logo
03 MART 2026


Avrupa'da derin sarsıntı

24.11.2011 00:00:00
Kontrol altında tutulamayan ekonomik kriz Avrupa'yı sarsmaya devam ediyor. Euro Bölgesi'nde büyüyen devlet borçlarından kaynaklanan krizler şimdiden beş ülkede iktidarın değişmesine yol açtı

Kriz kontrolden çıkıyor mu? Euro Bölgesi'nde büyüyen devlet borçlarından kaynaklanan krizler beş ülkede iktidarın değişmesine yol açarken, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve AB'ye karşı egemenliğin kaybedildiği algısı, hükümetlerin meşruiyetinin sorgulanmasına yol açıyor. Krizin başladığı 2009'un sonundan bu yana İrlanda ve Portekiz'de borçlanma maliyetlerinin kontrolden çıkmasının ardından uluslararası mali yardım talebi sonrası hükümetler düştü. İrlanda ve Portekiz hükümetlerinden sonra halkın istemediği reformları ve tasarruf önlemlerini uygulamak isteyen Yunanistan ve İtalya hükümetleri halkın tepkisi ve muhalif partilerin direnci sonucu iktidarı terketmek zorunda kaldı. Yunanistan'da Yorgo Papandreu hükümetinin istifa etmesi ve yeni bir işbirliği hükümeti kurulmasıyla sonuçlanan siyasi süreç sonrası mali krizin aşılmasına yönelik reformlar çerçevesinde sağlıkla ilgili ödemelerin kısıtlanması, devletin yeniden yapılandırılması, kamu harcamalarının kısıtlanması ve kamu kuruluşlarının özelleştirilmesi öngörülüyor. İtalya'da, Senato ve Temsilciler Meclisi'nin AB'nin istediği ekonomik reformları onaylamasından sonra 12 Kasım'da Başbakan Silvio Berlusconi hükümeti istifa etti. Berlusconi, 2010 yılına ilişkin devlet harcamalarıyla ilgili bilanço oylamasını, iktidar milletvekillerinin oylarıyla meclisten geçirmesine karşın, oylamada meclisteki çoğunluğunu partisinden ayrılan milletvekilleri nedeniyle kaybetti. Berlusconi, AB'nin istediği ekonomik reformların, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde onaylanmasını takip eden süreçte istifasını sundu. İspanya'da ise dün yapılan seçimlerde aday olmayan Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun Sosyalist İşçi Partisi hezimete uğrayarak iktidarı kaybetti. Ekonomik kriz nedeniyle vergileri artıran, ücret ve emekli maaşlarında kesinti yapan ve işgücü piyasasında reformlar uygulayan Madrid hükümeti de tüm çabalarına rağmen Yunanistan ve İtalya hükümetlerinin akıbetine uğradı. İrlanda, Portekiz, Yunanistan, İtalya ve İspanya hükümetlerinin başına gelenler euro'yu korumak için siyasi değişimlerin dışardan empoze edildiği algısını da artırmaya başladı.

Yunanistan'a büyük baskı varAnalistler, IMF ve Avrupalı yetkililerin, mali yardım programlarına destek için siyasi uzlaşı sağlamak üzere özellikle de Yunanistan'a şiddetli baskı uyguladıklarını bildiriyor. Analistler, AB, IMF ve bazı yatırımcıların Yunanistan'da Lucas Papademos, İtalya'da ise Mario Monti başkanlığında teknokrat hükümetler kurulması için büyük çaba harcadığını ifade ediyor. Borç yükü nedeniyle hükümetleri çöken İrlanda, Portekiz, Yunanistan, İtalya ve İspanya'dan sonra sıranın hangi Avrupa ülkesine geldiği tartışılırken, bazı uzmanlar Belçika ve İngiltere'nin de durumunun iyi olmadığını ileri sürüyor. Bu arada Avrupa'nın küçük ülkelerinden Slovenya'da hükümetin 20 Eylül'deki oylamada güvenoyu alamamasının ardından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Slovenya'nın "Aa3" olan uzun vadeli kredi notunu bir kademe düşürerek "Aa2"ye çekti, kredi not görünümünü ise "negatif" olarak belirledi. Slovenya parlamentonun eylül ayı sonunda Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun (EFSS) yetkilerini artıracak yasayı onaylamasının ardından Devlet Başkanı Danilo Turk, hükümetin güvenoylamasını atlatamamasını gerekçe göstererek parlamentoyu feshetti ve 4 Aralık'ta erken seçim yapılması kararı aldı.

Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli

İstanbul Arel Üniversitesi, Deprem Haftası kapsamında düzenlenen "Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" panelinde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki'yi ağırladı. Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçeğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler paylaştı

03.03.2026 14:02:00 / Güncelleme: 03.03.2026 14:07:32
İHA
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
"Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" başlıklı panelde, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçekliğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Öztürk, genç mühendis adaylarına mesleki etik ve sorumluluk üzerine önemli mesajlar verdi. İstanbul gibi yüksek riskli bir metropolde kentsel dönüşümün ve bilimsel temelli mühendisliğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Öztürk, mühendisliğin yalnızca teknik bir alan olmadığını, aynı zamanda hayati bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Yapı Kulübü tarafından organize edilen etkinliğe iş dünyasından da katılım sağlandı. İş adamı Okan Hocaoğlu sismik izolatörler hakkında bilgilendirme yaparken Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing) ve Prof. Dr. Mehmet Palancı inşaat yapıları hakkında teknik değerlendirmelerde bulundular.

"Sarsıntı olmadan yıkılan binalar var"

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing), kentsel dönüşümün önemine vurgu yaparak, "Bugün deprem olmadan, kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, can güvenliği için zorunluluktur" dedi.



"Marmara'da büyük deprem bekliyorum"

Panelde konuşan Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem kuşağındaki konumuna dikkat çekerek çarpıcı bir kıyaslama yaptı ve "Türkiye, Japonya'dan daha tehlikeli bir deprem riski taşıyor" diye konuştu. Moriwaki, özellikle Marmara Bölgesi'ndeki riskli hatlara işaret ederek Bandırma, Balıkesir ve Demirköprü hattında uzun süredir büyük bir hareketlilik yaşanmadığını, bunun da riskin biriktiğine işaret ettiğini söyledi. Balıkesir'de geçtiğimiz yıl yaşanan sarsıntıların fay hareketinden ziyade magma kaynaklı olduğunu ifade eden Moriwaki, Marmara Denizi içerisindeki fay hatları için ise büyük bir deprem beklentisinin sürdüğünü kaydetti.



"İyi ki 23 Nisan depremi oldu"

Silivri açıklarındaki hareketliliğe de değinen Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolunda risk birikimi olduğunu belirterek, Küçükçekmece'den Yalova-Çınarcık hattına kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik segmentin kırılmayı beklediğini söyledi. 23 Nisan'da meydana gelen depreme de değinen Moriwaki, bu tür orta ölçekli sarsıntıların enerjinin kısmen boşalması açısından önemli olduğunu ifade ederek "İyi ki 23 Nisan depremi oldu" dedi.

Etkinlik sonrası yayımlanan mesajda üniversite yönetimi, deprem bilincinin yaygınlaştırılmasında bilimsel bilginin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan öncü yapılar olduğu vurgulandı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Tarı İlgin, genç mühendislere seslenerek, mühendisliğin teknik yeterlilik kadar toplumsal sorumluluk ve etik bilinç gerektirdiğini hatırlattı.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelin soru-cevap bölümünde, kentsel dönüşüm süreçlerinden afet sonrası koordinasyon senaryolarına, yapıların deprem direncinin artırılmasından mühendislik uygulamalarına kadar birçok başlık ele alındı. Geleceğin mühendisleri, uzman isimlere merak ettikleri soruları yönelterek sahadan ve bilim dünyasından doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.

Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

02.03.2026 21:23:00
İhlas Haber Ajansı
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a yönelik gerçekleştirdiği hava ve füze saldırıları Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti.



Saldırılarda İran dini liderinin hayatını kaybetmesinin ardından Iğdır'da yaşayan Caferi vatandaşlar basın açıklaması yaptı. Bağlar Mahallesi'nden Zübeyde Hanım Bulvarı'na kadar yürüyen grup, Kur'an-ı Kerim okuyarak, "Kahrolsun İsrail" ve "Kahrolsun ABD" şeklinde sloganlar attı.



Düzenlenen basın açıklamasında konuşan Caferi kanaat önderleri, saldırıları sert sözlerle kınadı. Yapılan basın açıklamasında, "Dünyanın mazlumlarının, zalimler karşısında mutlaka zafer kazanacağına inanıyoruz. Bu yaslı günümüzün, yolumuzun sonunda zaferleri müjdelediğine inanıyoruz. İnancımız tamdır. Rabbimize hamd olsun. Önderlerimiz teslim olmaz. Önderlerimiz kimlik kaybına uğramaz. Önderlerimiz, düşman karşısında diz çöküp bizlere zillet yaşatmaz. Seyyid El Hamaney Ağa da düşman karşısında en ufak bir taviz vermeden, Hz. Hüseyin gibi haysiyetle bu dünyadan ayrıldı. Biz ondan razıydık. Rabbim de ondan razı olsun inşallah." denildi.

Firari savcı Şadan Sakınan yakalandı

Adalet Bakanlığı, gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan'ın yakalandığını açıkladı

02.03.2026 21:17:00 / Güncelleme: 02.03.2026 21:20:26
İhlas Haber Ajansı
Firari savcı Şadan Sakınan yakalandı
Firari savcı Şadan Sakınan yakalandı
Adalet Bakanlığı, gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan'ın yakalandığını açıkladı.



Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi firari şahısların tespit ve yakalanmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemelerince 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak' ve iki ayrı 'görevi kötüye kullanma' suçlarından yakalama emri bulunan ve gri kategoride aranan meslekten ihraç Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan'ın yakalanmasına 2 Mart'ta operasyonel çalışma gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan çalışmalar neticesinde ikamet adresinde yakalanan Sakınan'ın gözaltına alındığı kaydedildi. Sakınan'ın adli işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

KPSS soruşturmasını örtbas etmişti

Eski Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan'ın adı ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2010'daki KPSS'de soruların çalındığı ve kopya çekildiği iddiaları üzerine açılan soruşturma kapsamında gündeme gelmişti.

KPSS soruşturmasını örtbas ettiği öne sürülen Sakınan, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından olağanüstü toplanan HSYK 2. Dairesi tarafından açığa alınmış, ardından KHK ile görevden uzaklaştırılmıştı.

Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

02.03.2026 18:47:00
Anadolu Ajansı
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 8,94 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 

Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor

İlerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor

02.03.2026 10:11:00 / Güncelleme: 02.03.2026 10:14:44
İhlas Haber Ajansı
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Ordu'nun orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonlarında etkili olan kar yağışının fındıkta zirai don riski taşımadığı, bunun aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olabileceği belirtildi. Ancak ilerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor.

İlin orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonunda etkili olan kar yağışı üreticileri tedirgin etti. Üreticiler, geçen yıl nisan ayında ülke genelinde etkili olan ve büyük zarara neden zirai don olayını hatırlarken, mevsiminde yağan karın şuan için zirai don tehlikesi oluşturmadığı, aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olduğu ancak az da olsa zirai don riskinin bulunduğu belirtildi.

"Şu anda yağan kar olumlu"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "Şu anda ilimizin yüksek ve orta kesimlerinde kar yağışı var. Meteorolojiden aldığımız bilgiye göre kısmen de olsa zirai don uyarısı var. Şu anda yağan karın çok sert soğuklarla etkili olmadığını görüyoruz. Aslında bu kar yağışı olumlu da diyebiliriz. Üreticilerimizin aklına önceki yıllarda yaşadığımız zirai don hadiseleri gelebiliyor ama şu anda etkili olan kar yağışının zararı yok, toprak ve fındık dallarımız için olumlu diyebiliriz" dedi.



"Süreç ve risk devam ediyor"

Soydan, geçen yıl yaşanan zir don hadisesinin nisan ayında görüldüğünü, bu nedenle sürecin ve risklerin devam ettiğini belirterek, "Geçen yıl nisan ayında ülkemiz ve ilimiz büyük bir zirai don olayıyla karşı karşıya kaldı. Bundan sonraki her geçen gün fındıkta yaprakların daha da açtığı bir gündür, bu süreçten sonra yağacak olan karın ve hava sıcaklığının sıfırın altında derecelerde seyretmesi de risk teşkil edebilir" ifadelerine yer verdi.

Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü

Trabzon'un Yomra ilçesinde sabah saatlerinde istinat duvarının çökmesi sonucu 9 katlı yeni bir binanın iki dairesinde hasar meydana geldi

01.03.2026 15:38:00 / Güncelleme: 01.03.2026 15:41:13
İHA
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Olay, Yomra ilçesine bağlı Sancak Mahallesi Gümüş Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yol kenarında bulunan istinat duvarı henüz belirlenemeyen bir nedenle sabah saatlerinde büyük bir gürültüyle çöktü. Çöken duvardan kopan taş ve toprak yığını, bitişiğinde bulunan 9 katlı yeni binanın iki dairesinin duvarını yıktı.



Çökme anında dairede kimsenin olmadığı öğrenilirken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Dairede ve bina çevresinde maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, binanın taşıyıcı sistemine ilişkin teknik inceleme başlatıldı.



Mahalle sakinlerinden Mustafa Şahin, "Sabah saatlerinde burası koptu. Daha önceden çatlakları vardı, kopmaya meyilliydi. Zarar gören dairelerde kimse yaşamıyordu" dedi. Bina sakinlerinden Fatma Çiçek ise, "Sabah saatlerinde bir ses duydum. Balkona çıktığımda heyelan olduğunu gördüm" ifadelerini kullandı.

İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı



İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelini de hayatını kaybetti.

01.03.2026 07:05:00 / Güncelleme: 01.03.2026 07:28:01
Haber Merkezi/AA
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

ABD ve İsrail'in ortak düzenlediği saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelininin hayatını kaybettiği açıklandı. İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı.
İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Hamaney 86 yaşındaydı

Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu.
Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi kurucularından olan Hamaney, devrim sonrası Temmuz 1979'da İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Yardımcılığını üstlendi. 24 Kasım 1979'da İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığına atanmasının yanı sıra aynı yıl, Tahran Cuma namazı imamlığına atandı. 1980 yılında İmam Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atandı. Aynı yıl, İran Meclisine Tahran milletvekili olarak seçildi. 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırısında ağır yaralandı. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçildi.

1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Haşimi Rafsancani'nin desteğiyle 1989 yılında ülkedeki en üst makam olan Lider (Rehber) olarak seçildi. Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği liderlik makamı, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen isim oldu.

Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi oldu.

Halk meydanlarda
 
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldüğünün ilan edilmesiyle başkent Tahran'daki halk İnkılap Meydanı'nda toplandı.
Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney'in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne de siyah bayrak çekildi.
 
İki önemli komutan da katledildi
 
ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği bildirildi.
 

Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı


 
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in durumuna ilişkin, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" açıklamasını yaptı. Aslında tarihin en kötü insanı bizzat kendisi ve soykırımcı Netanyahu...

01.03.2026 01:34:00
AA
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.
Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır" yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İki Müslüman katili telefonda konuştu


 
Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. 

28.02.2026 18:55:00
Haber Merkezi/aa
İki Müslüman katili telefonda konuştu
İki Müslüman katili telefonda konuştu

Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu ile Trump'ın telefonda görüştüğü bildirildi. Netanyahu'nun Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin fotoğrafı da paylaşılırken, Netanyahu'nun önünde "Savaştaki Müttefikler" isimli bir kitabın olduğu görüldü.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında saat 19.00 itibariyle son durum

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a alçakça ve hayasızca ortak saldırılar başlattı.
İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.


Çok sayıda kent hedef alındı

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.
İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.​​​​​​​
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.