İnancının gereği olarak bir bayanın başörtüsü kullanması siyasiler tarafından işte bu kadar tartışma malzemesi yapılabiliyor Türkiye'de. Oysa bir bayanın başörtüsü kullanması her şeyi bir kenara koyun bir insan hakları gereğidir. Ama inancın gereği olan başörtüsü kullanımını bir insan hakkı gereği olarak savunması gerekirken AKP hükümeti, tartışmaları farklı farklı mecralara çekerek ateşe körükle giderken ana muhalefet partisi CHP lideri Baykal ise her zamanki duruşunu yani ne olursa olsun başörtü karşıtlığını ön plana çıkarıyor.Baykal, başörtüsünün serbest kalmasını bir bölücülük olarak değerlendirme vahametini bile sergileyebilecek kadar gözünü karartmış durumda. Baykal, "devleti bir kılığın içine sokmanın, en sakıncalı bölücülüğü devlet eliyle yapmak olduğunu" ifade ediyor. Sayın Baykal'a somak isterim, Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde neden başörtüsü konusunda verdiğiniz tepkinin yüzde birini bile göremedik sizden? Ya da AKP hükümetinin her türlü desteği vermekte tereddüt etmediği BOP projesinin Türkiye'yi parçalama planları ve haritaları ortalıkta dolaşırken neden tepki göstermediniz ve susmayı tercih ettiniz? Yoksa ana muhalefet partisinin ölene kadar lideri olmayı kafasına koymuş olan Baykal, milletin inancının gereği olarak kullandığı başörtüsünün Amerika'nın kanlı BOP projesinden daha tehlikeli olduğunu mu düşünüyor?Baykal o kadar milletten ve onun değerlerinden kopuk bir tutum sergiliyor ki, ortaya koyduğu tutumla birlikte insanların haklarını kısıtlayan yasakçı bir mantığı savunduğunu belki de fark etmiyor bile.Şüphesiz başörtüsü konusunda karşıtlığını ortaya koyanlar, aslında başın örtülmesini emreden İslam'a olan karşıtlıklarını dışa vuruyorlar. Bir de başörtüsü yasağının ısrarla Anayasa'ya "kılık kıyafet" sokmadan çözülmeli diye bir yaklaşım var. Bu yaklaşım sahipleri bence başörtüsü sorununun kökünden çözülmesini istemiyorlar. Çünkü muğlâk bırakılmış bir serbestlikle bir hükümette sorun çıkmazken başka bir hükümette ise sorun çıkabilecektir. Oysa Anayasa'da yapılacak tam ve açık bir değişiklikle inancının gereği olan başörtüsünü kullanan vatandaşlarımızın hangi hükümet gelirse gelsin sorun yaşamamaları garanti altına alınmış olacaktır. İşte bu şekilde yapılacak köklü bir çözüm ne hükümetin ne de muhalefetin işine gelmiyor. Hükümetin işine gelmiyor çünkü göreceksiniz en yakın genel seçimlerde hükümet, "bizden başka bir parti iktidar olursa başörtülü öğrenciler okullardan atılır" şeklinde millete baskı uygulayarak koltuğunu korumaya çalışacak. BOP projesine, ülkede maden sahalarının yabancılara peşkeş çekilmesine ve özelleştirmeyle şirketlerimizin hızlı bir şekilde satılmasına muhalefet etmeyen CHP'nin elinden başörtüsü sorununu alırsanız geriye muhalefet diye bir şey kalmayacağı için bu sorunun kökünden çözülmesi onların da işine gelmemektedir.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024



























































