logo
30 MAYIS 2026

Trabzonspor'un rakibi Ankaragücü

Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman, Süper Lig'de deplasmanda oynayacakları MKE Ankaragücü maçında kadroda değişikliğe gidecek

22.11.2019 13:00:00
Trabzonspor'un rakibi Ankaragücü
Trabzonspor'un rakibi Ankaragücü
Süper Lig'e verilen milli aranın ardından Trabzonspor ile MKE Ankaragücü yarın Ankara'da Eryaman Stadyumu'nda karşı karşıya gelecek. Hakem Cüneyt Çakır'ın yöneteceği yardımcılıklarını ise Bahattin Duran ve Tarık Ongun'un yapacağı müsabaka saat 17.30'da başlayacak. Alt sıralardan kurtulmak isteyen Ankaragücü ile liderlik mücadelesi veren Trabzonspor'u karşı karşıya getirecek mücadelede iki takımın da 3 puana ihtiyacı var.

UEFA Avrupa Ligi'nde iddiası kalmayan Trabzonspor, Süper Lig'e odaklanırken, Teknik Direktör Ünal Karaman, başkent deplasmanında cezalı ve sakat oyuncular nedeniyle kadroda değişikliğe gidecek. Cezalı Uğurcan Çakır'ın yerine kaleyi Erce Kardeşlere emanet edecek olan Karaman'ın cezalı Abdulkadir Parmak'ın yerine ise sakatlıktan dönen ve takımla birlikte çalışmalarını sürdüren Obi Mikel'e formayı vermesi bekleniyor. Milli takım kampında sakatlanan Filip Novak'ın yerine ise deneyimli çalıştırıcı Krasnodar maçında 11'de sahaya sürdüğü Abdurrahim Dursun ismi ön plana çıkarken, savunma oyuncuları Hosseini ve Campi ikilisinden birini bu bölgede düşünebileceği alternatif isimler arasında olduğu belirtiliyor.

Sosa'nın sınırda olması kafaları karıştırdı

Yaşadığı sakatlık nedeniyle UEFA Avrupa Ligi'nde oynanan Krasnodar ve Süper Lig'de Alanyaspor maçlarında forma giyemeyen Jose Sosa, takımla birlikte çalışmalarını sürdürüyor. Hafif ağrıları olmasına rağmen MKE Ankaragücü maçında forma giymek isteyen Arjantinli oyuncunun kart sınırında olması ise Teknik Direktör Ünal Karaman'ı düşündürüyor. Galatasaray maçında oyuncusunu sahada görmek isteyen deneyimli teknik adam kaptan Sosa'nın olası MKE Ankaragücü maçında kart görmesi halinde gelecek hafta Trabzon'da oynanacak olan Galatasaray maçında forma giyemeyecek. Ünal Karaman ise oyuncusunun son durumuna baktıktan sonra Sosa ile ilgili kararını verecek.

Sörloth moralli

Trabzonspor'un Norveçli oyuncusu Alexander Sörloth, MKE Ankaragücü maçında Teknik Direktör Ünal Karaman'ın gol yollarındaki en büyük silahlarından biri olacak. Norveç Milli Takımı'nda çıktığı 2 maçta 3 gol atan golcü oyuncu oldukça formda ve moralli döndü.

Ankaragücü, Trabzonspor'u 9 yıldır yenemiyor

Trabzonspor, ligde Ankaragücü ile 73. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında oynanan 72 maçta bordo-mavililer 37, sarı-lacivertliler ise 16 kez galip ayrıldı. 19 maç da beraberlikle sonuçlandı. Ankaragücü, evinde oynadığı 36 lig maçının 14'ünü kazanırken, bordo-mavili ekip ise 13 maçtan galip ayrıldı. Taraflar 9 maçta berabere kaldı. Başkent ekibi, Trabzonspor'a karşı Ankara'da son galibiyetini 1 Mayıs 2010'da 1-0'lık skor ile alırken, sarı-lacivertli ekibin golü Robert Vittek'ten gelmişti. Söz konusu tarihten beri Ankaragücü rakibini Ankara'da yenme başarası gösteremedi.

Karaman ve Kaplan 68 gün sonra yeniden

Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman ile MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Mustafa Kaplan, 68 gün sonra yeniden karşı karşıya gelecek. İki teknik adam, ligin 4. haftasında Trabzonspor ile Gençlerbirliği arasında Trabzon'da oynanan ve 2-2 beraberlikle sonuçlanan maçta karşılaşmışlardı. Mustafa Kaplan, Trabzonspor maçı ile birlikte 161 gün sonra yeniden Başkent ekibinin başında sahaya çıkmasıyla iki teknik adam ilk yarıda tekrar karşılaşacak.



Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

30.05.2026 09:43:00
AA
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvasının finalinde Fransa temsilcisi PSG ile İngiltere temsilcisi Arsenal, bugün Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de karşı karşıya gelecek.

"Devler Ligi" final müsabakasına 67 bin seyirci kapasiteli Puskas Arena ev sahipliği yapacak.

PSG, 2 kez finale çıkıp 1 kez kazanabildi



Paris Saint-Germain, tarihinde 3. kez UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde boy gösterecek.

2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Alman ekibi Bayern Münih'e 1-0 yenilerek kupayı rakibine kaptıran Fransa temsilcisi, geçen sezon ise İtalya'nın Inter takımını 5-0'lık skorla mağlup ederek mutlu sona ulaştı.

PSG, üçüncü kez yükseldiği finalde üst üste ikinci zaferini kovalayacak.

Arsenal ilk peşinde

"Topçular"UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk için mücadele edecek.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı. Başarıyı, 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden ilk kupasıyla ayrılmanın hesaplarını yapıyor.

İki takım arasındaki 8. Randevu

PSG ile Arsenal, UEFA organizasyonlarında 8. kez karşı karşıya gelecek.

İki ekip arasında ikisi UEFA Kupa Galipleri Kupası, 5'i UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7 maçta dengeli sonuç ortaya çıktı. İki ekip de ikişer galibiyet alırken 3 mücadele beraberlikle sonuçlandı.

Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif

Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor’da zaman zaman iyi performanslar sergileyen Oleksandr Zubkov için ABD profesyonel futbol ligi MLS’ten gelen astronomik transfer hamlesi geldi. Yönetimin belirlediği minimum 6 milyon euro bonservis şartıyla transfer piyasasındaki hareketliliği zirveye tırmandırdı

29.05.2026 21:17:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'un Türkiye Kupası şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Oleksandr Zubkov, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Ukrayna basınının iddiasına göre, 28 yaşındaki kanat oyuncusunun hedefi ABD Ligi MLS.






ZUBKOV DA ABD'Yİ İSTİYOR
 
Novyny tarafından paylaşılan kulis bilgilerine göre; Ukrayna milli takımının ve Trabzonspor'un kilit isimlerinden Zubkov, takımdan ayrılmanın eşiğinde. Son dönemde sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çeken yıldız oyuncunun, kariyerine Kuzey Amerika profesyonel futbol ligi olan MLS'te devam etmek istediği ortaya çıktı.







SEZONUN EN İYİ 11'İNE SEÇİLDİ
 
Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor'da harika bir dönem geçiren Zubkov, takımın sahadaki en büyük kozlarından biri oldu. Ukraynalı oyuncu, 2025/26 sezonunda bordo-mavili formayla Türkiye Kupası zaferi yaşadı. Gösterdiği olağanüstü performans sayesinde, takım arkadaşı Arseniy Batagov ile birlikte Süper Lig'de Sezonun En İyi İlk 11'ine seçilerek başarısını taçlandırdı.







TRABZONSPOR 6 MİLYON EURO İSTİYOR
 
Trabzonspor yönetimi, oyuncunun ayrılma isteğine prensipte sıcak baksa da masadan kolay kolay kalkmaya niyetli değil. Bordo-mavili kulüp, Ukraynalı kanat oyuncusu için kapıyı en az 6 milyon euro transfer bedeliyle açtı.
 
Bu yüksek bonservis talebi, oyuncuyla ilgilenen bazı kulüpler için finansal bir engel teşkil etse de Zubkov'a olan uluslararası ilgi her geçen gün artıyor. Transfer piyasasındaki bu dinamik süreçte, oyuncunun kariyerini üst seviyeye taşıyacak bir anlaşmanın yakın olduğu konuşuluyor.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti

Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı

29.05.2026 14:37:00
Haber Merkezi
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı. Türk futbolunu kariyeri için stratejik bir basamak olarak gören ancak siyah-beyazlı yönetimin önüne transferde tam yetki, radikal kadro operasyonu ve uzun vadeli idari özerklik gibi tavizsiz şartlar koyan Brezilyalı teknik adamla yürütülen ikili görüşmeler ilk buluşmada sona erdi.






Beşiktaş'ta Filipe Luís görüşmelerinin perde arkasını gazetemiz aralıyor. Siyah-beyazlı yönetimle masaya oturan Brezilyalı teknik adama sunduğu ağır şartlar nedeniyle "herkes kendi yoluna" denildi... Filipe Luis de rotasını Monaco'ya çevirdi.

Ayrıca iddialara göre Türk futbolunu uluslararası kariyerini sağlamlaştırmak adına stratejik bir fırsat olarak gören Filipe Luís, Beşiktaş'ın mevcut vizyonunu yetersiz buldu.






KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA OLACAK GİBİ DEĞİL

Filipe Luís küçük dokunuşlarla mevcut kadronun ayağa kaldırılamayacağını savunarak transfer piyasasında yapılacak yatırımlar üzerinde tam yetki talep etti.

Mevcut kadronun çok ciddi takviyelere ihtiyacı olduğunu vurgulayan genç teknik adam, kendisine sunulan mali kaynakların bu büyük değişim için yeterli olmayacağını iletti.






SADECE "ŞAMPİYONLUK İSTİYORUZ" DENİLDİ

Brezilyalı hocanın en çok üzerinde durduğu konu kulübün vizyonu oldu. Sadece kısa vadeli sonuçlara ve "şampiyonluk istiyoruz" baskısına odaklanmış bir projeyi reddeden Luís, sportif sonuçlardan bağımsız, orta ve uzun vadeli bir yapılanma ortamı istedi.

İç istikrarın, yönetim ile futbol departmanı arasındaki uyumun ve kendi metodolojisini uygulama özerkliğinin şart olduğunu belirtti. Beşiktaş'ta bu ortamı bulamayacağına kanaat getirdi.






KENDİ YARDIMCILARINI İSTEDİ

Görüşmelerdeki bir diğer kırılma noktası da teknik heyet konusunda yaşandı. Filipe Luís, daha önce birlikte çalıştığı ve tamamen güvendiği profesyonellerden oluşan kendi antrenör kadrosunu getirmekte diretti. Yönetimin teknik ekibe Türk bir hoca dahil etme fikrine kesinlikle karşı çıkan başarılı çalıştırıcı, bu konuda geri adım atmadı.






İKİ TARAF ORTAY YOL BULAMADI

Görüşmelerin temel vizyon, bütçe ve idari özerklik noktalarında kilitlenmesi üzerine taraflar arasında para bile konuşulmadı. Beşiktaş'ın Brezilyalı teknik adamın şartlarını kabul etmemesi, Luís'in de kulübün sunduğu şartlara "hayır" demesiyle süreç tamamen negatif sonuçlandı. Siyah-beyazlı kapıyı kapatan Filipe Luís, projesini hayata geçirmek adına Fransa Ligue 1 ekibi Monaco ile el sıkıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.