logo
30 MAYIS 2026

İBB Davası'nın 36. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması başladı

 

12.05.2026 11:36:00 / Güncelleme: 12.05.2026 11:53:47
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 36. duruşması başladı
İBB Davası'nın 36. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde güvenlik müdürü olan sanık Yener Torunler'in savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Isparta'da korkunç kaza


 
 
Isparta'da direğe çarpan hafif ticari araçtaki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Hafif ticari araç resmen ikiye bölündü.  

30.05.2026 01:00:00
AA
Isparta'da korkunç kaza
Isparta'da korkunç kaza

Isparta'da hafif ticari aracın elektrik direğine çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Büyükhacılar köyünde Hasan Karabulut'un kullandığı, hafif ticari araç, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Karabulut'un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan İsmail Aktaş, Osman V. ile Mustafa K. hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan Aktaş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yola çıkacaklar dikkat!

Kurban Bayramı tatilinin son günlerine yaklaşırken, memleketlerine veya tatil beldelerine giden vatandaşların erken dönüş yolculuğu ana arterlerde trafiği kilitledi

29.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Yola çıkacaklar dikkat!
Yola çıkacaklar dikkat!
Kurban Bayramı tatilini İstanbul dışında, memleketlerinde ya da tatil beldelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu başladı.

Hafta sonu yaşanacak olası büyük yoğunluğa kalmak istemeyen binlerce sürücü, Cuma gününden itibaren yollara akın etti. İstanbul ve Ankara gibi metropollere bağlanan ana arterlerde trafik durma noktasına gelirken, yetkililer sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Kilit kavşaklar alarm veriyor

Anadolu'dan batıya giden araçların en kritik geçiş noktalarından biri olan ve "kilit kavşak" olarak bilinen Kırıkkale'de dönüş trafiği zirveye ulaştı. 43 ilin kara yolu bağlantı noktasında yer alan şehir geçişinde, Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Samsun istikametlerinde kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu. Sürücüler yoğunluk nedeniyle ilerlemekte güçlük çekiyor.

Benzer manzaralar Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı, Düzce ve Gerede kesimlerinde de yaşanıyor. İstanbul yönüne doğru akın eden araçlar nedeniyle otoyolun belirli noktalarında trafik adım adım ilerliyor.

Tekirdağ-İstanbul yolu durma noktasında

Tatilini Ege ve Trakya kıyılarında geçirenlerin dönüş rotası olan Tekirdağ-İstanbul kara yolunda da erken dönüş hareketliliği hakim. Özellikle Tekirdağ girişindeki kritik ışıklı kavşaklarda araç kuyrukları dikkat çekerken, trafik ekipleri akışı rahatlatmak adına bölgedeki 7 ana kavşakta konuşlanmış durumda. Yetkililer bu güzergahtaki yoğunluğun Pazar gecesine kadar artarak sürmesini bekliyor.

Ağır vasıtalara İstanbul'a giriş yasağı geldi

Bu arada İçişleri Bakanlığı, bayram dönüş trafiğindeki kaosu minimuma indirmek amacıyla kritik bir tedbir kararı aldı. Alınan karara göre; 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00'ten başlayarak, 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar ağır tonajlı ve ağır vasıta araçların İstanbul'a giriş yapacağı bazı ana arterlerden geçişi yasaklandı.

Kısıtlama uygulanacak yollar:

O-4 Anadolu Otoyolu: Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar

D-100 Devlet Karayolu: Karabük il sınırından Düzce il sınırına kadar

Bu önlemle birlikte tedarik zincirinin aksamaması sağlanırken, binek araçların dönüş yolculuğunda nefes alması hedefleniyor.

Ekipler sahada

Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri, otoyol gişeleri, kavşaklar ve bağlantı noktalarında denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer yola çıkacak olan sürücülere şu hayati uyarılarda bulunuyor:

• Uykusuz ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmeyin.

• Takip mesafenizi koruyun ve aşırı hızdan kaçının.

• Her 2 saatte bir mutlaka kısa molalar vererek dinlenin.

• Alternatif güzergahları ve güncel trafik yoğunluk haritalarını kontrol etmeden yola çıkmayın.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.

Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ve Hassa ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı çaylar ve dereler taştı, ev ile bahçeleri su bastı

 

29.05.2026 17:30:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:34:09
Anadolu Ajansı
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle Deliçay ve Özerli Çayları taştı.

Taşma sonucu Kuzuculu ve Numune Evler Mahallelerinde cadde ve sokaklar sular altında kaldı.

Hassa ilçesinde de Söğüt, Aşağıkarafakılı, Güdükali Dereleri ile Akbez Çayı'nda taşkın meydana geldi.

Ev, ahır ve bahçelerin de etkilendiği taşkın nedeniyle bazı araçlar sürüklendi.

Hassa ve Dörtyol ilçelerinde belediye ekipleri taşkından etkilenen alanlarda çalışma başlattı.



Vali Mustafa Masatlı'dan açıklama

Vali Mustafa Masatlı, Dörtyol ilçesinde taşkından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerinin ardından Vali Masatlı, gazetecilere, meteorolojinin 28 Mayıs saat 14.00 ile bugün 21.00 arasında özellikle Erzin, Dörtyol, İskenderun, Samandağ ve Yayladağı hattında kuvvetli yağışların olacağıyla ilgili uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Bu uyarıyla Valilik koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla toplantı yaptıklarını ve durumu takip ettiklerini belirten Masatlı, şöyle devam etti:

"Fakat yukarıda fazla yağan yağıştan kaynaklı özellikle Deliçay ve çevresinde Dörtyol'da birtakım hasarlar oldu. Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'mize 64 ihbar gelmiş, bu ihbarda 35 tanesi Dörtyol ilçemiz merkezlidir. Burada tabii Deliçay'ın yatağında ve çevresinde yer yer hasar oluşmakla birlikte sadece Deliçay'ın özellikle denizle buluştuğu hatta, Beyazgül Sitesi'nin bulunduğu yerde 17 aracımızda hasar oluşmuştur. Herhangi bir can kaybımız yoktur."

Vali Masatlı, yağışın oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmak için tüm kurum ve kuruluşlarla sahada olduklarını ifade etti.

Başta Dörtyol ilçesi olmak üzere kısmi olarak ihbar aldıkları su baskını yaşanan yerlerde ekiplerin çalışmasını sürdürdüğünü vurgulayan Masatlı, "İnşallah 1-2 güne kadar bu olumsuz tabloyu da normale çeviririz. Başta Dörtyol ilçemiz olmak üzere diğer ilçelerimizde bu yağışlardan dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu. 

Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede


 
Türkiye'de yasa dışı bahis sitelerinin tespit edilip engellenmesi için yapay zeka ile makine öğrenmesi teknolojileri aktif olarak kullanılıyor.
 

29.05.2026 16:29:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:07:09
HABER MERKEZİ/AA
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan "Çevrimiçi Kumar ve Yasadışı Bahis" raporunda, devletin ilgili kurumlarının siber suç ağlarına karşı yürüttüğü mücadelenin detaylarına yer verildi.
Rapora göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ile Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile yasa dışı bahis ağlarını çökertmek için işbirliği yapıyor.
Ayrıca, bilişim sistemleri üzerinden işlenen yasa dışı bahis suçlarına karşı yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerden yararlanılıyor.







Sürekli 'alan adı' değiştiriyorlar

Alan adı değişikliği yaparak hizmet vermeye devam eden sunucuları tespit edebilmek için derin paket incelemesi (DPI), ağ analizleri ve otomasyon sistemleri kullanılıyor, aynı IP üzerinden hizmet veren yasa dışı sitelere erişim otomatik kesilebiliyor.
İnternet ortamı düzenli taranarak bahis sitelerinin sıkça kullandığı tasarım şablonları ve belirli kod blokları tespit ediliyor.
Sosyal medya platformları üzerinden bahis sitelerinin reklamını yapan içerik üreticileri ve hesap yöneticileri de sıkı takip altında tutuluyor.







Bağımlılığın hızla artmasının altında yatan nedenler

Raporda, Türkiye'de ve dünyada kumar ve bahis bağımlılığının hızla artmasının altında yatan nedenleri detaylı bir şekilde analiz edildi.
Buna göre, bu artışın en temel sebebi, çevrim içi kumara cep telefonları üzerinden 7/24 erişilebilmesi.
Bu kolay ulaşım, kullanıcıları fiziksel ortamdan bağımsız kılarak günün her saati kumar oynamaya itiyor.







Kullanıcıya tuzak kuruyorlar

Söz konusu platformlar, kullanıcıları adeta bir tuzağa çekmek için 'karanlık/aldatıcı desenler' olarak tanımlanan arayüz tasarımlarını ve yoğun pazarlama stratejilerini kullanıyor.
Tüketicilerin bilişsel önyargılarını hedef alarak onları kendi çıkarlarına aykırı seçimler yapmaya yönlendiren bu desenler, beynin kısa döngülerle hızlı ve tekrar oynamasını teşvik ediyor.







Tuzak içinde tuzak

Sistem, sık açılan davet pencereleri, oturumu kapatırken daha fazlasını sunan teklifler, tekrarlanan bahisler veya oturum bittikten sonra kumar oynamaya devam etme uyarıları gibi araçlarla kişiyi sürekli içeride tutuyor. Kullanıcı algısını şekillendirmek amacıyla kayıplar küçük puntolarla, kazançlar ise büyük ve renkli şekilde gösteriliyor.
Rapora göre, kaybetme ekranları hızlıca geçilirken kazanma sekanslarının görsel olarak abartıldığı 'kaybetmenin üstünü örten arayüz tasarımları' devreye sokuluyor.
Dönen çarklar, efektler ve animasyonlar aracılığıyla kişide sürekli kazanılıyor algısı uyandırılarak derin bir bilişsel çarpıtma oluşturuluyor.







Oyun bağımlılığının sonu kumar bağımlılığı!

Platformların ürünlerini oyunlaştırması (gamification), oyun bağımlılığından kumar bağımlılığına geçişe de zemin hazırlıyor.
Çevrim içi oyunların içerisine kumar unsurlarının dahil edilmesi, yasa dışı bu platformları birer çekim merkezi haline getirirken kumar oynamayı da normalleştiriyor. Türkiye'de spor bahisleri yasal platformlar üzerinden yürütülmesine rağmen, yasa dışı sitelerin yasal bahis sitelerine göre daha yüksek oranlarda kazanç vadetmesi bu platformlara yönelimi artırıyor.

Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı kavgada ölü sayısı 2'ye yükseldi. Olay anına ait cep telefonu görüntüleri de ortaya çıktı

28.05.2026 18:41:00
İhlas Haber Ajansı
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Olay, Kızıltepe ilçesi Atatürk Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, iki aile arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışma kısa sürede silahlı, sopalı kavgaya dönüştü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kavgada Doğan Baday (35) olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan bir kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 2'ye yükseldi.

Olayda 7 kişi de yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Öte yandan kavga anına ilişkin cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde tarafların birbirine sopalarla vurduğu, ateş açtığı ve çevrede büyük panik yaşandığı görüldü.

Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.

Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü

Kastamonu'nun Araç ilçesinde otomobilin istinat duvarına çarpması neticesinde meydana gelen kazada 3 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ağır yaralandı

28.05.2026 17:53:00 / Güncelleme: 28.05.2026 18:46:33
İhlas Haber Ajansı
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kastamonu'da feci kaza: 3 ölü
Kaza, Araç ilçesi Kastamonu-Karabük kara yolu Müslimler köyü yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Sarıkülçe (71) idaresindeki 54 AGG 037 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol kenarındaki istinat duvarına çarptı. Kazada sürücü ile eşi Melahat Sarıkülçe (66) ve Mustafa Külte (63) olay yerinde hayatını kaybederken, Nezahat Külte (62) yaralandı.

Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Kazada hayatını kaybeden vatandaşların cenazesi ise cumhuriyet savcısı ve jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından araçtan çıkartılarak cenaze aracıyla Araç Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı


 
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı... Sıcak havuz, sauna ve hamam özellikle risk grubundakiler için ölümcül olabilir.

28.05.2026 14:44:00
MURAT ÇORBACI
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, "Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabilir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kalmak kalp krizinden ani tansiyon düşmesine, nefes darlığından bayılmalara kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.







Risk yaşla birlikte artıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek, özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Köksal, şunları söyledi: "Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşüyor. Terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getiriyor." Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kaldığını belirten Köksal, bu durumu 'aşırı eforla koşmaya' benzetiyor. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıdığını vurguluyor.







Aşırı yük uzun süre tolere edilmeyebilir

Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade ederek, şu uyarıda bulundu: "Kalp, hayati organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer kişi yaşlıysa ve kalp hastalığı riski taşıyorsa bu aşırı yük uzun süre tolere edilemeyebilir ve kalp krizi kaçınılmaz hale gelebilir."
Uzmanlara göre risk grubunda olmayan bireylerin bile sauna ve hamamda 10-20 dakikadan fazla kalmaması gerekiyor. Ayrıca terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin bol su tüketilerek yerine konması büyük önem taşıyor.







Termal havuzlardaki gizli tehlike: Astım ve akciğer ödemi

Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Havuz ve saunada kalp krizini tetikleyen 3 kritik risk

Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında özellikle dikkat edilmesi gereken risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* 39-40 dereceyi aşan sıcak sularda uzun süre kalmak
* Kalp hastalığı bulunan veya risk grubunda yer alan ileri yaş bireylerin sıcak havuz kullanması
* Terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yeterince yerine konmaması

Yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere öneriler ise şöyle:

• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin.

Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde kontrolsüz sauna ve termal havuz kullanımının "masum bir rahatlama yöntemi" değil, ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilecek önemli bir risk faktörü olduğunun altını çiziyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.