İzmir Bakırçay ve Küçükmenderes Havzaları Ege’nin ve Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip bereketli havzalardan ikisidir.
Tarım yazarlığına ve TV programcılığına adım attığımız ilk günden bu yana yakından izlediğimiz bu iki havzadaki gelişmeler ülke tarımının geçirdiği süreci ele verme açısından bünyesinde önemli verileri barındırıyor.
Önceki gün meslektaşımız, büyüğümüz Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Aslan’ın yerel seçim çalışmalarını yerinde gözlemlemek adına Kemalpaşa köylerinde çiftçilerimiz ile buluşmalar gerçekleştirdik. Eskilerde Ege’nin tütün deposu olarak bilinen şimdilerin ise kiraz deposu, Kemalpaşa sanayisiyle hızla büyüyen bir ilçe.
BTP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Aslan ile köy kahvelerini dolaşırken havzada tarımın nereden nereye geldiğini tekrar tekrar ayan-beyan gözlemleme imkanı bulduk. Tarım eskisi gibi kolay yapılmıyor, sevgili okurlar. Tarım arazileri Kemalpaşa’da adeta işgal altında. Kemalpaşa Ovası’nda tarım arazilerinin yerinde dev sanayi binaları kurulu ve kurulmaya da devam ediyor.
Devletten, 2B arazilerini satarken yüksek, kamulaştırırken ucuz fiyat 
Kamuoyunda 2B olarak bilinen orman vasfını yitirmiş arazilerin satışında rayiç bedelini yüksek bulan gezdiğimiz Yakaköy, Çiçekli Köy, Karaçam, Beşyol, Kayadibi, Sarnıç, Kurudere, Kuyucak, Ulucak ve Damlacık köyü sakinleri isyanlarda. Kemalpaşa ovasında kamulaştırma yapılırken toprakları ucuza kapatan devlet, dağ eteklerinde bulunan 2B arazilerini köylüye satarken yüksek fiyat 
uygulaması köylüleri çileden çıkarmış durumda.
Köylüler arazilerinin 2B olmadığını ve arazilerin çoğunun tapuları olduğunu ifade ederek, “Bu yerler bizlere Ata’larımızdan, dedelerimizden kalma yerler. Bu yerlerin hepsinin tapusu var. Bu yerleri önce ölçümle 2B’ye çevirdiler, şimdi de doğal sit alanı olarak ilan ettiler. 2B diyerek müracaat parasını da aldılar. Şu anda milli emlak bu yerleri sizlere veremeyiz, çünkü buralar 1. derece doğal sit alanı diyorlar. Madem sit alanıydı neden müracaat paralarını aldınız” şeklinde konuşuyorlar.
Anlayacağınız köylüler isyanlarda. 80 yıldır bu topraklarda tarım yapan köylülere devlet bu toprakları bedelsiz verse bir şey mi kaybeder sevgili okurlar? Ürünlerin para etmeyişi yetmezmiş gibi 2B zulmü ve ardından köylerin mahallelere dönüşmesi büsbütün çileden çıkarmış köylüleri -yeni deyişle mahallelileri...-
30 Mart 2014’ten sonra 16 bin 82 köyün mahalleye dönüşmesinin tarıma, ülkeye, kültürümüze, sosyal yaşantımıza nasıl bir darbe vuracağının maalesef kimseler farkında değil?
Köyde yaşayanlar mahalle olarak bağlandıkları belediyeye su parası, emlak vergisi, verilen hizmetler için katılım payı ödemeye başladıklarında ve meralarının ellerinden çıktığını gördüklerinde, başlarına örülen çorabın farkına varacaklar herhalde. Ahır ve kümeslerinin mahallenin dışına çıkarmaya zorlandıklarında bu yasanın ne menem şey olduğu görülecek.
AB ham hayali ve yalanıyla “köylülüğe veda…” 
Köylünün sırtından doymaya da devam…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.