Başlığa bakıp da gene kimi diline dolayacak diye kendi kendinize sormayın.
Bu başlık bir başka başlığın ürünü.
Sahibi devleti dolandırmaktan Karta Cezaevinde yatan, nazar alma riski varken at nalı kadar nazar boncukla, nazar alacak bir hali kalmadığı için nazar boncuğuna gerek görmeden çıkan Sabah Gazetesine ait.
(Ara not: Bir rivayete göre dini bütün(!) gazete, bir o kadar dini bütün allamenin; "Nazar boncuğu takmak şirktir" fetvasından sonra bu boncuğu kullanmama kararı almıştır. İnanmak isteyen serbesttir.)
Başlık şöyle:
"Kalplerin imamı".
Cami imamı,
Cenaze imamı,
Cezaevi imamı,
Şimdi de "Kalplerin imamı".
İlginç bir başlık.
Böylesi bir başlığa sebep olan, ya da medyanın kalbine bir imamın şakkadanak oturma sebebi ise, bir cami imamının 12 asırdır Müslümanların kıldığı namazı yürürlükten kaldırması.
Kalplere ibadetle yerleşen iman, yerini ibadeti kaldıran imama bıraktı.
Eski nazar boncuklu gazetenin yarım sayfa ayırdığı Hasan hocayı 1990'lı yıllar tanıdım.
Adapazarı'nda bir kenar mahallenin cami imamı.
Bu fetvadan sonra nereye terfi eder bilinmez.
Benim tanıdığım yıllar, bir "boncuklu" gazeteye yarım sayfa haber olacak bir şöhreti yoktu Hasan hocanın.
Büyük bir ilim adamı olarak da tanınmıyordu o yörede.
Ama gazetenin kendisini haber yapması ilmi dehasından değil tabi.
Asırladır bu "zuhru ahir" konusunda farklı fetva vermeyen ulemadan her dem kötü haberler veren bir gazetenin, Hasan Hoca'dan sitayişle bahsetmesi bir hikmete binaendir.
"Namaz kılın", "namaz kılın" diye öğüt verenlerden bir kelime bahsetmeyen, fırsat buldukça da karalamaya çalışan bir gazetenin namazda tenzilat yapandan bu kadar övgüyle bahsetmesi, bu işin ne kadar maksadını aştığını gösterir.
Haberi yapan ve çok şirin bir şeyi, iki eliyle örttüğü yanaklarından gülücükler dağıtarak büyük bir hayranlıkla izleyen muhabir Mine hanımın fotoğrafını görünce bu şirin şeyin fetvasına hayran kaldığı Hasan hoca olduğunu sandım.
Şu ifadeler bir bakın Tanrı aşkına:
"İmam Hasan Karagüzel, dürüstlüğüyle, din bilgisiyle, zekasıyla, dobralığı ve en önemlisi de imanı ile devrimcisinden ticanisine tüm kalpleri kazanmış biri".
Gel de ağlama.
Bir insandaki bu meziyetlere muttali olmak uzun bir beraberliği gerektirmez mi acaba?
Devrimciyi tanıdık da bu ticani kim?
Yeni çıktı bu Ticani
Zira Mine'nin böyle çekmişti canı.
Beş vakit namazı kılıp kılmadığını bilmem ama, kendisine Cuma farz olmayan birinin, bu fetva sonrası sevinçten havalara uçması "film gibi" bir şey.
İddiasına kaynak olarak Diyanet İşlerinin bir eserini gösteriyor hoca. Yani bozulmanın asıl kaynağını.
İslam tarihi boyunca kilise kurdelesi kesen ilk reis olma özelliğine sahip bir Başkan tarafından idare edilen kurumu yani.
Peygamber (as)'ın: "Namaz ibadetinde beni örnek alın, benim gibi namaz kılın" buyurmasını örnek almış ve Cuma namazında indirime gitmiş Hasan hoca.
Aslında o Peygamber (as)'in: "Bana üç şey sevdirildi, bunlardan biri de gözümün nuru namaz" hadisi de var.
Cuma kendisine farz olmasa da beş vakit namazın farz olduğu Mine hanımı da cemaate katarak sair vakitlerdeki cemaat sayısını çoğaltmak için ne yapıyorsun sayın hoca?
Camilerin süsü cemaatti eskiden, Hasan hocalar yokken.
Şimdi o süs yerini,
Kütahya'dan gelen çiniye,
Düzce'den gelen oymalı mihrap ve minbere,
İstanbul'dan gelen süslü avizelere,
Manisa'dan gelen halılara bıraktı.
Birkaç kuşak Hasan hocadan sonra ve çıkacak yeni fetvalarla ve kalan birkaç yaşlı cemaat de rihlet edince bu yerler birer antikacı dükkanı olur, artık yeni fetvalar üretmeye de gerek kalmaz.
Ne mutlu size Hasan hoca, "Gelmiş geçmiş bütün günahları mağfiret olmuş" bir Peygamber (as)'in "Gözümün nuru" dediği namazda indirme gitmek size nasip oldu(!).
Hz.peygamber bu ifadede muayyen namaz demiyor, namaz diyor, hangi namaz olursa olsun.
Kulluğun azalmasıyla kesilen ilahi rahmetin, yerini çeşitli bela ve musibetlere bıraktığı bir çağda bu şöhret size yeter.
Hem sonra Hz. Peygamber (as)'ın size yarım sayfa ayıracak gazetesi mi var?
Yakında "dışı beyaz" Zekeriya'nın yanında azr-ı endam edersen hiç şaşmam.
Her şey nasip ne de olsa.
Bu başlık bir başka başlığın ürünü.
Sahibi devleti dolandırmaktan Karta Cezaevinde yatan, nazar alma riski varken at nalı kadar nazar boncukla, nazar alacak bir hali kalmadığı için nazar boncuğuna gerek görmeden çıkan Sabah Gazetesine ait.
(Ara not: Bir rivayete göre dini bütün(!) gazete, bir o kadar dini bütün allamenin; "Nazar boncuğu takmak şirktir" fetvasından sonra bu boncuğu kullanmama kararı almıştır. İnanmak isteyen serbesttir.)
Başlık şöyle:
"Kalplerin imamı".
Cami imamı,
Cenaze imamı,
Cezaevi imamı,
Şimdi de "Kalplerin imamı".
İlginç bir başlık.
Böylesi bir başlığa sebep olan, ya da medyanın kalbine bir imamın şakkadanak oturma sebebi ise, bir cami imamının 12 asırdır Müslümanların kıldığı namazı yürürlükten kaldırması.
Kalplere ibadetle yerleşen iman, yerini ibadeti kaldıran imama bıraktı.
Eski nazar boncuklu gazetenin yarım sayfa ayırdığı Hasan hocayı 1990'lı yıllar tanıdım.
Adapazarı'nda bir kenar mahallenin cami imamı.
Bu fetvadan sonra nereye terfi eder bilinmez.
Benim tanıdığım yıllar, bir "boncuklu" gazeteye yarım sayfa haber olacak bir şöhreti yoktu Hasan hocanın.
Büyük bir ilim adamı olarak da tanınmıyordu o yörede.
Ama gazetenin kendisini haber yapması ilmi dehasından değil tabi.
Asırladır bu "zuhru ahir" konusunda farklı fetva vermeyen ulemadan her dem kötü haberler veren bir gazetenin, Hasan Hoca'dan sitayişle bahsetmesi bir hikmete binaendir.
"Namaz kılın", "namaz kılın" diye öğüt verenlerden bir kelime bahsetmeyen, fırsat buldukça da karalamaya çalışan bir gazetenin namazda tenzilat yapandan bu kadar övgüyle bahsetmesi, bu işin ne kadar maksadını aştığını gösterir.
Haberi yapan ve çok şirin bir şeyi, iki eliyle örttüğü yanaklarından gülücükler dağıtarak büyük bir hayranlıkla izleyen muhabir Mine hanımın fotoğrafını görünce bu şirin şeyin fetvasına hayran kaldığı Hasan hoca olduğunu sandım.
Şu ifadeler bir bakın Tanrı aşkına:
"İmam Hasan Karagüzel, dürüstlüğüyle, din bilgisiyle, zekasıyla, dobralığı ve en önemlisi de imanı ile devrimcisinden ticanisine tüm kalpleri kazanmış biri".
Gel de ağlama.
Bir insandaki bu meziyetlere muttali olmak uzun bir beraberliği gerektirmez mi acaba?
Devrimciyi tanıdık da bu ticani kim?
Yeni çıktı bu Ticani
Zira Mine'nin böyle çekmişti canı.
Beş vakit namazı kılıp kılmadığını bilmem ama, kendisine Cuma farz olmayan birinin, bu fetva sonrası sevinçten havalara uçması "film gibi" bir şey.
İddiasına kaynak olarak Diyanet İşlerinin bir eserini gösteriyor hoca. Yani bozulmanın asıl kaynağını.
İslam tarihi boyunca kilise kurdelesi kesen ilk reis olma özelliğine sahip bir Başkan tarafından idare edilen kurumu yani.
Peygamber (as)'ın: "Namaz ibadetinde beni örnek alın, benim gibi namaz kılın" buyurmasını örnek almış ve Cuma namazında indirime gitmiş Hasan hoca.
Aslında o Peygamber (as)'in: "Bana üç şey sevdirildi, bunlardan biri de gözümün nuru namaz" hadisi de var.
Cuma kendisine farz olmasa da beş vakit namazın farz olduğu Mine hanımı da cemaate katarak sair vakitlerdeki cemaat sayısını çoğaltmak için ne yapıyorsun sayın hoca?
Camilerin süsü cemaatti eskiden, Hasan hocalar yokken.
Şimdi o süs yerini,
Kütahya'dan gelen çiniye,
Düzce'den gelen oymalı mihrap ve minbere,
İstanbul'dan gelen süslü avizelere,
Manisa'dan gelen halılara bıraktı.
Birkaç kuşak Hasan hocadan sonra ve çıkacak yeni fetvalarla ve kalan birkaç yaşlı cemaat de rihlet edince bu yerler birer antikacı dükkanı olur, artık yeni fetvalar üretmeye de gerek kalmaz.
Ne mutlu size Hasan hoca, "Gelmiş geçmiş bütün günahları mağfiret olmuş" bir Peygamber (as)'in "Gözümün nuru" dediği namazda indirme gitmek size nasip oldu(!).
Hz.peygamber bu ifadede muayyen namaz demiyor, namaz diyor, hangi namaz olursa olsun.
Kulluğun azalmasıyla kesilen ilahi rahmetin, yerini çeşitli bela ve musibetlere bıraktığı bir çağda bu şöhret size yeter.
Hem sonra Hz. Peygamber (as)'ın size yarım sayfa ayıracak gazetesi mi var?
Yakında "dışı beyaz" Zekeriya'nın yanında azr-ı endam edersen hiç şaşmam.
Her şey nasip ne de olsa.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Müslim Karabacak / diğer yazıları
- Ana-baba hakları-2 / 30.04.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024





























































































