logo
31 MART 2026

AB'nin Türkiyesi paramparça

21.10.2009 00:00:00
AB'nin 93 sayfalık 2009 Türkiye İlerleme Raporunun 32 sayfalık Siyasi Kriterler bölümünde, Brüksel'in Türkiye'den yerine getirmesini istediği taleplerin sayısının her yıl arttığı gözleniyor. AB'nin istediği Türkiye, bugünküne hiç mi hiç benzemiyor.

 

Recep BAHAR - ÖZEL ANALİZ Yeni Mesaj, 93 sayfalık Avrupa Birliği 2009 Yılı Türkiye İlerleme Raporu'nu masaya yatırdı. Raporda çok farklı bir Türkiye tablosu çiziliyor. AKP Hükümetinin çıkardığı onlarca AB yasasına rağmen, AB'nin taleplerinde bir azalma olmuyor aksine raporun sayfa sayısı yapılanlara rağmen şişiyor. Nitekim AB'nin 2008 Türkiye Raporu 90 sayfa idi yani bu yılkinden 3 sayfa daha az!!!2009 yılı İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin devam ettiği, bu çerçevede toplam 33 müzakere başlığından 1 tanesine ilişkin tarama raporunun AB Bakanlar Konseyi'ne iletilmeyi beklediği, halihazırda 9 tarama raporunun Bakanlar Konseyi'nde tartışılmakta olduğu, toplam 11 başlığın müzakerelere açıldığı, 1 adet başlığın da geçici olarak kapatıldığı belirtiliyor.Sivil toplumu kuruluşlarının idari kapasitelerinin geliştirilmesi, sosyal diyalog, kültür, sosyal kapsama, çocuklar ve bölgesel konularla ilgili projelere mali kaynak aktarıldığı belirtiliyor. Katılım Öncesi Mali Yardım (IPA) kapsamında 2009 yılında Türkiye'ye toplam 567 milyon Euro'luk IPA kriz önlemi mali paketi çerçevesinde ve çok taraflı programlar kanalıyla Türkiye'ye 52,5 milyon Euro'luk kaynak aktarıldığı vurgulanıyor.

Siyasi kriterlerErgenekon suç örgütüne yönelik soruşturmaların devam ettiğine işaret edilen 2009 Türkiye İlerleme Raporu'nda bu konuda şu hususlar öne sürülüyor: "Suçlamalar hükümeti devirmeye ve silahlı ayaklanma başlatmaya teşebbüsü de içermektedir. Ekim 2008'de başlayan yargı süreci devam etmektedir. Mart 2009'da mahkemeye sunulan ikinci iddianame üç emekli general ve bir jandarma komutanının da yer aldığı 56 zanlıyı kapsamaktadır. 52 zanlıyla ilgili olan üçüncü iddianame Temmuz ayında mahkemeye sunulmuştur. Bu dava Türkiye'nin ilk defa olarak bir darbe girişimine karşı başlattığı ilk geniş kapsamlı soruşturmadır. Demokratik Toplum Partisi'ne (DTP) yönelik olarak Kasım 2007'de başlayan kapatma davası hala sonuçlandırılmamıştır."

Anayasa değişmeliİlerleme Raporu'nda Türkiye'de Anayasa değişikliğine büyük önem atfedilmesi dikkat çekiyor. Bu konuda altı çizilen hususlar şunlar: ? Anayasa reformuyla ilgili siyasi ve sosyal tartışmalar devam etmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve AB standartlarıyla uyum için 1982 Anayasası'nı gözden geçirilmesi gereğiyle ilgili toplumsal bilinç oluşmuştur.? Siyasi partiler arasında anayasa reformu konusunda bir uzlaşıya varılmamıştır. Bir grup akademisyen tarafından 2008'de hazırlanan taslakla ilgili sürecin devamı gelmemiştir.Askeri mahkemeler AB'ye uymalı!? Haziran 2009'da önünü açan yasayı onaylamıştır. Bu yasayla askeri mahkemelerin barış zamanında sivilleri yargılayabilme yetkisi alınmıştır. Türkiye bu alanda AB ile uyumlu hale gelmiştir. Ancak CHP bu yasayı iptal edilmesi için Anayasa mahkemesine başvurmuştur. ?  Askeri mahkemelerin işleyişi AB standartlarına uymalıdır.? Yüksek rütbeli ordu mensupları ulusal ve dış politika alan partiler gibi kendi yetkilerini aşan konularda fikirlerini açıklamaya devam etmiştir. Genel Kurmay Başkanı Ergenekon davasıyla ilgili olarak açıklama yaparak yargıyı baskı altına almıştır. ? Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) rol ve görevlerini tanımlayan ve askere geniş bir hareket alanı tanıyanhükümler içeren TSK İç Hizmet Kanunu ve Milli Güvenlik Kurulu Kanunu'nun değiştirilmeleri konusunda bir gelişme kaydedilmemiştir. ? 1997 EMASYA (Emniyet Yardımlaşma) Protokolü değişmemiştir ve hala yürürlüktedir.? TBMM'nin askeri bütçe ve harcamalar üzerindeki denetiminin güçlendirilmesi konusunda sağlanamamıştır. ? Birçok satın alma projesinin karşılandığı Savunma Sanayi Destek Fonu bütçe dışında fonlanmaktadır.? Parlamentonun savunma ve güvenlik politikası üretme yetkisi bulunmamaktadır.? Sayıştay askeriyeye ait varlıkların denetimini fiili olarak yapamamaktadır. ? Güvenlik kurumlarına iç denetim sağlayacak olan 2003 tarihli Kamu Maliyesi tümüyle uygulamaya konulmamıştır.

Yargı bağımsız değil? Yargının tarafsızlığı hakkında kaygılar sürmektedir. Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısıyla ilgili bir gelişme olmamıştır.? Savcılar yargıçların telefonlarının dinlenebilmesi için mahkeme kararı talep edebilmektedir. ? Şemdinli davası sonuçlandırılmamıştır. ? Üst düzey yargı görevlilerinin yaptığı siyasi yorumlar davalarla ilgili tarafsızlıklarına ilişkin şüpheye neden olmuştur.? Kamuoyunda izlenen davalar soruşturmaların kalitesi hakkında soru işaretleri uyandırmıştır. ? Ergenekon davası, Malatya'da 3 Protestan'ın öldürülmesi, Hrant Dink davası polis, jandarma ve yargı arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gereğini ortaya koymuştur. Özellikle Hrant Dink'in öldürülmesiöncesinde güvenlik kuvvetlerinin gelen ihbarlar karşısında önlem alma konusunda ihmalkar davranması bu gerekliliği desteklemektedir. Bu davayla ilgili olarak Samsun, Trabzon ve İstanbul'da devam eden davalar Dink'in ailesinin talebine karşın birleştirilmemiştir. ? Ergenekon davası için gözaltına alınan kişilerin haklarıyla ilgili ihmaller bulunmaktadır.Yolsuzlukla mücadele sınırlı? Yolsuzlukla mücadelede kaydedilen gelişme sınırlıdır.? Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak Türkiye'de cezai takibat başlamıştır. Ancak davayla ilgili iddianame mahkemeye sunulmamıştır.? Milletvekillerinin mal beyanlarının doğruluğu denetlenmemektedir.? Seçim kampanyalarının finansmanını denetleyecek bir devlet kurumu yoktur.? Yolsuzluk genel bir sorun olmaya devam etmektedir.İnsan hakları eşittir AİHM kararları!? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin üç ek protokolü onaylanmamıştır.?  Raporlama süresinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini belirleyen 381 karar almıştır. AİHM bu davaların 1/3'ünde adli yargılanma, özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edilmiş olduğunu belirlemiştir.?  AİHM kararlarının büyük bir çoğunluğu uygulamaya geçirilmesinde ilerleme kaydedilmiştir.?  Güney Kıbrıs-Türkiye davasında Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Rumların mülkiyet haklarıyla ilgili sınırlamalar ve kayıp kişilere ilişkin AİHM kararı uygulanmayı beklemektedir.? Şehirlerde tutukluların istekleri üzerine hemen avukat sağlanırken, kırsal bölgelerde özellikle Güneydoğu Anadolu'da tutuklulara avukat sağlanamamaktadır.? 15-18 yaş arasındaki çocuklar terörle mücadele yasası kapsamında gösterilere katılmaktan ötürü göz altına alındıklarında avukat sağlanması talepleri yerine getirilmemektedir.? Eski hapishaneler kapatılmalı ve yeni hapishaneler inşa edilmelidir.

AB'nin ifade özgürlüğünden anladığı? Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesinin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için sistemli bir şekildekullanılmasından vazgeçilmiştir. Bu maddede değişiklik yapılması sonrasında açılan dava sayısı azalmıştır. Bununla birlikte Türk yasaları ifade özgürlüğünü tam olarak güvence altına almaktan uzaktır.? TCK'nın 125, 131, 214, 216, 217, 218, 220, 312, 314. 318. ve 226. maddeleri ile Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ve Atatürk'ü Koruma Kanunu yargı tarafından farklı yorumlanmakta ve ifade özgürlüğüyle ilgili davalar açılmaktadır.? 200 aydının başlattığı "Ermenilerden özür kampanyası" sonucunda 30bin imza toplanmış ve ülke genelinde bir tartışma süreci başlamıştır.? Kamuoyunda hassas olarak değerlendirilen Kürt sorunu, azınlık hakları, ordunun rolü, Atatürk'ün mirası gibi konularda geniş kapsamlı tartışmalar yapılmaya başlamıştır.? Genel Kurmay Başkanlığı Güneydoğu Anadolu'da meydana gelen olaylarla ilgili bilgilere ulaşılmasını engellemiştir.?İnternet siteleri sık sık yasaklanmaktadır. Youtube sitesine erişim Mayıs 2008'den beri engellenmektedir Facebook, Google ve diğer sitelere açılan davalar sonuçlandırılmamıştır.

Misyonerlerin önü açıldı? Yabancı din adamlarının (misyonerler) çalışma izini alabilmelerine dair kısıtlamalar azalmaktadır!? Ankara, Antalya ve İstanbul idari mahkemeleri Alevi öğrencilerin din derslerinden muaf tutulabileceği konusunda karar almıştır.? Anayasanın 24. maddesi ve milli eğitim yasasına göre ilk ve ortaokullarda din eğitimi zorunlu olmaya devam etmektedir.? AIHM din derslerinin dinler hakkında genel bilgi vermeyip sadece Müslümanlıkla ilgili bilgiler verildiğinitespit ettikten sonra Türkiye'den bu derslerin içeriğini değiştirmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi1 no.lu protokolünün 2. maddesine uyum sağlaması gerektiğine karar vermiştir. Bu karar uygulamaya konulmamış ve bu derslerin bir degişiklik yapılmamıştır.? Gayrı Müslim din adamlarının eğitimine dair kısıtlamalar sürmektedir.? Heybeliada Rum Ortodoks Ruhban Okulu açılmamıştır.? Ermeni Patriğinin bir üniversitede Ermeni dili kürsüsü kurulmasına ilişkin önerisi değerlendirilmeyi beklemektedir.

Kimliklerden din hanesi kaldırılmalı? Rum Ortodoks Patriği "Ekümenlik" unvanını kullanamamaktadır. ? Kimlik kartlarında kişinin hangi dine mensup olduğu yazılmakta ve bu ayrımcılığa yol açmaktadır.? Gayrı Müslim din adamlarına ve ibadet yerlerine karşı saldırılar olmaktadır. Adana'da Incil satan bir kitapevi Şubat 2009'da ikinci kez saldırıya uğramıştır.? Misyonerler, ülke bütünlüğüne bir tehdit olarak algılanmaya devam etmektedir.? Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık yönetmeliği eşcinselliği ruhsal bir hastalık olarak nitelendirmektedir ve eşcinsellerin askerlik yapamayacağını belirtmektedir. Eşcinsel olduklarını bildirerek askerlik görevinden muaf tutulmak isteyen kişilerden bunu fotoğraf ya da aşağılayıcı sağlık muayeneleriyle ispat etmeleri istenmektedir.

Azınlık konusu önemli...Azınlık hakları konusunda ülke genelinde bir tartışma başlamıştır. STK'lar ve akademisyenler özellikleazınlıkların eğitim hakları konusunda raporlar yayınlamıştır.? Okul kitaplarından azınlıklarla ilgili ayrımcı ifadelerin çıkarılmasına başlanmıştır.?  Türkiye'nin BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne (ICCPR) azınlıkların hakları konusunda koyduğu çekince ve ?  BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'ne (ICESCR) eğitim hakkı konusunda koyduğu çekince endişe vericidir.?  Türkiye Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi'ni ve Avrupa Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı'nı imzalamamıştır.?  Rum azınlıkların eğitim ve mülkiyet hakları sorunları Gökçeada ve Bozcaada'da dahil olmak üzere devam etmektedir. Rum okullarında iki müdür olması konusu devam etmektedir.? Türkiye Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiseri ile diyalog kurarak azınlıkları kamu hayatı ve azınlık dillerinde yayın konularını ele almalıdır. Bu çalışma Türkiye'nin azınlık hakları konusunda AB'ye uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.Aralık 2008'de İsrail'in Gazze'ye saldırılarda bulunması üzerine Yahudi azınlığa yönelik nefret dolu söylemler baş göstermiştir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan antisemitizmi kınayan açıklamalarda bulunmuştur.

Kürtçe açılımı?  Kürtçe yayın yapan TRT-6 televizyon kanalı yayına başlamıştır. ? Mardin Artuklu Üniversitesi "Yaşayan Diller Enstitüsü" kurarak Kürtçe eğitim vermek üzere YÖK'e başvuruda bulunmuştur. ? TRT radyosu Ermenice yayın yapmaya başlamıştır. ?  Yerel seçim kampanyaları sırasında politikacılar yasak olmasına rağmen Kürtçe konuşabilmişlerdir. ?  Kürtçe konuşan ya da Kürtçe tebrik gönderen Kürt politikacılara karşı açılan davalar beraat kararıyla sonuçlanmış; savcılar tarafından bu kararlar sıklıkla temyize gönderilmiştir. ? Kürtçe kullanmaktan ötürü DTP'ye yönelik suçlamalar devam etmektedir.? Televizyonlarda Kürtçe eğitim yapan programlara izin verilmemektedir.? Özel televizyon kanalların Kürtçe eğlence ya da siyasi tartışma programlarına izin verimemektedir. ? Anadili Türkçe olmayan çocuklar anadillerini Türk eğitim sistemi çerçevesinde öğrenememektedirler. ? Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Kürtçe eğitim görmek isteyen öğrencilere yönelik açılan davada AİHM Türkiye'yi haksız bulmuştur.? Türkçe konuşmayanların kamu hizmetlerine erişimi önündeki engellerin aşılmasına yönelik önlem alınmamıştır.

Kıbrıs olmazsa olmaz? AB Bakanlar Konseyi'nin Aralık 2006'da verdiği karardan bu yana Türkiye Ek Protokol'ün tamamıyla uygulamaya geçmesine yönelik hiçbir ilerleme kaydetmemiştir. Aralık 2008'deki Konsey kararı uyarınca Türkiye'nin Ek Protokol'ü tam olarak uygulamaya geçirmesi acil bir hal almıştır.? Türkiye, Güney Kıbrıs ile ikili ilişkilerini normalleştirmede bir ilerleme kaydetmemiştir. Türkiye, G.Kıbrıs'ın birçok uluslararası örgüte üyeliğini ve ayrıca Konvansiyonel Silahlar ve Çift KullanımlıMalzeme ve Teknolojinin İhracat Denetim Kurallarına ilişkin Wassenaar Anlaşması'na katılımını veto etmeye devam etmektedir.? G. Kıbrıs adına yolda olan sivil petrol arama gemileri birçok defa Türkiye deniz kuvvetleri tarafından engellenmiştir.? Yunan karasularının genişletilmesi olasılığına karşılık oluşan savaş sebebi (casus belli) TBMM'nin1995'te kabul ettiği karar önergesinde halen mevcuttur. Bu karar, AB Konseyi'nin Aralık 2008 kararları uyarınca Türkiye'nin BM kuralları dahilinde iyi komşuluk ilişkilerinde kararlılık göstermesi ve bu ilişkileri tehlikeye sokacak tehditlerden kaçınması şartına ters düşmektedir.? Yunanistan, Türkiye tarafından devam eden hava sahası ihlalleri konusunda birçok resmi şikayette bulunmuştur.

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.

Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?


 
Böbreklerdeki rahatsızlıklar çok sinsi ilerliyor. Böbrekler adeta çalışıyor çalışıyor, bir anda patlıyor. Peki böbreklerdeki rahatsızlığın öncü sinyalleri nelerdir? Hangi besinler işe yarıyor?

31.03.2026 00:54:00
MURAT ÇORBACI
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?

Böbrek hastalığının belirtileri

1. Yorgunluk ve halsizlik
2. İdrar renk ve sıklığında değişiklik
3. Uyku güçlüğü
4. İştah kaybı
5. El ve ayaklarda şişme
6. İnatçı kaşıntı
7. Nefes darlığı
8. Mide bulantısı ve kusma
9. Hipertansiyon

Böbreği koruyan besinler

Kırmızı eti fazla tüketenlerde böbrek hastalığı yüzde 19 artıyor. Tavuk ve balık etinde böyle bir sorun yok... Haftada en fazla 3 kez kırmızı et yenebilir. Vejeteryanlerde böbrek hastalığı az görünüyor. Sebze ve meyveler yenmeli.

Peki hangi sebze ve meyveleri tüketmeli?

1. Lahana... Düşük potasyum ve düşük sodyum içeriyor.
2. Kapya biber
3. Sarımsak
4. Roka... Potasyum ve sodyum içeriği düşük.
5. Kızılcık
6. Kırmızı üzüm, özellikle çekirdeği
7. Kuruyemiş
8. Baklagiller, kronik böbrek hastalığını azaltıyor. Ancak nohudu ıspanak ile yememek lazım!
9. Günde 2-3 fincan kahve böbreği koruyor.
10. Çayın zararı yok. Çay su yerine geçer.
11. Susadıkça su için. Yanınızda su şişesi taşımanıza gerek yok.

İstanbul'da at eti operasyonu


 
İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

31.03.2026 00:40:00
AA
İstanbul'da at eti operasyonu
İstanbul'da at eti operasyonu

İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükkılıçlı Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, ihbar üzerine Beyciler Köyü mevkisinde şüpheli bir aracı durdurdu.
Araçta yapılan aramada satışa hazır halde 306 kilogram at eti bulundu. Araçtaki N.B, İ.A. ve D.S. gözaltına alındı.

Çiftliğe baskın

Operasyonun devamında Hallaçlı Mahallesi'ndeki bir çiftliğe baskın düzenleyen ekipler, kesilen atlara ait çok sayıda kemik parçası tespit etti.
Çiftlikte yapılan aramada 1'i kurusıkı olmak üzere 5 tabanca, 3 pompalı tüfek, bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildi. Çiftlikte bulunan Özbekistan uyruklu 4 ve Türkmenistan uyruklu 1 kişinin ifadelerine başvuruldu.

Ele geçirilen etler, incelenmek ve imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Çiftlikte bulunan yaklaşık 120 atla ilgili de inceleme başlatıldı.
Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca "halk sağlığını tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.

Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde bir binanın merdiven boşluğunda çıkan yangın paniğe neden oldu. Apartta kalan 25 öğrenci ekipler tarafından tahliye edildi

30.03.2026 13:49:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:51:34
İHA
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Yangın, gece saat 01.00 sıralarında Taşkale Mahallesi Şehit Uzman Adnan Uluışık Caddesi üzerindeki, içerisinde tekstil atölyesi, düğün salonu ve apart bulunan zemin üzeri iki katlı, bodrumlu binada meydana geldi.



Edinilen bilgilere göre, merdiven boşluğunda bulunan atıl malzemelerin tutuşmasıyla çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile sağlık ve emniyet güçleri sevk edildi.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Apartta kalan 25 öğrenci ise güvenli şekilde tahliye edildi.

Yangın sırasında tekstil atölyesi ile düğün salonunun boş olması ve öğrencilerin zamanında tahliye edilmesi muhtemel bir facianın önüne geçti.



Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesinde aşırı yağışlar sebebiyle taşan dere yüzünden yol trafiğe kapatıldı

30.03.2026 13:44:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:47:16
İHA
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Gemlik'te bulunan Muratoba mahallesini Katırlı mahallesine bağlayan köprü aşırı yağışlar nedeniyle ulaşıma kapandı.



Gemlik bölgesinde 2 gündür aralıksız olarak devam eden yağışlar sonrası derelerdeki su debisi yükselirken, yetkililer vatandaşları uyararak dere kenarlarından uzak durmalarını istediler.



Kaymakamlık ve jandarma yetkilileri bölgede tedbir alınmasını sağladılar.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak

İçişleri Bakanlığı sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacağını ve erteleme olmayacağını bildirdi

30.03.2026 11:39:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:31:19
İhlas Haber Ajansı
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
İçişleri Bakanlığı Basın Müşaviri Hasan Öymez, trafik kanunuyla ilgili yapılan düzenlemeler hakkında, "Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak, erteleme yok" ifadelerini kullandı.

Öymez, trafik kanunundaki düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kanuna aykırı kabul edilen plakaları değiştirme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Öymez, şu ifadelere yer verdi:

"Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak. Erteleme yok. Hatalı da olsa TŞOF'tan alınmış plakalara ceza yazılmayacak. Süreç içinde değiştirilmeleri sağlanacak. Multimedya ekranlar ve hoparlör-ses sistemlerine ilişkin standartlar ise yakında duyurulacak olan yönetmelikle belirlenecek."

Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit

Kuzey Marmara Otoyolu’nda polis servis minibüsünün karıştığı kazada 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru yaralandı

30.03.2026 10:24:00
İHA
Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit
Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit
Kuzey Marmara Otoyolu'nda polis servis minibüsü kaza yaptı. Kazada 1 polis şehit oldu, 16 polis yaralandı.

Olay, sabah saatlerinde Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı yolunda yaşandı. Yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 LHU 912 plakalı polisleri taşıyan servis minibüsü ve EYG 499 plakalı otomobil kazaya karıştı. Polis minibüsü bariyerlere çarparak dururken, otomobil ise orta refüje uçtu. Kazada serviste bulunan 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru ise yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi, itfaiye ve polis sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin müdahalesiyle çevre hastanelere kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul Valiliği'nden açıklama

İstanbul Valiliği'nden kazaya ilişkin yapılan açıklamada, "30.03.2026 Pazartesi günü saat 09.00 sıralarında polis memurlarını taşıyan servis aracı, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı noktasında bariyerlere çarpmıştır. Kazada ilk belirlemelere göre 1 polis memurumuz şehit olmuş, 1'i ağır 16 polis memurumuz ise yaralanmıştır. Yaralı polis memurlarımız çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır" denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.