logo
29 MAYIS 2026

Putin'den Gazze konusunda net çıkış

 
Rusya Devlet Başkanı Putin, "Gazze'de olanlar savaşa benzemiyor, sivil nüfusun tümden yok edilmesine benziyor" dedi. 

05.06.2024 23:29:00 / Güncelleme: 06.06.2024 00:12:54
AHMET TURAN YİĞİT
 Putin'den Gazze konusunda net çıkış
 Putin'den Gazze konusunda net çıkış

 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında, uluslararası haber ajansları yöneticileriyle bir araya geldi. Rusya Devlet Başkanı Putin toplantıda "Şu anda Gazze'de olanlar savaşa benzemiyor, bu sivil nüfusun tümden yok edilmesine benziyor." dedi. Putin, "Rusya, Ukrayna'ya silah sağlayan ülkelerin hassas hedeflerini vuracak bölgelere uzun menzilli silah gönderme hakkına sahip" değerlendirmesinde bulundu.

 
Putin, özel askeri operasyonun yürütüldüğü bölgede Rusya ve Ukrayna'nın askeri güçlerin kayıp oranının yaklaşık bire beş olduğunu belirtti. Ukrayna ihtilafında tarafların kayıplarını açıklayan Putin, Ukrayna'da 1348 Rus askeri ve subayının, Rusya'da ise 6 bin 465 Ukraynalı askerin ve subayın esir bulunduğunu belirtti. Rus lider, Rusya ile Ukrayna arasındaki telafisi mümkün olmayan kayıpların oranının ise yaklaşık bire beş olduğu bilgisini verdi.
Putin, "Telafisi mümkün olmayan kayıplardan bahsedecek olursak, oran yaklaşık olarak bire beş. Ukrayna'da topyekün seferberlik gerçekleştirme girişimi de bundan kaynaklanıyor, zira savaş alanında çok büyük kayıplar var" diye konuştu.
 
 
Rus lider, Ukrayna'daki topyekün seferberliğin sorunu çözmediğini, zira ordudaki kayıpların telafisine yönelik olduğunu vurguladı: "Şu anda yapılan şey, bu topyekün seferberlik sorunu çözmüyor. Çünkü tüm bu seferberlik sadece kayıpları kapatıyor, tamamı kayıpları telafi etmeye yöneliktir."
 
 
ABD'yi ilgilendiren şey Ukrayna değil, kendi büyüklüğüdür
 
 
Rus lider, ABD'yi ilgilendiren şeyin Ukrayna değil, kendi büyüklüğü olduğunu vurgulayarak, "Sanırım ABD'de hiç kimsenin Ukrayna ile ilgilenmediği konusunda benimle aynı fikirde olacaksınız. Onları ilgilendiren şey, Ukrayna ya da Ukrayna halkı için değil, kendi büyüklüğü ve liderliği için mücadele eden ABD'nin büyüklüğüdür" dedi. 
Küresel liberalizmin lideri olma hevesinin ABD'yi içeriden yok ettiğine dikkat çeken Putin, "Eğer onlar iç ulusal çıkarlara dayanarak bu şekilde hareket edecek olurlarsa, bana göre ABD'yi içeriden yok eden küresel liberalizmin hedeflerine ulaşmanın peşinde olacaklar" ifadelerini kullandı.
 
Ukrayna'daki çatışmalarda en az 30 Rus gazeteci öldü
 
Putin, Rusya'nın Ukrayna'daki Rus gazetecilerin ölümlerini soruşturmasına Batı tarafından izin vermediğine dikkat çekerek, "En az 30 insanımız, gazetecimiz hayatını kaybetti. Ve hiç kimse bize onlara ne olduğunu soruşturma imkanı vermiyor" diye konuştu.
Ukrayna'ya uzun menzilli silahların tedarikine Moskova'nın asimetrik cevap verebileceğini vurgulayan Putin, şunları söyledi: "Eğer birileri bizim topraklarımızı vurmak ve bize sorun yaratmak üzere bu tür silahları çatışma bölgesine tedarik etmenin mümkün olduğunu düşünüyorsa, bizim neden aynı sınıftaki silahlarımızı Rusya'ya yönelik bunu yapan ülkelerin hassas tesislerine saldırı yapılabileceği bölgelere tedarik etme hakkımız olmasın?" Putin, Rusya ile Almanya arasında enerji sektöründeki bağların kopmasının üzücü sonuçlar doğrduğunu belirterek, Alman şirketlerinin rekabet edemez hale geldiğini vurguladı.
 
Rus lider, "Enerji sektöründeki bağlarımızın kesilmesinin Alman ekonomisi üzerindeki etkisini benden daha iyi biliyorsunuz; bu üzücü bir sonuçtur. Birçok büyük sanayi kuruluşu Almanya dışında faaliyetlerini sürdürecek yer arıyor" dedi.
 
Çin ile ilişkiler
 
Rusya ile Çin arasındaki ilişkilerindurumsal değil, derin çıkarlara dayandığını vurgulayan Putin, Çin'in Rusya'nın ana ekonomik ortağı olmayı sürdürdüğünü söyledi.
Putin, "Rusya ve Çin arasındaki ilişkilere gelince, bunların doğası gereği durumsal olmadığı, çok köklü, karşılıklı çıkarlara dayandığı gerçeğine dikkatinizi çekmek isterim. Sonuçta 15 yıldır Çin bizim ana ticari ve ekonomik ortağımız. İlişkilerimizi günümüzün bazı konjonktürel siyasi olaylarıyla bağlantılı olarak değil, çok daha öncesinde, karşılıklı çıkarlar temelinde kurmaya başladık ve bugünkü seviyeye getirdik" diye konuştu.
Putin, yaptırımlar nedeniyle Rusya ekonomisinin zarar görmediğini ve Batı'nın planlarının gerçekleşmediğini belirterek, "Rus ekonomisini yıkacaklarını ve bunun üç, dört, altı ay içinde gerçekleşeceğine inanıyorlardı ancak bunun gerçekleşmediğini herkes görüyor" dedi.
 
Rus lider, Rusya'nın çıkarlarını korumaya devam edeceğini ve herkesin bunu hesaba katması gerektiğini belirterek, "Kendimize ve tüm dünyaya, çıkarlarımızı korumanın sadece laftan ibaret olmadığını, bunu yaptığımızı ve yapmaya devam edeceğimizi gösterdik ve herkesin bunu hesaba katması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
 
Putin, Avrupa Birliği'ndeki (AB) parlamenter demokrasi ve geleneksel siyasi partilerin zor bir dönemden geçtiğini, bunun için dış koşulları suçlamanın bir hata olduğunu söyledi.
Rus lider, "Geleneksel siyasi partiler de tüm parlamenter demokrasiler gibi zor zamanlardan geçiyor. Ve her şeyden önce, başta Avrupa'dakiler olmak üzere, birileri çalışmaları sırasında yaptıkları hataları analiz etmek yerine bunu dış koşullara bağlamaya çalışıyorlarsa, bu, gerçekte neler olup bittiğine dair doğru sonuçlara varmalarına izin vermeyecek başka bir hata olur" diye konuştu.
 
 
İtalyan hükümetinin tutumunun diğer AB ülkelerine göre daha ılımlı olduğunu, bu ülkede Rus düşmanlığının şişirilmediğini kaydeden Putin, "İtalyan hükümetinin tutumunun birçok Avrupa ülkesinin politikasına göre daha itidalli olduğunu görüyoruz. Biz de bunu göz önüne alarak, ona göre değerlendiriyoruz. İtalya'da Rus düşmanlığının şişirilmediğini görüyoruz ve bunu da göz önünde bulunduruyoruz" dedi.
 
 
Batılı ülke liderlerinin politikaları nedeniyle Avrupalıların refahının risk altında olduğunu ve insanların bunu hissettiğini vurgulayan Putin, "Avrupa ülkeleri genel olarak müreffeh devletlerdir. Vatandaşlarını endişelendiren asıl şey maddi refahtır. Ancak Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere Batılı ülkelerin büyük çoğunluğunun politikaları sonucunda, onlarca yıldır insanların alıştığı bu refah, ortadan kaybolmazsa bile şu anda risk altında. İnsanlar bunu anlıyor ve hissediyor" ifadelerini kullandı.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.

Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ve Hassa ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı çaylar ve dereler taştı, ev ile bahçeleri su bastı

 

29.05.2026 17:30:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:34:09
Anadolu Ajansı
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle Deliçay ve Özerli Çayları taştı.

Taşma sonucu Kuzuculu ve Numune Evler Mahallelerinde cadde ve sokaklar sular altında kaldı.

Hassa ilçesinde de Söğüt, Aşağıkarafakılı, Güdükali Dereleri ile Akbez Çayı'nda taşkın meydana geldi.

Ev, ahır ve bahçelerin de etkilendiği taşkın nedeniyle bazı araçlar sürüklendi.

Hassa ve Dörtyol ilçelerinde belediye ekipleri taşkından etkilenen alanlarda çalışma başlattı.



Vali Mustafa Masatlı'dan açıklama

Vali Mustafa Masatlı, Dörtyol ilçesinde taşkından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerinin ardından Vali Masatlı, gazetecilere, meteorolojinin 28 Mayıs saat 14.00 ile bugün 21.00 arasında özellikle Erzin, Dörtyol, İskenderun, Samandağ ve Yayladağı hattında kuvvetli yağışların olacağıyla ilgili uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Bu uyarıyla Valilik koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla toplantı yaptıklarını ve durumu takip ettiklerini belirten Masatlı, şöyle devam etti:

"Fakat yukarıda fazla yağan yağıştan kaynaklı özellikle Deliçay ve çevresinde Dörtyol'da birtakım hasarlar oldu. Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'mize 64 ihbar gelmiş, bu ihbarda 35 tanesi Dörtyol ilçemiz merkezlidir. Burada tabii Deliçay'ın yatağında ve çevresinde yer yer hasar oluşmakla birlikte sadece Deliçay'ın özellikle denizle buluştuğu hatta, Beyazgül Sitesi'nin bulunduğu yerde 17 aracımızda hasar oluşmuştur. Herhangi bir can kaybımız yoktur."

Vali Masatlı, yağışın oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmak için tüm kurum ve kuruluşlarla sahada olduklarını ifade etti.

Başta Dörtyol ilçesi olmak üzere kısmi olarak ihbar aldıkları su baskını yaşanan yerlerde ekiplerin çalışmasını sürdürdüğünü vurgulayan Masatlı, "İnşallah 1-2 güne kadar bu olumsuz tabloyu da normale çeviririz. Başta Dörtyol ilçemiz olmak üzere diğer ilçelerimizde bu yağışlardan dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu. 

Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi

29.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan dolu yağışı tarım alanlarında zarara yol açtı

Türk gemisi İHA ile vuruldu!

Karadeniz’de Türk sahipli yük gemisi İHA ile vuruldu. İki Türk denizcinin yaralandığı saldırı sonrası açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, sivil seyrüsefer güvenliğinin korunması ve savaşın kontrolsüz tırmanmasından kaçınılması uyarısında bulundu

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
Türk gemisi İHA ile vuruldu!
Türk gemisi İHA ile vuruldu!
Karadeniz'de Ukrayna'nın Odessa Limanı'ndan Türkiye'ye doğru seyir halinde olan Türk sahipli ve Vanuatu bayraklı bir kuru yük gemisi, gece saatlerinde düzenlenen bir İnsansız Hava Aracı (İHA) saldırısının hedefi oldu.

Ukrayna makamlarının Rusya'ya ait kamikaze İHA'larla gerçekleştirildiğini iddia ettiği saldırıda gemide hasar meydana gelirken, mürettebattan iki Türk vatandaşının hafif şekilde yaralandığı açıklandı. Olayın ardından Dışişleri Bakanlığı sert bir kınama ve uyarı mesajı yayımladı.

Odessa açıklarında İHA saldırısı: 2 yaralı

Resmî kaynaklardan edinilen bilgilere göre, sivil deniz ticaret koridorunu kullanan Vanuatu bandıralı ve Türk işletmesindeki yük gemisi, Karadeniz üzerinde seyir halindeyken İHA infiltrasyonuna maruz kaldı.

Hedef Alınan Gemi: Ukrayna'nın Odessa Limanı'ndan kalkış yapan, Türk sahipli ve Vanuatu bayraklı kuru yük gemisi.

Saldırı Zamanı: 28 Mayıs gecesi.

Mürettebatın Durumu: Saldırıda isabet alan gemide görevli iki Türk denizci hafif yaralandı. Yaralıların derhal hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.

Maddi Hasar: İsabet sonrası gemide yangın çıktığı, ancak mürettebatın teknik müdahalesiyle durumun kontrol altına alındığı öğrenildi.

Dışişleri Bakanlığı: "Savaşın kontrolsüzce tırmanmasından kaçınılmalı"

Saldırının ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, sivil taşımacılığı hedef alan bu asimetrik eyleme karşı net uyarılarda bulundu.  Dışişleri açıklamasına göre öne çıkan başlıklar şunlar oldu:

• Yaralı Türk vatandaşlarının ve geminin genel durumunun Türkiye'nin Odessa Başkonsolosluğu tarafından çok yakından takip edildiği vurgulandı.

• Karadeniz'deki savaş bağlantılı tırmanmanın bölgesel riskleri büyüttüğü; Türkiye'nin bu konudaki net uyarılarını muhataplarına her düzeyde yinelediği belirtildi.

• Sivil gemilerin güvenli seyrüsefer hakkının mutlaka korunması gerektiği hatırlatılarak, savaşın kontrolsüz biçimde tırmanmasına yol açacak adımlardan kesinlikle kaçınılması istendi.

• Türkiye'nin Karadeniz'de tırmanmayı önleyecek bölgesel aidiyet temelli, müzakere odaklı önlemler geliştirmeye hazır olduğu taraflara yeniden hatırlatıldı.

Karadeniz'de gerilim sürüyor

Bölgesel deniz taşımacılığı ajanslarının raporlarına göre, aynı gece Karadeniz'in farklı noktalarında (Sinop açıkları dahil) yabancı yaptırım listelerinde yer alan ticari gemilere yönelik de benzer dron hareketlilikleri rapor edildi. Uzmanlar, Rusya-Ukrayna çatışmasının Karadeniz'deki sivil lojistik hatlarını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştığına dikkat çekiyor.

Gelişmeleri anlık olarak takip etmek için sayfamızı yenileyebilirsiniz.

İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanıyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü kapsamında şehrin farklı noktalarında tarihi ve kültürel mirası yaşatmaya yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor

29.05.2026 15:10:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:12:01
Anadolu Ajansı
İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanıyor
İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanıyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının yazılı açıklamasına göre, Başkanlığın himayesinde hazırlanan "Zihnin Fethi" dijital deneyim alanı, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

İstanbul'un fethini, askeri bir zafer olmasının yanında entelektüel, bilimsel ve kültürel bir dönüşüm süreci olarak ele alan proje kapsamında hazırlanan video mapping gösterileri izleyicilerin beğenisine sunuldu.

Sultanahmet Meydanı'nda kurulan özel etkinlik çadırında gerçekleştirilen çalışma, fethi sadece bir toprak kazanımı olarak değil; düşünce biçimlerini, bilimi ve kültürel yaklaşımı Doğu-Batı ekseninde yeniden şekillendiren köklü bir süreç olarak yorumluyor.

Gösteride, Fatih Sultan Mehmet'in temellerini attığı bilimsel ve kültürel miras ile günümüz vizyonu arasındaki tarihsel bağ, kronolojik bir anlatımla aktarılıyor.



Fetih coşkusu şehrin farklı noktalarına taşınıyor

Sultanahmet'teki özel çadırda sunulan kapalı alan gösterimi; fethin düşünsel arka planını, Fatih Sultan Mehmet'in Doğu ve Batı klasiklerine duyduğu ilgiden balistik hesaplamalardaki matematiksel yaklaşımına kadar geniş bir perspektifle ele alıyor.

Gemilerin karadan yürütülmesindeki stratejik yöntemlerden surların aşılma sürecine, fethin inanç özgürlüğünü koruyan hukuki boyutundan Ali Kuşçu'nun astronomi çalışmalarına uzanan kültürel mirasa kadar birçok unsur izleyiciye aktarılıyor.

Gösteri ayrıca, Ayasofya'nın 1453 yılındaki kurucu rolünden günümüzdeki konumuna uzanan tarihsel sürekliliği vurgularken; geçmişten gelen bilimsel birikimin günümüz uyduları, havacılık çalışmaları ve yerli teknoloji hamleleriyle "Türkiye Yüzyılı" vizyonunda nasıl karşılık bulduğunu anlatıyor.

Rumeli Hisarı surlarında gerçekleştirilecek video mapping gösterisi ise dönemin statükosu ile Fatih Sultan Mehmet'in askeri ve matematiksel dehası arasındaki mücadeleye odaklanıyor. Şahi toplarının surlarda açtığı gediklerden gemilerin karadan yürütülmesine kadar uzanan lojistik başarılar ve fetih anlayışındaki adalet ilkesi, surlara yansıtılan görsel anlatımlarla izleyiciye sunuluyor.

Gösteri, tarihsel dokunun dijital estetikle buluştuğu sahneler ve günümüz yerli teknolojileri olan KAAN ile İHA/SİHA sistemlerine uzanan çizgisel bir anlatıyla tamamlanıyor. "İstanbul'un Fethi" Video Mapping Gösterisi, bugün saat 21.00 itibarıyla Rumeli Hisarı surlarında ücretsiz olarak izlenecek.

İstanbul'un dört bir yanında mehteran konserleri

Fetih coşkusu, İstanbul genelinde düzenlenecek mehteran konserleriyle de şehrin farklı noktalarına taşınıyor.

Fetih ruhunu yaşatmak, tarihi hafızayı diri tutmak ve köklü kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla gerçekleştirilecek programlarda; Jandarma Mehteran Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birlik Komutanlığı ve İstanbul Mehter Orkestrası sahne alıyor.

Bu kapsamda Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye ve Kartal meydanları ile Ayasofya-i Kebir Camisi önü, Haliç Kongre Merkezi, Taksim Meydanı, Fatih Camisi, Eminönü Meydanı ve Eyüpsultan Meydanı'nda mehteran performansları vatandaşlarla buluşuyor.

Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı kavgada ölü sayısı 2'ye yükseldi. Olay anına ait cep telefonu görüntüleri de ortaya çıktı

28.05.2026 18:41:00
İhlas Haber Ajansı
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Olay, Kızıltepe ilçesi Atatürk Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, iki aile arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışma kısa sürede silahlı, sopalı kavgaya dönüştü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kavgada Doğan Baday (35) olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan bir kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 2'ye yükseldi.

Olayda 7 kişi de yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Öte yandan kavga anına ilişkin cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde tarafların birbirine sopalarla vurduğu, ateş açtığı ve çevrede büyük panik yaşandığı görüldü.

Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.

Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan

Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar

28.05.2026 18:18:00
Ahmet Turan Yiğit
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar. Uzmanlara göre çocuklar değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğreniyor. Bayramlaşma, büyüklerin elini öpüp harçlık alma, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocukların kendilerini ailelerine ve kültürlerine ait hissetmelerini sağlayan önemli sosyal yaşantılar arasında yer alıyor.

Bayramlar, sevgi, saygı, empati, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar. Çocukluk döneminde öğrenilen gelenekler, kimlik ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlıyor. Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar, çocukların yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına yardımcı oluyor. Bu öngörülebilirlik, duygusal güvenlik gelişimini desteklerken aynı zamanda sosyal becerilerin içselleştirilmesine de zemin hazırlıyor.

Büyüklerle geçirilen zaman, çocukların sosyal davranışları öğrenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sofra hazırlığına yardım etmek, ev içi sorumluluklara katılmak, akraba ziyaretlerinde bulunmak; çocukların sorumluluk bilincini ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletiyor, iletişim becerilerini artırıyor ve empati gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalması, bu öğrenme sürecini zayıflatabiliyor. Bayramların yalnızca tatil zamanına indirgenmesi, kültürel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırıyor. Oysa bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri. Çocukların büyükleriyle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve paylaşma kültürünü öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç olarak, bayramlar çocuklar için kültürel mirasın en güçlü öğrenme alanlarından biri. Geleneklerin korunması ve yaşatılması, çocukların kimlik gelişimi ve aidiyet duygusu açısından hayati önem taşıyor.

Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü

Kastamonu'nun Araç ilçesinde otomobilin istinat duvarına çarpması neticesinde meydana gelen kazada 3 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ağır yaralandı

28.05.2026 17:53:00 / Güncelleme: 28.05.2026 18:46:33
İhlas Haber Ajansı
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kaza, Araç ilçesi Kastamonu-Karabük kara yolu Müslimler köyü yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Sarıkülçe (71) idaresindeki 54 AGG 037 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol kenarındaki istinat duvarına çarptı. Kazada sürücü ile eşi Melahat Sarıkülçe (66) ve Mustafa Külte (63) olay yerinde hayatını kaybederken, Nezahat Külte (62) yaralandı.

Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Kazada hayatını kaybeden vatandaşların cenazesi ise cumhuriyet savcısı ve jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından araçtan çıkartılarak cenaze aracıyla Araç Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı


 
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı... Sıcak havuz, sauna ve hamam özellikle risk grubundakiler için ölümcül olabilir.

28.05.2026 14:44:00
MURAT ÇORBACI
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, "Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabilir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kalmak kalp krizinden ani tansiyon düşmesine, nefes darlığından bayılmalara kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.







Risk yaşla birlikte artıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek, özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Köksal, şunları söyledi: "Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşüyor. Terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getiriyor." Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kaldığını belirten Köksal, bu durumu 'aşırı eforla koşmaya' benzetiyor. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıdığını vurguluyor.







Aşırı yük uzun süre tolere edilmeyebilir

Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade ederek, şu uyarıda bulundu: "Kalp, hayati organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer kişi yaşlıysa ve kalp hastalığı riski taşıyorsa bu aşırı yük uzun süre tolere edilemeyebilir ve kalp krizi kaçınılmaz hale gelebilir."
Uzmanlara göre risk grubunda olmayan bireylerin bile sauna ve hamamda 10-20 dakikadan fazla kalmaması gerekiyor. Ayrıca terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin bol su tüketilerek yerine konması büyük önem taşıyor.







Termal havuzlardaki gizli tehlike: Astım ve akciğer ödemi

Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Havuz ve saunada kalp krizini tetikleyen 3 kritik risk

Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında özellikle dikkat edilmesi gereken risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* 39-40 dereceyi aşan sıcak sularda uzun süre kalmak
* Kalp hastalığı bulunan veya risk grubunda yer alan ileri yaş bireylerin sıcak havuz kullanması
* Terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yeterince yerine konmaması

Yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere öneriler ise şöyle:

• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin.

Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde kontrolsüz sauna ve termal havuz kullanımının "masum bir rahatlama yöntemi" değil, ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilecek önemli bir risk faktörü olduğunun altını çiziyor.

İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı

İstanbul Valiliği, İzmir'de düzenlenen izinsiz gösteri sırasında emniyete ait TOMA'ya çıkarak zarar verdiği gerekçesiyle tutuklanan şüphelinin, Fatih'te bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yaptığının belirlendiğini ve görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi

28.05.2026 08:00:00
AA
İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı
İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı

Valilikten yapılan açıklamada, 26 Mayıs'ta İzmir'de düzenlenen izinsiz gösteri sırasında emniyete ait TOMA'ya çıkarak zarar vermeye çalışan D.Y'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı belirtildi.

Açıklamada, "Şahsın, Fatih ilçesinde bulunan bir okulumuzda müdür yardımcısı olarak görev yaptığı tespit edilmiştir. Şahıs, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140. maddesi gereğince görevden uzaklaştırılırken konu ile ilgili idari yönden soruşturma süreci başlatılmıştır." bilgisi verildi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.