18 Mart, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü… 
Çanakkale savunması dünya tarihine büyük bir zafer olarak yazıldı.. Yedi düvel diye tabir edilen Haçlı ordularına karşı verilmiş büyük bir mücadelenin, eşsiz bir direnişin destanıdır Çanakkale… 
Çanakkale’yi Mustafa Kemal’den ayrı düşünmek ve değerlendirmek mümkün değildir. Çanakkale’nin kilit ismidir Mustafa Kemal… 
15 Nisan Conkbayırı savunması ile Çanakkale’nin mukadderatını değiştirmiştir. Çanakkale’de Türk ordularını Aman General Von Sanders komuta ediyordu. Haçlı orduları bütün uğraşlarına rağmen Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar ve Türk topçusunun gayretleri nedeniyle Çanakkale’yi denizden geçemiyorlardı. Düşman kuvvetlerinin bir kara çıkartması yapacağı muhakkaktı. Ancak Alman General bunun Saros Körfezi’nden olacağı fikrindeydi. Mustafa Kemal ise çıkartmanın Arıburnu mevkiinden yapılacağını düşünüyordu. Nitekim öyle de oldu. İtilaf Devletleri 25 Nisan 1915’de Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar’a asker çıkardılar. 
O sırada yarbay rütbesinde bulunan Mustafa Kemal, bir taarruz başlatabilmek için kolordu komutanı ve ordu komutanının iznini almak zorundaydı. Ancak General Von Sanders çıkartmanın Saros’dan olacağına inandığı için Saros’a hareket etmişti. Mustafa Kemal kendisine ulaşamadı. Kolordu komutanı Yanyalı Esad Paşa ise bu konuda inisiyatif kullanmaktan kaçınıyordu. İşte bu noktada Mustafa Kemal tarihi bir karar vererek izin beklemeden süngü taarruzu başlattı ve düşmanın ilerlemesini durdurdu. 
İngiliz Başbakanı Churcill onun hakkında “Mukadderatın adamı..” ifadelerini kullanır.
Yıllar sonra kendi askeri kariyerine belki hayatına mal olabilecek bu kadar riskli bir kararı nasıl verebildiğini soranlara şu cevabı vermiştir:
“Vatanım mahvolduktan sonra benim yaşamamın bir kıymeti olmayacağı için bu kararı verdim.” 
Bu, vatan sevgisinin doruk noktasıdır. Ve hadiste buyurulduğu üzere “Vatan sevgisi imandandır.” 
Bu olaydan sonra Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Kumandanlığı’na getirildi. Düşman kuvvetleri daha sonra Arıburnu’na ikinci bir taarruz daha başlattılar. Mustafa Kemal, 2. Anafartalar Zaferi’ni de kazandı.
Çanakkale’yi Çanakkale yapan ruh vatan toprağını hayatı pahasına da olsa savunma mantığıdır. En üst rütbedeki paşadan erine kadar Çanakkale’de bu manevi hal hakimdir. Mustafa Kemal’de bunu apaçık görmek mümkündür. Bu sebepledir ki, komuta ettiği askerlere de aynı ruhu, aynı cesareti yansıtabilmiş ve sonunda zafer nasip olmuştur.
Kendisi bunu şöyle ifade eder:
“Çanakkale Zaferi Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.” 
100 yıl sonra bugün, ne hazindir ki vatan toprağını terk ederek kaçmanın bir zafer olarak gösterilmeye çalışıldığını görüyoruz… Kaçmanın nesi bir zafer olabilir? Kaçmak zafer değil bir zillettir. Dün Çanakkale’de ecdadımız bu mantıkla hareket etseydi bugün bizler belki de yaşıyor olmayacaktık. 
Çanakkale şehitlerini anma törenlerinde kürsülere çıkıp konuşan iktidar sahipleri, böyle bir günde başörtüsü üzerinden siyaset yapma yoluna sapıyorlar. Büyük bir zaferin yıldönümünde bile polemik üzerinden beslenmeyi tercih ediyorlar.
100 yıl evvel Çanakkale boğazına dayanan  haçlıların bugün oluşturduğu AB’ye girmek için sayısız tavizler vermekten kaçınmayan, Çanakkale’de savaşan haçlı askerlerini de şehit kabul eden, yine aynı iktidar sahipleri değil mi?..
Bugün Mustafa Kemal’e dinsiz diyenler bu gerçekler üzerinde düşünmeli, Türk milleti de bunları iyi tanımalıdır. 
Vatan sevgisi olmayanın imanından söz edilemez. Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale’de sergilediği tavır ile iman sahibi bir vatansever olduğunu dünyaya göstermiştir. 
Vatan toprağını terk ederken, toprakları yabancılara satarken hiçbir tereddüt göstermeyenlerin, imanî noktada sıkıntıları olduğu muhakkak… Çünkü sevgili Peygamberimiz vatan sevgisini, iman sahibi olma şartına bağlıyor…
Atatürk kumanda ettiği, Conkbayırı’nda ilk süngü müdafaası başlatan ve tamamı şehit olan 57. Alay ile ilgili şunları söyler:
“Onlar mukaddes vatan toprakları için canlarını seve seve vermişler, Çanakkale Savaşları’nın kaderini değiştirmişlerdir. Burada geçen her saniye, kullanılan her an, ölen her nefer, Türk vatan ve milletinin mukadderatını çizmiştir. Kara savaşlarına katılan ilk birlik olan 57. Alay, vatan sevgisinin ne olduğunu insanlığa göstermiştir. Bu kahraman Alayı hayranlık, minnet ve rahmetle anıyorum.”
Allah Çanakkale’de bu topraklar için can veren bütün şehitlerimize rahmet eylesin ve bizleri şefaatlerinden mahrum eylemesin… 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100