logo
23 HAZİRAN 2026

Şüphesiz haram da helal de bellidir

05.01.2013 00:00:00
 Haramlar ve helaller konusunda çok açık delillerle uyarılmamıza rağmen, maalesef adeta insanlar kendi elleriyle, kendi kendilerini ateşe atmaya çalışıyorlar.  
Hâlbuki bu konuda Allah (c.c.) Kur'an-ı Kerim'de şöyle uyarıda bulunmuştur: "Diliniz yalana alışmış olduğu için her şeye, şu helaldir, şu haramdır' demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar."  
"Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab vardır." (Nahl suresi: 116-117)  Sonra da yüce Peygamberimiz (s.a.v.) gerekli uyarıyı yapmıştır:  "Kim Kur'an hakkında kendi reyiyle konuşursa, cehennemdeki yerine hazırlansın." (Tirmizi).
"Onlar Allah Teala'nın ayetlerini az bir bedel karşılığında sattılar. Sonra da O'nun yolundan çevirdiler. Şüphesiz ki onların yapar oldukları şey ne kadar kötüdür." (Tevbe: 9).
Haram ve helal konusunda söylenecek her söz söylenmiş. Ve hatta şüpheli olanlardan bile kaçınmamız emredilmiştir. "Şüphesiz haram da bellidir, helal de bellidir; siz şüphelilerden kaçının." (Kütübi- Sitte: 5127) Bir büyüğümüzden bu hadisi şerifte geçen "şüphelilerden kaçının" ifadesinin açıklamasını dinlemiştim. Şöyle izah ediyordu: "Komşunuzun tarlasının sınırı ile sizin tarlanızın sınırı arasında "takım" denen bir ara alan vardır. Koyunlarınızı otlatırken kendi tarlanızda otlatmanız helaldir. Komşunuzun tarlasında otlatmanız haramdır. Ara takımda otlatmanız tehlikelidir, şüphelidir. Çünkü koyunlarınız her an komşunuzun tarlasına girebilir. İşte o ara bölge bundan dolayı şüpheli ve tehlikeli alan olarak kabul edilmiştir. İşte dinde şüpheli olan davranışlardan kaçınılmasının önemi bundan kaynaklanmaktadır. Şüpheli şeyler yüzünden insanlar her an harama düşebilir. O halde; şüphelilerden kaçınmak akıl kârıdır."
"Ey mü'minler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), şans okları, şeytan işi bir pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz" (el-Mâide, 5/90)
Mesela halkımızın çoğu bu ayetin yoruma bile gerek kalmadan ne manaya geldiğini bilmektedir. Bu ve benzeri cürümü işleyenler bile cürümlerinin farkındadırlar. Zaten insanlar çoğunlukla bilmediklerinden değil de, nefislerinde söz geçirememekten hataya düşmektedirler. O zaman insana düşman olarak kendi nefsi yeter de artar bile….
Bu ve benzeri nefsi hastalık sahibi kişiler; nefisle mücadelenin yolunu bilen kâmil insanlarla arkadaşlık kurup bu hastalıklarını tedavi ettirmelidirler. Allah (c.c.) uyanık gönüller versin deyip, başta kendi nefsimiz, sonra da cürüm sahiplerinin, cürümlerinden vazgeçmeleri için dua ve nasihat etmek lazımdır.  
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.