logo
10 NİSAN 2026

ARAŞTIRMA: Arif Nihat Asya

09.01.2003 00:00:00
Bir bayrak dalgalanmak için rüzgar bekliyor

hazırlayan: adem birinci e-mail: ademb@netbulmail.com

Eserlerinde tarihimizi, coğrafyamızı, kültürümüzü, imanımızı, sanatımızı ve insanımızı dile getiren bayrak şairi A. Nihat Asya; vefatının 71. yıldönümünde Fatiha'larla, Yasin'lerle anıldı. Büyük şair, 5 Ocak 1904'te doğmuş, meşhur 'Bayrak' şiirini Adana'nın kurtuluş günü olan 5 Ocak'ta yazmış ve 5 Ocak 1975'te de Hakk'a yürümüştü

A. Nihat Asya ismiyle tanışmam lise yıllarında abone olduğum İcmal Dergisi'nin 9. sayısındaki 'Fetih Marşı' şiiri ile olmuştu. Ve bir solukta ezberlemiştik Fetih Marşı'nı arkadaşlarla...

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan

Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan

Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan...

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştansın;

Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!

Yine, İcmal Dergisi kadrosunun yayın hayatına kazandırdığı Öğüt Dergisi'nin 2. sayısında okuduğum A.Nihat Asya'nın 'Dua' isimli şiiri gönüllerimizi süslemişti.

Bizi sen sevgisiz susuz havasız

Ve vatansız bırakma, Allah'ım!

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu

Müslümansız bırakma Allah'ım.

Ve derken Arif Nihat Asya'nın 'Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor', 'Dualar ve Aminler', 'Kökler ve Dallar' şiir kitapları kütüphanemin başköşesinde oturmuştu.

Edebiyatımıza 'Bayrak şairi' olarak ün yapan A. Nihat Asya 5 Ocak 1904'te İstanbul Çatalca'da doğdu. Bir aylık iken babasını kaybeden Asya, akrabalarının yanında büyüdü, bu yüzden şiirlerinde öksüzlüğün acısını derinden duymuş ve duyurmuştur. İstanbul Yüksek Öğretim Okulu'nun Edebiyat bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli liselerde edebiyat hocalığı ve müdürlük yaptı.

1950-54 yılları arası Adana milletvekili olarak mecliste vazife yapan Asya'nın gazete ve dergilerde yayınlanmış birçok yazılarının yanında 25 adet eseri bulunmaktadır.

İlahi bir tevafuk olarak 5 Ocak 1904'te doğmuş, meşhur 'Bayrak' şiirini Adana'nın kurtuluş günü olan 5 Ocak'ta yazmış ve 5 Ocak 1975'te de Hakk'a yürümüştür. Şiirlerinde hece, aruz ve serbest vezinleri büyük bir ustalıkla, başarıyla kullanan A. Nihat Asya, eserlerinde tarihimiz, coğrafyamız, kültürümüz, imanımız, sanatımız ve insanımızı dile getirmiştir.

Ama öncelikle vatan, millet ve bayrak... Bayrak denince akla A. Nihat Asya; A. Nihat Asya denince akla bayrak gelir.

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü

Kızkardeşinin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

***

Bir çocuksam kucaksız, oyuncaksız;

Bir delikanlıysam atsız, pusatsız olabilirim

Bayraksız olamam!

***

Şehitler tepesi boş değil

Toprağını kahramanlar bekliyor...

Ve bir bayrak dalgalanmak için

Rüzgar bekliyor.

***

İlle vatan, ille vatan...

Olmazsa olmaz vatan!...

Kalk yiğidim, yine dağ başını duman aldı

Parçalandı bir kıtanın toprakları;

Aslan payını aslan olmayan aldı...

Kalk yiğidim, yine dağ başını duman aldı.

***

Bayraksız olmadığı gibi Oğuz'suz, Yavuz'suz, Yesevi'siz; üçler, yediler, kırklarsız da olamaz şairimiz...

Yoksa şu yaprakta Yavuz

Yoksa şu sayfada Oğuz

Biz de yoğuz, biz de yoğuz!

Siz gelin imdadımıza,

Elimizden siz tutunuz;

Mevlana, Yesevi, Yunus!

Sizlere üçler, yediler,

Bizlere kırklar dediler...

Daha çoğuz, daha çoğuz

Ayasofya'sız da olamaz. Ama çaresiz eli böğründedir.

Beş vakit, loşluğunda, saf saftık;

Davetin vardı -dün- ezanlarda.

Seni -ey mabedim- utansınlar

Kapayanlar da, açmayanlar da!

Ve; Fatih Sultan Cennet mekana seslenmeden edemez:

Bakıp ağlar destan...

O da der, ağlayarak:

'Ha sukut onda, ha çan!'

Uyan ey Fatih uyan!

Sıcak gündem Kıbrıs... Dün olduğu gibi bugünde hainler ve satılmışlar kontenjanı devrededir...

Kıbrıs'ında kurbanlar var,

Ki, yüzler kan içinde!

Yabanın da haydutun da

Yürekten vuran içinde

'Macaristan Ağıtı' şiirinde A.Nihat Asya Haçlı barbarlığının vicdansız yüzünü bir kez daha koyar ortaya...

Siz söyleyiniz nerdedir.

Varsa birşey 'vicdan' diye:

Çocuk vurulur mu, bayrak

Çıkardı koynundan diye!

Vatan, millet, bayrak, doğruluk, güzellik namına her şeyle barışık olmasına rağmen herkes gibi nefsin elinden el-aman demektedir.

'Şurada herkesle iyi geçinen

Biri...' derlermiş söz açılsa benden;

Yazık ki kendimle geçinemem ben!

Pehlivan yüce Peygamberin de buyurduğu şekliyle elbette nefsini mağlup edendir...

Yere getirmek ne hoştur

Bu yıkılmadık belleri!

Yenmek, yenmek... fakat önce

Kendini, sonra elleri!

Ey geçenler hayatın yarısını,

Ey gelenler hayatın yarısına,

Ey hepsi benim kadir bilir ziyaretçilerim;

Sizindir göğsüm, yerin...

Yine buyurun Evliya'nın

Kapısına...

Gider felaket gelir saadet..

Seninle izzet, seninle nusret...

Bakmamıştır dönüp, hayatımıza

Ağlayanlar, bugün, vefatımıza!

***

Ve son söz olarak o muhteşem "NAAT"ını, bilmem ki nasıl anlatsam ve özetlesem sizlere... Sizler iyisi mi Meltem TV'de Hayri Küçükdeniz'in sunumuyla NAAT'ı dinleyin, dinleyin...

NAAT

Seccâden kumlardı...

Devirlerden, diyarlardan

Gelip göklerde buluşan

Ezanların vardı!

Mescit Mü'min, minber Mü'min...

Taşardı kubbelerden Tekbir,

Dolardı kubbelere "amin!"

Ve mübârek geceler; duâlarımız,

Geri gelmeyen duâlardı...

Geceler, ki pırıl pırıl,

Kandillerin yanardı!

Kapına gelenler, ya Muhammed,

-Uzaktan, yakından-

Mü'min döndüler kapından!

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;

İki dünyâda aziz ümmet,

Muhammed ümmetiydi.

Konsun -yine- pervazlara güvercinler;

"Hu, hu"lara karışsın aminler...

Mübârek akşamdır;

Gelin ey Fatihalar, Yâsinler!

Şimdi seni ananlar,

Anıyor ağlar gibi...

Ey yetimler yetimi,

Ey garipler garibi;

Düşkünlerin kanadıydın,

Yoksulların sâhibi...

Nerde kaldın ey Resûl,

Nerde kaldın ey Nebi?

Günler, ne günlerdi yâ Muhammed:

Çağlar ne çağlardı:

Daha dünyâya gelmeden

Mü'minlerin vardı...

Ve bir gün, ki, gaflet

Çöller kadardı,

Halîme'nin kucağında

Abdullah'ın yetimi,

Amine'nin emâneti ağlardı!

Hatîce'nin goncası,

Âişe'nin gülüydün.

Ümmetinin gözbebeği,

Göklerin Resûlüydün...

Elçi geldin, elçiler gönderdin...

Rûhunu Allah'a,

Elini ümmetine verdin.

Beşiğin, yurdun, yuvan

Mekke'de bunalırsan

Medine'ye göçerdin.

Biz bu dünyâdan nereye

Göçelim, ya Muhammed?

Yeryüzünde riyâ, inkâr hıyânet

Altın devrini yaşıyor..

Diller, sayfalar, satılır.

"Ebû Leheb öldü" diyorlar.

Ebû Leheb ölmedi, yâ Muhammed,

Ebû Cehil, kıt'alar dolaşıyor

Neler duydu şu dünyâda

Mevlîd'ine hayra kulaklarımız:

Ne adlar ezberledi, ey Nebi,

Adına alışkın dudaklarımız!

Artık, yolunu bilmiyor

Artık yolunu unuttu ayaklarımız!

Kâ'be'ne siyahlar kakışmamıştır,

Yâ Muhammed, bugünkü kadar!

Hasret, gururla savaşta;

Gurur Kaf Dağı'nda derebeyi...

Onu da yaralarlar kanadından,

Gelse bir şefkat meleği..

İyiliğin türbesine türbedâr oldu iyi!

Vicdanlar sakat çıkmadan yarına

İyilikler getir, güzellikler getir

Âdem oğullarına!

Şu gördüğün duvarlar ki,

Kimi Tâif'tir, kimi Hayber'dir...

Fethedemedik, ya Muhammed,

Senelerdir!

Ne doğruluk ne doğru;

Ne iyilik, ne iyi..

Bahçende en güzel dal,

Unuttu yemiş vermeyi..

Günahın kursağında

Haramları peteği!

Bayram yaptı yabanlar:

Semave'yi boşaltıp Save'yi dolduranlar..

Atını hendeklerden

Bir atlayışta aşırdı aşıranlar...

Ağlasın Yesrip,

Ağlasın Selman'lar!

Gözleri perdeleyen toprak,

Yüzlere serptiği topraktı..

Yere dökülmeyecekti, ey Nebi,

Yabanların gözünde kalacaktı!

Konsun yine pervazlara güvercinler;

"Hû hû"lara karışsın aminler..

Mübarek akşamdır :

Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!

Ne oldu, ey bulut,

Gölgelediğin başlar?

Hatırında mı, ey yol,

Bir aziz yolcuyla

Aşarak dağlar taşlar,

Kafile kafile, kervan kervan

Şimale giden yoldaşlar?

Uçsuz bucaksız, çöllerde,

Yine izler gelenlerin,

Yollar gideceklerindir.

Şu tekbir getiren mağara,

Örümceklerin değil,

Peygamberlerindir,

Meleklerindir...

Örümcek ne havada,

Ne suda, ne yerdeydi..

Hakkı göremeyen

Gözlerdeydi!

Şu kuytu, cinlerin mi;

Perilerin yurdu mu?

Şu yuva ki bilinmez,

Kuşları hûd hûd müdür,

Güvercin mi, kumru mu?

Kuşlarını, bir sabah

Medine'ye uçurdu mu?

Ey Ebva'da yatan ölü

Bahçende açtı dünyanın

En güzel gülü;

Hatıran, uyusun çöllerin

Ilık kumlarıyla örtülü!

Dinleyene, hâlâ,

Çöller ses verir;

"Yaleyl!" susar,

Uğultular gelir.

Mersiye okur Uhud,

Kaside söyler Bedir.

Sen de bir Hac günü

Başta Muhammed, yanında

Ebubekir

Gidenlerin yüz bin olup

dönüşünü

Destan yap, ey şehir!

Ebubekir'de nur, Osman'da

nurlar...

Kureyş uluları, karşılarında

Meydan okuyan bir Ömer

bulurlar;

Ali'nin önünde kapılar açılır,

Ali'nin önünde eğilir surlar.

Bedir'de, Uhud'da, Hayber'de

Hakk'ın yiğitleri şehit olurlar..

Bir mutlu günde, ki ölüm tatlıydı;

Yerde kalmazdı ruh.. kanatlıydı.

Konsun yine, pervazlara güvercinler

"Hû hû"lara karışsın aminler..

Mübarek akşamdır;

Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!

Yüreklerden taşsın

Yine, imanlar!

Itri, bestelesin Tekbirini;

Evliya okusun Kur'anlar!

Ve Kur'an'ı göz nuruyla çoğaltsın

Kayışzade Osman'lar!

Naatini Galip yazsın, Mevlid'ini Süleyman'lar!

Sutunları, kemerleri, kubbeleriyle!

Geri gelsin Sinan'lar!

Çarpılsın, hakikat niyetine

Cenaze namazı kıldıranlar!

Gel ey Muhammed, bahardır..

Dudaklar ardında saklı

Aminlerimiz vardır!..

Hacdan döner gibi gel;

Mi'rac'tan iner gibi gel;

Bekliyoruz yıllardır!

Bulutlar kanat, rüzgar kanat;

Hızır kanat, Cibril kanat;

Nisan kanat, bahar kanat;

Ayetlerin ezber bilen

Yapraklar kanat..

Açılsın göklerin kapıları,

Açılsın perdeler kat kat!

Çöllere dökülsün yıldızlar;

Dizilsin yollarına

Yetimler, günahsızlar!

Çöl gecelerinden, yanık

Türküler yapan kızlar

Sancağını saçlarıyla dokusun;

Bilal-i Habeşi sustuysa

Ezanlarını Davûd okusun!

Konsun yine pervazlara güvercinler;

"Hû hû"lara karışsın aminler..

Mübarek akşamdır;

Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!.

Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı

10.04.2026 11:44:00
İhlas Haber Ajansı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında 9 operasyon gerçekleştirildi.



Operasyonlarda 4 organizatör ve 77 kaçak göçmen yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen 5 araç ise yediemin otoparkına teslim edildi.



Olaylara karışan 4 organizatör yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen 2 organizatör tutuklanırken diğerlerinin adli işlemleri devam ediyor.

Göçmenler ise idari işlemlerinin ardından Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine teslim edildi.

Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!


 
Doğanın canlandığı ve havaların ısındığı bahar ayları, bazı çocuklar için alerji mevsiminin başlangıcı anlamına geliyor. Bu dönemde artan polen ve çevresel etkenler, çocuklarda alerjik şikâyetlerin belirgin şekilde artmasına neden olabiliyor.

10.04.2026 07:20:00
MURAT ÇORBACI
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!

Çocuklarda en sık burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler görülüyor. Bu tablo, halk arasında saman nezlesi olarak bilinen "mevsimsel alerjik rinit"ten kaynaklanabiliyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, "Küf sporları, ev içi alerjenler, böcek sokmaları ve güneş maruziyeti de alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bahar aylarında artan bitki ve böcek temasının yanı sıra güneşe maruz kalmak, bazı çocuklarda ciltte kaşıntılı döküntüler, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bahar aylarında çocuklarda oluşan şikayetlerin doğru değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir uzmana başvurulması son derece önemlidir" dedi.  Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar mevsiminde çocuklarda alerjiyi tetikleyen etkenleri anlattı.

1. Polenler: Ağaç, çim ve yabani ot polenleri bahar alerjilerinin en yaygın nedenini oluşturuyor. Polenin yoğun olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarmayın; mecbursanız kısa süre kalın.

2. Küf sporları: Bahar aylarında sıcaklıkların artması, yağışların çoğalması, kıştan kalan ve çürüyen bitki atıkları nedeniyle küf sporları belirgin şekilde artıyor. Evinizi iyi havalandırın, odalardaki nemi yüze 50'nin altında tutun ve su sızıntılarını giderin.

3. Evcil hayvan tüyleri: Havanın ısınmasıyla birlikte birçok evcil hayvan kışlık tüylerini döküyor; bu da ev ortamındaki alerjen miktarını artırıyor. Evcil hayvanları düzenli tarayın ve tüylerini toplayın. Ellerini sık yıkayın ve evcil hayvanlarla temastan sonra yüzüne dokunmamasına özen gösterin.

4. Toz akarları: Toz akarları yıl boyunca evde bulunuyor, ancak bahar temizliği sırasında havaya karışan toz alerji belirtilerini artırabiliyor. Halı, perde ve koltukları sık süpürün; HEPA filtreli süpürge kullanın.

5. Temizlik ürünleri: Bahar temizliği sırasında kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünleri de alerjiyi tetikleyebiliyor. Mümkünse doğal, kimyasal içermeyen temizlik ürünleri kullanın.

6. Böcek ısırıkları ve sokmaları: Bahar ve yaz aylarında artan arı, sivrisinek ve diğer böcek sokmaları bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor. Böcek yoğunluğu olan alanlarda uzun süre kalmamasına özen gösterin. Açık havada uzun kollu giysiler ve kapalı ayakkabılar tercih edin.

7. Güneş ışınları: Genellikle ilkbahar veya yaz başında açık havada zaman geçirdikten sonra güneşe maruz kalan bölgelerde ciltte kızarıklık, kaşıntı ve farklı görünümlerde lezyonlar oluşabiliyor. Bu durum çocuklarda rahatsızlık oluşturabiliyor ve yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.

Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı


 
Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. 

09.04.2026 19:22:00
AA
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı

Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalbi konumunda ve Türkiye'nin en büyüğü özelliğini taşıyan Atatürk Barajı, hidroelektrik santraliyle elektrik üretimine katkı sağlarken, aynı zamanda başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstleniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ile ilkbaharda görülen sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı.

Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, "Devlet Su İşlerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Atatürk Barajı'nda su seviyesi yüzde 90'ın üzerinde. Bu, son 20-30 yılın en yüksek yağış ve doluluk seviyesine işaret ediyor. Sahada da bunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda kuru katman oluşur ancak şu an bu katman görülmüyor. Su seviyesi bitki örtüsüne kadar ulaşmış durumda."

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akça, "Atatürk Barajı yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda gıda üretiminin de bel kemiği konumunda. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz" dedi. İklim değişikliğinin etkilerine dikkati çeken Akça, "Yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabiliyor. Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülüyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz kullanmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var


 
 
Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi.

09.04.2026 18:02:00
Haber Merkezi/AA
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var

Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi. İrlanda'daki Galway Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışmada, D vitamini düzeylerinin beyin sağlığı üzerinde sanılandan daha önemli rol oynayabileceği vurgulandı.

Araştırma kapsamında, ortalama 39 yaşında ve demans belirtisi bulunmayan 793 yetişkinin kanındaki D vitamini değerleri ölçüldü. Yaklaşık 16 yıl sonra katılımcıların beyin taramaları yapılarak Alzheimer ile ilişkili tau ve amiloid beta protein düzeyleri incelendi.

Çalışmada, orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip bireylerde, ilerleyen yıllarda Alzheimer ile bağlantılı biyobelirteçlerin daha düşük düzeylerde görülebileceği belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Martin David Mulligan, yüksek D vitamini seviyelerinin beyinde tau birikimine karşı koruyucu olabileceğine işaret etti. En etkili D vitamini kaynağı ise güneş...

Eski eş dehşet saçtı

Nevşehir'de cezaevinden kısa süre önce çıktığı öğrenilen bir şahıs, iddiaya göre eski eşinin birlikte yaşadığı kişiyi başına taşla vurarak yaralarken o anlar da apartmanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı

09.04.2026 13:37:00
İhlas Haber Ajansı
Eski eş dehşet saçtı
Eski eş dehşet saçtı
Olay, 2000 Evler Mahallesi Mustafa Paslanmaz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, B.C. ayrıldığı eski eşi D. C. ile imam nikahlı olarak birlikte yaşayan A.B.'nin bulunduğu adrese gelerek A.B ile tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine B.C., A.B.'ye önce yumrukla daha sonra da parke taşıyla saldırarak başından yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan A. B., hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kaçan şüpheli B. C.'nin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlatıldı.

Uzaklaştırma kararı olan B.C. yapılan çalışmalar sonucunda Yozgat ilinde gözaltına alınarak Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Adli Makamlara sevk edilen B.C. "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklandı.

Öte yandan, saldırı anı da apartmanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor

Bağımsız Türkiye Partisi  (BTP) kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında anıyor. 10-17 Nisan arası 'Prof. Dr. Haydar Baş'ı Anma Haftası' ilan edildi. Bu kapsamda 81 ilde ve yurtdışında anma programları düzenlenecek. BTP Genel Başkan Hüseyin Baş, 14 Nisan Salı günü İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde gerçekleşecek büyük anma programına katılacak

09.04.2026 12:18:00 / Güncelleme: 09.04.2026 12:23:40
Haber Merkezi
BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor
BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor
Bağımsız Türkiye Partisi  (BTP) kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında anıyor. 14 Nisan 2020'de Hakk'a yürüyen Haydar Baş için 81 ilde ve yurtdışında anma etkinlikleri düzenleniyor. 14 Nisan Salı günü ise İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılımıyla büyük bir anma programı yapılacak.

Konuyla ilgili olarak BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'den açıklama geldi. Parti genel merkezinden basın açıklaması yapan Önder şunları söyledi:

"10-17 Nisan Prof. Dr. Haydar Baş'ı anma haftası"

"Kurucu liderimiz, baş hocamız Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında rahmetle, özlemle, minnetle anıyoruz. Bu kapsamda 10-17 Nisan tarihlerini Prof. Dr. Haydar Başı'ı anma haftası olarak ilan ettiğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz. Bu çerçevede 81 ilimizde ve yurt dışı temsilciliklerimizde birçok etkinlik ve program düzenlenecek, Kur'an tilavetleri yapılacak, mevlitler okunacak. Salon programlarıyla da Haydar Baş'ın fikirleri konuşulacak, anlatılacak. Vefat yıldönümü olan 14 Nisan Salı günü Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılacağı geniş kapsamlı büyük bir program icra edeceğiz.

"Öngörüleri bir bir gerçekleşmiştir"

Özellikle bu yıl Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirleri çok daha iyi anlaşılır olmuştur. Öngörülerinin bir bir gerçekleştiğini gördük. Bu yılki anma programlarında O'nun Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir fikrini ve Milli Ekonomi Modelinin bir parçası olan milli paralarla ticaret fikrini özellikle işleyeceğiz.

"Milli paralarla ticaret ABD'nin kağıttan imparatorluğunu yıktı"

Özellikle Amerika-İran Savaşı'nda gördük ki bu savaşın temel nedeni milli paralarla ticarettir. Haydar Baş 15 sene önce, 'Amerika'nın tasarımını bozdum. Amerika için sonun başlangıcı başlamıştır' demişti milli paralarla ticaret fikri için. Çünkü 2005'te milli paralarla ticaret fikri ilk kez o dile getirildi. Ekonomi literatürüne o kazandırdı. 2009'da Rus heyetine, 'Milli paralarla ticareti başlatmazsanız ABD karşısında güç elde etmeniz mümkün değil' dedi ve onları ikna etti. 2009'da Rusya ile Çin arasında başlayan milli paralarla ticaret anlaşması daha sonra BRICS ülkelerinin şekillenmesine neden oldu. Buna başka ülkeler de eklendi.

Venezuela'ya yapılan operasyonun nedeni milli paralarla ticarettir. İran'a yapılan bu saldırının temel nedeni de milli paralarla ticarettir. Ama artık bu tılsım bozuldu. Sayın genel başkanımızın ifadesiyle Amerika'nın kağıttan, yeşil kağıttan imparatorluğu yıkılma sürecine girdi. Çünkü devletler milli paralarla ticaret diye bir çözümün, bir formülün varlığından haberdar oldu. Bunu uygulamaya başladı. Bu nedenle bu yıl özellikle Milli Ekonomi Modeli'nin öngördüğü milli paralarla ticaret fikrini anlatacağız.

"Sünninin de Şiinin de ortak paydası Ehl-i Beyt"

Diğer taraftan emperyalizmin bu bölgedeki en büyük hedeflerinden biri olan Şii-Sünni ayrımı ve çatışması. Bunun önüne geçmek için kurucu liderimiz, 'Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir. Ehl-i Beyt etrafında Şiinin de Sünninin de buluşması gerekir.' dedi. Bunun fikri, tarihi, temellerini anlatmak üzere on binlerce sayfalık Ehl-i Beyt külliyatını yazdı. Bu kapsamda  konferanslar, uluslararası konferanslar düzenledi. Bugün işte bu savaşla birlikte Ehl-i Beyt etrafında buluşmanın ne kadar önemli olduğunu, Ehl-i Beyt'in Sünni dünyasının da Şii dünyasının da en büyük ortak paydası olduğunu bir kez daha görmüş olduk."

Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'la ilişkili olduğu iddia edilen kişinin, İzmir Bornova Belediyesinde işe alınmasıyla ilgili soruşturmada aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı

09.04.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
"Rüşvet, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma" suçlarından tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın sevgilisine iş veren Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberinde 3 kişi, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından gözaltına alındı.  

Uşak Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, İzmir Bornova Belediyesi'nde "Sevgili kontenjanı" üzerinde işe alınan 'Aslıhan Aksoy' isimli kişinin burada fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan'da adli süreç başlatılmıştı.

Bornova Belediyesi'nde Aslıhan Aksoy'un "bankamatik memuru olarak çalıştırıldığına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak SGK kaydı bulunduğu ancak fiilen görev yapmadığı belirlendi.

SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte Bornova Belediyesinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel A.Ş Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K, Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür V. İ.A,'in SGK Uzmanlık Raporunda sorumluluğu bulundukları tespit edildi. Şüpheliler, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı.

CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'deki kooperatif soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı

09.04.2026 10:16:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:43:38
Haber Merkezi
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında bugün Ankara'da gözaltına alındı. Erkol, Ankara'daki emniyet işlemlerinin ardından İzmir'e sevk edilecek.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda devam eden soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve konut yapı kooperatiflerindeki usulsüzlük iddialarını kapsıyor. Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi'ne yönelik son operasyon dalgasında Erkol'un yanı sıra kooperatif üyelerinden Ayşe Cansu Ayhan ve Pakize Kavak da gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Soruşturma, kooperatifler aracılığıyla kamu zararına yol açıldığı, inşaat süreçlerindeki finansal hareketler ve yönetimsel kararlarla ilgili usulsüzlükler iddialarına dayanıyor. Emniyet kaynakları, belgelerin ve ilk ifadelerin incelenmesiyle soruşturmanın yeni halkalarla genişleyebileceğini ve önümüzdeki saatlerde ek gözaltı kararları çıkabileceğini belirtiyor.

Bu gelişme, 2025 yılında başlayan ve eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile birçok isim ve Ümit Erkol'un oğlu Fırat Erkol'un da yer aldığı geniş kapsamlı "kooperatif davası"nın devamı niteliğinde. Soruşturmada nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar ön planda yer alıyor.
 

Eski MASAK Başkan Yardımcısı gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak gözaltına alındı

08.04.2026 14:50:00 / Güncelleme: 08.04.2026 15:25:33
Haber Merkezi
Eski MASAK Başkan Yardımcısı gözaltına alındı
Eski MASAK Başkan Yardımcısı gözaltına alındı
Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca "borsa manipülasyonu" ve 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' iddialarıyla soruşturma başlatıldı.

Jandarma ekipleri tarafından evinde gerçekleştirilen operasyonun ardından Başak, sorgulanmak üzere emniyete götürüldüğü belirtildi.

Başak'ın bugün Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.