Tarihin çok eski dönemlerinden beri toplumsal kıskançlık ve cinnet yüzünden Yahudilere yapılan zulüm ve soykırım insanlığın yüzkarasıdır. Yine insanlığın mayasında olan toplumsal vicdan bunu asla affetmeyecektir. Yirminci asrın zalim diktatörü Hitler'i affetmediği gibi.
Bir politikacı olarak günümüzde de, zaman zaman Museviler'e yapılan saldırılar beni fevkalâde üzmektedir. Geçtiğimiz Kasım ayında da ülkemiz Musevilerin kutsal günlerinde Sinagoglarda uğradıkları saldırıları şiddetle lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Musevi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlamada daha dikkatli davranmak zorundadır. Yine Türkiye'de bir kısım yazar ve çizerlerin insafa sığmayan bir şekilde yazılarında Yahudilere saldırdıklarına şahit olmaktayız. Bu yazarları, gerginlik ortamı oluşturdukları için kınıyor ve kendilerini insaf ve vicdana davet ediyorum."
Erzurum milletvekili Özdoğan, Türk musevilerinin bu ülkenin bir şansı olduğunu da sözlerine ekledi.
Tezkereyi de açıkça savunmuştu
Özdoğan, 7 Ekim 2003'teki tezkereyi de 'yıldızlı cümlelerle' savunmuştu.
Özdoğan, Türkiye ile ABD arasında terk edilemez dostluk bağları bulunduğunu öne sürerek, "Bunu yok farz etmek ve ABD istiyor diye Irak'a asker gönderilmesine karşı çıkmak, hem Türkiye'nin tarihsel büyüklüğüne yakışmaz hem de Türkiye'yi zora sokar. Tezkere geldiği takdirde TBMM'den kesinlikle geçeceğine inanıyorum. İlk tezkerede olduğu gibi pek fazla fire vermez" dedi.
















































































