logo
29 MAYIS 2026

Altınordu 3 puan peşinde

PTT 1. Lig'de ikinci devrede altışar puan toplayan Altınordu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyespor, 21. haftanın ilk maçında yarın İzmir'de karşılaşacak

11.02.2016 00:00:00
İzmir Atatürk Stadı'nda saat 19.00'da başlayacak Altınordu-Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında ev sahibi ekipte cezalı Timur Temeltaş forma giyemeyecek. Ligde otuzar puana sahip iki ekipten Gaziantep Büyükşehir Belediyespor averajla 7. durumda bulunurken, Altınordu ise rakibin bir sıra geriden takip ediyor. İki takım arasında ligin ilk devresinde oynanan karşılaşma 1-1 sona ermişti. Rakibiyle liglerde üç kez karşılaşan Altınordu, bu maçlarda birer galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet aldı. Bu müsabakalarda Altınordu 5 gol atarken kalesinde 4 gol gördü. İki takım arasında 2013-2014 sezonunda Türkiye Kupası 3. turunda oynanan karşılaşmayı Gaziantep Büyükşehir Belediyespor 6-5 kazanarak, Altınordu'yu saf dışı bırakmıştı.  

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif

Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor’da zaman zaman iyi performanslar sergileyen Oleksandr Zubkov için ABD profesyonel futbol ligi MLS’ten gelen astronomik transfer hamlesi geldi. Yönetimin belirlediği minimum 6 milyon euro bonservis şartıyla transfer piyasasındaki hareketliliği zirveye tırmandırdı

29.05.2026 21:17:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'un Türkiye Kupası şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Oleksandr Zubkov, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Ukrayna basınının iddiasına göre, 28 yaşındaki kanat oyuncusunun hedefi ABD Ligi MLS.






ZUBKOV DA ABD'Yİ İSTİYOR
 
Novyny tarafından paylaşılan kulis bilgilerine göre; Ukrayna milli takımının ve Trabzonspor'un kilit isimlerinden Zubkov, takımdan ayrılmanın eşiğinde. Son dönemde sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çeken yıldız oyuncunun, kariyerine Kuzey Amerika profesyonel futbol ligi olan MLS'te devam etmek istediği ortaya çıktı.







SEZONUN EN İYİ 11'İNE SEÇİLDİ
 
Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor'da harika bir dönem geçiren Zubkov, takımın sahadaki en büyük kozlarından biri oldu. Ukraynalı oyuncu, 2025/26 sezonunda bordo-mavili formayla Türkiye Kupası zaferi yaşadı. Gösterdiği olağanüstü performans sayesinde, takım arkadaşı Arseniy Batagov ile birlikte Süper Lig'de Sezonun En İyi İlk 11'ine seçilerek başarısını taçlandırdı.







TRABZONSPOR 6 MİLYON EURO İSTİYOR
 
Trabzonspor yönetimi, oyuncunun ayrılma isteğine prensipte sıcak baksa da masadan kolay kolay kalkmaya niyetli değil. Bordo-mavili kulüp, Ukraynalı kanat oyuncusu için kapıyı en az 6 milyon euro transfer bedeliyle açtı.
 
Bu yüksek bonservis talebi, oyuncuyla ilgilenen bazı kulüpler için finansal bir engel teşkil etse de Zubkov'a olan uluslararası ilgi her geçen gün artıyor. Transfer piyasasındaki bu dinamik süreçte, oyuncunun kariyerini üst seviyeye taşıyacak bir anlaşmanın yakın olduğu konuşuluyor.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti

Futbol devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa'yı sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou’yu kadrosuna katmak için savaş veriyor

29.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Avrupa futbolunun devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa Ligue 1'i sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou'yu kadrosuna katmak için savaş veriyor. Fenerbahçe'de başkan adaylarından birisi de transfer piyasasını altüst edecek çılgın bir operasyonla "cehennem"den zaferle çıkmaya hazırlanıyor.






Yeni sezon öncesi savunma hattını dünya çapında bir potansiyelle güçlendirmek isteyen Fenerbahçe'nin, Fransa Ligue 1 ekiplerinden RC Lens forması giyen ve bu sezon gösterdiği performansla Avrupa devlerini peşine takan Ismaëlo Ganiou transferinde mutlu sona yakın olduğu iddia edildi. Hem Aziz Yıldırım hem de Hakan Safi'nin stoper transfer edeceğini açıkladığı ortamda 2005 doğumlu yıldız adayının kime söz verdiği ise sır.






23 MAÇTA 3 GOL ATAN STOPER

Lens formasıyla Ligue 1'de 23 maçta şans bulup 3 gol atan 1.85'lik stoper, sergilediği istikrarlı grafik ve sağlam fiziksel yapısıyla dikkat çekti. Değerini hızla 10 milyon Euro seviyesine çıkaran genç savunmacı için devler sıraya girmiş durumda.






PSG ve Marsilya'nın yakından takip ettiği Burkina Fasolu stoper için Bayern de devrede. Alman ekibinin, takımdan ayrılması beklenen eski Kim Min-jae'nin ideal alternatifi olarak Ganiou'yu belirlediği ve menajeriyle ilk teması kurduğu iddia edildi.






MAAŞI SADECE 450 BİN EURO

Ancak tüm bu dev ilgisine rağmen, oyuncu tarafıyla kurulan sıcak temaslar neticesinde Fenerbahçe'nin imza aşamasına en yakın kulüp olduğu bildirildi.

Yıllık tahmini maaşı 450 bin Euro civarında olan Ganiou için RC Lens, bu yüksek ilgiyi büyük bir nakit girdisine çevirmeyi hedefliyor. Fransız ekibinin kapıyı 20 ila 30 milyon Euro arasında bir bonservis bedeliyle açabileceği belirtiliyor. Fenerbahçe yönetiminin bu transferi bitirmek istediği konuşuluyor.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum

Galatasaray'ın yıldızı Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da çok konuşulacak açıklamalara imza attı

28.05.2026 17:30:00
Haber Merkezi
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da hem milli takım kariyeri hem de geleceğine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Deneyimli orta saha oyuncusu "Dünya Kupası kadrosuna alınmadığımı kabul ediyorum" itirafı ve Güney Amerika'da oynama arzusu sarı-kırmızılı camiada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'ın başarılı orta saha oyuncusu Lucas Torreira, Uruguay Milli Takımı Teknik Direktörü Marcelo Bielsa tarafından 2026 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmemesiyle ilgili ilk kez konuştu.






2026 Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını doğrulayan 30 yaşındaki futbolcu, yerel basın organı Impacto Noticias'a yaptığı açıklamada durumu olgunlukla karşıladığını belirtti:

- Dünya Kupası kadrosundan çıkarıldığımı kabul ediyorum. Milli takımda çok olumlu dört yıl geçirdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama bu futbol ve yolumuza devam etmeliyiz.






BIELSA'NIN TORREIRA İTİRAFI

Bielsa'nın göreve gelmesinden bu yana Uruguay milli takımında düzenli şans bulamayan Torreira, sadece Haziran 2025'teki Dünya Kupası Elemeleri maçlarında bir kez kadroya çağrıldı. Daha sonrasında kadroya alınmaması üzerine Torreira'nın Bielsa'yı eleştiren bir mektup yazdığı iddia edildi.

Bielsa gelen eleştiriler üzerine, kadroda Valverde ve Bentancur gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, Torreira'yı takımda tutabilmek için "elinden gelenin en iyisini yaptığını" savundu.






"GALATASARAY'DA ŞAMPİYONLUK ALIŞKANLIK"

Galatasaray ile kazandığı kupalara da değinen Uruguaylı futbolcu, sarı-kırmızılı ekipteki başarı grafiğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle aktardı:






- Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak bizim için neredeyse bir alışkanlık haline geldi.

- Ancak her şampiyonluğun ardında çok fazla çalışma ve fedakarlık var. Dördüncü şampiyonluğumuzu kazandık ve çok mutluyum.






TRANSFER İDDİALARINA CEVAP VERDİ

Güney Amerika'nın köklü kulüpleri Boca Juniors ile Nacional'i ziyaret eden Torreira, transfer dedikodularına da açıklık getirdi:

- Güney Amerika'da oynamak istediğimi her zaman dile getirdim, ancak Galatasaray ile iki yıl daha geçerli bir sözleşmem var ve kulübüme saygı duymalıyım. Şu an için biraz kafamı dinlendirmem, bir süreliğine futbolu unutmam ve ailemle geçirdiğim zamandan faydalanmam gerekiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.