logo
23 HAZİRAN 2026

Lucerne'de konuşulmayan gerçek

23.06.2026 00:00:00
Lucerne'de yapılan ABD-İran görüşmeleri dışarıdan bakıldığında oldukça sert başladı. Trump'ın açıklamaları, İran heyetine yönelik çıkışlar, Lübnan üzerinden yükselen gerilim ve karşılıklı suçlamalar gündemin ilk sırasına yerleşti. Haber akışı, alışıldık şekilde kriz ve tansiyon üzerinden ilerledi.
 
Fakat bu görüntünün arkasında çoğu kişinin fark etmediği daha sessiz bir gerçek vardı. Uluslararası basında yer alan bilgilere göre, ilk tur görüşmeler yaklaşık 80 dakika sürdü ve bu süre içinde nükleer program hiç gündeme gelmedi.
 
Bu cümle, ilk bakışta sıradan bir diplomatik detay gibi okunabilir. Ancak ABD ile İran ilişkilerinin son yirmi yılı düşünüldüğünde, aslında olağan dışı bir durumla karşı karşıyayız.
 
Çünkü bu iki ülke ne zaman aynı masaya otursa, konuşmanın merkezinde nükleer dosya olurdu. Yaptırımların gerekçesi, krizlerin başlangıç noktası ve müzakerelerin tıkandığı ana başlık hep buydu. Bu nedenle Lucerne'de ilk 80 dakikada bu konunun hiç açılmamış olması, basit bir tercih değildir.
 
Bu durum, diplomatik açıdan iki önemli ihtimali gündeme getiriyor.
 
Birincisi, taraflar en hassas konuya geçmeden önce başka meselelerde bir zemin arıyor olabilir. İkincisi ise henüz o zemine ulaşacak güven ortamının oluşmamış olmasıdır. Her iki ihtimalde de sonuç aynıdır: görüşmenin öncelik sırası değişmiştir.
 
Nitekim ilerleyen saatlerde Lübnan meselesinin öne çıkması da bu tabloyu destekliyor. İran tarafı bölgesel gelişmeleri ve sahadaki dengeleri daha fazla gündeme taşırken, ABD tarafı daha sınırlı ve kontrol edilebilir bir müzakere çerçevesi oluşturmaya çalışıyor. Böylece taraflar aynı masada olsalar bile aynı konuları konuşmuyorlar.
 
Bu noktada asıl dikkat çekici olan şey, kamuoyuna yansıyan görüntü ile masadaki gerçek gündem arasındaki farktır. Dışarıdan bakıldığında Trump'ın sert açıklamaları, İran'ın tepkileri ve karşılıklı restleşmeler öne çıkıyor. Ancak diplomaside belirleyici olan çoğu zaman söylenenler değil, ertelenen konulardır.
 
Lucerne'de ertelenen konu ise açık şekilde nükleer dosyadır.
 
Bu erteleme, klasik diplomasi mantığına da tam olarak uymaz. Normalde en zor başlıklar sona bırakılır. Burada ise en zor başlık, görüşmenin en başında hiç açılmamıştır. Bu da bize şunu gösteriyor: taraflar henüz teknik detaylara değil, siyasi pozisyonlarına odaklanmış durumdalar.
 
Yani mesele uranyum ya da teknik kapasite değil; mesele karşılıklı güvenin ne kadar zayıf ya da güçlü olduğudur.
 
Taraflar aynı masaya oturmuş olabilir, fakat aynı dünyada konuşmuyorlar.
 
İran'ın Lübnan konusunu öne çıkarması da bu açıdan anlamlıdır. Tahran, yalnızca nükleer anlaşma değil, bölgesel etkinliğini de masaya taşımak istemektedir. Washington ise süreci daha dar bir çerçevede tutarak kontrol altında ilerletme eğilimindedir. Bu iki yaklaşımın doğal sonucu ise gündemin dağılmasıdır.
 
İşte bu yüzden Lucerne görüşmelerinde en çok konuşulan şeyler değil, en az konuşulan konu önemlidir.
 
Çünkü diplomasi çoğu zaman yüksek sesle yapılan açıklamalardan değil, sessiz bırakılan boşluklardan anlaşılır.
 
Bugün o boşluk, nükleer başlıktır.
 
İlk 80 dakika boyunca bu konunun hiç açılmamış olması, görüşmenin başarısız ya da başarılı olduğunu göstermez. Ama bize önemli bir şey söyler: taraflar henüz asıl çatışmanın nasıl çözüleceği konusunda aynı noktada değildir.
 
Bu nedenle Lucerne'de yaşananları bir sonuç olarak değil, bir başlangıç arayışı olarak okumak daha doğru olur.
 
Belki de bu görüşmenin en kritik anı, söylenen cümleler değil, söylenmeyen konulardı.
 
en önemli diplomatik mesaj, masada kurulan cümleler değil, konuşulmayan 80 dakikadır.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.