logo
23 HAZİRAN 2026

Avrupa Birliği Maceramızı Tarih Affeder Mi?

02.09.2001 00:00:00
Hangi Türkiye AB'ye Girebilir?

VATİKAN/PAPALIK TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİ?İNE NİÇİN KARŞI?

Baştan beri Avrupa Birliği'nin bir ekonomik ve siyasal birliktelik olmanın ötesinde bir "Medeniyet Projesi" olduğunu savunuyoruz. Feraset ve basiret ehli olanlar örneğin Prof Dr Haydar Baş, ta "Avrupa Ekonomik Topluluğu" aşamasında iken de Avrupa Birliği'nin bir "Din, kültür ve tarih" temeline oturduğunu vurguluyordu. Zaman Prof Dr Haydar Baş'ı haklı çıkardı. Ancak Avrupa sevdalılarımız hala ayıkmadı. Halbuki Avrupa Birliği'nin bir "Medeniyet Projesi" olduğunu özellikle Berlin Duvarı'nın yıkılmasından/Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra Avrupalılar da üstüne basa basa savunmaktadır. Örneğin Papalığın devleti olan Vatikan, Tükiye'nin AB üyeliğine şiddetle karşıdır. Nasıl mı? Aşağıdaki satırları okuyalım:

"Mamma gli Turchi! / Amanın Türkler geliyor!

"Müslüman Türkiye'nin AB'ye girmesi kimliğimize gölge düşürür. Yan yana büyüyen, Hıristiyan gelenekleri ile şekillenen Avrupa medeniyetlerinin temelindeki ittifakları sarsar... Unutmamalı 'Avrupa fikri', başlıbaşına 'düşman Türkler'e; Türkiye'nin başını çektiği İslam dünyasına karşı gelişti... Ankara ile yakın ilişkiler geliştirmeye evet. Ama farklı tarihi - kültürel gerçekler, farklı kalmalı..."

Özet: "Ayrı dünyaların insanlarını içimize almayalım!"

Helsinki üzerinde yaklaşık bir ay "tefekküre yattıktan" sonra; kilise nihayet sesini çıkardı. Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin Katolik camiasının görüşlerini yansıtan bu yorum; hafta sonu İtalyan piskoposlarının gazetesi "L'Avvenire"de yer aldı.

"L'Avvenire", Katoliklerin en etkili kurumlarından "İtalyan piskoposlar konferansı"na ait. Piskoposları bir araya getiren ve görüş alışverişinde bulunmalarını sağlayan kurumun başında muhafazakar görüşleriyle tanınan Kardinal Ruini var. Ruini ve çevresindekilerin; İslam - Hıristiyanlık gerçeğine bakışları Haçlı Seferlerinden pek farklı değil.

Yüzyıllar boyunca kilisenin çektiği kalın bir perdenin arkası ve kenarlarından izlenilen İslam dünyası; uzak, farklı, yabancı ve Avrupa'nın geleceğini ipotek altına alma potansiyeline sahip; çok ciddi, tehditkar bir gerçek "Katolik düzen" için.

Avrupa'daki Müslüman göçmenlerin, Hıristiyanlara göre çok daha büyük doğum artış hızları göstermeleri; kardinal ve piskoposların "İslam çıkarması" karşısında duydukları derin endişenin temelindeki neden.

Avrupa'nın gelecek nesillerinin ciddi bir "İslam atağı" ile karşı karşıya kalacağını düşünüyor Katolik din çevreleri. " (1)

Hangi Türkiye AB'ye Girebilir?

Türkiye'nin AB'ye girme/alınma ihtimali yoktur bize göre. Ancak eğer Türkiye, "medeniyet" olarak da Avrupalı olursa o başka. Pekala "medeniyet olarak Avrupalı olmak ne demektir?" Medeniyet kavramının derinliklerine şöyle bir bakalım: "İnançlar, değer yargıları, atasözleri, efsaneler, ağıtlar, şarkılar, türküler, bilmeceler, tarihsel tecrübeler..." İkiyüz yıllık Batılılaşma sürecimizde ekonomik ve siyasal rejimimizi bile Avrupalılaştıramadık. Pekala, Medeniyet'in kökleri olan, "inançlarımızı, değer yargılarımızı, atasözlerimizi, efsanelerimizi, ağıtlarımızı, şarkılarımızı, türkülerimizi, bilmecelerimizi, tarihsel tecrübelerimizi..." ne kadar zamanda Avrupalılaştırabiliriz? Ne kadar zamanda bunlar gerçekleştirilir bunu kestiremeyiz ama bunlar gerçekleştiğinde biz zaten "Müslüman Türk" değil Hun kökenli "Hıristiyan Macarlar gibi" olacağız, "biz, biz olmayacağız."

Elbette bu süreçte bizi dönüştürmek için bizden siyasal, sosyal ve kültürel tavizler istenecektir. Bu tür süreçlerde "salam tekniği" uygulanır. Salam tekniğinde, tavizler azar azar koparılır ki devlet ve millet bunu içine sindirebilsin.

Türkiye'nin Hıristiyanlaştırılmasının ön-koşulu Anadolu toprağının tapusunun Hıristiyanlığa ait olduğunu kabul ettirmek idi. Ne yazık ki kimi resmi çevreler ve kimi aydınlarımız bu tuzağa düşmüş 2000 yılı "inanç turizmi" ile Anadolu'nun Hıristiyanlık için Kutsal Ülke olduğu görüşü benimsemişlerdir. Örneğin "Türkiye Tanıtma Vakfı, toplam bütçesi 75 bin dolar (yaklaşık 41 milyar lira) olan Türkiye'nin tanıtım projesini Ocak ayında başlattı. Vatikan'ın onayını alan proje (almaması ne mümkün), Hz. İsa'nın 2000'inci doğum yıldönümü nedeniyle "turizm amaçlı" bir harita yayımladı. "Kutsal Ülke 2000 (Holyland 2000) adlı Türkiye haritasında, Türkiye'nin adı yok! Haritada İncil'de geçen Türkiye'deki kutsal yerler yer alıyor. Turizm Bakanlığı da Lionslarla birlikte hazırladığı benzer bir haritayı yayınladı."( Aydınlık dergisinin 20 Şubat 2000 tarihli sayısı)

İNANÇ TURİZMİ Mİ SON HAÇLI SEFERİ Mİ?

İnanç turizmi için çağrıda bulunan içimizdekiler bir anlamda "Gelin bu Anadolu aslında Hıristiyanlığın ana yurdudur, kutsal ülkesidir, ana yurdunuzu, kutsal ülkenizi ziyaret etmeniz dininizin bir gereğidir" demektedir âdetâ.

İnanç turizmi de bir tür misyonerlik etkinliğidir. Üstelik inanç turizmi, hem doğrudan hem de dolaylı propaganda tekniklerini içermesi bakımından dinî ve millî bütünlüğümüz açısından daha çok risk oluşturmaktadır.(2)

Aşağıda bu bağlamda iki makale ile bir kaç habere değineceğiz:

* Birincisi, Türkiye'de pek az tanınan Bağımsız Türk Ortodoks Kilisesi'nin bir yetkili, Sevgi Erenerol'a ait.

Sevgi Erenerol, İnanç Turizminin bir tür "Haçlı Seferi" olduğuna dikkat çekiyordu.(3) Ve inanç turizmine "Geliyorum Diyen Tehlike" olduğunu vurguluyordu.

* "Hz İsa için Antakya'da 2000'inci doğum yılı ayini" haberi, Türkiye'nin nasıl da Hıristiyanlığın tapulu toprağı olarak görüldüğünün göstermesi bakımından da kayda değer: "Hz. İsa için Antakya'da 2000'inci doğum yılı ayini : Aziz Petrus ve Paulus Bayramı, Hz. İsa'nın 2000'inci doğum yılı kutlama programı içinde gerçekleştirildi. Papa 2. Jean Paul'ün temsilcisi Kardinal Camillo Ruini, Türkiye Ermeniler Patriği 2. Mesrob Mutafyan, Fener Rum Patriği 1. Barthelemeos, Sam Patriği 4. Iknadios Hazım'ın katıldığı ayine, yaklaşık bin kişi katıldı. Vatikan'dan gelen Kardinal Camillo Ruini ayinde şunları söyledi: ''Havari Petrus'un anısı, bugün bizleri kendi adını taşıyan bu mağara kilisede toplamıştır. Nasıl Tarsus şehri Paulus'un ismine bağlı ise, aynı şekilde Antakya da bu topraklarda yaşayan ilk Hıristiyan cemaatinin başı olmak suretiyle buraya yerleşen Petrus'un adına bağlıdır. ... Bunun yanında bütün bu gelişme bizleri yeniden Petrus'a ve onunla birlikte Antakya'da İsa'nın mesajının evrensel oluşunun özelliğine varmış ilk Hıristiyanlara bağlıyor.'' (4)

Kardinal Ruini'yi bir de Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki yukarıdaki görüşlerini hatırlamak gerek.

* İnanç turizminin politikacıların elinde nasıl da bir Hıristiyanlık propagandasına dönüştürüldüğünü gösteren bir çarpıcı bir haber. Haberde koca bir bakan bir misyoner edasıyle bakın ne diyor: "2000 yılında Hıristiyan alemi manevi değerlerine sarılarak inançlarının coğrafyasına, yani Anadolu'ya yönelecek". (5) Bakan böyle derse yanındaki yerli Hıristiyan önderler de bundan cesaret alarak "Türkiye Hıristiyanlığın açık hava müzesidir."(6) diyebilecek ve "Hıristiyanlığın yayılışı açısından Anadolu topraklarının kutsal olduğunu "(7) ileri sürebilecek, daha doğrusu adeta "burası bizim kutsal yurdumuzdur" hezeyanını ileri sürebilecektir.

Gerçekten hıristiyanlar Anadolumuz kendi kutsal toprakları olarak görmektedir. İşte başlıca kutsal mekanları: "Kutsal Anadolu Toprakları:

1. Tarihte ilk kez Hıristiyan isminin ortaya çıktığı, 2. Aziz Luka'nın Doğduğu yer (Antakya), 3. Aziz Pavlus'un Doğduğu yer (Tarsus), 4. Aziz Pavlus'un ilk resmi vaazını verdiği yer (Yalvaç), 5. Aziz Pavlus'un ilk yolculuklarını yaptığı (Anadolu), 6. İlk kadın manastırlarının bulunduğu (Eğirdir Nis Adası), 7. İlk Hıristiyan Kiliselerinin bulunduğu (Anadolu), 8. İncil'de kaydedilen kiliselerin çoğunun bulunduğu (Anadolu),

9. Dünyanın yaradılışında ve Tevrat geçen ilk toprakların bulunduğu, peygamberlerin yaşadığı (Anadolu), 10. Çeşitli sebeplerle yer değiştirilmesine rağmen, Dünya tarihinin büyük bir bölümünü halen üzerinde bulunduran, tek Kutsal Topraklar Anadolu'dadır."

*İnanç Turizminde resmi organizasyonlar da tam bir hıristiyan propagandasına dönüştürülmüştü. 2000 yılı etkinlikleri başlıyor : "Hıristiyanlar için kutsal sayılan dini merkezleri ziyaret etmek ve Hz. İsa'nın doğumunun 2000. yılı etkinliklerini başlatmak üzere 40 ülkeden 200 din adamı Türkiye'ye geldi. Hz. İsa'nın 2000. doğum yıldönümünü kutlama etkinlikleri başladı. "(8)

* Bu konularda daha bilgili ve duyarlı olması beklenen muhafazakar bir milletvekilimiz Mehmet Elkatmış da, Kapadokya Bölgesi'ndeki bir kilisenin ibadete açılmasını istedi. Elkatmış, "Açılışta, papazla birlikte dua ederim." dedi. (9)

* İnanç Turizmi bağlamında Unesco'nun da devreye girmiş olması dikkat çekicidir. Şanlıurfa Valilliği ile Unesco'nun aldığı ortak karar ile Şanlıurfamızın ulusal egemenliğimizin dışına çıkarılması için ilk adım da atılmış oldu. Unesco'nun 2000'i niçin İnanç Yılı ilan ettiği belli oluyor herhalde!" Bu projenin en çok kimlerin işine yarayacağını da hesaba katmak gerek. Yeni Gündem Gazetesi'nden Azad Özkeskin'in "3 din kutsal kentte buluşacak" başlıklı haberi bu bağlamda yeterince aydınlatıcı. Ezcümle PKK'nın lideri Apo da Urfa'nın bu yeni statüsünüden oldukça memnun olacaktır.(10)

* Ve nihayet, THY de TRT de inanç turizmi adı altında hıristiyan propagandasına alet olmuştur. TRT'nin çekimlerine başladığı 18 bölümlük dizi Anadolu'da en eski mezhepleriyle üç büyük dinin bir arada yaşadığını ve şimdi nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bu topraklarda diğer dinlere ait pek çok önemli eserin hâlâ ayakta olduğunu gözler önüne serecek. Dizinin metin yazarı ve danışmanı Recep Güvelioğlu "Anadolu'nun yüzü aşkın yöresinde çekimler yapılıyor. Başlıbaşına bu bile, Anadolu'nun hemen her noktasında kutsal mekanların, önemli inanç merkezlerinin bulunduğunun kanıtı" diyor.(11) *Resmî kurumlarımız ve yetkililerimizin inanç turizmi bağlamında hıristiyan propagandasına nasıl da yol açtıklarının bir başka örneği "1. ve 2. A. Pavlus Yürüyüşü" olsa gerek. Programı düzenleyen Hıristiyan misyoner örgütün yetkilileri bunun devlet eliyle gerçekleştirilen bir hıristiyanlaştırma programı olduğunu belirtmektedirler: "3000'E DO?RU - A. Pavlus March Programı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde devlet tarafından izin verilerek halka açık gerçekleştirilen ilk resmi müjdeleme/hıristiyanlaştırma programı olarak gerçekleştirilmiştir." (12)Programa şöyle bir göz atmak yeterli. (13) Yerli misyonerimiz belediye başkanlarından valilere, emniyet müdürlerinden bakanlara kadar pek çok resmi zevatı programın içine dahil etmiştir. Bundan bir yıl önce düzenlenen 1. A. Pavlus gezisi de bundan farklı değildi.

Dipnotlar:

1) (10 Ocak 2000 tarihli Milliyet, Nilgün CERRAHO?LU'nun Kilise: "Türkiye'nin AB adaylığına karşı..." başlıklı yazısı.)

2) Bkz., Ali Değirmenci, İnanç Turizminin Perde Arkası,, 11 Mayıs 1998 tarihli Yeni Mesaj Gazetesi.

3) Yeni Hayat Dergisi, 44. Sayı.

4) 30 Haziran 1999 tarihli Hürriyet.

5) 26 Aralık 1999 tarihli Hürriyet Gazetesi.

6) Son olarak söz alan Presbiteryan Kilisesi Temsilcisi İlhan Keskinöz de, "Türkiye, Hıristiyanlığın açık hava müzesidir. Yeni bir yüzyıla girerken turizm kadar dünya siyasetinde de hakettiğimiz yeri almalıyız. Bu değerlerle turizmde yer alamazsak dünya siyasetine de giremeyiz." dedi.

7) Katolik Cemaati Temsilcisi Joe Uttelieg, Anadolu topraklarının çok köklü bir geçmişi bulunduğunu ve kendi inanışlarının beşiği olduğunu kaydetti. Hıristiyanlığın yayılışı açısından Anadolu topraklarının kutsal olduğunu belirten Uttelieg, Türk Hükümetinin 2000 yılı için iyi bir organizasyon planı yapması gerektiğinin altını çizdi.

8) Anadolu Ajansı'nın 29/04/1999 tarihli haberi.

9) Zaman Gazetesi'nin 10 Ocak 2000, tarihli 'Kiliseyi açsınlar papazla dua ederim' başlıklı haberi.

10) 20 Aralık 2000 tarihli Yeni Gündem Gazetesi.

11) L. Doğan Tiliç, Skylife; Akdeniz'de ilk misyoner "Tarsus'lu St. Pauls" 2000'e bir kala, Hıristiyan dünyası büyük heyecan içerisinde". Şengül Gündoğan Aydıngün, sanat tarihçisi Skylife, THY http://www.thy.com.tr/tskylife/0699/s7.htm

12) http://www.gnmm ujde.com/apmr1999.html13) http://www.gnmmujde.com/apmr2000.html

http://www.gnmmujde.com/apmr1999.html

Ali KARATEPE /İbrahim BERK /Mustafa ÇİÇEK

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.