Merkezi civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, telefonda tartıştıkları şahıslarla buluşmaya giden iki genç, karşılarında kalabalık bir grup görünce geldikleri araçla olay yerinden kaçtı.



Bunun üzerine kalabalık grup, kaçan araca saldırarak zarar verdi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan ekipler, gençlerin kaçtığı 50 NE 368 plakalı otomobili, 2000 Evler Mahallesi 38. Sokak üzerinde bir apartmanın yanında terk edilmiş halde buldu.

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.



Araç sahibi, otomobilin oğlu ve arkadaşları tarafından gezmek amacıyla alındığını belirterek, araçta bulunan mermilerin geçmiş tarihlerde iş yerine gelen bir müşteriden kaldığını, bir süre dükkânda muhafaza ettikten sonra araca koyduğunu ifade etti. Araçta bulunan bıçaklardan ise haberi olmadığını söyledi.

Araçta yapılan adli aramanın ardından araçta bulunan mermi ve bıçaklara el konulurken, şahıslar ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye-İran ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı

26.05.2026 18:30:00
İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-İran ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, bölgedeki çatışma süreci nedeniyle bayramı buruk karşıladıklarını, İran halkının bu zorlu zamanları aşacağına ve selamete kavuşacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak barış ve istikrarın sağlanması için kardeş ülkelerle birlikte çalıştıklarını, müzakerelerin müspet sonuçlanması için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İran Cumhurbaşkanının Kurban Bayramını da tebrik etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.