logo
30 MAYIS 2026

Trabzon'un gol ayakları

26.12.2001 00:00:00
Sezonun ilk yarısını 25 puanla 8. sırada tamamlayan Trabzonspor, geçen sezonun ilk yarısında 33 gol atarken, bu sezon 28 gol kaydetti. Bordo-mavili takımın, en golcü oyuncuları 7 golle Brezilyalı Da Silva olurken, 6 gol atan Zafer, bu oyuncuyu izledi. Bordo-mavili takımın toplam kazandığı 28 golün 13'ünü kaydeden golcü oyuncular, gollerin yüzde 47'sine imza atmış oldular.

Hami şanssızlığı

Kaptan Hami'nin ligin 3. haftasında Bursaspor maçında kolu kırılınca, bordo-mavili takım hücumda oldukça sıkıntı yaşadı. Sezonun ilk yarısında 4 maçta ilk 11'de sahaya çıkan Hami, 3 goldekalırken, geçen sezonun ilk yarısında bu futbolcu 8 gol kaydetmişti. Öte yandan Trabzon, ligin ilk yarısında sadece 2 takım karşısında gol atma başarısı gösteremedi.

10 OYUNCU GOL ATTI

Trabzonspor'da, ilk yarıda görev yapan oyunculardan 10'u gol atma başarısını gösterdi. Bordo-mavili takımda, Da Silva 7, Zafer 6, Aurelio 4, Hami 3, Gökdeniz ve Cem 2'şer, Somers, Macit, Hasan ve Erman ise 1'er gol kaydetti. Trabzonspor gollerinin 13'ünü maçların ilk yarılarında atarken, 15'ini ise ikinci yarılarda kaydetti.

Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu

30.05.2026 22:14:00
Haber Merkezi
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskás Aréna'da oynanan, normal süresi ve uzatmaları 1-1 eşitlikle tamamlanan mücadelede gülen taraf, seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kuran Fransız temsilcisi oldu. PSG bu zaferle birlikte Devler Ligi'nde üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.



Alman hakem Daniel Siebert'in yönettiği maça çok hızlı başlayan Premier Lig şampiyonu Arsenal, henüz 6. dakikada Kai Havertz'in dar açıdan attığı şık golle 1-0 öne geçti ve ilk yarı bu skorla kapandı.

İkinci yarıda vites artıran PSG, aradığı golü 65. dakikada kazandığı penaltıda Ousmane Dembélé ile bularak durumu 1-1'e getirdi. Maçın normal süresinde ve 30 dakikalık uzatma bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, Avrupa'nın en büyüğünü belirlemek için seri penaltı atışlarına geçildi.



Büyük bir psikolojik savaşa sahne olan seri penaltı atışlarında hata yapmayan, kalesinde Matvey Safonov ile devleşen Paris Saint-Germain, penaltıları 5-4 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Geçtiğimiz sezon finalde Inter'i yenerek tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Fransız ekibi, üst üste ikinci zaferiyle unvanını korumayı başardı ve Avrupa futbolundaki dominasyonunu perçinledi.

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o

Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

30.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 30.05.2026 10:32:21
AA
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

Mısır'ın emektar file bekçisi, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan karşısında forma giydiğinde 45 yaşından 161 gün almıştı.

El-Hadary, böylece 43 yaş 3 gün ile en yaşlı futbolcu ünvanını elinde bulunduran Kolombiyalı kaleci Faryd Mondragon'u geride bırakmayı başardı.

Kamerunlu Roger Milla, 1994 Dünya Kupası'nda 42 yaş 39 günlükken Rusya'ya karşı görev yaptı.

Kuzey İrlandalı Pat Jennings, 1986 Dünya Kupası'nda 41 yaşında Brezilya karşısına çıktı, İngiliz Peter Shilton da 1990 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında 40 yaş 292 günlükken forma giydi.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti

Futbol devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa'yı sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou’yu kadrosuna katmak için savaş veriyor

29.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Avrupa futbolunun devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa Ligue 1'i sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou'yu kadrosuna katmak için savaş veriyor. Fenerbahçe'de başkan adaylarından birisi de transfer piyasasını altüst edecek çılgın bir operasyonla "cehennem"den zaferle çıkmaya hazırlanıyor.






Yeni sezon öncesi savunma hattını dünya çapında bir potansiyelle güçlendirmek isteyen Fenerbahçe'nin, Fransa Ligue 1 ekiplerinden RC Lens forması giyen ve bu sezon gösterdiği performansla Avrupa devlerini peşine takan Ismaëlo Ganiou transferinde mutlu sona yakın olduğu iddia edildi. Hem Aziz Yıldırım hem de Hakan Safi'nin stoper transfer edeceğini açıkladığı ortamda 2005 doğumlu yıldız adayının kime söz verdiği ise sır.






23 MAÇTA 3 GOL ATAN STOPER

Lens formasıyla Ligue 1'de 23 maçta şans bulup 3 gol atan 1.85'lik stoper, sergilediği istikrarlı grafik ve sağlam fiziksel yapısıyla dikkat çekti. Değerini hızla 10 milyon Euro seviyesine çıkaran genç savunmacı için devler sıraya girmiş durumda.






PSG ve Marsilya'nın yakından takip ettiği Burkina Fasolu stoper için Bayern de devrede. Alman ekibinin, takımdan ayrılması beklenen eski Kim Min-jae'nin ideal alternatifi olarak Ganiou'yu belirlediği ve menajeriyle ilk teması kurduğu iddia edildi.






MAAŞI SADECE 450 BİN EURO

Ancak tüm bu dev ilgisine rağmen, oyuncu tarafıyla kurulan sıcak temaslar neticesinde Fenerbahçe'nin imza aşamasına en yakın kulüp olduğu bildirildi.

Yıllık tahmini maaşı 450 bin Euro civarında olan Ganiou için RC Lens, bu yüksek ilgiyi büyük bir nakit girdisine çevirmeyi hedefliyor. Fransız ekibinin kapıyı 20 ila 30 milyon Euro arasında bir bonservis bedeliyle açabileceği belirtiliyor. Fenerbahçe yönetiminin bu transferi bitirmek istediği konuşuluyor.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı

CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi

29.05.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi. 54,6 milyon takipçiye ulaşan Galatasaray dünya genelinde 19. sıraya yerleşerek Türkiye'nin zirvesine oturdu. 39,3 milyon takipçide kalan Fenerbahçe ise ezeli rakibinin oldukça gerisinde kalarak listeye ancak 23. sıradan giriş yapabildi.






Uluslararası Spor Çalışmaları Merkezi (CIES) Futbol Gözlemevi, dünya genelinde futbol kulüplerinin sosyal medyadaki popülaritesini mercek altına alan kapsamlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Facebook, Instagram, TikTok, X ve YouTube platformlarındaki resmi hesapların toplam takipçi sayıları dikkate alınarak hazırlanan listede, Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe'ye fark attı.






GALATASARAY İLK 20'YE GİRDİ

Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medyanın zirvesinde İspanyol devleri yer alıyor. Real Madrid, toplam 487,6 milyon takipçiyle dünyanın en popüler kulübü unvanını korurken, en yakın takipçisi Barcelona 441,8 milyon takipçiyle ikinci sırada yer aldı.

Galatasaray, tüm platformlarda ulaştığı toplam 54,6 milyon takipçi sayısıyla dünya genelinde 19. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Ezeli rakibi Fenerbahçe ise toplam 39,3 milyon takipçi sayısıyla dünya sıralamasında 23. sırada yer aldı.






İŞTE İLK 30 SIRA

1     Real Madrid 487,6
2     Barcelona   441,8
3     Manchester United 238,6
4     PSG   208,1
5     Manchester City   187,8
6     Liverpool   179,2
7     Juventus    178,3
8     Bayern Münih      165,2
9     Chelsea     156,5
10    Arsenal     118,5
11    Tottenham   112,2
12    Atletico Madrid   91,4
13    Inter Milan 82,7
14    Milan 81,0
15    Flamengo    71,6
16    El-Nassr    66,0
17    Borussia Dortmund 64,6
18    Al-Ahly     60,1
19    Galatasaray 54,6
20    Roma  43,4
21    Inter Miami 43,2
22    Corinthians 43,1
23    Fenerbahçe  39,3
24    Al-Hilal    36,1
25    Persib Bandung    35,6
26    Boca Juniors      31,0
27    River Plate 30,3
28    Club América      29,7
29    Real Betis  29,1
30    Sevilla     28,6
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.