logo
29 MAYIS 2026

Galatasaray'ın rakibi Liverpool oldu

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turu kuraları çekildi. Galatasaray, İngiltere ekibi Liverpool ile eşleşti

27.02.2026 17:12:00 / Güncelleme: 27.02.2026 17:21:08
AA
Galatasaray'ın rakibi Liverpool oldu
Galatasaray'ın rakibi Liverpool oldu
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda eşleşmeler belli oldu.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda son 16 turu kura çekimi, İsviçre'nin Nyon kentindeki UEFA Genel Merkezi'nde yapıldı.

Turnuvadaki tek Türk temsilcisi Galatasaray, İngiltere'nin Liverpool ekibiyle eşleşti. Sarı-kırmızılı takım, ilk maçı sahasında, rövanş mücadelesini ise deplasmanda yapacak.

Galatasaray, bu turda Liverpool'u elemesi halinde çeyrek finalde Paris Saint-Germain-Chelsea eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. Olası yarı final durumunda ise rakip, son 16 turundaki Real Madrid-Manchester City ve Atalanta-Bayern Münih eşleşmelerinden son 4'e kalacak takım olacak.

Turnuvada son 16 turu maçları 10-11 ve 17-18 Mart tarihlerinde oynanacak.

Son 16 turunda eşleşmeler şöyle:

Paris Saint-Germain (Fransa) - Chelsea (İngiltere)

Galatasaray - Liverpool (İngiltere)

Real Madrid (İspanya) - Manchester City (İngiltere)

Atalanta (İtalya) - Bayern Münih (Almanya)

Newcastle United (İngiltere) - Barcelona (İspanya)

Atletico Madrid (İspanya) - Tottenham (İngiltere)

Bodo/Glimt (Norveç) - Sporting (Portekiz)

Bayer Leverkusen (Almanya) - Arsenal (İngiltere)

Galatasaray'ın Liverpool'a karşı "güzel anıları" bulunuyor
 
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda eşleştiği İngiliz takımı Liverpool'a karşı geçmişte aldığı iyi sonuçlarla dikkati çekiyor.
 
Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda bu sezon lig etabını 3 galibiyet, 1 beraberlik, 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayan sarı-kırmızılılar, son 16 play-off etabına yükseldi. Bu turda İtalyan temsilcisi Juventus ile eşleşen Galatasaray, ilk maçı sahasında 5-2 kazanırken, deplasmanda uzatmalar sonunda 3-2 mağlup olsa da adını son 16'ya yazdıran ekip oldu. Sarı-kırmızılı ekip, son 16 turunda bu sezon ikinci haftada iç sahada 1-0 yendiği Liverpool ile eşleşti.
 
Liverpool ise "Devler Ligi"nde oynadığı 8 müsabakada 6 galibiyet, 2 yenilgi yaşadı. "Kırmızılar" 36 takımlı lig etabını 3. sırada tamamlayarak doğrudan son 16 turuna yükseldi.
 
İki takım 5 kez karşılaştı
 
İki takım, uluslararası turnuvalarda daha önce 5 mücadele etti.
 
Galatasaray ile Liverpool, tamamı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere 3 kez eşleşti ve 5 müsabakaya çıktı. Söz konusu maçlarda sarı-kırmızılı ekip 2 galibiyet alırken, Liverpool 1 kez kazanabildi. İki karşılaşma ise berabere bitti.
 
İlk eşleşme, 2001-2002 sezonunda ikinci tur grup aşamasında gerçekleşti. İngiltere'deki ilk maç golsüz sona ererken, İstanbul'daki maç 1-1 beraberlikle tamamlandı. İki ekip arasındaki ikinci eşleşme ise 2006-2007 sezonunda yaşandı. Grup aşamasındaki iki müsabaka da 3-2'lik skorla sona erdi. Galatasaray, deplasmanda mağlup olduğu Liverpool'u İstanbul'da yenmeyi başardı.
 
Son eşleşme ise bu sezon lig etabında yaşandı. İstanbul'da yapılan müsabakayı Galatasaray 1-0 yenerek rakibini evine boş gönderdi.
Sarı-kırmızılı takım, Liverpool ile iç sahada yaptığı 3 maçta yenilgi yüzü görmezken 2 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. "Cimbom" bu maçlarda 5 gol atarken, kalesinde 3 gol gördü.
 
İngiliz takımlarıyla 26 kez karşılaştı
 
Galatasaray, İngiliz takımlarına karşı 26 kez mücadele etti.
 
Türkiye'nin uluslararası arenadaki en başarılı futbol takımı olarak dikkati çeken sarı-kırmızılılar, Avrupa kupalarında yaptığı 338 maçın 26'sında İngiliz takımlarıyla karşı karşıya geldi.
 
İlk olarak 1978-1979 sezonunda West Bromwich Albion ile karşılaşan Galatasaray, sonrasında Manchester United, Chelsea, Leeds United, Arsenal, Liverpool ve Manchester City ile eşleşti.
 
"Cimbom", söz konusu maçlarda 6 galibiyet, 9 beraberlik alırken, 11 yenilgi gördü. Galatasaray, attığı 29 gole karşılık kalesindeki 48 gole engel olamadı.
 
İç saha performansı
 
Galatasaray, İngiliz takımlarını 13 kez konuk etti.
 
Sarı-kırmızılılar, çoğunluğu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere yapılan maçlarda 5 galibiyet aldı, 3 yenilgi yaşadı. Beş müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı.
 
Rakip fileleri 17 kez sarsan Galatasaray, kalesinde ise 21 gol gördü.
 
Deplasman karnesi zayıf
 
Galatasaray, İngiliz takımlarına karşı deplasmanda sadece 1 kez kazanabildi.
 
İç sahada 13, deplasmanda 12 ve tarafsız sahada 1 kez olmak üzere İngiliz takımlarıyla 26 defa karşılaşan sarı-kırmızılılar, aldığı 6 galibiyetin 1'ini dış sahada, 4'ünü sahasında, 1'ini ise tarafsız sahada elde etti.
 
"Cimbom" İngiltere'de çıktığı 12 mücadelede ayrıca 3 beraberlik, 8 yenilgi yaşadı. Söz konusu maçların 6'sında gol sevinci yaşayan sarı-kırmızılılar, 12 kez fileleri havalandırırken, rakiplerinin 27 golüne engel olamadı. Galatasaray, rakip sahadaki 12 maçın sadece 1'inde kalesini gole kapatmayı başardı.
 
En fazla Manchester United'la rakip oldu
 
Galatasaray, İngiliz takımları arasında en fazla maçı, Manchester United ile yaptı.
 
İki ekip arasında tamamı Şampiyonlar Ligi'nde oynanan 8 mücadelede takımlar ikişer kez kazandı. Dört müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı.
 
Galatasaray, İngiliz rakiplerinden Liverpool ile beş, Chelsea ile dört, Arsenal ile üç, West Bromwich Albion ve Leeds United ile ikişer, Tottenham ve Manchester City ile birer kez karşılaştı.
 
Manchester United ile tarihi maç
 
Sarı-kırmızılı ekibin Manchester United ile 1993-1994 sezonunda yaptığı maç, Türk futbol tarihine geçen klasiklerden oldu.
 
İki takım tarihlerinde ilk kez 1993'te UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turunda karşı karşıya geldi. Eşleşmenin favorisi olarak gösterilen "Kırmızı Şeytanlar" karşısında ilk maçta deplasmandan 3-3'lük beraberlikle ayrılan sarı-kırmızılılar, rövanş mücadelesini 0-0 tamamlayarak tur atladı.
 
Bu sonuçla Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde adını 8 takım arasına yazdırırken, Manchester United'ın elenmesi Avrupa futbolunda büyük sürpriz olarak yorumlandı.
 
UEFA Kupası'nı Arsenal'in elinden kaptı
 
"Cimbom", Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birini İngiliz takımı Arsenal karşısında yaşadı.
 
1999-2000 sezonunda UEFA Kupası yarı finalinde İngiliz temsilcisi Leeds United'ı eleyen sarı-kırmızılı ekip, finalde yine aynı ülkeden Arsenal'ın rakibi oldu.
 
Galatasaray ile Arsenal arasında 17 Mayıs 2000'de Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki Parken Stadı'nda yapılan final maçının normal süresi ve uzatmaları 0-0 sona erdi.
 
Penaltılarda rakibine 4-1 üstünlük sağlayan Galatasaray, Türkiye'ye futboldaki ilk Avrupa kupasını getirme başarısını yakaladı.
 
Türk takımlarına karşı Liverpool
 
Liverpool, UEFA organizasyonlarında Türk takımlarıyla 13 kez karşılaştı.
 
"Kırmızılar", tarihinde Avrupa kupalarında Galatasaray ile 5, Beşiktaş ve Trabzonspor ile dörder kez karşı karşıya geldi. Galatasaray karşısında sadece 1 kez kazanabilen Liverpool, ikişer kez de beraberlik ve yenilgi yaşadı. İngiliz temsilcisi, Trabzonspor eşleşmelerinde 3 galibiyet, 1 yenilgi, Beşiktaş eşleşmelerinde ise ikişer galibiyet ve mağlubiyet aldı.
 
Söz konusu maçlarda 22 gol atan Liverpool, kalesinde 12 gol gördü.
 
İngiliz temsilcisinin 2007-2008 sezonunda sahasında Beşiktaş karşısında aldığı 8-0'lık galibiyet ise, Türk futbol tarihinin en ağır yenilgilerinden biri durumunda.
 
Müzesi kupalarla dolu
 
Dünya futbolunun en önemli takımlarından biri olan Liverpool, tarihinde 14 uluslararası şampiyonluk yaşadı.
 
UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası'nı 4 kez kazanan "Kırmızılar" UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 kez mutlu sona ulaştı. Liverpool, "Kupa 1"in en ikonik finallerinden birini 2005'te İstanbul'daki Atatürk Olimpiyat Stadı'nda futbolseverlere yaşattı. İngiliz temsilcisi, İtalya'nın Milan takımı karşısında ilk yarısını 3-0 geride kapattığı finalde ikinci yarı geri dönüş yaptı. Normal süresi ve uzatmaları 3-3 sona eren mücadelede seri penaltı atışlarını 3-2 alan Liverpool, kupayı müzesine götürdü.
 
Üç kez UEFA Kupası'nı, 4 kez UEFA Süper Kupa'yı kazanan Liverpool, 1 kez de FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nı aldı.
Liverpool ayrıca Premier Lig'de 20, İngiltere Kupası'nda 8, İngiltere Lig Kupası'nda 10, İngiltere Süper Kupası'nda ise 16 kez şampiyonluk elde etti.
 
Premier Lig'de şampiyonluk yarışının uzağında kaldı
 
Hollandalı teknik direktör Arne Slot'un çalıştırdığı Liverpool, son şampiyon ünvanıyla mücadele ettiği İngiltere Premier Lig'de bu sezon rakiplerinin gerisine düştü.
 
"Kırmızılar" 27 haftası geride kalan ligde 13 galibiyet, 6 beraberlik ve 8 yenilgi yaşadı. 45 puanı bulunan Liverpool, lider Arsenal'in 16 puan gerisinde 6. sırada yer aldı. İyi bir sezon geçirmeyen Slot'un öğrencilerinin, gelecek sezon Premier Lig'den UEFA Şampiyonlar Ligi kotası alabilmesi için üst sıralara tırmanması gerekiyor.
 
Yaz transferinde yarım milyar avro harcadı
 
İngiliz temsilcisi, bu sezon 500 milyon avronun üzerinde bonservis bedeli ödeyerek kadrosunu güçlendirdi.
 
Hollandalı teknik direktör Arne Slot yönetiminde İngiltere Premier Lig'i kazanan Liverpool, bu yıl 6 sezonluk UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hasretini dindirmek için mücadele ediyor.
 
Birçok yıldız futbolcunun top koşturduğu İngiliz ekibi, yaz transfer döneminde rekor bonservis ücretleri ödeyerek kadrosunu daha da kuvvetli hale getirdi.
 
Almanya'nın Bayer Leverkusen takımından 140 milyon avro bedelle Florian Wirtz'i alan Liverpool, 120 milyon avro bonservis ödeyerek Newcastle United'tan 120 milyon avroya Alexanfer Isak'ı transfer etti. Hugo Ekitike için Eintracht Frankfurt'a 75 milyon avro ödeyen "Kırmızılar" Bournemouth'tan Milos Kerkez'i 45, Bayer Leverkusen'den de Jeremie Frimpong'u 40 milyon avroya aldı.
 
Kadrosu
 
Liverpool'un UEFA listesinde şu futbolcular bulunuyor:
 
Kaleci: Alisson Becker, Giorgi Mamardashvili, Freddie Woodman
 
Savunma: Joe Gomez, Wataru Endo, Virgil van Dijk, Ibrahima Konate, Milos Kerkez, Conor Bradley, Andy Robertson, Jaremie Frimpong
 
Orta saha: Florian Wirtz, Dominik Szoboszlai, Alexis Mac Allister, Curtis Jones, Ryan Gravenberch
 
Forvet: Alexander Isak, Muhammed Salah, Federico Chiesa, Cody Gakpo, Hugo Ekitike, Rio Ngumoha.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif

Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor’da zaman zaman iyi performanslar sergileyen Oleksandr Zubkov için ABD profesyonel futbol ligi MLS’ten gelen astronomik transfer hamlesi geldi. Yönetimin belirlediği minimum 6 milyon euro bonservis şartıyla transfer piyasasındaki hareketliliği zirveye tırmandırdı

29.05.2026 21:17:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'un Türkiye Kupası şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Oleksandr Zubkov, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Ukrayna basınının iddiasına göre, 28 yaşındaki kanat oyuncusunun hedefi ABD Ligi MLS.






ZUBKOV DA ABD'Yİ İSTİYOR
 
Novyny tarafından paylaşılan kulis bilgilerine göre; Ukrayna milli takımının ve Trabzonspor'un kilit isimlerinden Zubkov, takımdan ayrılmanın eşiğinde. Son dönemde sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çeken yıldız oyuncunun, kariyerine Kuzey Amerika profesyonel futbol ligi olan MLS'te devam etmek istediği ortaya çıktı.







SEZONUN EN İYİ 11'İNE SEÇİLDİ
 
Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor'da harika bir dönem geçiren Zubkov, takımın sahadaki en büyük kozlarından biri oldu. Ukraynalı oyuncu, 2025/26 sezonunda bordo-mavili formayla Türkiye Kupası zaferi yaşadı. Gösterdiği olağanüstü performans sayesinde, takım arkadaşı Arseniy Batagov ile birlikte Süper Lig'de Sezonun En İyi İlk 11'ine seçilerek başarısını taçlandırdı.







TRABZONSPOR 6 MİLYON EURO İSTİYOR
 
Trabzonspor yönetimi, oyuncunun ayrılma isteğine prensipte sıcak baksa da masadan kolay kolay kalkmaya niyetli değil. Bordo-mavili kulüp, Ukraynalı kanat oyuncusu için kapıyı en az 6 milyon euro transfer bedeliyle açtı.
 
Bu yüksek bonservis talebi, oyuncuyla ilgilenen bazı kulüpler için finansal bir engel teşkil etse de Zubkov'a olan uluslararası ilgi her geçen gün artıyor. Transfer piyasasındaki bu dinamik süreçte, oyuncunun kariyerini üst seviyeye taşıyacak bir anlaşmanın yakın olduğu konuşuluyor.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti

Futbol devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa'yı sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou’yu kadrosuna katmak için savaş veriyor

29.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Avrupa futbolunun devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa Ligue 1'i sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou'yu kadrosuna katmak için savaş veriyor. Fenerbahçe'de başkan adaylarından birisi de transfer piyasasını altüst edecek çılgın bir operasyonla "cehennem"den zaferle çıkmaya hazırlanıyor.






Yeni sezon öncesi savunma hattını dünya çapında bir potansiyelle güçlendirmek isteyen Fenerbahçe'nin, Fransa Ligue 1 ekiplerinden RC Lens forması giyen ve bu sezon gösterdiği performansla Avrupa devlerini peşine takan Ismaëlo Ganiou transferinde mutlu sona yakın olduğu iddia edildi. Hem Aziz Yıldırım hem de Hakan Safi'nin stoper transfer edeceğini açıkladığı ortamda 2005 doğumlu yıldız adayının kime söz verdiği ise sır.






23 MAÇTA 3 GOL ATAN STOPER

Lens formasıyla Ligue 1'de 23 maçta şans bulup 3 gol atan 1.85'lik stoper, sergilediği istikrarlı grafik ve sağlam fiziksel yapısıyla dikkat çekti. Değerini hızla 10 milyon Euro seviyesine çıkaran genç savunmacı için devler sıraya girmiş durumda.






PSG ve Marsilya'nın yakından takip ettiği Burkina Fasolu stoper için Bayern de devrede. Alman ekibinin, takımdan ayrılması beklenen eski Kim Min-jae'nin ideal alternatifi olarak Ganiou'yu belirlediği ve menajeriyle ilk teması kurduğu iddia edildi.






MAAŞI SADECE 450 BİN EURO

Ancak tüm bu dev ilgisine rağmen, oyuncu tarafıyla kurulan sıcak temaslar neticesinde Fenerbahçe'nin imza aşamasına en yakın kulüp olduğu bildirildi.

Yıllık tahmini maaşı 450 bin Euro civarında olan Ganiou için RC Lens, bu yüksek ilgiyi büyük bir nakit girdisine çevirmeyi hedefliyor. Fransız ekibinin kapıyı 20 ila 30 milyon Euro arasında bir bonservis bedeliyle açabileceği belirtiliyor. Fenerbahçe yönetiminin bu transferi bitirmek istediği konuşuluyor.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.

Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı

CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi

29.05.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi. 54,6 milyon takipçiye ulaşan Galatasaray dünya genelinde 19. sıraya yerleşerek Türkiye'nin zirvesine oturdu. 39,3 milyon takipçide kalan Fenerbahçe ise ezeli rakibinin oldukça gerisinde kalarak listeye ancak 23. sıradan giriş yapabildi.






Uluslararası Spor Çalışmaları Merkezi (CIES) Futbol Gözlemevi, dünya genelinde futbol kulüplerinin sosyal medyadaki popülaritesini mercek altına alan kapsamlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Facebook, Instagram, TikTok, X ve YouTube platformlarındaki resmi hesapların toplam takipçi sayıları dikkate alınarak hazırlanan listede, Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe'ye fark attı.






GALATASARAY İLK 20'YE GİRDİ

Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medyanın zirvesinde İspanyol devleri yer alıyor. Real Madrid, toplam 487,6 milyon takipçiyle dünyanın en popüler kulübü unvanını korurken, en yakın takipçisi Barcelona 441,8 milyon takipçiyle ikinci sırada yer aldı.

Galatasaray, tüm platformlarda ulaştığı toplam 54,6 milyon takipçi sayısıyla dünya genelinde 19. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Ezeli rakibi Fenerbahçe ise toplam 39,3 milyon takipçi sayısıyla dünya sıralamasında 23. sırada yer aldı.






İŞTE İLK 30 SIRA

1     Real Madrid 487,6
2     Barcelona   441,8
3     Manchester United 238,6
4     PSG   208,1
5     Manchester City   187,8
6     Liverpool   179,2
7     Juventus    178,3
8     Bayern Münih      165,2
9     Chelsea     156,5
10    Arsenal     118,5
11    Tottenham   112,2
12    Atletico Madrid   91,4
13    Inter Milan 82,7
14    Milan 81,0
15    Flamengo    71,6
16    El-Nassr    66,0
17    Borussia Dortmund 64,6
18    Al-Ahly     60,1
19    Galatasaray 54,6
20    Roma  43,4
21    Inter Miami 43,2
22    Corinthians 43,1
23    Fenerbahçe  39,3
24    Al-Hilal    36,1
25    Persib Bandung    35,6
26    Boca Juniors      31,0
27    River Plate 30,3
28    Club América      29,7
29    Real Betis  29,1
30    Sevilla     28,6

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.