logo
23 HAZİRAN 2026

Batman bir günlüğüne merkezi hükümet olmalıdır

31.08.2005 00:00:00


Dün gece eğer Batman'da?.Birkaç gün önce 54 saat süren çatışma sonucu öldürülen PKK'lıların cesetlerini almak için Devlet Hastahanesine saldıran güruh?."Burası Trabzon değil, Batman''?Ve "Burası Türkiye değil, Kürdistan'' diye bağırarak güvenlik güçlerine karşılık vermişse?Yarın 30 Ağustos?Batman bir günlüğüne Hükümet Merkezi olmalıdır.Türkiye Cumhuriyeti'nin merkezi.Bu; Hükümetlerin zaman zaman çeşitli düşüncelerle Ankara dışında toplanmasından, yahut Başvekalet'in Dolmabahçe Sarayı yanındaki Muhafızlar Köşküne taşınmasından daha anlamlı olacaktır.Genelkurmay Başkanı kimseye sormadan uçağına atlamalı ve sabah, bütün kuvvet komutanları ile beraber Batman'a intikal etmelidir.30 Ağustos törenleri ve geçit resmi, Batman'da icra edilmelidir. Eğer arzu ederlerse?Ki şiddetle öyle olması önerilir;Cumhurreisi de Başvekil ile beraber Batman'a gitmeli, orada sabahın köründe Genelkurmay Başkanı tarafından karşılanmalıdır.Devlet erkânı ve bayrak?Ve asker?Ve devlet ve millet Batman'da boy göstermelidir.Akşam, isterlerse Ankara'ya dönebilirler.??Şimdi ancak diğer bir konuya girebiliriz.."En büyük asker''in kim olduğu hakkında son günlerde muhtelif rivayetler var..Yâni senin anlayacağın kıymetli okuyucu, tezvirat muhtelif?Conilerin neocon cenahına bakarsanız en büyük asker, "Er Ryan''..En azından Irak savaşlarına kadar Er Ryan'dı da o zamandan itibaren onlarda da bir takım zihni karışıklıklara tesadüf etmekteyiz.Biliyorsunuz bir süredir Bush'un Teksas'taki çiftliğinin kapısına; Irak'ta oğlu ölen bir Amerikalı anne kamp kurmuştu.Savaş karşıtı "anne'' Cindy Sheehan'ın ratingi bir anda çığ gibi büyüdü. Çadırının yanı, taraftarları ve Bush karşıtlarınınkilerle birlikte, "çadır kent'' haline dönüştü.Bush'un, durumun kötüye gittiğini hisseden bilmemne "maker''ları Sheenan'ın karşısına hemen Tammy Pruett'i çıkardılar.Tammy; 4 oğlu halen Irak'ta görev yapan; bir oğlu ve kocası da geçen yıl Irak'ta bulunmuş olan bir "savaş annesi''..Bush İdaho-Nampa'da "İşte Amerika Pruett gibi aileler sayesinde özgürlük içinde yaşıyor'' dedi.Kimsenin aklına Bush'a; "İdaho'da özgür yaşamamızla Telafer'de katliam yapmamızın ne ilgisi var?'' diye sormak gelmedi..Devam etti Bush;"Başkan olduğum sürece Irak'ta kalacağız, savaşacağız ve teröre karşı savaşı kazanacağız''?Er Ryan'ın kurtarılmasını "anlamıştık''? Ama şimdi Cindy'nin ölen tek oğlu mu "en büyük asker'', yoksa Tammy'nin Irak'ta savaşan 5 oğlu mu?Ben fena halde karıştırmış durumdayım.Aslında neocon'ların güdümündeki Bush modern çağın Roma İmparatorluğu olan Paxamericana için kolları sıvamış durumda..Crusade diye yola çıktı, dünyayı fethediyor.BM'in "Reform Zirvesi''ne 3 hafta kala ABD'nin sertlik yanlısı yeni Büyükelçisi Bolton örgüte tam 32 sayfalık bir muhtıra veriyor.Muhtıra "Vakit yok. Hemen görüşülsün'' uyarısı ile bitiyor ve "terörle savaşımın vurgulanmasını, yoksul ülkelere yardımın askıya alınmasını'' istiyor ama "küresel ısınmadan'' hiç söz edilmiyor.Bolton terörle savaşımın yeni BM belgesinde yer almasını istiyor fakat Ankara'ya gönderilen Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza Türk Dışişleri yetkililerine "PKK ile Irak'ta değil ama Avrupa'da savaşabileceklerini'' anlatıyor.Amerika "'kendi teröristi'' için dünyanın öbür ucuna gidiyor ama "başkasının teröristi'' için ipe un seriyor.Sonuçta kimse Amerika'da "seçilmişler'' ile onların "vücut dilinden anlayan'' bürokrat neoconlarının "En büyük asker''in sözünden çıkmadığını inkâr etmiyor.Bizde mi?Light MGK'nın AB'ye uydurulmuş yeni sivil sekreterliği artık her toplantı öncesi siyasi iktidarın önerilerine uygun gündem ve rapor hazırlıyor.Genelkurmay Başkanı'nın "kısıtlanmış yetkiler''den bahsettiği hafta o "Ek yetkilere ihtiyaç olmadığı'' hakkında görüş bildiriyor.Sonra MGK toplanıyor, cümle âleme "Anayasa içinde kalın'' uyarısı yapıyor.Akepe adına sonuç bildirisine cevap verme görevi de, nedense toplantıya katılan herhangi bir hükümet üyesine değil, fakat Fırat kıyılarının dingin bir çocuğuna düşüyor.Diyor ki; "MGK bildirisinde hiçbir şekilde uyarı niteliğinde bir söylem görmedik, görmüyoruz. Zaten olması da mümkün değil..''Bildiriyi tercüme ve algılama yeteneklerine bir şey diyemem ama son cümleye takıldım.Neden MGK'nın uyarı yapması mümkün olmuyormuş?Üye sayısı çoğunluğu "sivil kanat''a geçtiği için mi?İyi de MGK'da kararlar "oybirliği ile'' alınmıyor mu?Kim ne derse desin, Fırat kıyılarının dingin bir çocuğunun yorumu, aynen Erbakan'ın; 28 Şubat'ın ünlü MGK toplantısından çıkışında basına yaptığı açıklamayı çağrıştırıyor:"Muhterem kumandanlarımızla tamamen aynı fikirdeyiz''?Akepe de üstüne alınmıyor?Öte yandan Maçka'lılara da sorarsanız; "En büyük asker, bizim asker''..Hay hay, en ufak bir itirazımız yok..Maçkalılar; geçen gün çatışmadan sonra kaçan üçüncü Suriyeli PKK'lıyı da yakalayıp, dövüp, bayraklar açarak jandarmaya teslim edip horon tepmişler ve "En büyük asker bizim asker'' diye slogan atmışlar.Aynı saatlerde ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığında "devir teslim töreni'' varmış.Devreden kuvvet komutanının gözleri dolmuş, eşi ise ağlamış.Masalardaki "pet şişelere'' yazlık ve kışlık denizci üniformalarının giydirilmesi de ayrıca büyük ilgi çekmiş.Son iki-üç senedir 26-30 Ağustos arasındaki Zafer Haftası'nda "En büyük asker bizim asker''e bir haller oluyor.Lüzumsuz bir gayretkeşlikle anlamsız bir "PR'' çabası içine giriliyor.Geçtiğimiz yıllarda büyük alış-veriş merkezlerinde genç bay-bayan subaylar standlar açıp hediyelik eşya dağıtmış, "reklam ve tanıtım'' yapmışlardı.Kimin malını kime tanıtıyorlar?Milletin askerini, asker millete?Ağırbaşlı üniformalı bandolar da artık düğün orkestraları gibi "pop'' müzik konserleri vermeye başladı. Amerikalı, bizim üniformaya çuval giydiriyor. Biz de bizim üniformayı şişeye giydiriyoruz.Atatürk'ün; "Omuzlarındaki apoletlerde tarihin şerefini taşıyorlar'' dediği subaylarımızın üniformasını. Üniformanın giydirildiği pet şişeler şişman mıydı, zayıf mı?Uzun muydu, kısa mı?Büyük müydü, küçük mü?Yuvarlak mıydı, köşeli mi?Pepsi Cola mıydı, yoksa THY'de olduğu gibi Cola Turka mı?Sabancı'nın su şişesi mi, Koç'un mu?Reklam olmasın diye mi şişenin üstünü örttüler?Ama üniforma bir dekorasyon malzemesi mi?Kim seçti, nasıl seçti, neden seçti?Ben böyle rezalet görmedim.Yüzüm kızardı. Utandım..Üniforma resepsiyonlarda hanımefendi ve beyefendilerin gülme vasıtası mı?Üniforma karikatür mü?Yetmedi?Orgeneral Örnek'in devir teslim töreninde fonda Kristof Kolomb'un Amerika kıtasını keşfini anlatan denizcilik filmi '1492'nin Vangelis (Evangelos Odisey Papatanasyu) tarafından bestelenen müziği çalınmış.Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı görevini Yunanlı Evangelos'un bestesiyle devretmiş.Pes?Başka müzik, başka besteci mi bulamadınız yahu?Gemiciler Kalkalım, Gemiler Giresun'a, Gemilerde Talim Var, Karardı Karadeniz, Gemiye Çektik Yelken, Bir Gemim Var Adalara Yaslanır, Ayna Ayna Ellere, Tersaneden Kalktı Efe Alayı yahut Oy Gemici Gemici'nin nesi vardı?Neden Yunanlı?Deniz Harb Okulu öğrencilerimizi gönderdiğimizde Atina'da bayrağımıza sövmelerinin üstünden daha altı ay geçmedi.Hani uyduruk ve kerhen bir özür dilemeden sonra "cest'' olarak Kara Kuvvetleri Komutanımızı göndermiştik.Sabah'ın haberi:"Genelkurmay'dan Zafer Bayramında Yunanistan'a jest''"Ankara-Genelkurmay Başkanlığı, Zafer haftasını halkın katılacağı etkinliklerle kutlarken, Türkiye'de olduğu gibi Yunanistan'da da ilgiyle izlenen -Yabancı Damat- dizisinin oyuncularıyla barış mesajı verecek''.Ne göz yaşartan bir inceluk Yarabbi?Nedir bu, hadi "Yunanlı hayranlığı'' demeyelim de, bu kompleks? "Atatürk'ün Nutkunu da Yırtın'' başlıklı yazımızda; ("TÜRKİYE'NİN KOORDİNATLARI''. Hüseyin MÜMTAZ. Toplumsal Dönüşüm yay. İstanbul 2003) Atatürk'ün Nutuk'da Yunan, Düşman, Pontus ve imha sözcüklerini kaçar defa kullandığını yazmıştık."Düşündüğümüz, ordularımızın kuvayi asliyesini düşmanın cephesinin bir cenahında ve mümkün olduğu kadar cenahı haricisinde toplayarak bir imha meydan muharebesi yapmaktı." (Nutuk. Türk Tarih Kurumu. Ankara Üçüncü Baskı. Sayfa 894)"30 Ağustos'ta icra ettiğimiz muharebe neticesinde düşman kuvayi asliyesini imha ve esir ettik." (Sayfa 900)"Çünkü düşman ordusunu tamamen imha edeceğimizden emin idik. Bunu anlayıp,düşman ordusunu felaketten kurtarmak isteyeceklerin yeni teşebbüslerine meydan vermemeyi münasip görmüş idik." (Aynı sayfa)Şimdi burasını ise daha dikkatle okuyun.. Çünkü hem "imha", hem de "Akdeniz'e atılma" kelimeleri aynen yer alıyor."Muhterem efendiler, Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Muharebesi ve ondan sonra düşman ordusunu kâmilen imha veya esir eden ve bakiyetüssüyufunu Akdeniz'e, Marmara'ya döken harekâtımızı izah ve tavsif için söz söylemekten kendimi müstağni addederim". (Sayfa 902)Pontus(Cemiyeti-eşkiyası-hükümeti-jandarması-krallığı-meselesi) ve (Pontusçular) olarak 838, 1202, 836, 838, 1254, 1288 ve 1284 üncü sayfalarda sayılamayacak kadar..Hâttâ 836'ıncı sayfadan itibaren üç sayfalık ayrı bir "Pontus Meselesi" bölümü de mevcuttur. Yunanlı; Genel Dizin olarak düzenlenen Nutuk'un Üçüncü Cildi'nin 350-351 ve 352'inci sayfalarında; yani tam üç sayfada sadece "dizin" listesi olarak bile 200'den fazla Yunan-Yunanlı kelimeleri geçmektedir.Türk tarihinden Yunan-Pontus-İmha-Akdeniz'e atılma kelime ve kavramlarını çıkaramazsınız.'' Yunan hayranlığı, Atatürkçülükle bağdaşmaz?30 Ağustos kutlamaları kapsamında ayrıca Soner Arıca, Bedri Ayseli, Nahide Tokgöz, Coşkun Sabah ve Kamil Sönmez'in katılacağı halk konserleri düzenlenmiş.Bedri Ayseli Kürtçe şarkı söylediği için TRT'den bir süre yasaklanan adam değil mi?Coşkun Sabah da herhalde engin "kültürel zenginliğimizi'' yansıtmak için seçildi.Genelkurmay Başkanlığı ayrıca bir dizi afiş hazırlamış."Aziz Milletim?Parçan olmakla gururlu, sevginle güçlüyüz'' ve "Omuz omuza, Atatürk'ün izinde, Türk milletinin emrinde'', bu afişlerin iki tanesi..Bakın Genelkurmay Başkanı yukarıdaki devir teslim töreninde ne demiş:"Atatürk bu vizyonu, ulusa bilinçli olarak vermiştir. Atatürk, geri kalmışlığın, maddi ve manevi çöküntünün içinden çekip çıkardığı ulus için geriye dönüsü olmayacak yegane istikametin "çağdaş medeniyet'' olduğunu düşünmüştür. Bu vizyon sayesindedir ki Türk ulusu, karanlık cereyanların etkisinden sıyrılarak bugünlere ulaşabilmiştir. Bugünkü AB''ye üyelik hedefimiz de esasen bu vizyonun bir aşamasıdır. AB üyeliğini, Ulu Önder Atatürk''ün bizlere vermiş olduğu "Türkiye''yi çağdaş uygarlığın ilerisine tasıma hedefi'' için önemli bir araç olarak görmekteyiz"Şimdi;1. Milletin çoğunluğu artık AB'ye karşıdır.2. Çünkü AB yolunun bir medeniyet projesi değil, bir esaret halkası olduğu görülmüştür.3. AB yolu; Lozan'ı rafa kaldıran, Sevr'e götüren bir yoldur. Kıbrıs'ın, Ege'nin, İstanbul Suriçi'nin, Dicle-Fırat arasının teslimini, Ermeni dostluğunu -soykırım-ın kabulünü, tazminat ödenmesini öngören, Patrikhanenin ekümenikliği ve Heybeli meselesinin Yunanlıların istediği gibi hallini amaçlayan bir projedir.4. İstiklâl-i Tam rafa kaldırılmaktadır, egemenlik devredilmektedir, yargı bağımsızlığı tahkimle iptal edilmiştir, kapitülasyonlar Gümrük Birliği ile geri gelmiş, kabotaj hakkı sonlandırılmıştır.5. Kurtuluş Savaşı anlamsızlaştırılmış, boşa yapılmış hâle getirilmiştir.O halde ben Genelkurmay Başkanı ile aynı fikirde değilim.Katiyen ayni fikirde değilim.AB üyeliği ile Atatürkçülüğün alâkası yoktur. Tam tersine bir öğretiyi içermektedir.Eğer 30 Ağustos afişlerindeki gibi Ordu; "Aziz milletin bir parçası'' ise ve "Atatürk'ün izinde ve Türk milletinin emrinde'' ise hem askerin AB'ye karşı olması gerekir, hem de Genelkurmay Başkanı'nın yukarıdaki lâfı söylememesi.Atatürk'ün, önüne serilen Yunan bayrağını yerden kaldırttırması onun Yunan hayranı olduğu sonucunu doğurmaz.Hâfızası nisyan ile malûl olanlar dönüp yukarıda Nutuk'tan yaptığımız alıntıları, yahut daha iyisi Nutkun tamamını bir defa daha okumalıdırlar.Bütün bunlardan sonra ben bu sabah da her 30 Ağustos'da ve milli günde olduğu gibi yine kocaman Türk bayrağımı evimin balkonuna asacağım.Çünkü 30 Ağustos olmasaydı, diğer hiçbir gün "milli bayram'' olarak ilan edilemezdi.Zaferi göğsüm kabararak doya doya yaşayacağım.Ordumla gurur duyacağım.Dolaptan 13 sene önce üzerimden şerefle çıkardığım; albay rütbeli; üstüne asla çuval geçirttirmediğim, hiçbir şişeye de giydirmediğim eski üniformalarımı çıkarıp düzelteceğim.Biraz seyrettikten sonra yaşlı ve yaslı gözlerle gene eski yerine kaldıracağım.Öğleden sonra da televizyonun önüne oturup; 38 sene önce kılıç kuşandığım aynı yerde yapılacak ve naklen verilecek Harbiye'nin diploma törenini iftiharla seyredeceğim.O törene katılacak, etrafa gösteri yapacak ve gülücükler saçacak atanmış ve seçilmiş cümle AB'cileri de ibretle seyredeceğim. "Kanla irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti'' diyeceğim."Cehennemler kudursa ölmez nigâhbanıyız'' diyeceğim."Yüzyıllardır Harbiye bu orduya şan verir'' de diyeceğim.Ama sıra?."Çıkardığı dehalar semalara yükselir''e gelince?Yutkunup, biraz düşüneceğim.

 Hüseyin Mümtaz  http://www.giresungazete.net/

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.