logo
29 MAYIS 2026

"SESSİZ" TERÖR

04.09.2005 00:00:00
Önce "vaziyet ve manzara-i umumiye''.    Başbakan Diyarbakır'a 4000 polis eşliğinde gitti; Kürt Sorunu dedi, Kürt varlığı dedi.    PKK bir aylık "eylemsizlik kararı'' aldı.    Batman, Tunceli ve Maçka'da çatışmalar yaşandı. Suriyeli, Ermeni ve İranlı PKK'lılar yakalandı.    Suriyeli teröristin leşini Suriye'ye teslim eden Belediye Başkanı "Bu bizim milli çeyizimiz'' dedi.    Batman'da Beşiri çatışmalarında ölen teröristler için gösteri yapıldı; "Burası Kürdistan-Türkiye değil'' sloganları atıldı.    Bunların hepsi, 2005 yılının 30 Ağustos'undan önceki son on gün içerisinde gerçekleşti.    Siyaset erbâbı ile ciheti askeriye bu süreç içinde farklı düşünce, tavır ve davranış sergiledi.     Genelkurmay Başkanı, "Hükümetle son derece uyum içerisindeyiz'' şeklinde bir açıklama yapmadığını belirtmek lüzumu hissetti.    Asker yoğun bir şekilde devir teslim törenleri ile meşguldü. Vangelis'in müziği eşliğinde şişelere üniforma giydirildi.    Biz derhal; hâlâ Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'te yaşadığımızı zannederek "BU 30 A?USTOS; BATMAN BİR GÜNLÜ?ÜNE MERKEZİ HÜKÜMET OLMALIDIR..'' önerisini getirdik.    Ve 30 Ağustos gününü heyecanla bekledik.    Fena halde yanılmışız..    Meğer her yer güllük gülistanlık imiş.    Gene her yılki gibi geçit törenleri yapıldı, gene davetiyedeki kıyafet zorunluluğuna uymayan protokolün ve cümle AB'ci basının davetli olduğu resepsiyonlar verildi.    Resepsiyonla ayni saatlerde Erdoğan, bayraksız bir fonda "Ulusa'' Seslendi.    "Türkiye, son 33 ayı büyük bir değişim hareketini, adeta bir 'sesiz devrim'i adım adım gerçeğe dönüştürerek geçirdi'' dedi. ''Dünya devletleri içinde birinci ligdeki yerimizi aldığımızı'' da sözlerine ekledi. ''Geldiğimiz bu noktadan asla tatmin olmayacağız. Ancak bu büyük değişimin keyfini çıkarmanın, büyük gururu yaşamanın da her vatandaşımızın hakkı olduğunu düşünüyorum'' diye sözlerini bitirdi.    Böylece hem yazının başına "Sessiz Devrim''in "Sessiz''ini alma zorunluluğu doğdu, hem de içimize "Acaba biz başka bir ülkede mi yaşıyoruz'' şüphesi düştü.    Bütün dış politik problemlerinde havlu atan, istiskal edilen; içeride de "Burası Türkiye değil'' noktasına gelen Türkiye'de Başbakan; "Keyfini çıkarın'' diyor.    Bir devrim yaşadığımız su götürmez de kimin açısından.    Mozaikçi ve bölücülerin eteklerinin zil çalmasına bakılırsa 3 Ekim süreci onlar için hakikaten bayram.    Bizim için ise "her gün.''    Bizim; "BU 30 A?USTOS; BATMAN BİR GÜNLÜ?ÜNE MERKEZİ HÜKÜMET OLMALIDIR..'' dediğimiz olaya Erdoğan şöyle yaklaşıyordu:    "Fazla büyütmemek lazım. Toplama kalabalık, bindirilmiş kıtalar arkalarında kamuoyu desteği yok''..     Aynı 84'te Özal'ın; "Üç-beş çapulcunun işi, büyütmeyelim'' deyip tatiline devam etmesi gibi bir "önemsemezlik-küçümseme'' havası içinde.    Özal da o zaman "Türklerin bir şeyler fark etmemesi'' telaşında idi.    Özkök; ''Batman'daki olayları benim ayrıca değerlendirmeme gerek var mı? Her şey ayan beyan ortada değil mi? Herkes, sorumluluğunu idrak etmeli. Bütün aktörler ne yaptığının farkına varmalı. Bu tabii çok önemli bir konu'' diye "ortaya'' konuşuyordu.    Aynı, Kıvrıkoğlu'nun Öcalan'ın idamı ile ilgili bir soruya verdiği "Bize sormayın, biz tarafız, oyumuz belli'' cevabı gibi.    Genelkurmay Başkanları acaba böyle hayati konularda "nötr'' olmayı, her yana çekilecek cevaplar vermeyi "ince siyaset'' veya "siyaset dışı görünüm vermek'' mi zannediyorlar?    Gene en açık ve net açıklamayı gazeteciler Büyükanıt'ın ağzından zorla aldılar, sonra da lâfı didiklemeye başladılar:    Kara Kuvvetleri Komutanı Batman'daki PKK yanlısı DEHAP eylemleri için "Türkiye Filistin haline getirilmek isteniyor'' dedi ve Türkiye için en kötü senaryonun Türkiye'nin 'Filistin haline getirilmek istenmesi' olduğunu söyledi. Büyükanıt, "Getirilebilir mi?'' sorusuna "Hayır, isteniyor'' demekle yetindi. "Gerginliği büyütmemek lazım. Bu eylemler organizasyonun bir parçası. Bir parçası da yasal bir parti. İş basit bir PKK olayı değil. Çok büyük bir oyun oynanıyor. Bunun bir parçası olmayalım'' diye ilâve etti ve TSK olarak, terörizmle mücadele ettiklerini belirterek, ''Bu uğurda gerekirse canımızı veririz'' dedi. Silahlı mücadelenin terörle mücadelenin en kolay yolu olduğunu anlatan Büyükanıt, "Bizim işimiz, güvenlik boyutu. Diğerleri için yorum yapamayız. Ancak, terörle mücadele eden kuvvetler, yani TSK zaman zaman hedef oluyor'' yakınmasında bulundu. Doğu ile Batıyı bir bütün olarak analiz etmek gerektiğini, bölgedeki herkesin Türkiye vatandaşı olduğunu hiçbirine kötü niyetle yaklaşmadıklarını vurgulayan Büyükanıt, "Ama birileri ajite ediyor. Bir kalkışmaya çeviriyorsa, buna başka bölgelerden reaksiyon geliyorsa, bu Türkiye'nin felaketi olur'' diye konuştu. Büyükanıt, ''Her zaman görmek değil, iyi anlamak da lazım. Bana verilen görev ve yetkiler çerçevesinde terörle mücadele ederim, başka bir şey söylersem Allah beni çarpar'' dedi.    Erdoğan'ın Kıbrıs'ı Lübnan'la ve oradaki Türk Silahlı Kuvvetlerini; Lübnan'ı işgal etmiş olan Suriye ile özdeşleştirmesine ses çıkarmayan zihni ve fikri devşirilmişler derhal lâfın üzerine atladılar.    Halbuki Büyükanıt Türkiye'yi Filistin'e benzetmemişti; dışarıdan tahrikle Türkiye'nin Filistinleştirileceğini anlatmak istemişti.     Orgeneral Büyükanıt'ın cevaplarını tekrar okuyun.Tabii tartışmaya; Meclis Başkanı'nın da katılması gerekiyordu ve o da uygun bir zaman aralığı bulup fikir beyan etti.    Arınç barış ve demokratikleşme için sadece cesaret gerektiğini belirterek; "Son günlerde sıkça çokça tartışılan konu Kürt sorunudur. Bu sorunların çözümü için daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük gerekiyor. Bunları elde etmemiz için önümüzde çok da fazla engel yok. Barış için, özgürlük için, demokratikleşme için sadece cesaret gerekiyor. Bence ihtiyacımız olan tek şey de budur. Cesurca adımlar atmak gerekiyor. Korkulardan sıyrılmak gerekiyor. Zaten demokrasinin tariflerinden birisi de budur. İşte o zaman ihtiyacımız olan gerçek özgürlüğe kavuşabiliriz" dedi.     Ve beni de ister istemez 1925 Şeyh Sait isyanına götürdü:    İsyan başlayınca Başbakan Fethi Bey'e; çok partili hayatı denemenin daha erken olduğu düşüncesiyle Terakkiperver Fırka'nın kapatılması gerektiği "söylenir''.    Fethi Bey Fırka Reisi Kazım Karabekir Paşa ve Umumi Kâtip Ali Fuat paşa ile Rauf Bey'i davet ederek; "Size fırkanızı kendi kendinize dağıtmanızı tebliğe beni memur ettiler. Dağıtmazsanız, geleceği çok karanlık görüyorum. Kan dökülecektir'' der.    Devam eder; "Sizinle bu surette konuştuğuma çok müteessirim. Bilirsiniz ki ben, her türlü örfî muamelelerin karşısındayım? azınlıkta kalacağımdan korkuyorum. ("TEK ADAM. Ş.Süreyya Aydemir. Cilt 3. Sayfa 217)    "(Gruba) Paşa davet edildi. Geldi. Gazi kararlıydı ve daha ilk bakışta görülüyordu ki, o Fethi Bey'in görüşlerine katılmamaktadır. Şu sözleri, olayların akacağı istikameti gösteriyordu:    "Milletin elinden tutmağa lüzum vardır.İnkılâbı, başlatan tamamlayacaktır.'' (S. 219)     Grubun kararı kendiliğinden belirdi, Fethi Bey kabinesi istifa etti. Gazi yeni kabineyi kurmaya İsmet Paşa'yı memur eyledi. (Aynı sayfa).    İsmet Paşa'nın bu ikinci başbakanlığı konusunda bir de rivayet vardır.    Gazi Paşa Anadolu Klubünde sohbet etmekte, ileride bir masada da Başbakan Fethi Bey briç oynamaktadır. Yaver Gazi'ye gelerek Doğudan gönderilen ve isyanın başladığını belirten telgrafı getirir.     Okur, hiç ses çıkarmadan telin gözleriyle başbakana götürülmesini ister.    Fethi Bey teli alır, okur, o da ses çıkarmadan oyuna devam eder.    Gazi kalkar ve çıkar.    Derler ki; İsmet Paşa'nın başbakanlığına karar verildiği an, işte o andır.    Gazi Paşa'nın şimdi hayatta olmadığına hayıflanmanın ve şimdi de hâlâ onu arıyor olmanın boş bir hayâl olduğunu biliyoruz.    Ama Fethi Paşa'nın 'Her türlü örfi muamelenin karşısındayım'' sözlerini ister istemez Arınç'ın "Bu sorunların çözümü için daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük gerekiyor'' sözleriyle; yine Fethi Paşa'nın isyan telgrafını okuduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi oyuna devam etmesini de Erdoğan'ın; "Fazla büyütmemek lazım. Toplama kalabalık, bindirilmiş kıtalar arkalarında kamuoyu desteği yok'' sözleriyle mukayese etmeden olmuyor.    İş kalıyor; "Milletin elinden tutmağa lüzum vardır.İnkılâbı, başlatan tamamlayacaktır'' tavrını ortaya koyacak kararlı ve gür bir sese?    Millet, Türk milleti elinden tutacak olanı arıyor.   Hüseyin Mümtaz   http://www.giresungazete.net/

Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü

Kastamonu'nun Araç ilçesinde otomobilin istinat duvarına çarpması neticesinde meydana gelen kazada 3 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ağır yaralandı

28.05.2026 17:53:00 / Güncelleme: 28.05.2026 18:46:33
İhlas Haber Ajansı
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kaza, Araç ilçesi Kastamonu-Karabük kara yolu Müslimler köyü yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Sarıkülçe (71) idaresindeki 54 AGG 037 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol kenarındaki istinat duvarına çarptı. Kazada sürücü ile eşi Melahat Sarıkülçe (66) ve Mustafa Külte (63) olay yerinde hayatını kaybederken, Nezahat Külte (62) yaralandı.

Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Kazada hayatını kaybeden vatandaşların cenazesi ise cumhuriyet savcısı ve jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından araçtan çıkartılarak cenaze aracıyla Araç Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı


 
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı... Sıcak havuz, sauna ve hamam özellikle risk grubundakiler için ölümcül olabilir.

28.05.2026 14:44:00
MURAT ÇORBACI
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, "Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabilir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kalmak kalp krizinden ani tansiyon düşmesine, nefes darlığından bayılmalara kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.







Risk yaşla birlikte artıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek, özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Köksal, şunları söyledi: "Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşüyor. Terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getiriyor." Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kaldığını belirten Köksal, bu durumu 'aşırı eforla koşmaya' benzetiyor. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıdığını vurguluyor.







Aşırı yük uzun süre tolere edilmeyebilir

Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade ederek, şu uyarıda bulundu: "Kalp, hayati organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer kişi yaşlıysa ve kalp hastalığı riski taşıyorsa bu aşırı yük uzun süre tolere edilemeyebilir ve kalp krizi kaçınılmaz hale gelebilir."
Uzmanlara göre risk grubunda olmayan bireylerin bile sauna ve hamamda 10-20 dakikadan fazla kalmaması gerekiyor. Ayrıca terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin bol su tüketilerek yerine konması büyük önem taşıyor.







Termal havuzlardaki gizli tehlike: Astım ve akciğer ödemi

Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Havuz ve saunada kalp krizini tetikleyen 3 kritik risk

Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında özellikle dikkat edilmesi gereken risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* 39-40 dereceyi aşan sıcak sularda uzun süre kalmak
* Kalp hastalığı bulunan veya risk grubunda yer alan ileri yaş bireylerin sıcak havuz kullanması
* Terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yeterince yerine konmaması

Yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere öneriler ise şöyle:

• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin.

Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde kontrolsüz sauna ve termal havuz kullanımının "masum bir rahatlama yöntemi" değil, ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilecek önemli bir risk faktörü olduğunun altını çiziyor.

Adıyaman'da hastanede bıçaklı saldırı: 2'si güvenlik görevlisi 3 yaralı

Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bıçaklı saldırıya uğrayan 2 güvenlik görevlisi ve 1 vatandaş olmak üzere 3 kişi yaralandı

28.05.2026 11:00:00
İHA
Adıyaman'da hastanede bıçaklı saldırı: 2'si güvenlik görevlisi 3 yaralı
Adıyaman'da hastanede bıçaklı saldırı: 2'si güvenlik görevlisi 3 yaralı
Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen 19 yaşındaki S.T. isimli erkek şahsın hastanedeki vatandaşları rahatsız ettiği iddiası üzerine güvenlik görevlileri kendisini uyarmak istedi.

Bu esnada taraflar arasında kısa sürede tartışma çıktı. S.T., yanında bulunan bıçak ile hastanenin güvenlik görevlilerinden B.S. ile N.Ş.'yi yaraladı. Vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan güvenlik görevlilerine, hastanedeki sağlık personeli tarafından anında müdahale edildi.



Güvenlik görevlilerini yaralayan saldırgan, daha sonra hastanenin acil servis kapısının önüne çıktı. Elindeki bıçakla tehditler savuran gence müdahale etmek isteyen akrabası S.G. de bıçak darbesiyle kolundan yaralandı.

Saldırgan tavırlarını sürdüren ve alkollü olduğu belirlenen şüpheliye polis ekiplerince müdahale edildi. Bıçağı elinden bırakmayan genç, polis ekiplerinin biber gazı kullanmasıyla etkisiz hale getirildi.



Gözaltına alınan şüpheli, daha sonra hastanede sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlının aynı zamanda hastane içindeki bazı elektronik malzemelere de zarar verdiği öğrenildi. Öte yandan denetimli serbestlik kapsamında yakın zamanda cezaevinden çıktığı belirlenen şüpheli, tamamlanan işlemlerinin ardından polis merkezine götürüldü.

Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı

28.05.2026 06:00:00
İHA
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu'na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

442 bin siteye erişim engeli

Siber suçlarla mücadele kapsamında son iki yılda devasa bir operasyona imza atan Milli Piyango İdaresi, yüz binlerce yasa dışı bahis ve sanal kumar sitesine erişim engeli getirdi

27.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
442 bin siteye erişim engeli
442 bin siteye erişim engeli
Milli Piyango İdaresi (MPİ), Türkiye genelinde dijital güvenliği tehdit eden ve milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açan yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine karşı siber savaş başlattı.

Yürütülen teknik ve hukuki takipler neticesinde, son iki yıl içerisinde 442 binden fazla internet sitesi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Gençleri ve aile yapısını doğrudan hedef alan bu suç şebekelerine yönelik operasyonların, siber güvenlik birimleri ve yargı ortaklığıyla önümüzdeki dönemde daha da sıkılaştırılması bekleniyor.

Sadece bir yılda 67 bin suç duyurusu

Milli Piyango İdaresi'nin açıkladığı son verilere göre, dijital kumar şebekelerinin takibi için kurulan özel ekipler 24 saat kesintisiz mesai yapıyor. Mücadelenin boyutunu gözler önüne seren raporlarda, yalnızca geçtiğimiz yıl içinde yasa dışı bahis ve sanal kumar oynattığı tespit edilen 67 bin 354 internet sitesi hakkında doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

BTK ortaklığıyla anında erişim engeli

Sanal kumar organizatörlerinin, siteleri kapatılsa dahi dakikalar içinde yeni alan adlarına (domain) geçiş yapma stratejisi, MPİ ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) engeline takıldı. İdare, tespit edilen yasa dışı ağların Türkiye'den erişimini kalıcı olarak kesmek adına, sadece son bir yıllık dönemde 84 bin 585 internet sitesine erişim engeli getirilmesi için resmi süreçleri başarılı bir şekilde devreye soktu.

Siber güvenlik uzmanlarından "yapay zeka" uyarısı

Uzmanlar, yasa dışı bahis sitelerinin son dönemde özellikle sosyal medya reklamları, yapay zeka destekli mesaj botları ve popüler içerik platformları üzerinden çocukları ve gençleri ağlarına düşürmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Güvenlik birimleri, finansal hareketlerin takibini zorlaştırmak için kripto para ve üçüncü şahıs dijital cüzdan hesaplarını kullanan bu şebekelerin arka planındaki isimlere yönelik mali abluka hamlelerinin de genişletilerek devam edeceğini vurguluyor.

Bayramın ilk günü yollar boş kaldı

İstanbul'da Kurban Bayramı'nın ilk sabahı trafik boş kaldı. Trafik uygulamasında yoğunluk yüzde 2 olarak görüldü

27.05.2026 10:23:00 / Güncelleme: 27.05.2026 12:44:07
İhlas Haber Ajansı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Kurban Bayramı'nın ilk gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 2'ye kadar düştü. Hafta içi mesai saatlerinde aşırı yoğunluğun oluştuğu Cevizlibağ bölgesinde E-5 karayolu boş kaldı. Boş kalan yollar havadan görüntülendi.

Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı

Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi

27.05.2026 08:20:00
İhlas Haber Ajansı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.

Olay, gece saatlerinde 2000 Evler Mahallesi TOKİ İş Merkezi civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, telefonda tartıştıkları şahıslarla buluşmaya giden iki genç, karşılarında kalabalık bir grup görünce geldikleri araçla olay yerinden kaçtı.



Bunun üzerine kalabalık grup, kaçan araca saldırarak zarar verdi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan ekipler, gençlerin kaçtığı 50 NE 368 plakalı otomobili, 2000 Evler Mahallesi 38. Sokak üzerinde bir apartmanın yanında terk edilmiş halde buldu.

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.



Araç sahibi, otomobilin oğlu ve arkadaşları tarafından gezmek amacıyla alındığını belirterek, araçta bulunan mermilerin geçmiş tarihlerde iş yerine gelen bir müşteriden kaldığını, bir süre dükkânda muhafaza ettikten sonra araca koyduğunu ifade etti. Araçta bulunan bıçaklardan ise haberi olmadığını söyledi.

Araçta yapılan adli aramanın ardından araçta bulunan mermi ve bıçaklara el konulurken, şahıslar ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.