HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1)

19.07.2021 00:00:00
'‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1)' seslendirme dosyası:

Günümüz insanı cep telefonu, tablet ve bilgisayardan vaz geçemiyor, neredeyse onlarsız bir adım dahi atamıyor. Hayatımızın olmazsa olmazı oldular gibi. Bu pandemi döneminde internet ve bu çok amaçlı dijital cihazlar eğitimden, bankacılığa, market alışverişine kadar pek çok alanda hayatımızı kolaylaştırdılar mı? Kolaylaştırdılar. 

Kapitalist sistemin amacına daha çok hizmet eden bu dijital oyuncaklar yediden yetmişe herkesin elinde. İnsanların çoğu bu oyuncakların kontrolüne girerek, kendilerini teslim ederek çağımızda farklı bir esaretin, köleliğin hikâyesini yazıyorlar. Bu köleliği dijital kölelik veya sanal esaret olarak adlandırabiliriz. Bu kölelik ve esaretin bir sonucu olarak insanlar birbirinden uzaklaşıp, sanal âleme yelken açarak huzuru, mutluluğu, oralarda aramaya başlıyor. Sanal âlemi gerçek hayata tercih ediyorlar.

Sanal âlemin gerçek hayata tercih edilmesi aslında insanın kalabalıklar içerisindeki yalnız kalmasının, yapayalnızlığının, bir yardım çığlığı, imdat çağrısı, bir alarm durumu şeklinde de anlamak ve okumak da mümkün. Şimdi İnsanlığın bu duruma düşmesinin başlıca nedenlerini irdelemeye çalışalım. 

Peşinen şunu ifade edelim ki Kapitalizm insana, insanlığa aykırı bir sistemdir. Kapitalizm, bugün toplumlarda yaşanılan pek çok sosyal ve ekonomik şiddetin temel nedenidir. Kapitalizmin ve buna bağlı olarak modernizmin sistem olarak ayakta kalması, ancak ve ancak insanın yalnızlaştırılması ile mümkündür. 

Yalnızlığın pek çok çeşidi var ama en önemlisi ekonomik yalnızlıktır, yani açlığın, yoksulluğun, çaresizliğin mahkûm ettiği yalnızlık. Yalnız kalan insan Kapitalist sistemde ayakta kalmak için, yaşamak için paraya mahkûm olur. Adeta para her türlü değerin önüne geçirilir. Çok yanlış olmasına rağmen "Kaç paralık adamsın" yargısı toplumda genel geçer bir değer yargısı olur. Bu değer yargısı da adeta pirana balığı gibi milli, manevi bütün değer yargılarını yiyip bitirebilir. 

Bu sistemdeki para, paranın para ile satıldığı faizli paradır. Bu münasebetle Kapitalist sistemde bizde toplum olarak inancımız gereği kabul edilen, hasbilik anlayışıyla yapılan, yardımlaşma yoktur. Bu sistemde yardımlaşma yok mu? Elbette var. Ancak bizim irfan geleneğinden gelen oradan beslenen bir yardımlaşmadan söz edemeyiz. Kapitalist sistemin yardımlaşması, bankalar eliyle faizli para satışıyla, insanların ocağına incir ağacı dikilerek, insanları ezerek, perişan ederek yapılır.

Kapitalizm diyor ki kimse kimseye yardım etmesin, benim mabedim olan bankaya gelin ben size A'dan Z'ye her türlü ihtiyacınızı görecek, ihtiyaç kredisini size güle, güle veririm ama misli ile faiziyle ağlata ağlata, süründüre, süründüre sizden alırım. Bizim gibi toplumlarda da tam da kıyametler bundan sonra kopuyor. Çekilen krediler ödenemiyor. Arkasından icralar, iflaslar, boşanmalar, cinayetler vs. Bu sistemde yalnız kalan insan artık kapitalizmin her şekilde oynayabildiği bir oyuncağı haline geliyor. Çünkü artık iradesi ipotek altına girmiş olan insan, özgürlüğünü kaybetmiştir.

Kapitalist sistemin ayakta kalmasının bir diğer yolu da toplumların ve onlara ait olan yeraltı, yerüstü zenginlik kaynaklarını, bir asalak gibi sömürmesine bağlıdır. Bu sömürü anlayışıyla, bu asalak zihniyetler İnsanlığı perişan ettiler, insanlığı insanlıktan çıkardılar. Dünyayı tabiri caizse bir açık hava tımarhanesine çevirdiler.

Bencilliği, hazcılığı insanlığa bir medeniyetmiş gibi anlattılar ve bunu dayattılar. Bunun sonucunda da dünyayı narsizim pandemisi, hedonizm illeti sardı. Milletlerin, toplumların tüm değerlerini alt üst eden bu kapitalist emperyalist düzen, toplumların ve insanların kimyasını bozdu. Nesli bozdular. İnsanoğlunun yaşam kaynağı olan, sağlıklı beslenmesinin temeli olan tohumları bozdular. Toprağı, denizi, havayı, suyu, kirlettiler. Değerleri, insanı, insanlığı bitirip; aileleri ve milletleri dağıttılar. İnsanlık bir avuç kapitaliste, emperyaliste teslim edildi.

Batı ve onun ürünü olan kapitalizm var olmayı dünyevileşerek, haz ve bencilik peşinde koşarak, yaratıcı yokmuş gibi yaşamada arıyor. Bu anlayışı da bütün dünyaya dayatıyorlar. Bu hal bu milletin inancına, ahlakına, kültürüne taban tabana zıt bir durum. Bizim millet olarak insan anlayışımızın temelinde, felsefesin de yardımlaşma, hoşgörü, infak, hasbilik anlayışı, düşenin elinden tutmak, insanı ağlatmamak, ağlayanın gözyaşını silmek, merhamet, adalet, hukuk var, helal var, haram var.

Hakka itaat var. Hak sırrını sabırla aramak var. Gönül ehli olmak var, gönül ordusunun bir ferdi olmak var. Yüce gönüllü olmak var. İnsanın ve insanlığın bir gönülle, bir gönül ehliyle birlikte olunca yüceleceğini bilmek var. Bu yüceliğin yolunun 'ben' olmaktan değil 'biz' olmaktan geçtiğini bilmek var. Yani toplum içinde benlik yok Biz olmak şuuru var.

Bizim bu insan anlayışımızın, medeniyet anlayışımızın sonucu olarak, toplumsal yapımızın temeli "ÖNCE İNSAN" felsefesi ile şekillendirildi. Hatta "İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN" anlayışı ile bu millet nice başarı hikâyeleri yazdı, nice badireleri yüzünün akıyla atlattı. Bizim inanç ve irfanımızda farklılıklar bir ayrılık unsuru olarak görülmez. Farklılıklar aslında birer zenginlik olarak, birer rahmet olarak algılanır. Bu farklılıklardan ortak bir paydada buluşularak 'biz' olunmuştur. 

Ben farklılıklarından biz olmayı başarmış bir milletiz. Farklılıkların ortak bir ülküde, inançta, irfanda, birleşmesinden doğan bu BİZ zenginliğinin, medeniyetinin, vücut bulmuş halinin adı Türk Milletidir. Bu ruha sahip olunduğun da hariçten gelen, yabandan gelen bütün rüzgârlar, hamleler boşa çıkacaktır. Bu ruh tarihin derinliklerinden gelen bir bilinç ve mesuliyetle şöyle haykıracak; "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE "  

(Devam edecek…)

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -4- / 13.08.2022
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -3- / 11.08.2022
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -2- / 09.08.2022
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -1- / 06.08.2022
- Kur’an’ı Kerbela tefsiri ile oku ve yaşa / 01.08.2022
- Önce emniyet önce güvenlik / 31.07.2022
- Dostluğun ispatıdır kurban / 10.07.2022
- Kurbanınız anlamlı olsun ve bayramınız sizi mübarek kılsın / 09.07.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

19.07.2020, 19.07.2019, 19.07.2018, 19.07.2017, 19.07.2016, 19.07.2015, 19.07.2014, 19.07.2013, 19.07.2012, 19.07.2011, 19.07.2010, 19.07.2009, 19.07.2008, 19.07.2007, 19.07.2006, 19.07.2005, 19.07.2004, 19.07.2003, 19.07.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.