logo
23 HAZİRAN 2026

Dünyada benzeri olmayan vurgun

14.05.2003 00:00:00
Türkiye'nin ve Dünyanın sayılı enerji uzmanlarından olup, Elektrik Mühendisleri Odasında 3 dönem başkanlık yaptı. TMMOB, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, USİAD ve birçok orta ve yüksek öğretim kuruluşu ile benzeri kuruluşların yönetim kadrolarında üyelik, başkanlık görevlerinde bulundu. 40 yılı aşkın süredir eneri alanında devam ettirdiği yolculuğunda, enerji alanındaki yanlışlıklara dikkat çekti, özelleştirme talanını ülkemiz gündemine ilk getiren kişi oldu ve bu talana karşı büyük bir mücadele verdi. Türkiye'nin enerjide uygulayacağı akıllı politikalarla, 1.5-2 yıl içinde enflasyonu bile sıfırlayabileceğini söyleyen Elektrik Yüksek Mühendisi (İTÜ) Ünal Erdoğan ile Türkiye'nin enerji politikasını, enerji sektöründeki problemleri, çarpıklıkları, talanı konuştuk. Muharrem Bayraktar'ın "Sohbet Masası"na konuk ederek yaptığı konuşmayı arkadaşımız Kamil Bayraktar yayına hazırladı.

Ünal Bey, enerji konusunda bir dışa bağımlılıktır gidiyor. Türkiye, enerji ihtiyacını kendi kaynaklarından karşılayacak durumda değil mi?

Ünal Erdoğan- Türkiye, kendi enerji ihtiyacını karşılamaktan öteye benim yaptığım incelemelerde, Avrupa'nın da büyük bölümünün enerji ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Hem de nasıl potansiyele sahiptir. Bedava potansiyel, yenilenebilir kaynak potansiyeli, enerjinin tarifine uyan bir potansiyel.

Enerji, politikacının

kapsama alanına girince

Türkiye'nin genel durumuna baktığımız zaman tükettiğimiz enerjinin ne kadarını kendi kaynaklarımızdan ne kadarını dışarıdan temin ediyoruz?

Erdoğan- Türkiye'de enerjinin tarihi o kadar eski değil. 1902 yılında, Türkiye'de ilk defa, Tarsus'ta, Amerikalılar, enerji üretimine başladı. Türkiye'nin konvansiyonel enerji üretimi, enter konnekte sistem filan, 1947'li yıllardan sonra başlar. 1970'te enerjiyi tek elde toplama kararından sonra 1970-80 arasında, enerji üretilip, Türkiye'nin her noktasına iletilebildi. Enerji tek elde toplandıktan sonra gelişme hızımız daha önceki yıllara göre bire üç katlandı. Ama enerjinin tek elde toplanmasından sonra, çok önemli bu kaynak, çok para eden bu kaynak, birdenbire politikacının ilgi alanına girdi.

Politikacıların ilgi alanına girmesinin sakıncası ne oldu?

Erdoğan- Politikacılar, büyük rakamlarla ve enerjideki rantla tanıştı. Enerjideki rant rakamları ülkenin lehine de kullanılabilirdi, ülkenin kaynaklarını yönetenler tarafından kendi yandaşlarının lehine de kullanılabilirdi. İşte sizin sorduğunuz sorunun cevabı bunun altında yatıyor. Türkiye, enerjisini akılcı kullandığı sürece, emin olun, dünyanın en şanslı ülkesidir. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini akılcı kullansın; dünyanın en şanslı ülkesidir. Ama bu enerjideki rantla, bilhassa 1980 sonrasında tanışan politikacı enerjideki çarpıklıkları yarattı.

Politikacının enerjideki rant ile tanışması, Türkiye'nin enerji yönünden dışarıya bağımlılığını da beraberinde mi getirdi?

Erdoğan- Beraberinde getirdi. Enerji üretimini dışarıya bağlarsanız, dışarıdan gelecek olan fuel-oili, doğalgazı, yandaşlarınıza taşıttırıyorsunuz. Hatta şu anda kömürü bile böyle taşıttırıyorsunuz. Dünyadaki bütün enerji uzmanları gülüyor. Siz dünyada kömürde beşincisiniz, Avustralya'dan kömür getirtip enerji üretimi yoluna gidiyorsunuz.

Dışa bağımlılığın sebebi

Bizim kendi kömürümüz yok muydu?

Erdoğan- Var. Ama kömür Avustralya'dan gelecek. Onu taşıyacak Türk şirketinde iktidarın ortakları var. Ve de o santrali yapacak grup iktidarı oluşturmuş.

Yandaş şirket kömürü taşısın diye mi böyle yapılıyor?

Erdoğan- Evet! Taşısın diye böyle yapılıyor. Özellikle 1980'den sonra, politikacı, enerjideki bu rantla kendi lehine kullanacak şekilde tanıştıktan sonra, enerjideki korkunç yanlışlıkları görüyorsunuz. Enerji, gittikçe dışarı bağımlı hale getirildi. Türkiye'nin enerjisinin % 70'i dışa bağımlıdır. Doğalgaz santrallerine gidildi. Gaz ithaldir. Bunlar, alım garantisiyle 16 sente devlete enerji satıyorlar. Santrali, suyu olduğu halde, şu anda, Türkiye'nin suyunu kullanması % 3'lere düşüyor. Suyun maliyeti 0,01 sent. Öbürünün maliyeti 18 sentlere kadar çıkıyor. Devlet, bunu, 1800 misli pahalıya kullanıyor. Bir hükümet, bir iktidar, bunun anlaşmasını yapmış. Bir parti sürekli bunun peşinde koştu. Bu rantta Türk halkının sırtından çıkarılan para şu anda her sene için 10 milyar dolardır. Bu gittikçe büyüyor.

Elektriğe % 25 milyon zam

Devlet 1800 misli pahalı alıyor, dediniz. Halka da böyle mi yansıyor?

Erdoğan- Enerjinin üstünde 15-20 tane vasıtalı vergi var. Dolayısıyla vatandaş, hiç bir iş bilmeyen, planı programı olmayanların iktidara talip olmasının da en büyük etkenlerinden biridir. Enerjiye yapılacak aylık % 5 zamlarla, enerjideki gelirle ülkeyi idare edersiniz. Başbakan olmanız için başka herhangi bir şeye ihtiyacınız yoktur.

Peki bu rakamları başkaları ile karşılaştırdığımız zaman ortaya ne çıkıyor?

Erdoğan-Türkiye'de, elektrik enerjisi 20 yıl evvel 82 kuruştu. Şimdi 250 bin lira. Biz, Türkiye'de, elektriğe, 20 yılda % 25 milyon zam yapmışız. Aynı süreçte Almanya'da % 39 oranında ucuzlamış. Avrupa'nın tüm ülkelerinde, Amerika dahil gelişmiş ülkelerde, enerji % 7 ila % 39 oranında ucuzlamış durumda. Bir tek Türkiye'de pahalanmış. Enerji fiyatını milli gelirlere göre de karşılaştırmamız lazım. Bizim milli gelirimiz onlara göre neredeyse 15 misli düşük. Bir de buradaki pahalılık 3 misli. Etti 45 misli. Bir İsveç'li ile Türkiye'liyi asgari ücrete göre karşılaştırdığınızda, Türkiye'de vatandaş elektrik enerjisini 140 misli kötü koşulda kullanıyor. Buna bir de Türkiye'de elektrik enerjisinin verimliliğinin kötülüğünü ekleyin. Alt yapı yapılmamış. Şebeke kayıplarınız % 25'in üstünde. Almanya, bin dolarlık üretim için 300 kilowatsaat harcıyor. Türkiye, bin dolarlık üretim için 903 kilowatsaat harcıyor. Böylece siz sanayide, şurada burada korkunç bir enerji pahalılığı olduğunu görürsünüz.

Dünyada böyle örnek yok

Pahalı enerji sadece Türkiye'ye mi has?

Erdoğan- Bu, planı, programı olmayan insanların iktidar yapılmasından kaynaklandı; bir de enerjideki götürmelerden...Şu anda Cumhur Ersümer, dünyanın başka bir ülkesinde olsa kesin hapiste idi. Partisi de gitmişti. Alım garantili anlaşma yapıyor. Dünyada böyle bir örnek yoktur. Dışarıdan doğalgaz getiriyorsunuz, elektrik enerjisi üretiyorsunuz. Gazı alırken ülkenizi kazıklatıyorsunuz. Hem miktar, hem fiyat bakımından korkunç bir anlaşmalar dizinine giriyorsunuz. Rakamları açıklamaya korkuyorlar. Ayrıyeten yapılmış santrallerinizi kullanmıyorsunuz. Yandaşlarınızdan, 1800 misli pahalıya enerji alıyorsunuz. Çünkü devlet, enerjiyi vasıtalı vergi haline getirince bunları oraya getiren TÜSİAD üyesi insanlar da enerji üretim müsaadesi aldı. Bu müsaade bu enerjideki ranttan payları alabilmek içindi. Bu çarpıklaşma neticede geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar oldu. Önümüzdeki 10 yıl içinde 40 milyar dolarlara kadar çıkacak.

Çıkış kendi kaynaklarımızda

1998 yılında, Türkiye, elektrik enerjisi üretiminde kaynak olarak % 14 oranında doğalgaz kullanıyordu. 2002'de bu % 44'e çıktı. Kömürde bu oran % 39 idi, % 22'ye indi. Yerli kaynaklarımız yarı yarıya düştü. Fakat doğalgaz 2,5 kat arttı. Yani dışa bağımlı enerji anlayışı dolu dizgin gidiyor.

Erdoğan- Yatırımlar, tam giderse % 70 tam bağımlı hale getirilmek isteniyor. Tüm ihracat gelirlerimiz sadece doğalgaza yetmez hale geliyor. Bu, yürümeyecek bir projedir. Oysa Türkiye'nin kullanmadığı suyu vardır. Bu suya dönük projeler vardır. Türkiye'nin çıkışı buradadır. Türkiye öncelikle suyunu tamamen % 100 oranında değerlendirmelidir.

Nasıl değerlendirecek?

Erdoğan- Birinci olarak mevcut barajlarımızı % 100 oranında çalıştıracağız. Alım garantili anlaşmalardan önce su santralleri birinci öncelikli olarak çalışmalıdır. Bunlar, bugünkü tüketime göre, Türkiye'nin 20-21 saatlik enerjisini karşılayacak durumda. Bize yanlış yaptıran yanlış yaptırımlar ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca yeni bir olay var. Artık baraj yapmaya da gerek yok. Akan her şeyin enerjisi vardır. Küçük derelere, küçük düzeltmelerle, akan her şeye bunları koyarsınız. 5 kw, 25 kw, 50 kw küçük su türbinleri koyarsınız.

Bunlarla mı elektrik enerjisi ihtiyacını karşılarsınız?

Erdoğan- Bugün nerede elektrik enerjisi üretirseniz üretin, istediğiniz yere nakledebilirsiniz. Yani Kars'ın Digor ilçesinde üretebilir, İstanbul'a gönderebilirsiniz. Yeter ki bu alım garantisini devlet, vatandaşa da versin. Vatandaş elektrik enerjisini ürettiği zaman devlete satabilsin. Böylece sadece Karadeniz kenarında 800 bin aile bir işe kavuşuyor. Ayrıca derelerdeki küçük düzeltmeler, sel felaketini, erozyonu önlüyor. Geçen sene denize Avrupa'nın 9,6 katı toprağınız gitti. 9 milyon ton gıdanız gitti. Bunlar da kendiliğinden önleniyor.

Rusya'da doğalgaz santrali yok da bizde niye var?

Doğalgaza bu % 70 gibi bir bağımlılık Türkiye'nin başına ne gibi problemler açar?

Erdoğan- Kesilmesinden önce bu kadar büyük borcun altından çıkmak için vatandaşınıza habire vasıtalı vergiyi yüklersiniz. Rusya'nın altında doğalgaz okyanusu var. Peki Rusya'da niye doğalgaz santrali yok.

Rusya doğalgaz santrali ile elektrik üretmiyor mu?

Erdoğan- Yok öyle bir şey. Üretmiyor. Ben gittim gördüm. Doğalgazı direkt kullanırsınız. Evinizde suyunuzu elektrikle ısıtacağınıza doğalgazla ısıtırsınız. Elektriğe çevirirken suyu ısıtıyorsunuz, buhar yapıyorsunuz, elektrik yapıyorsunuz. Üçte iki kaybınız oluyor. Bu akılcılık değildir. Çok zorda kalırsanız bunu yaparsınız. Ama Türkiye'nin çıkışı gerçekten doğal kaynaklarını, yenilenebilir kaynaklarını akılcı yollarla kullanmaktır. Bunu yaparsa rahat bir şekilde enflasyondan da kurtulur. Bakın enerji deyip geçmeyin. Enerji, Türkiye'nin neredeyse her sene yarı rakamıdır. Siz bunun maliyetini ne kadar düşük hale getirirseniz iç borçlanmanızı 1,5-2 yıl içinde bedavaya getirip sıfırlarsınız. Enflasyon böyle sıfırlanır.

Yani enflasyonun sıfırlanması da enerji politikasından geçiyor.

Erdoğan- Tabii. Siz bütçenizin yarısını bedavaya getirirseniz öyle olur. Enflasyon iç borçla orantılıdır.

Enerji sektöründe özelleştirmeye nasıl bakıyorsunuz?

Erdoğan- Türkiye enerji özelleştirme dosyalarını satır satır inceledim. Kasaya bir tek kuruş girdiğini görmedim.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.