logo
05 HAZİRAN 2026

İlk Dünya Kupası 1950'de yapıldı

Dünyanın en önemli spor organizasyonları arasında yer alan eski adıyla Dünya Basketbol Şampiyonası, 2014'ten bu yana da FIBA Dünya Kupası adıyla düzenlenen organizasyonun ilki 1950 yılında Arjantin'de gerçekleştirildi

29.08.2019 00:00:00
İlk Dünya Kupası 1950'de yapıldı
İlk Dünya Kupası 1950'de yapıldı
Dünyanın en önemli spor organizasyonları arasında yer alan eski adıyla Dünya Basketbol Şampiyonası, 2014'ten bu yana da FIBA Dünya Kupası adıyla düzenlenen organizasyonun ilki 1950 yılında Arjantin'de gerçekleştirildi.

Başkent Buenos Aires'te 22 Ekim-4 Kasım 1950 tarihlerinde düzenlenen şampiyonaya 10 ülke katıldı. Ev sahibi Arjantin'in yanı sıra Mısır, Ekvador, ABD, Fransa, Brezilya, Şili, Peru, İspanya ve Yugoslavya organizasyonda mücadele etti. Uruguay ise katılma hakkı kazanmasına rağmen Arjantin'in basın mensuplarına vize vermemesini protesto etmek amacıyla şampiyonada yer almadı. İlk organizasyonda ev sahibi Arjantin, Buenos Aires'te yapılan final karşılaşmasında ABD'yi 64-50 yenerek mutlu sona ulaştı. ABD gümüş, Şili ise bronz madalya aldı. Arjantin, turnuvada oynadığı 6 maçı da kazandı.

Kupada Brezilya'nın Mısır'ı 38-19 yendiği karşılaşma, şampiyona tarihinde en az sayı atılan (Toplam 57 sayı) maç oldu. Organizasyonda en fazla farkla biten karşılaşma ise Mısır ile Arjantin arasında oynandı. Arjantin rakibini 35 sayı farkla, 68-33 mağlup etmişti. Mısır'ın Fransa karşısında ilk yarıyı 10-9 önde tamamladığı karşılaşma ise hala kupa tarihinde ilk yarıda en az sayı atılan maç olma özelliğini taşıyor.

İlk şampiyonanın en skorer ismi ise İspanyol Alvaro Salvadores Salvi oldu. Oynadığı 4 maçta 55 sayı atan Salvi, 13,8 ortalama tutturdu. Arjantinli Oscar Furlong ise kupanın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

1954 Dünya Şampiyonası

1954 yılında Brezilya'da düzenlenen ikinci Dünya Şampiyonası'nda ise ABD mutlu sona ulaştı. Brezilya'da 22 Ekim-5 Kasım 1954 tarihlerinde gerçekleştirilen Dünya Kupası'nda ev sahibi Brezilya ikinci, Filipinler ise üçüncü sırayı aldı. Bu şampiyonada ABD Milli Takımı'na altın madalyayı kazandıran kadrodaki oyuncuların hepsi Caterpillar çalışanıydı.

Rio de Janeiro'da oynanan turnuvada Brezilya, Filipinler, Paraguay, ABD, Peru, Kanada, Fransa, Uruguay, Yugoslavya, Şili, Tayvan ve İsrail yer aldı. Şampiyonada A Grubu'nda Brezilya, Filipinler ve Paraguay, B Grubu'nda ABD, Kanada ve Peru, C Grubu'nda Uruguay, Fransa ve Yugoslavya, D Grubu'nda ise Tavyan, İsrail ve Şili mücadele etti. Gruplarında ilk iki sırada yer almayı başaran Brezilya, Filipinler, ABD, Kanada, Uruguay, Fransa, Tayvan ve İsrail final grubuna yükseldi. Şampiyonada oynadığı 9 maçı da kazanan ABD, yenilgisiz şampiyon oldu.

1954 Dünya Şampiyonası'nın en skorer ismi Uruguaylı Oscar Aldo Moglia oldu. Moglia oynadığı 9 maçta 168 sayı atarak, 18,7 ortalama tutturdu. Şampiyonanın en değerli oyuncusu (MVP) ABD'den James Kirby Minter seçildi.

1959 Dünya Şampiyonası

Şili'nin ev sahipliği yaptığı 1959 Dünya Şampiyonası açık havada oynandı. Ev sahibi Şili, maçların oynanacağı salonun yapımını zamanında tamamlayamadı ve 1958 yılında yapılması planlanan şampiyona, 1959 yılının ocak ayında gerçekleştirildi. Şampiyona gecikmeli düzenlenmesine rağmen, salonun yapımı tamamlanamadı ve karşılaşmalar futbol maçlarının oynandığı stada taşınarak açık havada gerçekleştirildi. Başkent Santiago'da 16-31 Ocak tarihlerinde düzenlenen 1959 Dünya Kupası'nda kupaya uzanan takım ise Brezilya oldu. ABD gümüş madalya alırken, ev sahibi Şili üçüncü sırada kendisine yer buldu.

Toplam 13 takımın mücadele ettiği şampiyonaya ev sahibi Şili'nin yanı sıra ABD, Brezilya, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Tayvan, Uruguay, Meksika, Kanada, Porto Riko, Filipinler, Sovyetler Birliği ve Bulgaristan katıldı. Şili'nin ev sahibi olduğu için doğrudan final grubuna kaldığı şampiyonada, A Grubu'nda Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Tayvan ve ABD, B Grubu'nda Brezilya, Kanada, Meksika ve Sovyetler Birliği, C Grubu'nda ise Bulgaristan, Filipinler, Porto Riko ve Uruguay mücadele etti. Gruplarında ilk iki sırayı alan ABD, Tayvan, Brezilya, Sovyetler Birliği, Bulgaristan ve Porto Riko final grubunu oluşturan takımlar oldu.

Şili'nin üçüncüsünü düzenlediği 1959'daki kupanın kaderini, bir anlamda o dönem yaşanan siyasi gelişmeler belirledi. Şampiyonanın final grubunda yenilgisiz olarak yoluna devam eden Sovyetler Birliği, gruptaki son maçında, Çin ile siyasi sorunlar yaşayan rakibi Tayvan karşısına çıkmayı reddetti ve bu kararından dolayı hükmen mağlup sayıldı. Sovyetler Birliği bu sonucun ardından şampiyonluk yarışında devre dışı kalırken Brezilya şampiyonluğa ulaştı. Üçüncülük için mücadele eden Şili ise Bulgaristan'ın da Tayvan ile karşılaşmayı reddetmesinin ardından hükmen mağlup edilmesiyle bronz madalya kazandı. Şampiyonanın en skorer oyuncusu Tayvan'dan James Chen oldu. 7 maçta 141 sayı atan Chen, 20,1 sayı ortalamasıyla oynadı. Brezilyalı Pasos Amaury şampiyonanın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

1963 Dünya Şampiyonası

Brezilya, 1963 yılında ikinci kez Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yaptı.  Dördüncüsü düzenlenen kupaya 13 ülke katıldı. A Grubu'nda Kanada, Fransa, Sovyetler Birliği ve Uruguay, B Grubu'nda Japonya, Peru, Porto Riko ve Yugoslavya, C Grubu'nda Arjantin, İtalya, Meksika ve ABD mücadele etti. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan Sovyetler Birliği, Fransa, Yugoslavya, Porto Riko, ABD ve İtalya, final grubuna yükseldi.

Final grubunda, ev sahibi olduğu için direkt katılma hakkı kazanan Brezilya, oynadığı 6 maçı da kazanarak, yenilgisiz şampiyonluğa ulaştı. Tek yenilgisi Brezilya karşısında alan Yugoslavya gümüş, Sovyetler Birliği ise bronz madalya kazandı. Şampiyonanın en skorer oyuncusu Peru'dan Ricardo Duarte oldu. Yedi maçta 162 sayı atan Duarte, 23,1 ortalamayla oynadı. Brezilyalı Marques Wlamir, şampiyonanın en değerli oyuncusu seçildi.

1967 Dünya Şampiyonası

Dünya Basketbol Şampiyonası'nın beşincisi 1967 yılında Uruguay'da yapıldı. 27 Mayıs-11 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen organizasyonda birincilik kürsüsünde yer alan Sovyetler Birliği, ilk altın madalyasını kazandı. Şampiyonada Yugoslavya gümüş, Brezilya ise bronz madalya aldı.  Ilıman iklime sahip olup, yıl boyunca ortalama 13 derecelik sıcaklığı bulunan Uruguay'da, 1967 yılında yapılan şampiyonada dondurucu soğuklar yaşandı. Olumsuz hava koşullarından dolayı şampiyonanın yapıldığı salonlara ısıtma sistemleri sonradan eklendi.

Şampiyonanın A Grubu'nda İtalya, Meksika, Yugoslavya ve ABD, B Grubu'nda Arjantin, Peru, Japonya ve Sovyetler Birliği, C Grubu'nda ise Brezilya, Paraguay, Polonya ve Porto Riko mücadele etti.

Toplam 13 ülkenin katıldığı şampiyonada gruplarında ilk iki sırayı alan Yugoslavya, ABD, Sovyetler Birliği, Arjantin, Brezilya ve Polonya final grubuna yükseldi. Ev sahibi Uruguay ise direkt final grubuna katıldı.  Montevideo'nun Cilindro Municipal Salonu'nda yapılan final grubu maçlarında sadece ABD'ye 59-58 yenilen Sovyetler Birliği, şampiyonayı zirvede tamamladı. Grupta, Polonya'yı 86-61, Brezilya'yı 78-74, Arjantin'i 96-61, Uruguay'ı 60-54 ve Yugoslavya'yı 71-59 yenen Sovyetler Birliği mutlu sona ulaştı.

Yugoslavya, final grubunda 6 maçta 4 galibiyet ve 2 mağlubiyet alarak averajla gümüş madalyanın sahibi oldu. Grupta 6 maçta 4 galibiyet, 2 mağlubiyet alan Brezilya da averajla bronz madalya kazandı. Yugoslavya ve Brezilya ile aynı galibiyet ve mağlubiyet sayısına sahip ABD, averajla dördüncü sırada yer aldı. Polonya beşinci, Arjantin altıncı, ev sahibi Uruguay ise yedinci sırayı elde etti. Şampiyonanın en skorer oyuncusu, 9 maçta 177 sayı atan (19,7 ortalama) Polonyalı Mieczyslaw Lopatka oldu. Yugoslavya'dan Ivo Daneu ise 1967 Dünya Şampiyonası'nın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

1970 Dünya Şampiyonası

Dünya Şampiyonası, 1970 yılında ilk kez Güney Amerika'nın dışında, Avrupa'da yapıldı.  Güney Amerika'da yapılan ilk 5 organizasyonun ardından 1970 yılında düzenlenen 6'ıncı şampiyona Yugoslavya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplam 13 ülkenin katıldığı şampiyonada Yugoslavya ilk şampiyonluğunu elde etti. Yugoslavya'nın ardından Brezilya gümüş, Sovyetler Birliği ise bronz madalya kazandı.

Şampiyonada A Grubu'nda ABD, Çekoslovakya, Küba ve Avustralya, B Grubu'nda Brezilya, İtalya, Güney Kore ve Kanada, C Grubu'nda ise Sovyetler Birliği, Uruguay, Panama ve Birleşik Arap Emirlikleri karşılaştı. Yugoslavya ise şampiyonaya ev sahipliği yaptığı için final grubuna direkt olarak kaldı. Grup karşılaşmaları sonunda ilk iki sırada yer alan ABD, Çekoslovakya, Brezilya, İtalya, Sovyetler Birliği ve Uruguay ile Yugoslavya final grubunda mücadele etti. Ev sahibi olmanın avantajını iyi kullanan Yugoslavya, 6 maçta 5 galibiyet, 1 yenilgiyle grubu ilk sırada tamamladı ve altın madalyaya uzandı. Yugoslavya, tek yenilgisini Sovyetler Birliği (87-72) karşısında aldı.

Final grubunu averajla ikinci sırada tamamlayan Brezilya, gümüş madalyanın sahibi oldu. Grupta Brezilya ile oynadığı karşılaşmayı 66-64 kaybeden Sovyetler Birliği ise averajla üçüncü sırayı aldı ve bronz madalya kazandı.  Şampiyonanın en skorer oyuncusu 8 maçta 261 sayı atan (32,6 ortalama) Güney Koreli Pa Shin Dong oldu. Sovyetler Birliği'nden Sergei Belov ise en değerli oyuncu (MVP) seçildi.

1974 Dünya Şampiyonası

Porto Riko'da 1974 yılında gerçekleştirilen yedinci şampiyona tarihin en çekişmeli mücadelesine sahne olurken, kürsüye çıkan 3 takımın da puanları aynıydı. Porto Riko'da 3-14 Temmuz 1974 tarihlerinde gerçekleştirilen turnuvaya ilk kez 14 takım katıldı. Şampiyonada Sovyetler Birliği altın, Yugoslavya gümüş, ABD ise bronz madalya kazandı.

Kupada Brezilya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Meksika, Sovyetler Birliği, Arjantin, Filipinler, İspanya, ABD, Avustralya, Kanada, Küba, Çekoslovakya, son şampiyon Yugoslavya ve ev sahibi Porto Riko yer aldı. A Grubu'nda Brezilya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Meksika ve Sovyetler Birliği, B Grubu'nda Arjantin, Filipinler, İspanya ve ABD, C Grubu'nda Avustralya, Kanada, Küba ve Çekoslovakya mücadele etti. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan Sovyetler Birliği, Brezilya, ABD, İspanya, Küba ve Kanada final grubuna yükseldi. Porto Riko evsahibi takım olduğundan, Yugoslavya ise son şampiyon unvanından dolayı final grubuna direkt katıldı.

Birincinin averajla belirlendiği şampiyonada, kürsüye çıkan takımlar arasındaki ilk maçta Yugoslavya, Sovyetler Birliği'ni 82-79 yendi. Yugoslavya şampiyonluk adaylarından yenilgisiz ABD ile oynadığı maçı kaybetti. İlk yarıyı 50-41 önde tamamlayan Yugoslavya, ABD'ye 91-88 mağlup oldu. ABD ise kazandığı takdirde şampiyon olacağı maçta Sovyetler Birliği'ne yenildi. İlk yarısı 55-55 berabere biten maçta rakibini 105-94 yenen Sovyetler Birliği, averajla şampiyonluğu elde etti. Aynı puana sahip takımlardan Yugoslavya averajla gümüş, ABD ise averajla bronz madalya aldı.

1974 Dünya Şampiyonası'nda Sovyetler Birliği'nin Orta Afrika Cumhuriyeti'ni 92 sayı farkla (140-48) mağlup ettiği maç, şampiyona tarihinde hala en yüksek farkla sona eren maç olma özelliğini taşıyor.  Oynadığı 7 maçta 189 sayı atan (27 ortalama) Meksikalı Arturo Guerrero şampiyonanın sayı kralı oldu. Yugoslavya'dan Dragan Kicanovic şampiyonanın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

1978 Dünya Şampiyonası

Dünya Şampiyonası, 1978 yılında ilk kez Asya kıtasında organize edildi.  Organizasyonun sekizincisi 1978 yılında Filipinler'de düzenlendi. Yugoslavya'nın yenilgisiz altın madalyaya ulaştığı şampiyonada, Sovyetler Birliği gümüş, Brezilya ise bronz madalya kazandı.

Şampiyonada Kanada, Güney Kore, Senegal, Yugoslavya, Brezilya, Çin, İtalya, Porto Riko, Avustralya, Çekoslovakya, Dominik Cumhuriyeti, ABD, Sovyetler Birliği ve ev sahibi Filipinler olmak üzere toplam 14 takım mücadele etti. A Grubu'nda Kanada, Güney Kore, Senegal, Yugoslavya, B Grubu'nda Brezilya, Çin, İtalya, Porto Riko, C Grubu'nda Avustralya, Çekoslovakya, Dominik Cumhuriyeti ve ABD mücadele etti. Gruplarında ilk iki sırayı alan Yugoslavya, Kanada, Brezilya, İtalya, ABD ve Avustralya yarı final grubuna katıldı. Şampiyonanın yarı final grubuna Filipinler ev sahibi olarak, Sovyetler Birliği ise son şampiyon unvanıyla direkt katılmaya hak kazandı.

Grubu ilk iki sırada tamamlayan Sovyetler Birliği ile Yugoslavya altın madalya, üçüncü ve dördüncü sıradaki Brezilya ve İtalya ise bronz madalya mücadelesinde karşılaşma şansı yakaladı. Altın madalyanın sahibini belirleyecek karşılaşmada Yugoslavya ve Sovyetler Birliği arasında kıyasıya bir mücadeleye sahne oldu. Yugoslavya, normal süresi 73-73'lük skorla sona eren maçta rakibini 82-81 yenerek altın madalya aldı. Şampiyonanın üçüncüsünü belirleyecek maçta ise Brezilya, İtalya'yı 86-85 mağlup ederek, ülkesine bronz madalya ile döndü.

1978 Dünya Şampiyonası'nda Brezilya'nın Çin'i 154-97 yendiği maç, toplam 251 sayı ile şampiyona tarihine en çok sayı atılan maç olarak geçti.  Şampiyonanın en skorer oyuncusu, 7 maçta 188 sayı atan (26,9 ortalama) Çekoslovakya'dan Kamil Brabenec oldu. Yugoslavya'dan Drazen Dalipagic ise en değerli oyuncu (MVP) seçildi.

1982 Dünya Şampiyonası

Çin'in ev sahipliğinde 31 Ağustos-15 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek 2019 FIBA Dünya Kupası için geri sayım sürerken, 1982'deki organizasyonda altın madalyayı Sovyetler Birliği aldı. Eski adıyla Dünya Şampiyonası, 1982'de Kolombiya'nın ev sahipliğinde 15-28 Ağustos tarihlerinde düzenlendi. Bogota, Bucaramanga, Cali, Cucuta ve Medellin şehirlerinde oynanan maçlara 13 ülke katıldı. Sovyetler Birliği altın madalya alırken, ABD gümüş, Yugoslavya bronz madalya kazandı.

Şampiyonanın A Grubu'nda Çin, Panama, İspanya, ABD, B Grubu'nda Avustralya, Brezilya, Fildişi Sahili, Sovyetler Birliği, C Grubu'nda ise Kanada, Çekoslovakya, Uruguay ve Yugoslavya karşılaştı. Kolombiya, ev sahibi olduğu için final grubunda direkt yer alma hakkına sahip oldu.  Grup karşılaşmaları sonunda ilk iki sırada yer alan İspanya, ABD, Sovyetler Birliği, Avustralya, Yugoslavya ve Kanada kozlarını final grubunda paylaştı.

Final grubunu ilk sırada tamamlayan ABD ile ikinci sıradaki Sovyetler Birliği finalde karşılaştı. Grupta 99-93 yenildiği rakibini final maçında 95-94 yenen Sovyetler Birliği, altın madalyanın sahibi oldu. Üçüncülük maçında İspanya'yı 119-117 mağlup eden Yugoslavya da bronz madalya elde etti. Organizasyonda 7 maçta 171 sayı atan (24,4 ortalama) Panamalı Rolando Frazer sayı kralı oldu. Aynı zamanda en değerli oyuncu seçilen (MVP) Frazer, turnuva tarihinde hem en skorer oyuncu hem de MVP seçilen ilk basketbolcu oldu.

1986 Dünya Şampiyonası

İspanya'da ilk kez 1986 yılında düzenlenen şampiyonada altın madalyayı ABD kazandı.  1986 Dünya Basketbol Şampiyonası, 5-20 Temmuz tarihlerinde düzenlendi. İlk kez 24 takımın katıldığı turnuvada ABD altın madalya kazanırken, Sovyetler Birliği gümüş, Yugoslavya ise bronz madalyaya ulaştı.

Şampiyonaya başvuran ülke sayısı çok fazla olduğu için Avrupa takımları arasında eleme maçları oynandı. Türkiye'nin de katıldığı Avrupa Elemeleri'nde A Grubu'nda yer alan Batı Almanya, Arnavutluk, İtalya ve Türkiye arasından İtalya ile Batı Almanya şampiyona vizesi aldı. Yugoslavya, Hollanda, Yunanistan, Fransa ve İsrail ise Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı kazanan diğer ülkeler oldu. Şampiyonada, Brezilya, Fransa, Yunanistan, Güney Kore, Panama, İspanya, Angola, Avustralya, Küba, İsrail, Sovyetler Birliği, Uruguay, Çin, Fildişi Sahilleri, İtalya, Porto Riko, ABD, Batı Almanya, Arjantin, Kanada, Malezya, Hollanda, Yeni Zelanda ve Yugoslavya mücadele etti.

A Grubu'nda Brezilya, Fransa, Yunanistan, Güney Kore, Panama, İspanya, B Grubu'nda Angola, Avustralya, Küba, İsrail, Sovyetler Birliği, Uruguay, C Grubu'nda Çin, Fildişi Sahili, İtalya, Porto Riko, ABD, Batı Almanya, D Grubu'nda ise Arjantin, Kanada, Malezya, Yugoslavya, Hollanda ve Yeni Zelanda karşılaştı. Gruplarda yapılan maçlar sonunda Brezilya, İspanya, Yunanistan, Sovyetler Birliği, İsrail, Küba, ABD, İtalya, Çin, Yugoslavya, Kanada ve Arjantin yarı final grubuna yükseldi. Yarı final grubuna kalan 12 ülke altışarlı iki grupta mücadele etti. Gruplarında iki sırayı alan 4 takım ABD, Yugoslavya, Sovyetler Birliği ve Brezilya yarı finale çıktı.

Şampiyonanın ilk yarı final maçında Sovyetler Birliği, oldukça çekişmeli geçen mücadelenin sonunda Yugoslavya'yı 91-90 yenerek adını finale yazdırdı. Diğer yarı final karşılaşmasında ise ABD ile Brezilya kozlarını paylaşırken, rakibini 96-80 mağlup eden ABD finale yükselen ikinci takım oldu. Çekişmeli geçen final maçında Sovyetler Birliği'ni 87-85 yenen ABD, şampiyonluğa ulaştı. Üçüncülük mücadelesinde Brezilya'yı 117-91 mağlup eden Yugoslavya da bronz madalyanın sahibi oldu. Şampiyonanın en skorer oyuncusu, Yunanistan Milli Takımı'ndan Nikos Galis oldu. Galis, oynadığı 10 maçta toplam 337 sayı üretirken maç başına 33,7 sayı ortalaması tutturdu. Yugoslavya'dan Drazen Petrovic ise şampiyonanın en değerli oyuncusu seçildi.

1990 Dünya Şampiyonası

İlk organizasyona 1950 yılında ev sahipliği yapan Arjantin, 40 yıl sonra 1990 Dünya Şampiyonası'nın da ev sahibi oldu.  Luna Park Salonu, Dünya Basketbol Şampiyonası tarihinde iki ayrı organizasyona ev sahipliği yapan tek tesis olarak adını tarih sayfalarına yazdırdı.

1990 Dünya Şampiyonası'nda takım sayısı 24'ten 16'ya düştü. Şampiyonada Yugoslavya altın, Sovyetler Birliği gümüş, ABD ise bronz madalya kazandı. Şampiyonanın A Grubu'nda Porto Riko, Yugoslavya, Venezuela, Angola, B Grubu'nda Brezilya, Avustralya, İtalya, Çin, C Grubu'nda ABD, Yunanistan, İspanya, Güney Kore, D Grubu'nda ise Sovyetler Birliği, Arjantin, Kanada ve Mısır yer aldı. İlk tur gruplarını ilk iki sırada bitiren Porto Riko, Yugoslavya, Brezilya, Avustralya, ABD, Yunanistan, Sovyetler Birliği ve Arjantin adını ikinci tura yazdırdı.

Takımlar dörderli olarak iki grupta kozlarını paylaşırken, karşılaşmalar sonunda Porto Riko, ABD, Yugoslavya ve Sovyetler Birliği yarı final oynamaya hak kazandı. Yarı final müsabakalarının ilkinde Sovyetler Birliği, Porto Riko'yu 98-82 yenerek finale adını yazdırdı. Yugoslavya da ABD'yi 99-91 mağlup etmeyi başardı ve finale çıktı. Şampiyonluk mücadelesinde Sovyetler Birliği'ni 92-75'lik skorla mağlup eden Yugoslavya üçüncü kez bu kupayı kaldırdı. ABD ise Porto Riko'yu uzatma sonunda 107-105 yenerek kürsünün üçüncü basamağında yer aldı. 1990 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın sayı kralı Brezilyalı Oscar Schmidt oldu. Schmidt 8 maçta 277 sayı (34,6 ortalama) kaydetti. Yugoslavya takımından Toni Kukoc ise en değerli oyuncu seçildi.

1994 Dünya Şampiyonası

Dünya Basketbol Şampiyonası tarihi boyunca birçok gelişme olurken, belki de bunların en ilginci Kanada'da 1994 yılında düzenlenen şampiyonada yaşandı. Toplam 16 ülkenin katıldığı şampiyonada karşılaşmalar aslında beyzbol sahası olan, üstü camla kaplı 70 bin kişilik salonda oynandı, final maçını 32 bin 616 biletli basketbolsever takip etti.

Şampiyonada NBA oyuncularıyla mücadele eden ABD altın, Rusya gümüş ve Hırvatistan ise bronz madalya aldı. "Rüya Takım 2" diye adlandırılan ABD Milli Takımı'nda, NBA yıldızları Alonzo Mourning, Dominique Wilkins, Dan Majerle, Reggie Miller, Mark Price ve Shaquille O'Neal yer aldı.  A Grubu'na ABD, Çin, İspanya ve Brezilya, B Grubu'nda Hırvatistan, Avustralya, Küba ve Güney Kore, C Grubu'nda Rusya, Kanada, Arjantin ve Angola, D Grubu'nda Yunanistan, Porto Riko, Almanya ve Mısır mücadele etti.

NBA yıldızlarından kurulu ABD Milli Takımı, şampiyonada oynadığı 8 maçı da farklı skorlarla kazanarak, mutlu sona ulaştı. Oynadığı 7 maçta 100 sayıyı geçen ABD, sadece Yunanistan karşısında 97 sayıda kaldı. ABD, İspanya'yı 115-100, Çin'i 132-77, Brezilya'yı 105-82, Avustralya'yı 130-74, Porto Riko'yu 134-83, Rusya'yı 111-94 ve Yunanistan'ı 97-58 yendi. "Rüya Takım 2" finalde bir kez daha karşılaştığı Rusya'yı tam 46 sayı farkla, 137-91 mağlup ederek, kupayı kaldırdı.  Üçüncülük maçında Yunanistan'ı 78-60 yenen Hırvatistan ise bronz madalya aldı.

Şampiyonanın sayı kralı Avustralya'dan Andrew Gaze oldu. Gaze, 8 maçta 191 sayı (23,9 ortalama) kaydetti. ABD'nin yıldız oyuncusu Shaquille O'Neal en değerli oyuncu seçildi.

1998'de kupayı Yugoslavya kaldırdı

Yunanistan, 1998 yılında Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yaptı. Tarihte 13. kez düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda 16 takım mücadele etti. Turnuvada ev sahibi Yunanistan'ın yanı sıra Yugoslavya, Rusya, ABD, İspanya, İtalya, Litvanya, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Porto Riko, Kanada, Nijerya, Japonya, Senegal, Güney Kore yer aldı.

Tek yenilgisini İtalya'ya karşı grup maçlarında alan Yugoslavya, finalde Rusya'yı 64-62 yenerek altın madalyanın sahibi oldu. Turnuvada Rusya gümüş, ABD bronz madalya kazandı. Şampiyonanın en skorer oyuncusu İspanya'dan Alberto Herreros oldu. 9 maçta 161 sayı atan Herreros, 17,9 ortalamayla oynadı. Yugoslavya'dan Dejan Bodiroga, şampiyonanın en değerli oyuncusu seçildi.

2002'de gülen taraf Yugoslavya

ABD, ilk kez 2002 yılında Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yaptı. Indianapolis'te 29 Ağustos-8 Eylül tarihlerinde düzenlenen 2002 Dünya Şampiyonası'nda kupaya uzanan takım Yugoslavya oldu. Arjantin gümüş, Almanya bronz madalya kazandı. Ev sahibi ABD turnuvayı 6. tamamladı, Türkiye ise 9. sırayı aldı.

Toplam 16 takımın mücadele ettiği şampiyonaya ev sahibi ABD'nin yanı sıra Angola, Kanada, İspanya, Yugoslavya, Brezilya, Lübnan, Porto Riko, Türkiye, Cezayir, Çin, Almanya, Arjantin, Yeni Zelanda, Rusya ve Venezuela katıldı. Şampiyonanın en skorer oyuncusu ve MVP'si Almanya'dan Dirk Nowitzki oldu. 9 maçta 216 sayı atan Nowitzki, 24 sayı ortalamasıyla oynadı.

2006'da İspanya şampiyon

2006 yılında düzenlenen 15. Dünya Şampiyonası'nda İspanya mutlu sona ulaştı. Japonya'da 19 Ağustos-13 Eylül tarihlerinde düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda Yunanistan ikinci, ABD ise üçüncü sırayı aldı. Türkiye'nin 6. tamamladığı turnuvaya katılan takımların sayısı, 1986'daki şampiyonanın ardından tekrar 16'dan 24'e çıkarıldı. Saitama, Hamamatsu, Sendai, Sapporo ve Hiroshima'da oynanan şampiyonada ev sahibi Japonya ile Arjantin, Fransa, Lübnan, Nijerya, Sırbistan-Karadağ, Venezuela, Angola, Almanya, Yeni Zelanda, Panama, İspanya, Avustralya, Brezilya, Yunanistan, Litvanya, Katar, Türkiye, Çin, İtalya, Porto Riko, Senegal, Slovenya ve ABD yer aldı.

Oynadığı 9 maçın tamamından galip ayrılan İspanya Milli Takımı, finalde Yunanistan'ı 70-47 yenerek altın madalyaya ulaştı ve organizasyonda ilk şampiyonluğunu elde etti. 2006 Dünya Şampiyonası'nın en skorer ismi Çinli Yao Ming oldu. Ming oynadığı 9 maçta 152 sayı atarak, 25,3 sayı ortalaması tutturdu. İspanya'dan Pau Gasol ise turnuvanın MVP'si olma başarısı gösterdi.

Türkiye, 2010'da en büyük başarısını yakaladı

Türkiye, organizasyonda en büyük başarısını ev sahipliği yaptığı 2010'da elde etti.  İstanbul, Ankara, İzmir ve Kayseri'de 28 Ağustos-12 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen şampiyonaya 24 ülke katıldı. Turnuvada ev sahibi Türkiye'nin yanı sıra ABD, Arjantin, İspanya, Yunanistan, Sırbistan, Slovenya, Fransa, Brezilya, Porto Riko, Kanada, Avustralya, Hırvatistan, Rusya, Litvanya, Almanya, Çin, İran, Lübnan, Angola, Ürdün, Tunus, Yeni Zelanda, Fildişi Sahili yer aldı.

Şampiyonada ABD, Türkiye'yi İstanbul'daki final karşılaşmasında 81-64 yenerek mutlu sona ulaştı. Türkiye gümüş, Litvanya ise bronz madalya aldı. Tarihinin 4. şampiyonluğuna ulaşan ABD, turnuvada oynadığı 9 maçta 9 galibiyet elde etti. Tek mağlubiyetini finalde ABD'ye yenilerek alan Türkiye, turnuvada ikinci olarak tarihinin en büyük başarısını yakaladı. Türkiye 2010'un en skorer ismi Arjantinli Luis Scola oldu. Oynadığı 9 maçta 244 sayı atan Scola, 27,1 sayı ortalaması tutturdu. ABD'li Kevin Durant ise turnuvanın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

Son şampiyonu ABD oldu

İspanya'nın ev sahipliğinde 2014'te gerçekleştirilen turnuvada 24 takım mücadele etti. İlk kez FIBA Dünya Kupası adıyla organize edilen şampiyonada İspanya'nın yanı sıra ABD, Angola, Mısır, Senegal, Meksika, Porto Riko, Arjantin, Dominik Cumhuriyeti, İran, Filipinler, Güney Kore, Fransa, Litvanya, Hırvatistan, Slovenya, Ukrayna, Sırbistan, Avustralya, Yeni Zelanda yer aldı. Türkiye, Brezilya, Finlandiya ve Yunanistan ise "wildcard" hakkıyla organizasyonda mücadele etti.

ABD, 2010'da olduğu gibi 2014'te de mutlu sona ulaşarak üst üste ikinci kez şampiyon oldu. Şampiyonluk sayısını beşe yükselten ABD, Yugoslavya'yı yakaladı. Finalde Sırbistan'ı 129-92 yenen ABD, turnuvadaki 9 karşılaşmasını da farklı kazandı. Türkiye, "wildcard" hakkıyla katıldığı kupada çeyrek finale kadar yükseldi. Organizasyonda 4 galibiyet ve 3 yenilgi alan Türkiye, çeyrek finalde Litvanya'ya 73-61 mağlup oldu.

İspanya 2014'ün en skorer ismi ev sahibinden Pau Gasol oldu. Oynadığı 7 maçta 140 sayı üreten Gasol, 20 ortalama tutturdu. ABD'li Kyrie Irving ise turnuvanın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

Beşiktaş'a Hırvat efsane! Jorge Jesus'un prensi yola çıktı

Al-Nassr ile sözleşme yenileme görüşmeleri tıkanan ve Suudi Arabistan macerasını sonlandırma kararı alan dünyaca ünlü Hırvat orta saha oyuncusu Marcelo Brozović, menajerine Avrupa'ya dönüş talimatı verdi. Beşiktaş fırsatı değerlendirmek için devreye girdi. Jorge Jesus'un ayrılığı ve kulüpteki taktiksel değişimlerin ardından boşa çıkan 31 yaşındaki tecrübeli yıldız, 30 Haziran itibarıyla bonservisini eline alıyor

05.06.2026 12:22:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a Hırvat efsane! Jorge Jesus'un prensi yola çıktı
Beşiktaş'a Hırvat efsane! Jorge Jesus'un prensi yola çıktı
Yeni sezonda iddialı bir kadro kurmaya çalışan Beşiktaş'ın gündemine, Suudi Arabistan'dan ayrılması gündemde olan Marcelo Brozović geldi.

Al-Midan Al-Riyadi gazetesinin haberine göre; Al-Nassr, iki taraf arasında yürütülen sözleşme yenileme görüşmelerinin çıkmaza girmesi üzerine Brozović ile yolları ayırma kararı aldı.






JESUS GİDİNCE ORTADA KALDI

Gelen bilgilere göre, taraflar arasındaki yeni sözleşme müzakereleri tamamen durmuş vaziyette. Bu ayrılık kararında kulüpteki taktiksel değişikliklerin yanı sıra, teknik direktör Jorge Jesus'un ayrılması gibi kritik faktörlerin de büyük rol oynadığı belirtiliyor.

Geçtiğimiz sezon Al-Nassr orta sahasının merkezinde adeta bir maestro görevi gören ve takımın en kilit ismi olan 31 yaşındaki futbolcu, yaşanan bu gelişmelerin ardından rotayı yeniden eski kıtaya çevirdi.






30 HAZİRAN'DA SERBEST OYUNCU

Suudi Arabistan macerasını noktalamaya hazırlanan Hırvat yıldızın, Avrupa'ya geri dönmek istediği ve menajerine mevcut yaz transfer döneminde gelebilecek uygun teklifleri değerlendirmesi için tam yetki verdiği öğrenildi.






Beşiktaş'ın iştahını kabartan en önemli detay ise oyuncunun sözleşme durumu. Brozović'in Al-Nassr ile olan kontratı resmi olarak 30 Haziran'da sona eriyor.

Bu tarihten itibaren deneyimli orta saha, herhangi bir kulübe bonservis bedeli olmaksızın, serbest oyuncu statüsünde imza atabilecek.

Mourinho, Türk futbolunun başına çok dert açacak

Anayasa Mahkemesi’nin TFF hukuk kurullarını iptal etmesinin ardından Türk futbolunda tarihi bir kriz patlak verdi 

05.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Mourinho, Türk futbolunun başına çok dert açacak
Mourinho, Türk futbolunun başına çok dert açacak
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) TFF hukuk kurullarını "bağımsız değil" diyerek iptal etmesinin ardından Türk futbolunda tarihi bir kriz patlak verdi. Fenerbahçe'nin başında olduğu dönemde aldığı cezalara itiraz eden dünyaca ünlü teknik direktör Jose Mourinho, TFF'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) şikayet etti. AİHM'in başvuruyu kabul edip Türkiye'den savunma istemesi, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun uyardığı "Milli Takım ve kulüplerin Avrupa'dan men edilmesi, transfer sisteminin kapatılması" gibi felaket senaryolarının fitilini ateşledi.






Türk futbolu, tarihinin en büyük uluslararası yaptırım kriziyle karşı karşıya... Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) TFF hukuk kurullarının bağımsız olmadığı gerekçesiyle verdiği iptal kararının yankıları sürerken, Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Jose Mourinho'nun Strasbourg'dan (AİHM) başlattığı hukuk taarruzu, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun uyardığı "felaket senaryolarını" gerçeğe dönüştürmek üzere.






TÜRKİYE'DEN SAVUNMA İSTENECEK

Mourinho'nun açtığı dava, AYM'nin içeride verdiği "TFF kurulları bağımsız değildir" tescilini uluslararası arenaya taşıyarak FIFA ve UEFA'nın Türkiye'ye tarihi cezalar vermesinin önünü açabilir.

İddialara göre Mourinho'nun "İfade özgürlüğüm ihlal edildi, TFF kurulları bağımsız ve tarafsız değil, gerekçeli karar bile bana tebliğ edilmedi" diyerek yaptığı başvuru AİHM tarafından kabul edilebilir bulundu. Türkiye'den resmi savunma istendi. Mourinho gibi dünya çapında bir markanın bu hamlesi, spot ışıklarını tamamen Türk futbolunun yönetim krizine çevirebilir.






KURULLAR TARAFSIZ OLMAMAKLA SUÇLANIYORDU

Mourinho'nun AİHM'deki haklılık payını, bizzat Türkiye'nin en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi tescilledi. AYM, TFF Kanunu'nda yer alan Tahkim, PFDK ve UÇK gibi kurulların atanma yöntemini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Gerekçe ise tam da Mourinho'nun iddia ettiği şey:

- Bu kurulların üyelerini TFF Yönetim Kurulu atıyor, dolayısıyla bağımsız ve tarafsız değiller.






HACIOSMANOĞLU'NUN KORKTUĞU BAŞINA GELEBİLİR

AYM'nin bu kararı ile Mourinho'nun AİHM başvurusu yan yana geldiğinde, TFF'nin uluslararası hukuk karşısında savunma yapacak alanı neredeyse kalmadı.

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, AYM'nin gerekçeli raporundaki teknik ifadelerin dış dünyaya sızmasından büyük endişe duyuyordu. AA'ya yaptığı açıklamada, "Oradaki raporda çok atıflar var. Onlardan UEFA ve FIFA'nın haberi olursa bizi uzun süre askıya alırlar. TFF özerktir, UEFA ve FIFA'ya bağlıdır" diyerek tehlikenin büyüklüğünü itiraf etmişti.






FIFA'DAN 4 CEZA GÜNDEME GELEBİLİR

Ancak Mourinho'nun AİHM davasıyla birlikte, Hacıosmanoğlu'nun saklamaya çalıştığı bu yapısal sorun artık tüm dünyanın gözü önüne serildi. UEFA ve FIFA'nın bu durumdan "haberdar olmama" ihtimali tamamen ortadan kalktı.

FIFA ve UEFA statülerine göre, ulusal federasyonların devletten ve yargıdan bağımsız, "tam özerk" olması şarttır. Mourinho'nun davası "üçüncü taraf müdahalesi" veya "özerkliğin kaybı" olarak değerlendirilirse kapıdaki cezalar şunlar:






- A Milli Takımımızın uluslararası turnuvalardan (Dünya Kupası, EURO 2028) men edilmesi ve üyeliğin askıya alınması.

- Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi devlerin Avrupa kupalarından (Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi) çıkarılması.

- Uluslararası transfer sisteminin (TMS) kapatılarak kulüplerin yurt dışından oyuncu getirmesinin tamamen engellenmesi.

- UEFA ve FIFA'dan gelen milyonlarca Euro'luk gelirlerin durdurulması.






MOURINHO SÜREC SIKINTI OLABİLİR

TFF yönetimi, Mourinho'nun AİHM'de açtığı bu büyük gediği kapatmak ve FIFA'nın "dış müdahale" argümanını boşa çıkarmak için Haziran ayındaki Mali Genel Kurul'da acil bir tüzük değişikliğine gitmeyi planlıyor.

Kurulların artık atamayla değil, seçimle göreve gelmesi sağlanarak Türk futbolu uçurumun kenarından döndürülmeye çalışılacak. Ancak o zamana kadar Mourinho'nun başlattığı bu süreç, Türk futbolunun canını çok ciddi şekilde yakmaya aday görünüyor.

Beşiktaş İtalya'da yaprak gibi! Bir o yana bir bu yana

Beşiktaş'ın teknik direktör listesinde yan yana duran Vincenzo Italiano ve Raffaele Palladino isimleri, yönetimdeki felsefe krizini ve taktiksel savruluşu gözler önüne seriyor

05.06.2026 11:51:00
Haber Merkezi
Beşiktaş İtalya'da yaprak gibi! Bir o yana bir bu yana
Beşiktaş İtalya'da yaprak gibi! Bir o yana bir bu yana
Beşiktaş'ın teknik direktör listesinde yan yana duran Vincenzo Italiano ve Raffaele Palladino isimleri, yönetimdeki felsefe krizini ve taktiksel savruluşu gözler önüne seriyor. Biri çılgınca önde basan, topa sahip olma odaklı katı bir 4-3-3 savunucusuyken; diğeri Gasperini ekolünün 3'lü savunmaya, fiziksel güce ve dikine oyuna dayalı pragmatik temsilcisi... Beşiktaş yönetimi "Nasıl bir futbol oynamak istiyoruz?" sorusunun yanıtını vermeden yapacağı hoca tercihiyle, milyonlarca euro'luk yeni sezon transfer yapılanmasını da kumara sürüklüyor.






Yeni sezon yapılanması için kolları sıvayan Beşiktaş yönetiminin teknik direktör listesinde yer alan iki isim, siyah-beyazlıların transferdeki en büyük zaafını bir kez daha gözler önüne serdi: Oyun kimliği belirsizliği. Siyah-beyazlı kurmayların listesinde yan yana duran Raffaele Palladino ve Vincenzo Italiano isimleri, Beşiktaş'ın "Nasıl bir futbol oynamak istiyoruz?" sorusuna henüz bir cevap bulamadığının en net kanıtı.






ITALIANO ÇOK DAHA HÜCUM AĞIRLIKLI

Vincenzo Italiano:

- Katı bir 4-3-3 veya 4-2-3-1 savunucusudur. Sahayı genişletmeyi, kanat oyuncularını çizgiye basarak kullanmayı ve bekleri hücuma dahil etmeyi sever. Klasik, geometrik ve simetrik bir yerleşimi tercih eder.

- Savunma çizgisini çılgınca önde kurar. Top kaybedildiği anda şok presle geri kazanmayı hedefler. Arkada büyük boşluklar bırakma pahasına agresif bir alan savunması uygular.

- Pozisyon futbolunun İtalyan versiyonunu oynatır. Topa sahip olma oranları her zaman çok yüksektir. Kısa paslarla rakip yarı sahaya yerleşip, kanatlardan yapılan yüksek orta varyasyonları veya ceza sahası çevresinde dönen topları toplayarak baskıyı sürekli kılmak ister.






PALLADINO'NUN OYUNU BAMBAŞKA

Raffaele Palladino:

- Gasperini ekolünün modern bir temsilcisidir. 3-4-2-1 veya 3-4-1-2 dizilişlerini kullanır. Sabit pozisyonlar yerine akışkanlığa, stoperlerin hücuma katılmasına ve merkezde yoğunluk yaratmaya inanır.

- Savunmada daha pragmatiktir. Top rakipteyken genellikle adam adama (man-oriented) bir baskı tercih eder. Oyuncularından fiziksel güç, bire bir eşleşmelerde üstünlük ve gerektiğinde derinde kompakt bir blok halinde kalabilme disiplini ister.

- Dikine oynamayı sever. Topla gereksiz oynamaktan ziyade, rakibi üstüne çekip arkada oluşan boşluklara hızla sızmayı (kontakt futbolu) hedefler. Hücumda yaratıcı "10 numara" profillerine veya serbest kanat-forvetlere çok daha fazla özgürlük tanır.






YÖNETİM NE İSTEDİĞİNİ BİR BİLSE

Beşiktaş'ın bugünkü kararsızlığı, sadece kulübe gelecek hocayı değil, yapılacak milyonlarca euro'luk transfer hamlelerini de doğrudan tehdit ediyor. Eğer yönetim İtalyan pazarından Palladino'yu getirirse, takıma 3'lü savunma oynayabilen atletik stoperler ve dinamik kanat bekleri alınması gerekecek. Ancak rota Italiano'ya dönerse, bu kez çizgiye basacak saf kanat oyuncuları ve önde baskıya uygun yaratıcı orta sahalar gerekecek.

Trabzonspor, Cabral ile 5 yıllık sözleşme imzaladı

Trabzonspor, Portekiz'in Benfica kulübünde forma giyen genç futbolcu Sidny Lopes Cabral'ın transferini resmen duyurdu

05.06.2026 11:42:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzonspor, Cabral ile 5 yıllık sözleşme imzaladı
Trabzonspor, Cabral ile 5 yıllık sözleşme imzaladı
Trabzonspor, Portekiz'in Benfica kulübünde forma giyen genç futbolcu Sidny Lopes Cabral'ın transferini resmen duyurdu. Bordo-mavililer, oyuncunun bonservisi için Benfica ile anlaşma sağlarken, futbolcuyla da 5 yıllık sözleşme imzaladı.

Kulüpten Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamaya göre Trabzonspor, Sidny Lopes Cabral'ın kesin transferi için Benfica'ya 7 milyon Euro sözleşme fesih bedeli ödeyecek.

Söz konusu bedelin 3 taksit halinde gerçekleştirileceği belirtildi. Anlaşmada ayrıca sonraki satıştan pay maddesi de yer aldı. Buna göre bordo-mavili kulüp, futbolcunun gelecekte başka bir takıma transfer olması halinde elde edilecek bonservis gelirinden, Benfica'ya ödenen veya ödenecek tutarlar düşüldükten sonra kalan miktarın yüzde 20'sini Portekiz ekibine verecek.

Karadeniz temsilcisi, oyuncuyla 5 yıllık sözleşme imzalandığını da açıkladı. Yapılan anlaşmaya göre Sidny Lopes Cabral'a her sezon için 1 milyon 300 bin Euro garanti ücret ödenecek. Ayrıca futbolcuya ödenecek brüt ücret tutarının yüzde 5'i oranında menajerlik hizmet bedeli ödemesi yapılacak.

Trabzonspor'un gelecek vadeden oyuncular arasındaki önemli isimlerden biri olarak gösterilen Cabral transferiyle yeni sezon kadro yapılanmasında önemli bir adım attığı değerlendiriliyor.

Luis Suarez Fenerbahçe'den maaş almasa da olur! Böyle bonus görülmedi

Hakan Safi yılın transfer bombasını patlatmak için düğmeye bastı. Kolombiyalı golcü Luis Suarez için reddedilmesi imkansız bir teklif hazırlandı

05.06.2026 11:40:00 / Güncelleme: 05.06.2026 11:41:17
Haber Merkezi
Luis Suarez Fenerbahçe'den maaş almasa da olur! Böyle bonus görülmedi
Luis Suarez Fenerbahçe'den maaş almasa da olur! Böyle bonus görülmedi
Hakan Safi yılın transfer bombasını patlatmak için düğmeye bastı. Sporting'in 28 yaşındaki Kolombiyalı golcüsü Luis Suarez için reddedilmesi imkansız bir teklif hazırlandı. Portekiz ekibinde yıllık 2.5 milyon Euro kazanan yıldız oyuncuya Fenerbahçe'de tam 7.5 milyon Euro garanti maaş teklif edilirken, performansa dayalı bonus sözleşmesi dudak uçuklattı. Atacağı her 5 gol için ekstra 500 bin Euro (gol başına 100 bin Euro) alacak olan Suárez, 20 gol barajını aşması, gol kralı olması ve sarı-lacivertli ekiple Şampiyonlar Ligi vizesi alması durumunda milyonlarca Euro'luk ekstra primlerin sahibi olacak.






Fenerbahçe'de başkanlık yarışı kızışırken Hakan Safi, Luis Suarez adını resmen açıkladı. Portekiz'in dünyaca ünlü spor gazetesi A Bola'nın manşetlerine taşınan habere göre; Hakan Safi'nin temsilcileri, Sporting forması giyen 28 yaşındaki Kolombiyalı golcü Luis Suárez'in menajerleriyle anlaşmaya vardı.






MAAŞINI FENERBAHÇE'DE 3'E KATLAYACAK

Mali açıdan reddedilmesi neredeyse imkansız bir teklifle masaya oturan Hakan Safi yönetimi, Kolombiyalı milli oyuncuya 4. yıl opsiyonlu, toplamda 3+1 yıllık bir sözleşme sundu. Sporting'de yıllık 2.5 milyon Euro kazanan Suárez'e, Fenerbahçe'ye imza atması durumunda tam 7.5 milyon Euro garanti maaş teklif etti.






İNANILMAZ BONUS MADDELERİ VAR

Fenerbahçe başkan adayı Safi'nin teklifi sadece garanti ücretle sınırlı değil. Oyuncunun motivasyonunu zirvede tutmak için hazırlanan bonus maddeleri ise dudak uçuklatan cinsten:






- 5 Gol Atarsa: 500 bin Euro
- 10 Gol Atarsa: 1 milyon Euro
- 20 Gol Atarsa: 2 milyon Euro
- Gol Kralı Olursa: 1 milyon Euro ekstra prim
- Şampiyonlar Ligi Lig Aşamasına Katılım: 1 milyon Euro ekstra prim






40 MİLYON EURO'DAN AŞAĞISI ZOR

28 yaşındaki golcünün Sporting ile olan mevcut sözleşmesinde 80 milyon Euro'luk bir serbest kalma bedeli bulunuyor. Portekiz kulübünün ise bu transfer için kapıyı 40 milyon Euro'dan açtığı ve bu rakamın altına kesinlikle inmeyi düşünmediği gelen bilgiler arasında.






ABOLA'NIN YORUMU DİKKAT ÇEKİCİ

A Bola'nın yorumu ise çok ilgi çekici:

- İstanbul'dan gelen bu devasa mali teklif oyuncunun dikkatinden kaçmadı. Transfer henüz başlangıç aşamasında olsa ve kulüpler arası bonservis pazarlıklarına bağlı olsa da, Luis Suárez bu teklifi ekonomik açıdan göz ardı edilmesi imkansız bir fırsat olarak görüyor.





Trabzonspor'a Ukraynalı yıldız geliyor

Trabzonspor transferde dünyayı ayağa kaldıracak hamle için düğmeye bastı. Başkan Ertuğrul Doğan "Listemizde" diyerek fitili ateşledi 

05.06.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a Ukraynalı yıldız geliyor
Trabzonspor'a Ukraynalı yıldız geliyor
Trabzonspor transferde dünyayı ayağa kaldıracak hamle için düğmeye bastı. Başkan Ertuğrul Doğan canlı yayında "Listemizde" diyerek fitili ateşledi! Girona formasıyla İspanya'yı sallayan ve sıra dışı hayat hikayesiyle dikkat çeken Ukraynalı yıldız Viktor Tsygankov için bordo-mavili kurmaylar operasyona başladı. İsrail doğumlu süper solak Trabzonspor'a imza atacak mı?..






Yeni sezonda mutlak şampiyonluk hedefleyen ve transfer pazarında fırtına gibi esen Trabzonspor teknik direktör Fatih Tekke'nin raporu doğrultusunda rotayı İspanya'ya kırdı. Başkan Ertuğrul Doğan'dan camiayı heyecanlandıran çok net bir transfer itirafı geldi. İspanya'da Girona forması giyen Ukraynalı yıldız Viktor Tsygankov, bordo-mavili ekibin resmen listesinde!






BABASI ESKİ BİR KALECİ

Doğan, taraftara müjdeleri peş peşe sıralarken Ukraynalı kanat oyuncusu hakkında ilk kez bu kadar açık konuştu.

Trabzonspor'un radarına giren 28 yaşındaki yıldız oyuncunun yeşil sahaların dışındaki hayat hikayesi ise oldukça dikkat çekici. Ukrayna milli takımının en önemli figürlerinden biri olan Tsygankov, aslında İsrail doğumlu.






NAHARİYA KENTİNDE DOĞDU

Eski bir kaleci olan babası Vitaliy Tsygankov'un 90'lı yılların ortasında İsrail liginde forma giymesi nedeniyle 1997 yılında İsrail'in Nahariya kentinde dünyaya gelen Viktor, çocukluğunun ilk yıllarını burada geçirdi. Daha sonra ailesiyle Ukrayna'ya dönen ve Dinamo Kiev altyapısında yetişen yıldız oyuncu, hem hızı hem de teknik kapasitesiyle Avrupa'nın elit kanat oyuncuları arasında gösteriliyor.






GIRONA DÜŞÜNCE UMUT DOĞDU

Girona'nın düşmesiyle takımdan ayrılmaya sıcak bakan Tsygankov için Trabzonspor yönetimi elini çabuk tutmak istiyor. Başkan Ertuğrul Doğan'ın "Transfer sezonu resmi olarak açılmadı ama biz hızlı gidiyoruz. Önümüzdeki hafta 8-9 transferi bulacağız" açıklaması, Tsygankov operasyonunun da çok uzak olmayan bir tarihte netleşebileceğinin sinyalini verdi.

Aziz Yıldırım'dan yüz yılın misillemesi

Hakan Safi’nin Luis Suarez bombasına, Aziz Yıldırım cephesinden asrın misillemesi geldi

05.06.2026 11:17:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'dan yüz yılın misillemesi
Aziz Yıldırım'dan yüz yılın misillemesi
Hakan Safi'nin Luis Suarez bombasına, Aziz Yıldırım cephesinden asrın misillemesi geldi. Juventus ile ipleri tamamen koparan, 20 milyon Euro menajerlik ücreti ve 8 milyon Euro maaş talebiyle İtalya'yı sallayan dünya yıldızı Dušan Vlahović için ilk resmi temas kuruldu. Milan'ın havlu attığı dev transferde Fenerbahçe adına Yıldırım cephesi tek aday olarak masaya oturdu!

Fenerbahçe, kulüp tarihinin en gerilimli ve en görkemli seçim süreçlerinden birine sahne olurken, başkan adaylarının gövde gösterisi transfer piyasasını altüst etti. Adaylardan Hakan Safi'nin santrafor bölgesi için dünyaca ünlü Luis Suarez hamlesini masaya sürmesinin ardından, Aziz Yıldırım cephesi çıtayı kelimenin tam anlamıyla arşa çıkardı.







AZİZ YILDIRIM CEPHESİ DEVREDE

İtalyan basınından gelen haberler, Kadıköy'de deprem etkisi yaratacak cinsten. İtalyan gazeteci Giorgio Abbratozzato'nun özel haberine göre; Aziz Yıldırım ve ekibi, Juventus ile köprüleri tamamen atan dünyaca ünlü Sırp santrafor Dušan Vlahović için resmen devreye girdi.







Torino ekibinde yaşanan krizin detayları da ortaya çıktı. Sırp golcünün menajerlik ekibinin talep ettiği 20 milyon Euro'luk imza/menajerlik ücreti ve yıllık 8 milyon Euro net maaş, Juventus yönetimi tarafından "ulaşılmaz" bulundu. Mali kriz yaşayan İtalyan devinin bu talepleri reddetmesiyle ipler tamamen koptu.






AC MILAN MASADAN KALKTI

Vlahović transferinde son aylara kadar en ciddi aday AC Milan'dı. Hatta Milan'ın eski sportif direktörü Igli Tare, oyuncunun menajeriyle uzun süredir dirsek temasındaydı.







Ancak Milano ekibinin Şampiyonlar Ligi vizesi alamaması ve oyuncunun devasa mali talepleri, Milan'ı masadan kaldırdı. İşte bu noktada, finansal gücünü ve seçim kozunu kullanmak isteyen Fenerbahçe bir adım öne geçti.






TÜM İMKANLAR SEFERBER OLDU

İtalya'da yaşanan bu dev belirsizliği tarihi bir fırsata çevirmek isteyen Aziz Yıldırım cephesinin, Sırp santraforun şartlarını öğrenmek adına ilk resmi soruşturmayı yaptığı ve bu transferi bitirmek için tüm imkanları seferber ettiği kaydedildi.

Trabzonspor gibi dik duran yıldız

Trabzonspor Ruslan Malinovsky'yi kadrosuna katarak transfer bombasını patlattı 

05.06.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Trabzonspor gibi dik duran yıldız
Trabzonspor gibi dik duran yıldız
Trabzonspor dünya futbolunun hem saha içi zekasıyla hem de savaşa karşı sergilediği tavizsiz ve ilkeli duruşuyla takdir toplayan Ruslan Malinovsky'yi kadrosuna katarak transfer bombasını patlattı. Karadeniz'in haksızlığa karşı dik duran asi ruhu, yeşil sahaların en cesur karakterlerinden biriyle birleşti. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan transferi "Ruslan Malinovskyi gibi tecrübeli ve karakterli bir oyuncu aldık" sözleriyle resmen duyurdu.






Trabzonspor, Avrupa futbolunun hem saha içi liderliğiyle hem de politik duruşuyla en çok konuşulan isimlerinden Ruslan Malinovskyi'yi kadrosuna katarak dikkat çeken bir işe daha imza attı.

Başkan Ertuğrul Doğan'ın "Ruslan Malinovskyi gibi tecrübeli bir oyuncu aldık" sözleriyle duyurduğu bu transfer, bordo-mavililere sadece elit bir oyun aklı değil, yeşil sahaların en cesur karakterlerinden birini kazandırdı.






SAVAŞ KARŞITI BİR İKON HALİNDE

Trabzonspor taraftarı sol ayağından çıkacak füzeleri beklerken, dünya futbol kamuoyu Malinovskyi'yi Rusya-Ukrayna savaşının ilk gününden itibaren gösterdiği net ve tavizsiz politik duruşuyla anıyor.

Atalanta forması giyerken attığı golden sonra formasını sıyırıp kameralara gösterdiği "No War in Ukraine" tişörtü, spor tarihinin en ikonik savaş karşıtı protestolarından biri olarak hafızalara kazındı.






EŞİ İLE BERABER ÇOK AKTİF OLDU

Eşi Roksana ile birlikte kurdukları vakıf aracılığıyla İtalyan yüksek sosyetesini ve futbol dünyasını organize ederek savaş mağduru çocuklar için milyonlarca euro toplayan tecrübeli oyuncu, liderlik vasıflarını sadece soyunma odasında değil, toplumsal dayanışmada da kanıtladı.






TRABZONSPOR RUHUNA ÇOK UYGUN

Başkan Ertuğrul Doğan, Ukraynalı yıldızın hem saha içi tecrübesine hem de karakterine vurgu yaptı:

- Takımımıza hem oyun zekasıyla liderlik edecek hem de uluslararası tecrübesiyle genç oyuncularımıza rehberlik edecek çok büyük bir isim kazandırdık. Ruslan Malinovskyi gibi tecrübeli, ne istediğini bilen ve karakterli bir oyuncu aldık. Trabzonspor'un ruhuna ve dik duruşuna çok yakışacak bir profil.






HAKSIZLIĞA KARŞI DİK DURACAK

Malinovskyi'nin transferi sadece teknik direktörün taktik tahtasını rahatlatmayacak; Trabzon şehrinin ve Trabzonspor kulübünün genlerinde olan "haksızlığa karşı dik duruş" kültürüyle de muazzam bir sinerji yakalayacak.






Amerikan medyasında kendisine yapılan yanlış bir benzetmeye canlı yayında savaş açacak kadar ilkeli olan, Rus oligarkların fonladığı hiçbir medya organına konuşmayacak kadar sert bir ambargo uygulayan Malinovskyi, Karadeniz'in karakterli futbol anlayışına cuk oturuyor.

Luis Suarez'in 'kafası' yok ki!

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin "anlaştık" dediği ve "bana Türkiye'nin kralı olacağım dedi" diyerek müjdelediği Sporting’in gol makinesi Luis Suarez transferi, Süper Lig’in ezberlerini bozmaya geliyor

05.06.2026 10:49:00
Haber Merkezi
Luis Suarez'in 'kafası' yok ki!
Luis Suarez'in 'kafası' yok ki!
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin "anlaştık" dediği ve "bana Türkiye'nin kralı olacağım dedi" diyerek müjdelediği Sporting'in gol makinesi Luis Suarez transferi, Süper Lig'in ezberlerini bozmaya geliyor.

Son 10 yılda Gomez'den Osimhen'e, Icardi'den Sörloth'a kadar ligi domine eden 1.85m üzeri, hava hakimiyeti yüksek pivot santrfor profilinin aksine; bu sezon attığı 28 golün sadece 2'sini kafayla bulan 1.81'lik Suarez, "Kafası yok ki nasıl kral olacak?" tartışmalarını beraberinde getirdi.

Fenerbahçe'de başkanlık yarışı tüm hızıyla sürerken, başkan adayı Hakan Safi, Sporting'in golcüsü Luis Suarez ile her konuda anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Yıldız oyuncunun kendisine net bir söz verdiğini belirten Safi, Suarez'in "Türkiye Ligi'nin kralı olacağım" diyerek iddialı bir mesaj gönderdiğini ifade etti.







4 BÜYÜKLERDE KRAL OLMAK BAŞKA İŞ

Ancak bu transfer iddiası, Süper Lig'in taktiksel dinamikleri ve gol kralı profilleri açısından oldukça çarpıcı bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Sporting formasıyla muazzam bir sezonu geride bırakan 1.81 boyunda ve 83 kiloluk Suarez'in oyun stili, Süper Lig'de son 10 yıla damga vuran "4 Büyükler"in gol krallarından oldukça farklı bir noktada duruyor.







SON 10 YILIN GOL KRALLARI

2024-2025   Victor Osimhen    Galatasaray 26 Gol
2023-2024   Mauro Icardi      Galatasaray 25 Gol
2022-2023   Enner Valencia    Fenerbahçe  29 Gol
2021-2022   Umut Bozok  Kasımpaşa   20 Gol
2020-2021   Aaron Boupendza   Hatayspor   22 Gol
2019-2020   Sörloth           Trabzonspor 24 Gol
2018-2019   Mbaye Diagne      Galatasaray 30 Gol
2017-2018   Bafetimbi Gomis   Galatasaray 29 Gol
2016-2017   Vagner Love Alanyaspor  23 Gol
2015-2016   Mario Gomez Beşiktaş    26 Gol







ORTAK ÖZELLİKLERİ HÜCUM LİDERİ OLMALARI

Süper Lig'de şampiyonluğa oynayan dev kulüplerde gol krallığı koltuğuna oturan (son 10 sezonda) isimlerin (Gomez, Gomis, Sörloth, Diagne, Icardi ve Osimhen) ortak özelliği, sadece birer bitirici değil, aynı zamanda elit seviyede birer hücum lideri olmalarıydı. Kralların tamamı 1.85m ve üzeri boya sahip, stoperlerle yıpratıcı fiziksel savaşlara girebilen, topu önde saklayarak takımı arkadan iten pivot santrforlardı.







KAFA GOLLERİYLE İŞİ BİTİRİYORLAR

Gomez, Gomis ve Osimhen gibi isimler, ceza sahası yan orta organizasyonlarında durdurulması imkansız hava güçleriyle (kafa golleriyle) fark yarattı.

Mauro Icardi gibi özel istisnalar ise muazzam bir atletizme sahip olmasalar da, Süper Lig'in kapanan savunmalarına karşı ceza sahası içindeki ön direk koşuları, savunma arkasına sızma becerisi ve tek dokunuş bitiriciliği ile tam bir "ceza sahası tilkisi" profili çizdi.

SÜPER LİGİN KRALLARI ÇOK FARKLI

Fiziksel olarak klasik bir pivot santrfor olmayan Luis Suarez, bu sezon Sporting formasıyla adeta parmak ısırttı. Her ne kadar 28 golünden sadece 2'sini kafayla atmış olsa da, Süper Lig'in fiziksel ve kapalı savunma anlayışına meydan okuyabilecek cinsten bir performans sergiledi. Genç yıldızın güncel sezon istatistikleri, nasıl bir gol makinesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.







İŞTE SUAREZ'İN İSTATİSTİKLERİ

- Attığı 28 golle, 23.30 olan Gol Beklentisi (xG) değerini açık ara aşarak elit bir bitirici olduğunu kanıtladı.
- Gol Sıklığı: Maç başına 0.9 gol ortalaması yakalayan yıldız, her 96 dakikada bir fileleri havalandırdı.
- Şut Kalitesi: Maç başına 4.3 şut atarken, bunların 1.9'unda isabet buldu. %21'lik pozisyonu gole çevirme oranıyla oynadı.
- Ceza Sahası Hakimiyeti: Attığı 28 golün 26'sını ceza sahası içinden kaydetti.
- Gol Çeşitliliği: Sağ ayağıyla 18, sol ayağıyla 7 gol atarken, kafa ile de 2 kez ağları sarstı. (Ceza sahası dışından ise 2 golü bulunuyor).

- Kaçan Büyük Şans: Pozisyonlara çok sık giren oyuncu, sezon boyunca 26 büyük şans devirdi.

Klose'nin dünya rekoruna ‘göz diken’ golcüler

Almanya'dan Miroslav Klose'ye ait turnuva tarihinin gol rekoruna "göz diken" 5 yıldız, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda hedeflerine ulaşmaya çalışacak

05.06.2026 00:55:00
AA
Klose'nin dünya rekoruna ‘göz diken’ golcüler
Klose'nin dünya rekoruna ‘göz diken’ golcüler
Almanya'dan Miroslav Klose'ye ait turnuva tarihinin gol rekoruna "göz diken" 5 yıldız, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda hedeflerine ulaşmaya çalışacak.

ABD, Kanada ve Meksika'da oynanacak turnuva öncesinde eski Alman futbolcu Miroslav Klose, Dünya Kupası'nın en golcü futbolcusu unvanını elinde bulunduruyor.

Dünya Kupası'na 2002, 2006, 2010 ve 2014 olmak üzere 4 kez Almanya formasıyla katılan Klose, 2002 ve 2006'da beşer gol, 2010'da 4, 2014'te 2 gol atarak 16 gole ulaştı ve turnuva tarihinin en golcü futbolcusu oldu.

Son olarak 2014 Dünya Kupası'nda oynayan Klose'yi futbola veda eden oyunculardan sırasıyla Brezilyalı Ronaldo (15), Alman futbolcu Gerd Müller (14) ve Fransız Just Fontaine (13) takip etti.

Rekora 5 aday



2026 Dünya Kupası'nda Klose'ye ait olan turnuva tarihinin gol rekorunu kırmaya aday 5 oyuncu bulunuyor.

Arjantinli Lionel Messi, 2026 Dünya Kupası'nda boy gösterecek oyuncular arasında turnuva tarihinde en çok gol atan futbolcu (13) konumunda bulunuyor.

Messi'yi Fransa'dan Kylian Mbappe (12), İngiltere'den Harry Kane (8), Brezilya'dan Neymar (8) ve Portekiz'den Cristiano Ronaldo (8) takip ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.