Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu sıralar Latin Amerika gezisine çıkmış durumda. Gezinin ana omurgasını ‘ticari’ bağlantıların oluşturduğu ifade ediliyor ama bana tümüyle turistik gezi gibi geliyor. Çünkü ziyaret edilen Şili, Peru ve Ekvador bayağı turistik ülkeler... Ekvador’un başkenti Quito, gezi rehberi yayınlayıcısı Lonely Planet tarafından 2016 yılında ziyaret edilmesi gereken 10 şehir arasında yer alıyor! Listede Türkiye’den bir şehir yok...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı (damat) Berat Albayrak eşlik ediyor. Anlaşılan Rusya gazımızı keserse ihtiyacımızı bu ülkelerden karşılayacağız! Ya da dünyanın en büyük güneş enerjisi tesisini Atacama Çölü’nde kuran Şili’den bu konuda çok şey öğreneceğiz, teknoloji transferi yapacağız!
Ziyaret edilen ülkeler içinde en fazla dış ticaret hacmine Şili ile sahibiz. 2015 yılı verilerine göre Şili’ye ihracatımız 166.6 milyon dolar, bu ülkeden ithalatımız 251.9 milyon dolar. Peru’ya ihracatımız 162.6 milyon dolar, bu ülkeden ithalatımız ise 57.7 milyon dolar, Muzun anavatanı Ekvador’a ihracatımız 35.4 milyon dolar, bu ülkeden ithalatımız ise 77.5 milyon dolar. Görüldüğü gibi 3 ülkeye ihracatımız 374.6 milyon dolar. Bu 3 ülkeye yaptığımız toplam yıllık ihracat, Rusya’ya ilişkilerimizin iyi olduğu dönemde yaptığımız bir aylık ihracattan daha az...
Buradan şuraya gelmek istiyorum. 
Günlük hayatımızda olduğu gibi devletler de alışverişlerinin çoğunu komşularıyla yapar. AB ülkeleri ticaretlerinin yüzde 60’dan fazlasını kendi aralarında yapmaktadır. ABD’nin iki komşusu olmasına rağmen, ticaretinin önemli bir bölümünü Kanada ve Meksika ile gerçekleştirmektedir. Kimse gıda ihtiyacını 40 kilometre ötedeki marketten tedarik etmez. 
Türkiye’nin altın gibi komşuları var... 3 saatlik uçuş mesafesinde 1.5 milyar insan yaşıyor. Dünyanın petrolü ve doğalgazı bu bölgede… Gelin görün ki, bu ülkelerle ilişkilerimiz berbat ötesi...
Dış politikadaki yalpalamalar dış ticarete de yansıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından 1 Şubat’ta açıklanan ihracat verileri dış politika ile dış ticaretin at başı gittiğini ortaya koyuyor. Irak ile Başika Kampı olayı yaşadık, bu ülkeye ihracatımız Ocak 2016’da Ocak 2015’e göre yüzde 47.9 düştü. Keza Irak ile aynı safta yer alan İran’a ihracatımız yüzde 34.8 azaldı. Rusya’ya ihracatımız ise un ufak oldu. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 ülkeden biri olan Rusya, Ocak 2016’da 20. sıraya geriledi. Rusya’ya ihracatımız geçen ay 109 milyon dolara indi. Rusya, Yunanistan ve Bulgaristan’ın bile gerisine düştü. Geçen sene Ocak ayında bu rakam 314.9 milyon dolardı. Rusya’ya ihracat yüzde 65 oranında gerilemiş durumda…
Yanı başımızdaki babayiğit pazarlar bir kenara itilirken, 15 bin kilometre öteden pazar aramak ne kadar mantıklı? Elbette oraya da gidilmeli ama öncelik yakın pazarlarda. Zira burada ekmeğin büyüğü var. Uzak ülkelerden ancak katık tedarik edersiniz. 
Kısaca Türkiye’nin izlediği maceraperest dış politikanın bedelini ihracatçılar ödüyor. Şunu da vurgulamak isteriz. Peru ve Ekvador’a bugüne kadar bakan düzeyinde bile resmi ziyarette bulunulmamış. İlk ziyaretin bu kadar üst düzeyde olmasına ne gerek vardı?
Bir hatırlatma daha. Geziye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) vasıtasıyla işadamları da katılıyor ama onlar cebinden ekonomi sınıf biletli paket için 4.500 dolar, business sınıf biletli paket için 12 bin 500 dolar katılım bedeli ödedi. Edindiğimiz izlenimlere göre işadamlarının önemli bir bölümü de bu ücreti pazar araştırması yapmak ve ticari bağlantılar kurmak yerine Cumhurbaşkanı’na ve ekibine yakın olmak için ödüyordur. 
Peki, gezinin başka bir amacı var mı? 
Elbette... Erdoğan, TUR adlı Airbus 330 uçağının mürettebatı haline gelen gazeteciler vasıtasıyla mütemadiyen iç politikaya dair gündemi belirleyici açıklamalar yapacak. Zira Erdoğan ve ekibi, uçak içi basın toplantıları için ciddi mesai harcıyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kamil 3 ay önce

Lütfen bu sizin için bir borç, bir vazifedir. Daha sık yazınız.

banner100