İş işten geçtikten sonra, ay bacayı savuştuktan sonra ve gün batmaya yüz tuttuktan sonra ‘keşke şöyle yapsaydım, keşke şunu da yapsaydım’ dememek için daha baştan tedbirimizi alalım.
Hiç de layık olmadığımız halde, hiç de hak etmediğimiz halde Yüce Rabbimizin rahmetinin ve merhametinin bir tecellisi olarak bir bereket mevsimine daha kavuştuk.
“Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik nasib et. Biz Sana yöneldik, Senin yolunu tuttuk. Hak Teâlâ da şöyle buyurdu: Ben dilediğim kimseyi cezalandırırım. Rahmetim ise her şeyi kaplar. Rahmetimi (âhirette) Allah’a karşı gelmekten korunan, zekât veren ve özellikle Bizim âyetlerimize iman edenlere nasib edeceğim.
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil’de vasıfları yazılı o ümmî Peygambere tâbi olurlar. O Peygamber ki kendilerine meşrû şeyleri emreder, kötülükleri yasaklar, kendilerine güzel ve hoş şeyleri mubah, murdar şeyleri ise haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. Ona iman eden, onu destekleyen, ona yardımcı olan ve onunla beraber indirilen nûra tâbi olanlar var ya, işte felaha erenler onlardır.” (A’raf: 156-157).
Daha bir sene evvel Ramazan hilaline şahit olduğu halde, iki milyar Müslümanın iftar ve sahur sevincine iştirak edip Kur’an ayında Kur’an ile haşir-neşir olduğu halde bu yıl doğmakta olan Ramazan hilalini toprağın altında karşılayacak olan can dostlarımıza, arkadaş ve kardeşlerimize sonsuz rahmetler dileyerek ilk sahura ve ilk iftara merhaba diyelim.
Daha işin başındayız, güzel bir Ramazan programı yapabiliriz ve derhal uygulamaya geçebiliriz.
Mesela, 2018 Ramazanında ‘Kur’an’ı anlama, anlayarak okuma seferberliği’ ilan edebiliriz.
Daha çok hatim indirme yerine, ayrı ayrı camilerde daha çok mukabele takip etme yerine, zamanımızın çoğunu o gün okunan sureleri ve sayfaları anlamak için kullanabiliriz.
Ramazanın başındaki halimiz, bilgimiz, idrakimiz, algımız ve anlayışımız ile bayram sonrasındaki durumumuz arasında mutlaka önemli farklar, çok önemli artılar oluşturmalıyız.
Emekli, vakti müsait olan Müslümanların kendi aralarında daha çok hatim indirme, daha çok mukabele takip etme yarışlarının olduğunu biliyoruz, gelin bu Ramazanda bu yarışları ‘Kur’an’ı anlama’ yarışlarına döndürelim.
Bir Ramazan programı yapalım ve daha ilk akşamdan, ilk sahurdan ve iftardan itibaren yaptığımız programa uyalım ki, bayrama yaklaştığımız günlerde ‘keşke şunu da yapsaydım, bunu da yapsaydım’ demek durumunda kalmayalım.
Bir ay dediğin ne ki, göz açıp-kapayıncaya kadar  geçip gidiyor.
Teşrifi ile şereflendiğimiz Kur’an ayının, halimizi iyiye doğru tebdil etmesini, hanemize, yurdumuza-yuvamıza nice huzur getirmesini niyaz ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.