logo
29 MAYIS 2026

Ünal Aysal dönecek mi? Açıkladı

Galatasaray Kulübü eski Başkanı Ünal Aysal, yeniden başkanlık yapmak gibi bir planlamasının olmadığını söyledi

25.03.2017 00:00:00
Sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Anadolu Auditorium Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen yıllık olağan mali genel kuruluna katılan Ünal Aysal, soruları yanıtladı. Aysal, mevcut yönetimin bir yıl daha görev süresi bulunduğunu vurgulayarak, "Başkanlık konusundaki sorulara cevap vermek için biraz erken ama samimiyetle söylemeliyim, benim böyle bir planlamam yok. Galatasaray'ın ihtiyacı olduğu vakit biz eski başkanlar olarak her zaman yardıma koşarız. Ancak bugün gündemde olan bir şey değil." dedi.

"Taraftarın mutluluğu başarıdan geçer"
Spor kulüplerinde başarının esas olduğunu dile getiren Aysal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Spor kulüplerinde başarı esastır. Taraftarın mutluluğu başarıdan geçer. Başarırsanız para da kazanırsınız, taraftarınızı da mutlu edersiniz, stadınız da dolar, formanızı da satarsınız, kaliteli sponsorlar da getirebilirsiniz. Başarıyı geri planda tutar, başka öncelikleri devreye sokarsanız bence yanlış bir strateji izlemiş olursunuz. Bugünkü yönetimin temel yaklaşımı bu yönde. Ben bundan rahatsızım. Galatasaray'ın bundan önceki dönemde marka değeri oldukça yükselmişti. Onun için sponsorluk gelirlerimiz arttı, stadımız doldu, mağazacılığımız çok iyi çalıştı. Gelirimiz artınca biz de ona göre kaliteli kadrolar kurabildik. Stratejimiz böyle kurgulanmıştı. Başarıdan vazgeçip başka yöntemlerle bunları kazanmaya çalıştığınız vakit, hepsini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırsınız."

"Hayal kırıklığına uğradım"
Kulüplerin birinci işinin taraftarlarını mutlu etmek olduğunu aktaran Aysal, şu ifadeleri kullandı: "Projeler bizim ikinci işimiz. Birinci işimiz taraftarı mutlu etmek. Taraftarı mutlu edemiyorsan zaten görevini yapamıyorsun. Genel kurul, yönetim kurulu ve başkan taraftarı temsilen buradalar. Bizim iki kulağımızın taraftarlarda olması, onları mutlu edecek formüller bulmamız gerekiyor. Bugünkü ifadelerden kimsenin bu mutluluğu aradığı izlenimini edinemedim. Bunun için de biraz hayal kırıklığına uğradım." 

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı

CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi

29.05.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi. 54,6 milyon takipçiye ulaşan Galatasaray dünya genelinde 19. sıraya yerleşerek Türkiye'nin zirvesine oturdu. 39,3 milyon takipçide kalan Fenerbahçe ise ezeli rakibinin oldukça gerisinde kalarak listeye ancak 23. sıradan giriş yapabildi.






Uluslararası Spor Çalışmaları Merkezi (CIES) Futbol Gözlemevi, dünya genelinde futbol kulüplerinin sosyal medyadaki popülaritesini mercek altına alan kapsamlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Facebook, Instagram, TikTok, X ve YouTube platformlarındaki resmi hesapların toplam takipçi sayıları dikkate alınarak hazırlanan listede, Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe'ye fark attı.






GALATASARAY İLK 20'YE GİRDİ

Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medyanın zirvesinde İspanyol devleri yer alıyor. Real Madrid, toplam 487,6 milyon takipçiyle dünyanın en popüler kulübü unvanını korurken, en yakın takipçisi Barcelona 441,8 milyon takipçiyle ikinci sırada yer aldı.

Galatasaray, tüm platformlarda ulaştığı toplam 54,6 milyon takipçi sayısıyla dünya genelinde 19. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Ezeli rakibi Fenerbahçe ise toplam 39,3 milyon takipçi sayısıyla dünya sıralamasında 23. sırada yer aldı.






İŞTE İLK 30 SIRA

1     Real Madrid 487,6
2     Barcelona   441,8
3     Manchester United 238,6
4     PSG   208,1
5     Manchester City   187,8
6     Liverpool   179,2
7     Juventus    178,3
8     Bayern Münih      165,2
9     Chelsea     156,5
10    Arsenal     118,5
11    Tottenham   112,2
12    Atletico Madrid   91,4
13    Inter Milan 82,7
14    Milan 81,0
15    Flamengo    71,6
16    El-Nassr    66,0
17    Borussia Dortmund 64,6
18    Al-Ahly     60,1
19    Galatasaray 54,6
20    Roma  43,4
21    Inter Miami 43,2
22    Corinthians 43,1
23    Fenerbahçe  39,3
24    Al-Hilal    36,1
25    Persib Bandung    35,6
26    Boca Juniors      31,0
27    River Plate 30,3
28    Club América      29,7
29    Real Betis  29,1
30    Sevilla     28,6

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti

Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı

29.05.2026 14:37:00
Haber Merkezi
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı. Türk futbolunu kariyeri için stratejik bir basamak olarak gören ancak siyah-beyazlı yönetimin önüne transferde tam yetki, radikal kadro operasyonu ve uzun vadeli idari özerklik gibi tavizsiz şartlar koyan Brezilyalı teknik adamla yürütülen ikili görüşmeler ilk buluşmada sona erdi.






Beşiktaş'ta Filipe Luís görüşmelerinin perde arkasını gazetemiz aralıyor. Siyah-beyazlı yönetimle masaya oturan Brezilyalı teknik adama sunduğu ağır şartlar nedeniyle "herkes kendi yoluna" denildi... Filipe Luis de rotasını Monaco'ya çevirdi.

Ayrıca iddialara göre Türk futbolunu uluslararası kariyerini sağlamlaştırmak adına stratejik bir fırsat olarak gören Filipe Luís, Beşiktaş'ın mevcut vizyonunu yetersiz buldu.






KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA OLACAK GİBİ DEĞİL

Filipe Luís küçük dokunuşlarla mevcut kadronun ayağa kaldırılamayacağını savunarak transfer piyasasında yapılacak yatırımlar üzerinde tam yetki talep etti.

Mevcut kadronun çok ciddi takviyelere ihtiyacı olduğunu vurgulayan genç teknik adam, kendisine sunulan mali kaynakların bu büyük değişim için yeterli olmayacağını iletti.






SADECE "ŞAMPİYONLUK İSTİYORUZ" DENİLDİ

Brezilyalı hocanın en çok üzerinde durduğu konu kulübün vizyonu oldu. Sadece kısa vadeli sonuçlara ve "şampiyonluk istiyoruz" baskısına odaklanmış bir projeyi reddeden Luís, sportif sonuçlardan bağımsız, orta ve uzun vadeli bir yapılanma ortamı istedi.

İç istikrarın, yönetim ile futbol departmanı arasındaki uyumun ve kendi metodolojisini uygulama özerkliğinin şart olduğunu belirtti. Beşiktaş'ta bu ortamı bulamayacağına kanaat getirdi.






KENDİ YARDIMCILARINI İSTEDİ

Görüşmelerdeki bir diğer kırılma noktası da teknik heyet konusunda yaşandı. Filipe Luís, daha önce birlikte çalıştığı ve tamamen güvendiği profesyonellerden oluşan kendi antrenör kadrosunu getirmekte diretti. Yönetimin teknik ekibe Türk bir hoca dahil etme fikrine kesinlikle karşı çıkan başarılı çalıştırıcı, bu konuda geri adım atmadı.






İKİ TARAF ORTAY YOL BULAMADI

Görüşmelerin temel vizyon, bütçe ve idari özerklik noktalarında kilitlenmesi üzerine taraflar arasında para bile konuşulmadı. Beşiktaş'ın Brezilyalı teknik adamın şartlarını kabul etmemesi, Luís'in de kulübün sunduğu şartlara "hayır" demesiyle süreç tamamen negatif sonuçlandı. Siyah-beyazlı kapıyı kapatan Filipe Luís, projesini hayata geçirmek adına Fransa Ligue 1 ekibi Monaco ile el sıkıştı.

Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum

Galatasaray'ın yıldızı Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da çok konuşulacak açıklamalara imza attı

28.05.2026 17:30:00
Haber Merkezi
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da hem milli takım kariyeri hem de geleceğine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Deneyimli orta saha oyuncusu "Dünya Kupası kadrosuna alınmadığımı kabul ediyorum" itirafı ve Güney Amerika'da oynama arzusu sarı-kırmızılı camiada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'ın başarılı orta saha oyuncusu Lucas Torreira, Uruguay Milli Takımı Teknik Direktörü Marcelo Bielsa tarafından 2026 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmemesiyle ilgili ilk kez konuştu.






2026 Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını doğrulayan 30 yaşındaki futbolcu, yerel basın organı Impacto Noticias'a yaptığı açıklamada durumu olgunlukla karşıladığını belirtti:

- Dünya Kupası kadrosundan çıkarıldığımı kabul ediyorum. Milli takımda çok olumlu dört yıl geçirdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama bu futbol ve yolumuza devam etmeliyiz.






BIELSA'NIN TORREIRA İTİRAFI

Bielsa'nın göreve gelmesinden bu yana Uruguay milli takımında düzenli şans bulamayan Torreira, sadece Haziran 2025'teki Dünya Kupası Elemeleri maçlarında bir kez kadroya çağrıldı. Daha sonrasında kadroya alınmaması üzerine Torreira'nın Bielsa'yı eleştiren bir mektup yazdığı iddia edildi.

Bielsa gelen eleştiriler üzerine, kadroda Valverde ve Bentancur gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, Torreira'yı takımda tutabilmek için "elinden gelenin en iyisini yaptığını" savundu.






"GALATASARAY'DA ŞAMPİYONLUK ALIŞKANLIK"

Galatasaray ile kazandığı kupalara da değinen Uruguaylı futbolcu, sarı-kırmızılı ekipteki başarı grafiğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle aktardı:






- Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak bizim için neredeyse bir alışkanlık haline geldi.

- Ancak her şampiyonluğun ardında çok fazla çalışma ve fedakarlık var. Dördüncü şampiyonluğumuzu kazandık ve çok mutluyum.






TRANSFER İDDİALARINA CEVAP VERDİ

Güney Amerika'nın köklü kulüpleri Boca Juniors ile Nacional'i ziyaret eden Torreira, transfer dedikodularına da açıklık getirdi:

- Güney Amerika'da oynamak istediğimi her zaman dile getirdim, ancak Galatasaray ile iki yıl daha geçerli bir sözleşmem var ve kulübüme saygı duymalıyım. Şu an için biraz kafamı dinlendirmem, bir süreliğine futbolu unutmam ve ailemle geçirdiğim zamandan faydalanmam gerekiyor.

Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün

Wanda Nara ile son perdeye gelinirken, Icardi’nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye’ye getirmek için mahkemeye sunduğu plan ortaya çıktı 

28.05.2026 17:16:00
Haber Merkezi
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Wanda Nara ile velayet savaşında son perdeye gelinirken, Mauro Icardi'nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye'ye getirmek için mahkemeye sunduğu planın detayları ortaya çıktı. Cuma günü hakim onay verirse, Arjantinli golcü China Suarez ile birlikte İstanbul'da yeni bir hayat kurmak ve Galatasaray'da kalabilmek adına maaşında %40 indirime gitmek zorunda kalacak. Aksi takdirde menajeri Pino'nun görüştüğü Hakan Safi'nin masaya getireceği teklif ya da gündemi sarsan Amedspor iddiası devreye girecek.






Mauro Icardi'nin sözleşme süreci yeşil sahalardan çok adliye koridorlarında şekillenecek gibi duruyor. Wanda Nara ile sancılı bir boşanma ve velayet süreci yaşayan golcü oyuncu için 29 Mayıs Cuma günü çok kritik... çünkü iki tarafın avukatlarının karşı karşıya geleceği bu kritik duruşma, sadece Icardi'nin özel hayatını değil, Galatasaray hatta Türkiye kariyerini de doğrudan etkileyecek.






CUMA GÜNÜ MAHKEMEDE NETLEŞECEK

Arjantinli gazeteci Guido Záffora'nın haberine göre Icardi, mahkemeden kızlarının tam velayetini talep etti. Çocuklarının Türkiye'ye taşınmasını ve burada yaşamasını isteyen Icardi, mahkemeye gerekli tüm resmi evrakları sundu. Davanın en çarpıcı hamlesi de China Suárez'in Arjantinli golcü lehine ifade vermesi oldu. Eğer mahkeme Icardi'nin sunduğu Türkiye planını onaylarsa, yıldız futbolcu China Suarez ve kızlarıya beraber Türkiye'de yaşamak durumunda kalacak.






YÜZDE 40 İNDİRİMLE GALATASARAY'DA KALMAK

Cuma günü mahkemeden çıkacak hukuki ve maddi kararların ardından, Mauro Icardi'nin transfer piyasasındaki haritası da netleşecek.

Mahkemenin ekonomik yükümlülükleri ve Türkiye planını onaylaması halinde, Icardi Galatasaray'da kalmak için fedakarlık yapmak zorunda kalacak. Yıldız oyuncu, sarı-kırmızılı yönetimle masaya oturarak %40'lık bir maaş indirimini kabul edip parçalıyı giymeye devam edebilir.






HAKAN SAFİ'DEN GELECEK RESMİ TEKLİF

Icardi'nin menajeri Elio Pino, gizli bir transfer operasyonu yürütüyordu. Pino'nun dirsek temasında olduğu Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi de, cuma günkü duruşma ve gelecek pazar günü yapılacak seçimin ardından Icardi'ye resmi bir teklif sunabilir.






UÇUK AMEDSPOR İDDİASI GÜÇLENEBİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan ve ilk başta "imkansız" gözüyle bakılan Amedspor iddiası da, mahkeme sonrasındaki kaos ortamına göre çok daha yüksek sesle konuşulmaya başlanabilir. Küme düşme veya yükselme dinamikleri içinde bu uçuk iddia, transfer döneminin en büyük sansasyonu olmaya aday.

Göztepe, Lille ile Juan için görüşüyor

Fransız ekibi Lille, Göztepe'nin Brezilyalı futbolcu Juan için İzmir ekibiyle yeniden görüşmelere başladı

28.05.2026 14:30:00
İhlas Haber Ajansı
Göztepe, Lille ile Juan için görüşüyor
Göztepe, Lille ile Juan için görüşüyor
Fransız ekibi Lille, Göztepe'nin Brezilyalı futbolcu Juan için İzmir ekibiyle yeniden görüşmelere başladı.

Trendyol Süper Lig'de sezonun sona ermesiyle birlikte Göztepe'de yeni sezon planlamaları doğrultusunda transfer çalışmaları hız kazandı. İzmir temsilcisi, ilk olarak Heliton ile yollarını ayırırken ardından Efkan Bekiroğlu'nun sözleşmesini uzattı. Kadro yapılanmasını sürdüren sarı-kırmızılı ekip, savunmadaki boşluğu ise Yunanistan temsilcisi Aris forması giyen Noah Sonko Sundberg ile doldurmak için önemli mesafe katetti.



Göztepe ara transfer döneminde de görüşmeler gerçekleştirdiği Lille ile Juan transferi için yeniden masaya oturdu. Fransız temsilcisinin, sezonun tamamlanmasının hemen ardından İzmir takımıyla tekrar temas kurduğu öğrenildi. Ara transfer döneminde Lille'den gelen 18 milyon euroluk teklifi geri çeviren sarı-kırmızılıların, bu kez daha yüksek bir bonservis bedeli talep ettiği ifade edildi.

Lille cephesinin henüz net bir yanıt vermediği ancak görüşmelerin sürdüğü belirtilirken, Fransız temsilcisinin teklifini 20 milyon euro seviyelerine çıkarması halinde transferin gerçekleşmesinin beklendiği kaydedildi.

Brezilyalı futbolcu, bu sezon Göztepe formasıyla ligde 32 maça çıkarken, 11 gol ve 4 asistlik performans sergiledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.