Avrupa'da enerji krizine çözüm arayışı
Avrupa'da yaşanan enerji krizi, kömür ve nükleer enerjide olduğu gibi geçmişte çevrecilerin tepkileri nedeniyle rafa kaldırılan kaya gazı üretimine de yeşil ışık yakılmasına neden olabilir





Nükleer santral planları değişti
Enerji arz krizi, nükleer enerjiden çıkış plan ve programlarında da değişikliğe neden oldu. Avrupa ülkeleri, Japonya'daki Fukuşima nükleer santralinde 2011'de yaşanan sızıntı sonrasında nükleer santrallerin güvenliği konusunda kaygılanmaya başlamıştı. Bu dönemde küresel piyasalarda başta petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıt fiyatlarının makul seviyelerde seyretmesi, Avrupa'da çevreci kamuoyu baskısı ve yenilenebilir enerji yatırımlarının makul fiyatlara inmesi nükleer santrallerden çıkış sürecini başlatmıştı. Enerji krizi özellikle Avrupa'da pek çok ülkenin nükleer enerjiye olan yaklaşımını değiştirdi. Fransa, 2050'ye kadar 14 yeni nükleer reaktör kurma ve küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerine yatırım yapma planını açıkladı. İngiltere'de hükûmet, ülkenin güneydoğusunda inşa edilmesi planlanan Sizewell C nükleer santraline onay verdi. Almanya, 3 nükleer santralin faaliyet sürelerini uzatma çalışmalarına başladı. Belçika, daha önce kapatılması planlanan 2 nükleer güç santralinin faaliyet süresini 10 yıl uzattı. Hollanda, 2 yeni nükleer reaktör yatırımı planlamaya başladı. Polonya da nükleer yatırımlar için ön çalışmalara yöneldi. Rusya-Ukrayna savaşı, enerjide zor durumda olan AB ülkelerini iyice köşeye sıkıştırıyor. Avrupa ülkeleri, hızla çok yüksek seviyelere tırmanan enerji faturalarıyla mücadele ve enerji arz güvenliği için her seçeneği değerlendiriyor ve geçmişte yaptığı tercihleri de sorguluyor.
Kaya gazı mercek altında
Bu noktada, Avrupa ülkelerinin kömür ve nükleere yönelik yaklaşımlarını ve programlarını değiştirmesi, kaya gazı konusunda da benzer bir ihtimali doğurdu. Özellikle ABD'nin kaya gazı devrimiyle hem petrol hem de gazda kendi kendine yeten bir ülke olmakla birlikte bu ürünleri ihraç etmeye başlaması Avrupa'da da yakından takip ediliyor. Son dönemde doğal gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, kaya gazı çıkarılması alanındaki teknolojik ilerleme ve bu gazının çıkarılma maliyetinin, başka ülkelerden tedarik edilmesinden daha makul seviyelere inmesi bu kaynağa ilgiyi artırıyor. Mevcut durumda Avrupa'da kaya gazı üretimi yapılmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan AB Komisyonu Sözcüsü Tim McPhie, üye ülkelerin kaya gazı kullanımına yönelik bir yasak olmadığını belirtti. "AB anlaşmalarına göre, üye ülkeler kaya gazı da dahil olmak üzere enerji kaynakları tercihlerinde özgürdür" ifadesini kullanan McPhie, ülkelerinin kaya gazı kullanımına karar vermesi halinde ilgili AB mevzuatını uygulaması gerektiğine dikkati çekti. Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi (EPC) Enerji Uzmanı Simon Dekeyrel de "Kaya gazı, bazı Avrupa ülkelerinin siyasi gündeminde açıkça yeniden ortaya çıktı" dedi.


























































































