logo
23 HAZİRAN 2026

AB'nin Türkiyesi paramparça

21.10.2009 00:00:00
AB'nin 93 sayfalık 2009 Türkiye İlerleme Raporunun 32 sayfalık Siyasi Kriterler bölümünde, Brüksel'in Türkiye'den yerine getirmesini istediği taleplerin sayısının her yıl arttığı gözleniyor. AB'nin istediği Türkiye, bugünküne hiç mi hiç benzemiyor.

 

Recep BAHAR - ÖZEL ANALİZ Yeni Mesaj, 93 sayfalık Avrupa Birliği 2009 Yılı Türkiye İlerleme Raporu'nu masaya yatırdı. Raporda çok farklı bir Türkiye tablosu çiziliyor. AKP Hükümetinin çıkardığı onlarca AB yasasına rağmen, AB'nin taleplerinde bir azalma olmuyor aksine raporun sayfa sayısı yapılanlara rağmen şişiyor. Nitekim AB'nin 2008 Türkiye Raporu 90 sayfa idi yani bu yılkinden 3 sayfa daha az!!!2009 yılı İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin devam ettiği, bu çerçevede toplam 33 müzakere başlığından 1 tanesine ilişkin tarama raporunun AB Bakanlar Konseyi'ne iletilmeyi beklediği, halihazırda 9 tarama raporunun Bakanlar Konseyi'nde tartışılmakta olduğu, toplam 11 başlığın müzakerelere açıldığı, 1 adet başlığın da geçici olarak kapatıldığı belirtiliyor.Sivil toplumu kuruluşlarının idari kapasitelerinin geliştirilmesi, sosyal diyalog, kültür, sosyal kapsama, çocuklar ve bölgesel konularla ilgili projelere mali kaynak aktarıldığı belirtiliyor. Katılım Öncesi Mali Yardım (IPA) kapsamında 2009 yılında Türkiye'ye toplam 567 milyon Euro'luk IPA kriz önlemi mali paketi çerçevesinde ve çok taraflı programlar kanalıyla Türkiye'ye 52,5 milyon Euro'luk kaynak aktarıldığı vurgulanıyor.

Siyasi kriterlerErgenekon suç örgütüne yönelik soruşturmaların devam ettiğine işaret edilen 2009 Türkiye İlerleme Raporu'nda bu konuda şu hususlar öne sürülüyor: "Suçlamalar hükümeti devirmeye ve silahlı ayaklanma başlatmaya teşebbüsü de içermektedir. Ekim 2008'de başlayan yargı süreci devam etmektedir. Mart 2009'da mahkemeye sunulan ikinci iddianame üç emekli general ve bir jandarma komutanının da yer aldığı 56 zanlıyı kapsamaktadır. 52 zanlıyla ilgili olan üçüncü iddianame Temmuz ayında mahkemeye sunulmuştur. Bu dava Türkiye'nin ilk defa olarak bir darbe girişimine karşı başlattığı ilk geniş kapsamlı soruşturmadır. Demokratik Toplum Partisi'ne (DTP) yönelik olarak Kasım 2007'de başlayan kapatma davası hala sonuçlandırılmamıştır."

Anayasa değişmeliİlerleme Raporu'nda Türkiye'de Anayasa değişikliğine büyük önem atfedilmesi dikkat çekiyor. Bu konuda altı çizilen hususlar şunlar: ? Anayasa reformuyla ilgili siyasi ve sosyal tartışmalar devam etmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve AB standartlarıyla uyum için 1982 Anayasası'nı gözden geçirilmesi gereğiyle ilgili toplumsal bilinç oluşmuştur.? Siyasi partiler arasında anayasa reformu konusunda bir uzlaşıya varılmamıştır. Bir grup akademisyen tarafından 2008'de hazırlanan taslakla ilgili sürecin devamı gelmemiştir.Askeri mahkemeler AB'ye uymalı!? Haziran 2009'da önünü açan yasayı onaylamıştır. Bu yasayla askeri mahkemelerin barış zamanında sivilleri yargılayabilme yetkisi alınmıştır. Türkiye bu alanda AB ile uyumlu hale gelmiştir. Ancak CHP bu yasayı iptal edilmesi için Anayasa mahkemesine başvurmuştur. ?  Askeri mahkemelerin işleyişi AB standartlarına uymalıdır.? Yüksek rütbeli ordu mensupları ulusal ve dış politika alan partiler gibi kendi yetkilerini aşan konularda fikirlerini açıklamaya devam etmiştir. Genel Kurmay Başkanı Ergenekon davasıyla ilgili olarak açıklama yaparak yargıyı baskı altına almıştır. ? Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) rol ve görevlerini tanımlayan ve askere geniş bir hareket alanı tanıyanhükümler içeren TSK İç Hizmet Kanunu ve Milli Güvenlik Kurulu Kanunu'nun değiştirilmeleri konusunda bir gelişme kaydedilmemiştir. ? 1997 EMASYA (Emniyet Yardımlaşma) Protokolü değişmemiştir ve hala yürürlüktedir.? TBMM'nin askeri bütçe ve harcamalar üzerindeki denetiminin güçlendirilmesi konusunda sağlanamamıştır. ? Birçok satın alma projesinin karşılandığı Savunma Sanayi Destek Fonu bütçe dışında fonlanmaktadır.? Parlamentonun savunma ve güvenlik politikası üretme yetkisi bulunmamaktadır.? Sayıştay askeriyeye ait varlıkların denetimini fiili olarak yapamamaktadır. ? Güvenlik kurumlarına iç denetim sağlayacak olan 2003 tarihli Kamu Maliyesi tümüyle uygulamaya konulmamıştır.

Yargı bağımsız değil? Yargının tarafsızlığı hakkında kaygılar sürmektedir. Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısıyla ilgili bir gelişme olmamıştır.? Savcılar yargıçların telefonlarının dinlenebilmesi için mahkeme kararı talep edebilmektedir. ? Şemdinli davası sonuçlandırılmamıştır. ? Üst düzey yargı görevlilerinin yaptığı siyasi yorumlar davalarla ilgili tarafsızlıklarına ilişkin şüpheye neden olmuştur.? Kamuoyunda izlenen davalar soruşturmaların kalitesi hakkında soru işaretleri uyandırmıştır. ? Ergenekon davası, Malatya'da 3 Protestan'ın öldürülmesi, Hrant Dink davası polis, jandarma ve yargı arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gereğini ortaya koymuştur. Özellikle Hrant Dink'in öldürülmesiöncesinde güvenlik kuvvetlerinin gelen ihbarlar karşısında önlem alma konusunda ihmalkar davranması bu gerekliliği desteklemektedir. Bu davayla ilgili olarak Samsun, Trabzon ve İstanbul'da devam eden davalar Dink'in ailesinin talebine karşın birleştirilmemiştir. ? Ergenekon davası için gözaltına alınan kişilerin haklarıyla ilgili ihmaller bulunmaktadır.Yolsuzlukla mücadele sınırlı? Yolsuzlukla mücadelede kaydedilen gelişme sınırlıdır.? Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak Türkiye'de cezai takibat başlamıştır. Ancak davayla ilgili iddianame mahkemeye sunulmamıştır.? Milletvekillerinin mal beyanlarının doğruluğu denetlenmemektedir.? Seçim kampanyalarının finansmanını denetleyecek bir devlet kurumu yoktur.? Yolsuzluk genel bir sorun olmaya devam etmektedir.İnsan hakları eşittir AİHM kararları!? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin üç ek protokolü onaylanmamıştır.?  Raporlama süresinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini belirleyen 381 karar almıştır. AİHM bu davaların 1/3'ünde adli yargılanma, özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edilmiş olduğunu belirlemiştir.?  AİHM kararlarının büyük bir çoğunluğu uygulamaya geçirilmesinde ilerleme kaydedilmiştir.?  Güney Kıbrıs-Türkiye davasında Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Rumların mülkiyet haklarıyla ilgili sınırlamalar ve kayıp kişilere ilişkin AİHM kararı uygulanmayı beklemektedir.? Şehirlerde tutukluların istekleri üzerine hemen avukat sağlanırken, kırsal bölgelerde özellikle Güneydoğu Anadolu'da tutuklulara avukat sağlanamamaktadır.? 15-18 yaş arasındaki çocuklar terörle mücadele yasası kapsamında gösterilere katılmaktan ötürü göz altına alındıklarında avukat sağlanması talepleri yerine getirilmemektedir.? Eski hapishaneler kapatılmalı ve yeni hapishaneler inşa edilmelidir.

AB'nin ifade özgürlüğünden anladığı? Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesinin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için sistemli bir şekildekullanılmasından vazgeçilmiştir. Bu maddede değişiklik yapılması sonrasında açılan dava sayısı azalmıştır. Bununla birlikte Türk yasaları ifade özgürlüğünü tam olarak güvence altına almaktan uzaktır.? TCK'nın 125, 131, 214, 216, 217, 218, 220, 312, 314. 318. ve 226. maddeleri ile Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ve Atatürk'ü Koruma Kanunu yargı tarafından farklı yorumlanmakta ve ifade özgürlüğüyle ilgili davalar açılmaktadır.? 200 aydının başlattığı "Ermenilerden özür kampanyası" sonucunda 30bin imza toplanmış ve ülke genelinde bir tartışma süreci başlamıştır.? Kamuoyunda hassas olarak değerlendirilen Kürt sorunu, azınlık hakları, ordunun rolü, Atatürk'ün mirası gibi konularda geniş kapsamlı tartışmalar yapılmaya başlamıştır.? Genel Kurmay Başkanlığı Güneydoğu Anadolu'da meydana gelen olaylarla ilgili bilgilere ulaşılmasını engellemiştir.?İnternet siteleri sık sık yasaklanmaktadır. Youtube sitesine erişim Mayıs 2008'den beri engellenmektedir Facebook, Google ve diğer sitelere açılan davalar sonuçlandırılmamıştır.

Misyonerlerin önü açıldı? Yabancı din adamlarının (misyonerler) çalışma izini alabilmelerine dair kısıtlamalar azalmaktadır!? Ankara, Antalya ve İstanbul idari mahkemeleri Alevi öğrencilerin din derslerinden muaf tutulabileceği konusunda karar almıştır.? Anayasanın 24. maddesi ve milli eğitim yasasına göre ilk ve ortaokullarda din eğitimi zorunlu olmaya devam etmektedir.? AIHM din derslerinin dinler hakkında genel bilgi vermeyip sadece Müslümanlıkla ilgili bilgiler verildiğinitespit ettikten sonra Türkiye'den bu derslerin içeriğini değiştirmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi1 no.lu protokolünün 2. maddesine uyum sağlaması gerektiğine karar vermiştir. Bu karar uygulamaya konulmamış ve bu derslerin bir degişiklik yapılmamıştır.? Gayrı Müslim din adamlarının eğitimine dair kısıtlamalar sürmektedir.? Heybeliada Rum Ortodoks Ruhban Okulu açılmamıştır.? Ermeni Patriğinin bir üniversitede Ermeni dili kürsüsü kurulmasına ilişkin önerisi değerlendirilmeyi beklemektedir.

Kimliklerden din hanesi kaldırılmalı? Rum Ortodoks Patriği "Ekümenlik" unvanını kullanamamaktadır. ? Kimlik kartlarında kişinin hangi dine mensup olduğu yazılmakta ve bu ayrımcılığa yol açmaktadır.? Gayrı Müslim din adamlarına ve ibadet yerlerine karşı saldırılar olmaktadır. Adana'da Incil satan bir kitapevi Şubat 2009'da ikinci kez saldırıya uğramıştır.? Misyonerler, ülke bütünlüğüne bir tehdit olarak algılanmaya devam etmektedir.? Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık yönetmeliği eşcinselliği ruhsal bir hastalık olarak nitelendirmektedir ve eşcinsellerin askerlik yapamayacağını belirtmektedir. Eşcinsel olduklarını bildirerek askerlik görevinden muaf tutulmak isteyen kişilerden bunu fotoğraf ya da aşağılayıcı sağlık muayeneleriyle ispat etmeleri istenmektedir.

Azınlık konusu önemli...Azınlık hakları konusunda ülke genelinde bir tartışma başlamıştır. STK'lar ve akademisyenler özellikleazınlıkların eğitim hakları konusunda raporlar yayınlamıştır.? Okul kitaplarından azınlıklarla ilgili ayrımcı ifadelerin çıkarılmasına başlanmıştır.?  Türkiye'nin BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne (ICCPR) azınlıkların hakları konusunda koyduğu çekince ve ?  BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'ne (ICESCR) eğitim hakkı konusunda koyduğu çekince endişe vericidir.?  Türkiye Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi'ni ve Avrupa Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı'nı imzalamamıştır.?  Rum azınlıkların eğitim ve mülkiyet hakları sorunları Gökçeada ve Bozcaada'da dahil olmak üzere devam etmektedir. Rum okullarında iki müdür olması konusu devam etmektedir.? Türkiye Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiseri ile diyalog kurarak azınlıkları kamu hayatı ve azınlık dillerinde yayın konularını ele almalıdır. Bu çalışma Türkiye'nin azınlık hakları konusunda AB'ye uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.Aralık 2008'de İsrail'in Gazze'ye saldırılarda bulunması üzerine Yahudi azınlığa yönelik nefret dolu söylemler baş göstermiştir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan antisemitizmi kınayan açıklamalarda bulunmuştur.

Kürtçe açılımı?  Kürtçe yayın yapan TRT-6 televizyon kanalı yayına başlamıştır. ? Mardin Artuklu Üniversitesi "Yaşayan Diller Enstitüsü" kurarak Kürtçe eğitim vermek üzere YÖK'e başvuruda bulunmuştur. ? TRT radyosu Ermenice yayın yapmaya başlamıştır. ?  Yerel seçim kampanyaları sırasında politikacılar yasak olmasına rağmen Kürtçe konuşabilmişlerdir. ?  Kürtçe konuşan ya da Kürtçe tebrik gönderen Kürt politikacılara karşı açılan davalar beraat kararıyla sonuçlanmış; savcılar tarafından bu kararlar sıklıkla temyize gönderilmiştir. ? Kürtçe kullanmaktan ötürü DTP'ye yönelik suçlamalar devam etmektedir.? Televizyonlarda Kürtçe eğitim yapan programlara izin verilmemektedir.? Özel televizyon kanalların Kürtçe eğlence ya da siyasi tartışma programlarına izin verimemektedir. ? Anadili Türkçe olmayan çocuklar anadillerini Türk eğitim sistemi çerçevesinde öğrenememektedirler. ? Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Kürtçe eğitim görmek isteyen öğrencilere yönelik açılan davada AİHM Türkiye'yi haksız bulmuştur.? Türkçe konuşmayanların kamu hizmetlerine erişimi önündeki engellerin aşılmasına yönelik önlem alınmamıştır.

Kıbrıs olmazsa olmaz? AB Bakanlar Konseyi'nin Aralık 2006'da verdiği karardan bu yana Türkiye Ek Protokol'ün tamamıyla uygulamaya geçmesine yönelik hiçbir ilerleme kaydetmemiştir. Aralık 2008'deki Konsey kararı uyarınca Türkiye'nin Ek Protokol'ü tam olarak uygulamaya geçirmesi acil bir hal almıştır.? Türkiye, Güney Kıbrıs ile ikili ilişkilerini normalleştirmede bir ilerleme kaydetmemiştir. Türkiye, G.Kıbrıs'ın birçok uluslararası örgüte üyeliğini ve ayrıca Konvansiyonel Silahlar ve Çift KullanımlıMalzeme ve Teknolojinin İhracat Denetim Kurallarına ilişkin Wassenaar Anlaşması'na katılımını veto etmeye devam etmektedir.? G. Kıbrıs adına yolda olan sivil petrol arama gemileri birçok defa Türkiye deniz kuvvetleri tarafından engellenmiştir.? Yunan karasularının genişletilmesi olasılığına karşılık oluşan savaş sebebi (casus belli) TBMM'nin1995'te kabul ettiği karar önergesinde halen mevcuttur. Bu karar, AB Konseyi'nin Aralık 2008 kararları uyarınca Türkiye'nin BM kuralları dahilinde iyi komşuluk ilişkilerinde kararlılık göstermesi ve bu ilişkileri tehlikeye sokacak tehditlerden kaçınması şartına ters düşmektedir.? Yunanistan, Türkiye tarafından devam eden hava sahası ihlalleri konusunda birçok resmi şikayette bulunmuştur.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.