logo
21 ŞUBAT 2024

Cumhuriyet'in ilk kadın jeoloğu deprem araştırmalarıyla çığır açtı!

Prof. Dr. Nuriye Pınar Erdem, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi'nde devam ettiğine yönelik tespiti ve 1952 yılında "Türkiye'nin Deprem Bölgeleri İzahlı Kataloğu"nun hazırlanmasındaki katkısıyla bu alanda bilim dünyasına ışık tuttu.
 
29.10.2023 18:50:00
Haber Merkezi
Cumhuriyet'in ilk kadın jeoloğu deprem araştırmalarıyla çığır açtı!
Cumhuriyet'in ilk kadın jeoloğu deprem araştırmalarıyla çığır açtı!
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın jeoloğu ve deprem uzmanı Prof. Dr. Nuriye Pınar Erdem, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi'nde devam ettiğine yönelik tespiti ve 1952 yılında "Türkiye'nin Deprem Bölgeleri İzahlı Kataloğu"nun hazırlanmasındaki katkısıyla bu alanda bilim dünyasına ışık tuttu.

İstanbul'da 1914'te dünyaya gelen ve Erenköy Kız Lisesini bitiren Erdem, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla yurt dışına öğrenim için gönderilerek 1932'den itibaren Fransa Bordeaux Üniversitesinde doğa bilimleri alanında 5 yıl eğitim aldıktan sonra 1937'de İstanbul Üniversitesi Jeoloji Enstitüsünde asistan olarak akademik kariyerine başladı.

Enstitüde yabancı akademisyenlerin kitaplarını Türkçeye çeviren ve tercümanlık yapan Erdem, 1939'da yaşanan Erzincan Depremi'nden sonra depremlerle ilgili çalışmalarına başlayarak ertesi yıl makale yayımladı. Erdem, 1942'de önemli bir çalışma yaparak Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın İzmit'e kadar geldiğini, Marmara Denizi'nde devam ettiğini belirledi.

27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi öncesinde milletvekilliği de yapan Erdem, İstanbul'da 30 Eylül 2006'da 92 yaşında vefat etti. Erdem'in cenazesi, eşinin memleketi Bilecik'teki şehir mezarlığına defnedildi.


"Amerikan Senatosu'nda 'dünyanın tek kadın deprem uzmanı' olarak takdim edildi"

Nuriye Pınar Erdem hakkında araştırmalar yapan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Göktürk Çetinkaya, AA muhabirine, Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Sen jeolog olacaksın." dediği kızın Nuriye Pınar Erdem olduğunun kayıtlarda yer aldığını söyledi.

Erdem'in, 1943'te Adapazarı-Hendek Depremi'yle ilgili bilimsel çalışmalarının yanı sıra İstanbul ve İzmit depremleri listesini hazırladığını belirten Çetinkaya, şöyle devam etti:

"Depremlerin hava olayları, su kaynakları, kırık bölgelerle ilişkisine dikkati çektiği makaleler de kaleme alan Erdem, 1945'te doçent unvanını almış. 1949 Karaburun Depremi'yle alakalı çalışmalarda da bulunmuş ve 1951'de Avrupa Sismoloji Komisyonu Üyeliğine getirilmiş. 1952'de Ervin Lahn ile 'Türkiye'nin Deprem Bölgeleri İzahlı Kataloğu'nu hazırlamış. 1950'li yıllardaki Kurşunlu, Yenice-Gönen ve Eskişehir depremlerine yönelik bilimsel çalışmaları bulunan Erdem, üyesi olduğu Türkiye Jeologlar Kurumuna 1956'da başkan olmuş ve bu görevi iki dönem üst üste devam ettirmiş. Aynı sene içinde dünyada ilk defa düzenlenen Dünya Deprem Mühendisleri Konferansı'nda Türkiye'yi temsil eden Erdem, ABD Dışişleri Bakanlığının davetiyle Amerikan Senatosu'nda bir konuşma gerçekleştirmiş ve burada 'dünyanın tek kadın deprem uzmanı' olarak takdim edilmiş. Bu süreçte Columbia Üniversitesinde de çalışmalar yapan Erdem, 1967'de İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi İnşaat Mühendisliği Bölümüne profesör doktor olarak görevlendirilmiştir. Aynı yıl Türkiye'de ilk kez düzenlenen deprem paneline katılmış ve 1973'te NATO'nun düzenlediği İzmir'deki toplantıya ve Zürih'te gerçekleşen toplantıya katılarak konuşmalar yapmıştır."

Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın da hocası

Doç. Dr. Çetinkaya, Erdem'in 1976'da kaleme aldığı "Mühendislik Jeolojisi" adlı kitabından halen istifade edildiğini dile getirdi.

Merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın da hocası olan Erdem'in 1953 Yenice-Gönen Depremi'yle ilgili Çanakkale'de araştırma yaparken Başbakan Adnan Menderes'le tanıştığını ve onun teklifi üzerine 1954 ve 1957 genel seçimlerinde Demokrat Partiden İzmir milletvekili seçildiğini, 27 Mayıs 1960'da Yassıada'ya gönderilen milletvekilleri arasında yer aldığını anlattı.

Çetinkaya, Dünya Parlamentolar Birliği Türk Grubu Genel Sekreterliği görevini de yürüten Erdem'in deprem, çevre ve kadınlarla ilgili pek çok dernekte aktif üye olduğunu bildirdi.

Erdem'in, 1982'de Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı iken emekliye ayrıldığını belirten Çetinkaya, 2006'da hayatını kaybettiğini, 1977-1980 yıllarında Cumhuriyet Senatosunun Bilecik'ten ilk ve son senatörü olan eşi Mehmet Erdem'in isteği doğrultusunda cenazesinin Bilecik'e defnedildiğini belirtti.

Prof. Dr. Nuriye Pınar Erdem'in yaşamının, Atatürk'ün ileri görüşlülüğünün örneklerinden olduğunu vurgulayan Çetinkaya, "Yurt dışına gönderilirken kendisine deprem mühendisi olacağını söyleyen Atatürk'ün sadece Erdem'e değil, dönemin pek çok gencine verdiği bu destek ve inanış, Cumhuriyet'in bugün geldiği noktada oldukça önem taşımaktadır." dedi.



AHMET ŞİMŞEK
Kırmızı değil bordo çizgi
BTP İzmir Adayından çarpıcı açıklama
DEM Parti'den açıklama geldi
İstanbul için başvuru yapılmadı mı?
Sorumluluk sahibi mi değişti, Bahçeli'nin durduğu yer mi?
Soma'da başka, İliç'te başka!
İşte kesin aday listelerinin açıklanacağı tarih
Aday listeleri artık YSK'de
Lütfü Savaş kararını böyle savundu
Örgütümüzün talebi
1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı
4 mürettebatı arama çalışmaları sürüyor
Erdoğan'dan 'yargı krizi' mesajı
'Bize düşen taraf olmak değil'
Yolcuların arasındaki polis canını kurtardı
Otobüste yer istedi hastanelik edildi
CHP yeniden aday göstermemişti
Bağımsız aday olduğunu açıkladı
Heyet Erzincan'daki kazada firmayı kusurlu bulmuştu
'Bilirkişi heyeti değişmeli'
Maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri
'Çatlakları ABD'deki merkeze bildirdik'
"KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır"
Aliyev'den Tatar'a TDT daveti
Kura çekiminde ilginç anlar
Aynı isim iki kez çıktı
FETÖ'nün sınav çetesi soruşturması
20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Biri protesto edilirken diğeri alkışlanmıştı
Savaş varsa Zan da var
Kırmızı değil bordo çizgi
BTP İzmir Adayından çarpıcı açıklama
DEM Parti'den açıklama geldi
İstanbul için başvuru yapılmadı mı?
Sorumluluk sahibi mi değişti, Bahçeli'nin durduğu yer mi?
Soma'da başka, İliç'te başka!
İşte kesin aday listelerinin açıklanacağı tarih
Aday listeleri artık YSK'de
Lütfü Savaş kararını böyle savundu
Örgütümüzün talebi
1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı
4 mürettebatı arama çalışmaları sürüyor
Erdoğan'dan 'yargı krizi' mesajı
'Bize düşen taraf olmak değil'
Yolcuların arasındaki polis canını kurtardı
Otobüste yer istedi hastanelik edildi
CHP yeniden aday göstermemişti
Bağımsız aday olduğunu açıkladı
Heyet Erzincan'daki kazada firmayı kusurlu bulmuştu
'Bilirkişi heyeti değişmeli'
Maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri
'Çatlakları ABD'deki merkeze bildirdik'
"KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır"
Aliyev'den Tatar'a TDT daveti
Kura çekiminde ilginç anlar
Aynı isim iki kez çıktı
FETÖ'nün sınav çetesi soruşturması
20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Biri protesto edilirken diğeri alkışlanmıştı
Savaş varsa Zan da var

Listeler YSK'ye sunuldu, kesin adaylar 3 Mart'ta açıklanacak

Siyasi partilerin yerel seçim aday listelerini sunmaları için verilen süre tamamlandı. Bundan sonraki süreçte siyasi partiler aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat'a kadar tamamlayabilecek.  Bağımsız adaylar dahil geçici aday listeleri 23 Şubat'ta ilan edilecek, kesin aday listeleri 3 Mart'ta açıklanacak.
20.02.2024 17:46:00
Anadolu Ajansı
Listeler YSK'ye sunuldu, kesin adaylar 3 Mart'ta açıklanacak
Listeler YSK'ye sunuldu, kesin adaylar 3 Mart'ta açıklanacak
Yüksek Seçim Kurulunca (YSK), 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne ilişkin hazırlanan seçim takvimine göre, siyasi partilerin aday listelerini vermesi için gereken süre saat 17.00 itibarıyla tamamlandı.

Seçim takvimine göre, siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına teslim etti.

Büyükşehirlerde ise siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına saat 17.00'ye kadar iletti.

Başvurularını bugün saat 17.00'ye kadar sunması gereken bağımsız adaylar da başvurularını il ve ilçe seçim kurullarına yaptı.

Seçim takvimine göre, bundan sonraki süreçte siyasi partiler aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat'a kadar tamamlayabilecek.

Bağımsız adaylar dahil geçici aday listeleri 23 Şubat'ta ilan edilecek, aynı gün listelere itiraz süresi başlayacak. Kesin aday listeleri 3 Mart'ta açıklanacak.

35 partinin adayları yarışacak

YSK'nin seçim takvimi kapsamında, partiler oy pusulasında şöyle sıralanıyor:

"1 AK Parti, 2 İYİ Parti, 3 Sol Parti, 4 Büyük Birlik Partisi, 5 Memleket Partisi, 6 Anavatan Partisi, 7 Demokratik Sol Parti, 8 Yeniden Refah Partisi, 9 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 10 Türkiye Komünist Partisi, 11 Anadolu Birliği Partisi, 12 Zafer Partisi, 13 Halkın Kurtuluş Partisi, 14 Türkiye Komünist Hareketi, 15 Bağımsız Türkiye Partisi, 16 Gelecek Partisi, 17 Yeni Türkiye Partisi, 18 CHP, 19 Emek Partisi, 20 HÜDA PAR, 21 Hak ve Özgürlükler Partisi, 22 Ocak Partisi, 23 Adalet Birlik Partisi, 24 Demokrat Parti, 25 Güç Birliği Partisi, 26 Millet Partisi, 27 Milli Yol Partisi, 28 Adalet Partisi, 29 Genç Parti, 30 Aydınlık Demokrasi Partisi, 31 MHP, 32 Türkiye İşçi Partisi, 33 Demokrasi ve Atılım Partisi, 34 Saadet Partisi ve 35 Vatan Partisi"

Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim

Erzincan'ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasından saatler önce alanda çatlaklar görüldüğü bilgisi, zanlılardan bazılarının ifadelerinde yer aldı.
20.02.2024 12:18:00 / Güncelleme: 20.02.2024 12:25:11
Anadolu Ajansı
Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim
Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim
Çöpler köyündeki maden ocağında toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 6 zanlı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 3 şüpheliden 2'sinin İliç Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerine ulaşıldı.

Tutuklu zanlılardan oksit bölümü başmühendisi M.B, maden ocağında 2023 yılından itibaren liç bölgesinde görev yaptığını söyledi.

M.B, 2020 yılından itibaren bir şirketle danışmanlık konusunda anlaşıldığını ve nereye ne dökeceklerini bu şirketin çizdiğini anlatarak, "Proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk." dedi.

"O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı"

Liç bölgesinde mebran işini ve inşaat işlerini iki farklı firmanın yaptığını belirten M.B, kamyonla malzeme taşınması, delme, patlatma işlerini bir firmanın yaptığını dile getirerek, "O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı." ifadesini kullandı.

Başka bir firmanın da inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yaptığını anlatan M.B, "Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır. Her basamak 8 metreden oluşturulmakta, projeye göre 36. basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33. basamaktayken bu olay meydana geldi." şeklinde ifade verdi.

M.B, olayın meydana geldiği sabah saat 08.30'da iş güvenliğiyle ilgili rutin toplantı yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

"Yığın için kıdemli süpervizörümüz K.Ö. bize çatlaklar olduğunu söyledi, toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de A.C'ye konu hakkında bilgi verdim. Alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik, çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya doğru süreklilik arz ediyordu. Jeoteknik B.M. ile görüşme yaptık, kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır, bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık, saat 10.00'da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. Daha sonra 10.30'da liç bölgesine gittik, yolların hepsini kapattırdım. J.R.G, B,A. ve C.S.H. ile liç bölgesine gittik, biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik ve alanı tamamen boşalttık."

"Hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu, olaya sebep olabileceğini düşünüyorum"

Şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğü 3 yabancı şahsın liç alanını görmek isteğini söyleyen M.B, şunları anlattı:

"Bizim dubalarla yolu kapattığımızı görünce S. bey engel olmaya çalışıyor, K.M.A'yı arıyor. Müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. Üç yabancı şahıs ve E. hanım ile K.M.A. liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor, 14.28'de tam dönerken olay meydana geliyor. Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler, benim bunlardan haberim yoktu. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep, dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum ayrıca patlatmanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum çünkü hiblic alanının genişletilmesi için de hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu. Bunun da olaya sebep olabileceğini düşünüyorum."

Tutuklu zanlılardan şirketin oksitproses müdürü H.Ü ise liç bölgesindeki projelendirmenin yurt dışı kaynaklı bir firmaya ait olduğunu ifade etti.

Bu şirketin projelendirmeyi yaptığı bilgisini veren H.Ü, "Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu, biz daha 33. kattaydık. Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlemlerini yapıyorum." diye konuştu.

"Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti"

Olayın meydana geldiği liçin 2010 yılından itibaren yapıldığını belirten H.Ü, savunmasına şöyle devam etti:

"Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold'un mühendisleri yapmaktadır ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir. Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur ve fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işletme birimi bütçesinden yer ayrıldı ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışarıda analizi yapan firmaya aitti. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktara azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik."

Liç zeminin altında yer alan kısımdaki su miktarının sürekli takip edildiğini kaydeden H.Ü, şunları anlattı:

"Toprağa verilen solüsyon da aynı şekilde takip edilmektedir, bu işlemlerle bizim birimimiz ilgilenmektedir. Solüsyon verdiğimiz kısımlarda göllenme olduğunda biz burayı zaten kesebiliyoruz ve denetliyoruz. Liç bölgesinde 3 gün önce olan kaymayla ilgili bana herhangi bir raporlama yapılmamıştı. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilemeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik biriminin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık, herhangi bir sıkıntı olmadı. Zaten 20 ve 50 milimetre arasındaki açıklarda sıkıntılı bir durum olabileceği değerlendirilerek jeoteknik birimden destek aldık ve buraya müdahale edildi. Jeoteknik birim aynı zamanda radarla liç bölgesini denetleyen birimdir. Olay günü izindeydim, bir hatam olmadığını söylemek istiyorum."

"Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm"

Adli kontrol şartıyla serbest kalan kıdemli jeoteknik mühendisi A.R.K. ise liç bölgesindeki radar sistemini kontrol edip kritik seviyeye ulaştığında uyarıları veren kişi olduğunu belirtti.

A.R.K. 10 yıldır aynı birimde görev yaptığına işaret ederek, "1-12 Şubat'ta izinliydim, 13 Şubat'ta saat 10.30'da işbaşı yaptım ve sahaya gittim. Birimimizdeki personel B.M. 09.30 gibi beni aradı, bilgi verdi. Zaten 09.30'da bütün birimlere mail gönderilmişti." dedi.

Ofise gittikten sonra sahaya geri döndüğünü, döndüğünde dubalarla kapatma işlemi yapıldığını aktaran A.R.K, ifadesine şöyle devam etti:

"2018'de liç bölgesinde faz 4 kısmında bir heyelan meydana gelmişti, böyle bir olay doğrudur. Sahaya gittiğimde çatlak olan kısımları görmek için kontrol yaptım. Güney duvarındaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı, arada boşluk olduğu için kuzeye doğru bir hareket gördüm. Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm. Artık boşluğunun doldurularak çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışma yapmanın tehlikeli olduğunu belirledim. Sonrasında bir mail yazdım, hareketin kritik seviyede olduğunu, bölgede çalışma yapılmaması gerektiğini ve siyanürün kesilmesi gerektiğini söyledim. M.B ile J.R.G'nin odasına gittim ve tespitlerimi aktardım. Tespitlerim onaylandı ve gerekenler yapıldı. Yemek yedik ve saat 13.30 gibi tekrar sahaya gittik, sahada son kez tansiyon çatlaklarını kontrol etmek istedim. Gözle görülür açılma var mı diye bakmak istedim. Araçla gittiğimiz burun kısmında 50 santimlik çökme fark ettim. Alanın çok tehlikeli olduğunu anladım, alanın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyerek ofise geri döndüm ve bu sırada olay oldu. Ben ve altımdaki personelle birlikte olay anından 15 dakika önce olay yerinden ayrıldık."

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan maden mühendisi M.T. de 12 Şubat'ta göreve başladığını kaydetti.

M.T, "Olayın olduğu tarihte henüz oryantasyon eğitimim tamamlanmamıştı, maillerim açılmamıştı. Açık işletme maden müdürü olarak görev yapacaktım. Ertesi gün bu olay oldu. Başlamış olsaydım asıl görevim maden çukurundan alınan cevherin kırıcıya götürülmesine kadardır. Liç bölgesi ile ilgili herhangi bir görevim ve bilgim yoktur." ifadesinde bulundu.

Firmanın Kanadalı yöneticisi: Maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumluyum

Tutuklanan 6 zanlıdan firmanın Kanadalı yöneticisi J.R.G, İliç Sulh Ceza Hakimliğinde tercüman aracılığıyla verdiği ifadesinde, maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumlu olduğunu anlattı.

Madenden asıl sorumlu kişinin operasyon direktörü olarak görev yapan K.Ö. olduğunu, bu kişinin yerine A.C'nin görev yaptığını belirten J.R.G, "Görevim maden sahasını gözlemleyerek şirket merkezindeki ülke müdürüne raporlama yapmaktır. M.B'den aldığım bilgiyi şirket merkezindeki ülke sorumlusuna aktarmaktayım." dedi.

"Olay günü çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim"

Liç bölgesinde herhangi bir görevi olmadığını ifade eden J.R.G, şunları anlattı:

"Olay günü liç bölgesine gittik, çatlakları gördük. Amerika'daki merkeze bu durumu saat 11.00'de bildirdim. Saat farkından dolayı 02.00 olması nedeniyle herhangi bir dönüş yapılmadı. Bana 2022 Ağustos ayında 8 metre olması gereken yüksekliğin geçildiği bildirildi. Ben başlamadan önce söz konusu raporlama yapılmıştı hatta gereken seviyeye indirilmesi için rapor düzenlenmişti. Projeye uygun hale gelmesini raporladım. Zaten liç bölgesinde firmalar düzenli olarak denetim yapıyordu. Olay günü sahaya çıktığımda küçük çatlaklar gördük, en büyük çatlak 6 santimetre büyüklüğündeydi. Daha iyi görebilmek için yüksek bir noktaya çıktık, solüsyon verilmeye devam ediyordu. Tehlike anlaşıldığından solüsyonun farklı noktalara aktarılmasını söyledim."

Tutuklu zanlı, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ve kalp rahatsızlığı olduğunu belirtti.

"Çatlak görüldükten sonra yol kapatılmasıyla ilgili mail attı"

Tutuklu şüphelilerden, firmanın liç bölgesindeki borulamadan sorumlu süpervizörü S.D. ise liç bölgesinin 2010 yılından itibaren oluşturulmaya başladığını belirterek, "Görevim solüsyonların geçtiği boruları düzenlemekten ibarettir. Liç bölgesinde fazla yüklemeye ilişkin herhangi bir şeyle karşılaşmadım. Liç bölgesinde 2018'de borularda patlak olması nedeniyle yarıklar olmuş ancak bunlar kaymadan kaynaklı değildir. Bu kısımlar çimentolu malzemeyle kapatılmaktadır." ifadelerini kullandı.

Olay günü sabahı toplantıda olduğunu anlatan S.D, "Toplantıdan ayrıldıktan sonra K.Ö. beni aradı, arabayla gelip aldı. İki noktada çatlak olduğunu gördük. Amirim K.M.A. yolun kapatılması emrini verdi. Ş.D. de yol kapatılmasıyla ilgili mail attı. Saat 13.30 civarında solüsyonun kapanması talimatını aldık ve ADR bölümü solüsyonu kapattı. Görevim sadece boru döşenen yerlere solüsyonun verilmesiydi." şeklinde ifade verdi.

"Olay sabahı liç bölgesinde çatlak olduğunu gösteren fotoğraflar gruptan gönderildi"

Tutuklanan şüphelilerden, firmanın oksit kırıcı mühendisi Ş.D. de liç kısmına gidecek malzemenin kırma işinde görev yaptığından bahsetti.

Bölgede her gün aglomerasyon (cevherin iri kütleler haline getirilmesi, topaklaştırma) testleri yapıldığını ifade eden Ş.D, "Bu testlerde liçe gönderilen toprakta ne kadar çimento, kireç ve su katıldığı denetlenmektedir. Olay sabahı liç bölgesinde çatlak olduğunu gösteren fotoğraflar gruptan gönderildi. Olaydan dolayı çalıştığım bölümde herhangi bir zarar olmadı." dedi.

Ş.D, ifadesinde şunları anlattı:

"Çatlamalardan dolayı kırma tesisi çalışmıyordu. Bu çatlamaları öğrendiğimde aşağıdaki kısımda ana ofisimdeydim. Liç bölgesinin arka kısmında genişletme sırasında patlatmalar yapılıyordu ancak olay günü bir patlatma yapılmadı diye hatırlıyorum. Olay günü 08.30'da yığın bölgesinde online toplantıya katıldım, iş güvenliği konusunda görüşme başladı. Süpervizör K.Ö. çatlakları bize bildirdi, buna istinaden M.B. sahaya geldi. Jeofizik ve İSG uzmanlarına bilgi verildi, sonra sahada inceleme başlatıldı. Liç alanı mühendisi K.M.A, liç bölgesinin kapatıldığına dair mail atmamı istedi. Ofis kısmına indiğimde bu maili attım. Maili hatırladığım kadarıyla iş güvenliği, bakım, maden, oksit operasyon, sülfit operasyon ve İliç beyaz yaka birimine attım."

Ş.D. toprak altında kalan kişilerin neden orada olduklarına ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti.

"J.R.G'ye yardımcı olma maksadıyla K.Ö'nün yerine bakıyordum"

Tutuklu şüphelilerden bakım müdürü A.C. ise oksit ve tesis ekipmanlarının bulunduğu alanda görev yaptığını söyledi.

Liç bölgesinde herhangi bir görevinin bulunmadığını belirten A.C, maden ocağında "ADR ve sart kısımları ile sülfit tesisi"nin bakımlarını yaptığını dile getirdi.

Olay günü sabahı liçten sorumlu M.B'nin kendisine çatlaklar konusunda bilgi verdiğini ifade eden A.C, "M.B'ye bunun saat 10.00 toplantısında aktarılmasını söyledim. Toplantıya J.R.G. de katılıyordu ve ona aktarmasını söyledim. Bütün operasyonlar ve iş güvenliği birimleri J.R.G'ye bağlıydı. Olay günü liç bölgesine gitmedim." şeklinde savunma yaptı.

Teknik olarak da liç bölgesinin herhangi bir bölümünden ve aktivitesinden sorumlu olmadığını savunan A.C, bu konularda teknik bilgisinin de olmadığını anlattı.

İngilizcesinin iyi olması ve firmanın Kanadalı yöneticisi J.R.G. ile daha iyi iletişim kurabilmesi için kendisine K.Ö'nün yerine vekaleten bakmasının söylendiğini belirten A.C, "Aslında benim K.Ö'nün çalıştığı birimle ilgili çok bilgim yok. J.R.G'ye yardımcı olma maksadıyla K.Ö'nün yerine bakıyordum. Asıl işi yapacak olan J.R.G'dir, zaten K.Ö'nün alanıyla ilgili teknik bilgim yoktur. Liç bölgesinin fizibilitesinde asıl görevli birim proje birimidir. Benim uzmanlık alanım elektrik mühendisliğidir, bu alanla ilgili herhangi bir görevim yoktur." ifadelerini kullandı.

İliç'e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat'ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.

Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, şirketin Türkiye'deki müdürü C.D'nin de olduğu 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Şanlıurfa'da 29 kaçak göçmen yakalandı

Şanlıurfa'da kaçak yollarla sınırı geçmeye çalışan 29 göçmen ile onları geçirmeye çalışan 1 organizatör yakalandı
20.02.2024 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da 29 kaçak göçmen yakalandı
Şanlıurfa'da 29 kaçak göçmen yakalandı
Şanlıurfa'da kaçak yollarla sınırı geçmeye çalışan 29 göçmen ile onları geçirmeye çalışan 1 organizatör yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı ile Ceylanpınar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, sisli ve yağışlı havayı fırsat bilip Suriye'den Türkiye'ye kaçak yollarla geçmeye çalışan şahıslara yönelik devriye görevi gerçekleştirdi.

Yapılan devriye sırasında 29 kaçak göçmen ile onları Türkiye'ye geçirmeye çalışan 1 organizatör yakalandı.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen organizatör tutuklanarak cezaevine gönderilirken 29 kaçak göçmen ise sınır dışı edilmek üzere geçici barınma merkezine teslim edildi.

Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...

Sosyal medya terör örgütü propagandası yapan şahıslar Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alındı
20.02.2024 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...
Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...
Sosyal medya terör örgütü propagandası yapan şahıslar Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alındı. Aramalarda ayrıca çok sayıda yasaklı yayın, gazete ve terörist başı Abdullah Öcalan fotoğraf ve posterleri ile şahıslara ait dijital materyal de ele geçirildi.

İstanbul Valiliği, 'İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü faaliyetleri kapsamında, sosyal medya mecralarında terör örgütü propagandası yaptıkları tespit edilen iki şahsın yakalanması için çalışma başlatılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı soruşturma dosyası ve Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararına istinaden Esenyurt'ta 3 adreste arama yapılmıştır. Şahıslar, Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Aramalarda ayrıca çok sayıda yasaklı yayın, gazete ve terörist başı Abdullah Öcalan fotoğraf ve posterleri ile şahıslara ait dijital materyal de ele geçirilmiştir' denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.