HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

Resmi enflasyonla yaşanan mağduriyet

04.08.2021 00:00:00
'Resmi enflasyonla yaşanan mağduriyet' seslendirme dosyası:

Maliyetlerdeki astronomik artışların fiyatlar üzerindeki etkisi her geçen gün daha da artıyor. Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, 1990'lı yıllardan itibaren yaptığı uyarılarda ülkemizdeki enflasyonun talep enflasyonu değil, maliyet enflasyonu olduğunu vurguluyordu. Bugün bu gerçeği açıklanan rakamlarla daha net görüyoruz.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

Tüketici enflasyonu 2021 yılı Temmuz ayında, bir önceki aya göre yüzde 1.80, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10.41, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18.95 ve on iki aylık ortalamalara göre de yüzde 15.15 artış gösterdi. 

Diğer bir ifadeyle Temmuz itibarıyla tüketici enflasyonu aylık yüzde 1.80, yıllık bazda da yüzde 18.95 olarak gerçekleşti. Haziran ayında tüketici enflasyonu yüzde 17.53 idi.

Yüzde 18.95'lik enflasyon, hemen hemen Merkez Bankası'nın politika faizi olan yüzde 19'a eşitlenmiş oldu.

Değerlendirmemize geçmeden önce üretici enflasyonu rakamlarını da aktaralım.

TÜİK'in verilerine göre Temmuz ayı yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), bir önceki aya göre yüzde 2.46, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25.05, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44.92 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 28.47 artış gösterdi.

Diğer ifadeyle üretici enflasyonu aylık bazda yüzde 2.46, yıllık bazda yüzde 44.92 olarak gerçekleşti.

TÜİK'in açıkladığı resmi enflasyon rakamlarına göre, üreticilerin yıllık maliyeti yüzde 44.92 oranında artmasına rağmen, üreticiler ürünlerin fiyatlarını sadece yüzde 18.95 oranında artırabilmiş; üretici kalan yüzde 25.97'lik açığı ise kendisi karşılamaya çalışmış.

Burada bir problem var. Üretici yüzde 5-10'luk bir zararı belki absorbe edebilir ama yüzde 20-26'lık bir zararı asla. Bu zaten iflas demektir.

Üretici her türlü maliyet artışına rağmen üretime devam edebiliyorsa, bu, maliyetlerini ürün fiyatlarına yansıttıkları içindir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye'de tüketici enflasyonunun yüzde 40-45'ten aşağı olma ihtimali yoktur.

Diğer bir bakış açısıyla bakarsak, ülkemizde bankalararası faiz olarak bilinen MB politika faizi yüzde 19'dur. Her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP hükümeti bu faizi düşüreceğini defalarca ilan etse de, ülkemizin küresel fonlara olan ihtiyacı, ekonomik kırılganlığımız, cari açık ve bütçe açığı bunu mümkün kılmamaktadır.

Hatta politika faizinde meyil aşağıya değil, yukarıyadır. Yarın bir gün yüzde 19'luk politika faizinin yüzde 20'lerin üstüne çıktığını görürsek hiç şaşırmayalım.

Biz şimdiki yüzde 19'luk politika faizinden yola çıkarsak, bu MB'nin bankalara uyguladığı faiz oranıdır, bunun vatandaşlara ve şirketlere yansıması elbette ki yüzde 19 olmayacaktır, en az yüzde 35-40 olacaktır.

Bir üretici eğer yüzde 40 faizle finansını temin edebiliyorsa, elbette ki bunu ürün fiyatlarına yansıtmak zorunda kalacaktır. Niye zararına üretsin ki, neden zarar edeceğini bile bile ticaret yapsın ki?

Peki, gerçek bu olmasına rağmen, tüketici enflasyonu nasıl yüzde 18.95 çıkıyor?

Şöyle ki; ürün ve hizmetlerden bir enflasyon sepeti belirleniyor, eksiler artıları götürüyor ve böylece vatandaşın pratikte maruz kaldığı realiteyi yansıtmayan bir rakama ulaşılıyor. 

Temmuz 2021 tüketici enflasyonu hesaplamasında enflasyon sepeti için 415 madde belirlenmiş, bu maddelerden 284'ünün fiyatı artmış, 81'inin fiyatı düşmüş, 50'sinin ise fiyatında değişim olmamış ve sonuç yüzde 18.95 enflasyon.

Asgari ücret artışları ve memur zamları işte bu resmi enflasyona göre belirleniyor. 

İşçi ve memurlar, pazara markete gittiklerinde yıllık bazda en az yüzde 40'lık zamlarla karşılaşırken, maaşlarına yapılan zam yüzde 19 civarında kalacak. Maaşları sadece bu yıl yüzde 21 eriyecek. Vatandaşların satın alma güçlerinin her yıl sürekli düşmesinin nedeni ise bu hesaplamalar. Birileri "Sen bu enflasyona maruz kaldın" denilerek vatandaşın gelirinin korunduğunu savunuyorlar ama gerçekte vatandaş bu rakamın çok daha ötesinde bir gidere sahip.

Halbuki enflasyon, vatandaş mağdur olmasın, geliri erimesin diye hesaplanır. Ama ülkemizde maalesef bunun tam tersi gerçekleşiyor, insanımız resmi enflasyonla mağdur ediliyor.

Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde enflasyonun, ekonomik hastalıkların bir sonucu olduğu belirtiliyor. Doğru olan enflasyonu kabullenmek değil, buna neden olan hastalıkları acilen tedavi etmektir.

Enflasyonun en büyük nedeni de faizdir. Politika faizinin yüzde 19, piyasa faizlerinin ise yüzde 40'lar seviyesinde olduğu ülkemizde enflasyonu düşürmek asla mümkün değildir.

Milli Ekonomi Modeli, emek ve üretim karşılığı paranın senyorajla devreye konulması ve bu paranın sıfır faizli kredilerle üreticilere proje mukabili verilmesi gerektiğini vurgular.

Üretim için gerekli olan finansta faiz sıfırsa, maliyet enflasyonu da sıfırdır.

Ülkemizdeki sorun da zaten maliyet enflasyonudur.

Maliyet enflasyonun olmadığı bir denge ekonomisinde ürün fiyatları kalıcıdır; işçi, memur ve emeklilerin maaşları asla erimez, gelir korunur.

Ekonomide bu ve benzeri tüm sorunlardan kurtulmamız için Milli Ekonomi Modeli'ni hayata geçirmek zorundayız. Bunun için de bu eşsiz modeli parti programına alan Bağımsız Türkiye Partisi'ni ve Lideri Hüseyin Baş'ı baş tacı etmeliyiz.

 
Murat Çabas / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.