Asıl müjde cennetlik olmaktır
Resûlullah (s.a.a), “Bir hayır yapan ve insanların kendisini övdüğü kimse hakkında ne buyuruyorsunuz?” diye sorulunca şöyle buyurdu: “Bu mü’minin kendisine çabuk erişen müjdesidir. Diğer müjde ise münezzeh olan Allah’ın şu sözüdür: O gün müjdeniz altından ırmaklar akan cennettir”





İmam Bâkır (a.s), kendisine, "Bir hayır yapan ve bunu bir insan gördüğünde sevinen kimse" hakkında soran Zürare'ye şöyle buyurmuştur: "Sakıncası yoktur. Herkes insanlar arasında açığa çıkmasını ister. Elbette bu hayırlı işi, o iş (bilinmesi) için yapmadığı takdirdedir." (el-Kafi, 2/297/18).
Allah Resûlü (s.a.a) sustu ve hiçbir şey demedi. Ardından şu ayet nazil oldu: "Rabbine kavuşmayı uman kimse salih amel işlesin ve Rabbine kullukta hiçbir şeyi ortak koşmasın." (Nur'us-Sakaleyn, 3/316/269).
Resûlullah (s.a.a), kendisine, "Bir hayır yapan ve insanların kendisini övdüğü kimse hakkında ne buyuruyorsunuz?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Bu mü'minin kendisine çabuk erişen müjdesidir. Yani dünyada kendisine çabuk verilen müjdedir. Diğer müjde ise münezzeh olan Allah'ın şu sözüdür: O gün müjdeniz altından ırmaklar akan cennettir." (el-Bihar, 72/294/18).
İmam Sâdık (a.s), "Kendisini gören kimseyi (doğru ve kıraat ile) namaz kılmaya çekmek için namazını kıraatle ve güzel bir şekilde eda edenin hükmü nedir?" diyen Ubeyd'e şöyle buyurmuştur: "Bu iş riya değildir." (a.g.e. s. 301/39). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet). OKAN EGESEL














































































