HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 EYLÜL 2021, PAZAR

Türk musikisi eser formları - 1

27.06.2021 00:00:00
'Türk musikisi eser formları - 1' seslendirme dosyası:
TÜRK MUSIKÎSİ ESER FORMLARI
 
Türk Musıkîsi önce saz(enstrüman) için yapılan eser formları ve sözlü(güfteli) yapılan eser formları olmak üzere ikiye ayrılır.
 
SAZ(ENSTRÜMAN) İÇİN YAPILAN ESER FORMLARI:


a) PEŞREV: Türk Musıkîsinin en ünlü saz eseri formu. Aslı Farsça "önden giden, önde giden" mânâsında "pişrev" dir. Arablar "başraf, beşref" şeklinde söylerler. Klâsik fasılda peşrevin yeri(eğer baş taksimi yoksa) en baştadır. XV. asır nazariyatçılarının eserlerinde 15 ve daha fazla hâneli peşrevler olduğu yazılı ise de, bunlardan zamanımıza gelen tek örnek yoktur. Eski Arab Musıkîsinde bu forma tekabül eden şekle "kürsî" dendiğini ve çeşitlerine göre daha pek çok isimleri bulunduğunu, Kitâbü'l - Agaanî' den öğreniyoruz.

Türk Musıkîsi'nde XIII-XVI. asırda bu mânâda başka isimler kullanıldığını da, XV. asrın büyük nazariyatçılarının eserlerinden anlıyoruz. Abdülkâdir-i Merâgī, peşrevin 15 hâneye kadar olabileceğini, 1 haneli ise (zahme) denildiğini yazar. Fakat XVI. asırdan itibaren Türk Musıkîsi'nde peşrev formu, aşağı yukarı hiç bir cezrî(köklü) değişikliğe uğramadan zamanımıza gelmiştir. Bu asırda Türk Musıkîsi artık diğer musıkîleri silip süpürmüş gibidir ve bütün İslâm âlemi, Türk hâkimiyetindedir. Onun için İran'da, Hindistan'da, bütün Arab ülkelerinde Türk Musıkîsi sistemi ve gelenekleri hâkimdir; zira bütün bu ülkeler, Türk devletlerinin elindedir.

Peşrev genellikle 4 hânedir. Ancak 3 ve 5, çok nâdiren 2 hâne de olabilir. Darb-ı Fetih usûlündeki bütün peşrevlerin 5 hâne olması gelenektir. Hemen bütün büyük usûllerle peşrev yapılmıştır (özellikle Devr-i Kebîr, Muhammes, Hafif, Darb-ı Fetih, Berefşân, Çenber, Zencîr, vs.). Küçük usûllerin çoğu ile de ölçülmüş bir formdur (başta Düyek olmak üzere Sofyan, Nim Sofyan, Lenk-Fâhte, Devr-i Revan, Nim Çenber, Nim Evsat, Frenkçin).
Her hâne, mülâzime(teslim) denilen kısımda son bulur ve bu kısım, aynı nağmelerden yapılmıştır ve değişmez. Bâzan hâne ile teslim, terkîb-i intikaal
(peşrev ve saz semaîsinde hâneye veya teslime götüren mükerrer saz parçası.

Ya teslim ile bağlı olduğu hâneye rapteder veya teslimin sonu ile yeni hâneyi bağlar; ikisi de bulunabilir veya ikisi de olmayabilir)
ile bağlanır. Teslimin parlak ve makamı karekterize(ayırt edilmiş) edebilecek nitelikte olmasına özenilir ve dikkat edilir. İlk hânenin teslim yerine kaim(geçen) olduğu eski peşrevlerde vardır. Bu hususta hiç bir surette kaide(kural) mahiyetinde(niteliğinde) hususiyet(özellik) olmamakla beraber, klâsik peşrevde, çok defa şu durum görülür. Peşrevin makamı çıkıcı ise, miyân-hâne(Fars. miyān "orta" ve ḫāne "ev, yer" ile miyān-ḫāne . Miyân-hâne'de, uzun veya yakın eserin asıl makamından başka bir makama geçilir.

O makamda uzunca müddet durulur ve tekrar mülâzime veya nakarat veya terennüme geçilerek, parçanın esas besteli bulunduğu makama dönülür. Tabîî miyân-hâne'de yalnız bir tek yabancı makam yoktur. Bilhassa Beste ve Nakış Şemâî gibi ustaca yapılmış eserlerde, pek çok makamda dolaşılır. Miyân-hâne, pek çok formda 3. hânedir.)
'de tiz perdelerde (yani inici dizilerde) dolaşılır ve son hânede ise, nisbeten daha da pest (yani çıkıcı) nâğmeler kullanılır. Makam inici ise, bunun aksi olur. Teslim genellikle hâne'nin yarısı uzunluğundadır; yarısından uzun olanları nâdirdir (Cemil Beyin Isfahân Peşrevinde olduğu gibi). Hâne uzunluklarının eşit olması, uyulması gereken bir kaidedir.

b) SAZ SEMÂÎSİ: Türk Musıkîsinin bilinen saz eseri formu. Saz Semâîsi yerine saz semâii veya saz semâi demek, vaktiyle radyolarımızda yapılan câhilâne bir müdahaleden kaynaklanmış ağır bir yanlıştır. Vaktiyle ağır ve yürük semâîlere "Beste Semâîsi" buna karşılık Yürük Semâî ve daha sonra Aksak Semâî gibi Semâî usûlleri ile bestelen en peşreve de "saz semâîsi" denilirdi. Pek eski bir formdur. Sultan Veled'e izâfe(mal etme) edilen Saz Semâîsi, XIII. asrın sonlarına aittir. Eski Arab müsıkîsinde bugünkü saz semâîsi yerine geçmek üzere, fasıl sonunda çalınan saz eserine "hurûc" (çıkış) denilirdi. Saz Semâîsi, klâsik faslın son parçasıdır (bazen de oyun havası da çalınır, fakat klâsik fasılda oyun havası yoktur).

Mevlevî Âyînlerinde de saz semâîsi parçası vardır. Vaktiyle saz semâîleri, ağır semâîler gibi Sengin Semâî ve bir mertebe yürüğü(hızlısı) olan Yürük Semâî, Aksak Semâînin bir mertebe yürüğü olan Curcuna usûlleri ile de ölçülmüşse de, artık yalnız 10/8 Aksak Semâî usûlünden başkası kullanılmamaktadır. Saz Semâîleri genellikle 4 hânedir. 3 hâneliler az, 5 hâneliler nâdirdir. Arel'in koyduğu Konser Saz Semâîsi formunda ise, estetik maksadı temin etmek için, istenildiği kadar hâne yazılabilir (umumiyetle 6 hâne olarak kullanılmıştır); her hânenin herhangi bir yerinde de arzu edilen usûl geçkisi yapılabilir. Aşağıda verilecek açıklama, bugüne kadar yazılmış saz semâîleri içindir. Müstakbel bestekâr, çerçeveyi muhafaza etmek şartıyla, formu, dehası nisbetinde tâdil(aslına uygun şekilde yapmak) edebilir.
  
Her hâne, asıl hâne ile teslimden oluşur. Hâne ile teslim, genellikle birbirinden ayrıdır (peşrev formunun aksi). Bağlı olduğu takdirde (Cemil Beyin Şedd-i Araban Saz Semâîsi gibi), hânenin iki defa tekrarlanması imkânsızdır. Bu şekilde hâne, teslimden uzun tutulur; zira teslim, iki defa arka arkaya icra edilecektir. Teslime san'atkârâne şekilde bağlanmasına dikkat edilir; bu takdirde terkîb-i intikal(peşrev ve saz semaîsinde hâneye veya teslime götüren mükerrer saz parçası.

Ya teslim ile bağlı olduğu hâneye rapteder veya teslimin sonu ile yeni hâneyi bağlar; ikisi de bulunabilir veya ikisi de olmayabilir)
yapılmış olur. Bazen hâne, teslimden çok daha uzun (meselâ iki misli) olduğu için, yalnız bir defa icra edilir; halbuki teslime bağlı değil, ondan ayrıdır (Cemil Beyin Ferahfezâ Saz Semâîsi böyledir).

Fakat ekseriya kullanılan şekilde, hâne ile teslim birbirine yakın uzunluktadır ve icrada hane, iki defa tekrarlanır, mükerer(tekrarlanmış şekilde) icra edilir. Sonra arkasından teslim de bu şekilde tekrarlanarak icra edilir. Hânelerin, gerek kendi aralarında, gerek teslim ile eşit uzunlukta (yani aynı sayıda usûlü bulunduran) olmaları şart değildir; bu, pek çok görülür.

Hâne ve teslime (ikisi birden değil) 3, 4, 5, 6, 7, 8 usûl uzunluğunda ve daha uzun da olabilir. Bazı eserlerde, iki parçalı hâne yoktur; yâni teslim ile girilir ve teslimin kendi başına bu ilk icrâsı, birinci hâneyi teşkil eder. En çok, pek çok tekrarlandığı için teslime, sonra girişin etkili olmasını sağlamak için birinci hâneye, daha sonra, bitişin iyi intibâ uyandırması için son hâneye, sonra 3. hâneye dikkat edilir ve güzel olmalarına önem verilir. En çok 2. hâne ihmâl edilir. Fakat tabiatiyle kudretli saz eseri bestekârları, her hânede yeni bir güzellik ve ibdâ kudreti göstermekle temâyüz ederler.

Bazen, teslimin bir nağmeciği, herhangi bir yerde aynen veya tâdil edilerek tekrarlanır; bedîî maksatla yapılırsa, bu musıkî kafiye veya secîleri, son derece müsbet te'sir ve heyecan telkîn eder. Bilhassa iki hânenin başı veya sonu, teslimin başı ile kafiye yapılır (birinci "baş kafiye" için Arel'in klâsik tarzda sayılabilecek Hüzzam Saz Semâîsi, "son kafiye" için de Cemil Beyin Ferahfezâ Saz Semâîsi, örnek verilebilir). Klâsik Türk bestekârları, daha bir çok kompozisyon unsurları kullanmışlardır; fakat bu hususiyetlerin yeri, ancak bir "kompozisyon kitabı" olabilir.

 
Ayhan Haksal / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

27.06.2020, 27.06.2019, 27.06.2018, 27.06.2017, 27.06.2016, 27.06.2015, 27.06.2014, 27.06.2013, 27.06.2012, 27.06.2011, 27.06.2010, 27.06.2009, 27.06.2008, 27.06.2007, 27.06.2006, 27.06.2005, 27.06.2004, 27.06.2003, 27.06.2002
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.