logo
31 MAYIS 2026

Bir daha feda sezonu olmaz

Kariyerinde Beşiktaş ile Trabzonspor formalarını da giymiş, A Milli Takım'da oynamış Olcay Şahan, "Şu an Türkiye'de yabancı sayısı böyleyken feda sezonu olmaz, o birlik beraberlik olmaz. Ancak Beşiktaş kesinlikle ayağa kalkacaktır." dedi

09.11.2023 13:00:00
AA
Bir daha feda sezonu olmaz
Bir daha feda sezonu olmaz
Kariyerini TFF 2. Lig'de şampiyonluk mücadelesi veren Ankaraspor'da sürdüren 36 yaşındaki tecrübeli futbolcu, Beşiktaş'tan Trabzonspor'a, "feda sezonu"ndan eski takım arkadaşı Burak Yılmaz'a kadar birçok konuda açıklamada bulundu.

"Yabancı sayısı böyleyken feda sezonu olmaz"

Beşiktaş'ın mali sıkıntılarından dolayı 2012'de ilan ettiği "feda sezonu"nda takımın önemli isimlerinden biri olan Olcay Şahan, o günlerle ilgili, "Feda sezonu bambaşka bir şeydi. Orada her maç inanılmaz bir hissiyat vardı. Her maç 3-5 gol atıyorduk. Belki 2-3 gol de yiyorduk ama coşkulu, arzulu, istekli bir Beşiktaş vardı. Şimdi var mı? Şu an yok ama ben inanıyorum ki Burak (Yılmaz) ağabey yönetiminde yine bu ivmeyi yakalayacaklardır. Çünkü onun hırsını, arzusunu görüyorum." ifadelerini kullandı. Beşiktaş'ta bir daha feda sezonu olamayacağını savunan Olcay, "Çünkü o dönem farklı bir senaryo vardı. Saha içinde 5 yabancı oyuncu vardı. Feda sezonunda yerliler üzerine kurulmuş bir takım vardı. Üç sene sonra şampiyon olduk. Kemik kadroya baktığımızda 12-13 yerli futbolcunun 7'si de ilk 11'de oynuyordu. Şampiyonluk sezonumuzda ise 3-4 yabancı oynuyordu. Önde (Mario) Gomez, orta sahada (Jose) Sosa, Atiba (Hutchinson), savunmada Marcelo vardı. Gerisi yerlilerden oluşmuştu. Şu an Türkiye'de yabancı sayısı böyleyken feda sezonu olmaz, o birlik beraberlik olmaz. Ancak Beşiktaş kesinlikle ayağa kalkacaktır." diye konuştu.

"İnşallah Burak ağabey ile devam ederler"

Olcay Şahan, milli takım ile Trabzonspor'da birlikte forma giydiği ve şu anda Beşiktaş'ın teknik direktörlüğünü üstlenen Burak Yılmaz'dan övgüyle bahsetti. Burak Yılmaz'ın yüzünde feda sezonundaki istek ve arzuyu gördüğünü vurgulayan tecrübeli futbolcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burak ağabey benim en saygı duyduğum, Türkiye'deki en kariyerli isimlerden biri. Aslında son maçın ardından söylediklerine de katılıyorum. Doğru işler yaptığını düşünüyorum. İnşallah çok başarılı olur, uzun yıllar Beşiktaş'ta çalışır. Umuyorum ileride milli takım hocası da olur. Çünkü böyle insanlara, hocalara ihtiyacımız var. Genç hocalarımız gerçekten fark yaratmaya başlıyor, ivme farklı yerlere doğru gidiyor. Bunu da artık herkes görüyor. Beşiktaş düşüş yaşıyor ama her zaman yere düştüğünde ayağa kalkmasını bildi. Beşiktaş yine ayağa kalkacaktır."
Burak Yılmaz'ın teknik direktörlüğüyle ilgili çok olumlu izlenim aldığını aktaran Olcay, "Burak ağabey ile görüşüyorum. Sürekli Avrupa'daki hocalarla görüşüp, tecrübe kazanmaya çalışıyor. Bu, kendini geliştirmek istediğinin göstergesi. Burak Yılmaz'la devam edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Beşiktaş birden merdivenleri tırmanırken, 4 adım yukarı zıplayamayacak. Bu süreçte kesinlikle Burak ağabeyin arkasında durulmalı. Başkan kim olursa olsun inşallah Burak ağabey ile devam ederler." şeklinde konuştu.
Olcay Şahan, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yaptığı transferlerle ligdeki diğer takımlara göre fark oluşturduğunu, bu iki ekibin mevcut kadrolarıyla Avrupa'da da başarılı olması gerektiğini vurguladı.

Fenerbahçe'ye attığı golü unutamıyor

Olcay Şahan, eski İnönü Stadı'ndaki son derbide Fenerbahçe'ye attığı golü unutamadığını dile getirdi. 3 Mart 2013'te oynanan ve Beşiktaş'ın 3-2 kazandığı derbide attığı golün büyük anlam taşıdığının altını çizen Olcay, "Benim için kariyerimin en anlamlı golü, 90+3. dakikada Fenerbahçe'ye attığım gol. İnönü Stadı'nın son derbisiydi. İnönü Stadı'nda ilk derbi golünü Süleyman Seba, onursal başkanımız atmış. Son derbi golünü de Olcay Şahan attı. Bu benim için büyük bir gurur. Beşiktaş'ın müzesinde benim o maçta giydiğim forma asılı. Bu inanılmaz bir duygu. Beni Olcay Şahan yapan gol, o goldü. Beni Olcay Şahan yapan da Beşiktaş'tır." değerlendirmesinde bulundu.

"Annem ve babam Fenerbahçeliydi"

Fenerbahçe'ye karşı iyi performanslar sergilediğini ve goller attığını hatırlatan Olcay, "Belki annem ve babam Fenerbahçeli olduğu içindi. Ben gol atınca üzülmüyor, mutlu oluyorlardı. Sonuçta evlatlarıydım. Rakip fark etmez, gol attığımda her zaman mutlu oluyorlar. Fenerbahçe'ye gol attıktan sonra annemi biraz kızdırıyordum. Kadıköy'deki bir maçtan sonra annemin de babamın da Fenerbahçe'ye karşı saygısı, sevgisi bitti. Çünkü gol attığımda bütün stadın anneme küfretmesiyle birlikte, annem 30. dakikada stadı terk etti. Böylece o sevgi, saygı bitti." açıklamasını yaptı.

UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş'ın Liverpool'u elediği maçı da unutamadığını anlatan Olcay, "Liverpool maçı Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaydı. Böyle bir atmosfer Şampiyonlar Ligi finalinde yaşanmış mıdır bilmiyorum. O atmosfer inanılmazdı. Penaltılara kadar gidip de penaltılarda tur atlamak… İnanılmaz bir maçtı. Beşiktaş'ta çok maçımız var unutulmaz. Benfica maçımız var. O yüzden Beşiktaş'ta her yaşadığım günü düşününce, tüylerim diken diken oluyor." ifadelerini kullandı.

"Trabzonspor'da da bir feda dönemi oldu"

Olcay Şahan, 4.5 yıl Beşiktaş forması giydikten sonra 2017'de Trabzonspor'a transfer olduğunu hatırlatırken, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aslında Trabzonspor'da da bir feda dönemi oldu. Ben gittiğimde Trabzonspor galiba 15. sıradaydı. Küme düşme hattıyla 3 puan fark vardı. İkinci yarı 8'de 8 yaptık. Orada Ersun Yanal şampiyonluğa gidebilecek ekibin kemik kadrosunu oluşturmaya başlamıştı. O kemik kadronun üstüne genç yetenekler Uğurcan Çakır, Abdülkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Abdulkadir Parmak geldi. Takviyelerle birlikte de şampiyon olundu. Abdullah Avcı hoca gelip, takımla inanılmaz başarı elde etti. Beni de zaten ilk milli takıma çağıran hocadır. O yüzden bende yeri başka. Onun başarılı olmasını da çok istiyorum."

Fatih Terim, Abdullah Avcı, Ersun Yanal, Okan Buruk, Şenol Güneş, Hamza Hamzaoğlu gibi şampiyonluk yaşamış, Slaven Bilic gibi çok kariyerli teknik adamlarla çalıştığını belirten Olcay, hepsinden farklı şeyler öğrendiğini dile getirdi.

Birlikte oynadığı en iyi 11

Olcay Şahan, kulüp ve milli takım kariyerindeki en iyi 11'ini açıkladı. En iyi anlaştığı ismin Hugo Almeida ile Cenk Tosun olduğunu belirten Olcay, santrafor kısmında zorlanarak iki ismi yazdı.

Kalede Volkan Demirel'i söyleyen Olcay, sağ bekte Roberto Hilbert'i, stoperlerde Marcelo ve Egemen Korkmaz'ı tercih etti. Adriano ve Caner Erkin'le oynamasına rağmen İsmail Köybaşı'nı çok sevdiği için bu bölgeye yazan Olcay, orta sahanın ortasında Emre Belözoğlu ve Oğuzhan Özyakup'un ismini verdi.

Sağ kanata Abdülkadir Ömür, sol kanata Yusuf Yazıcı diyen tecrübeli futbolcu, 10 numara pozisyonunda ise Arda Turan'ı tercih etti. Olcay Şahan, santraforda Burak Yılmaz ve Cenk Tosun arasında tercih yapamayacağı için iki eski takım arkadaşının da ismini söylerken, "Bu takımın başına Fatih Terim yakışır." diyerek başarılı teknik adamın ismini verdi.

Göztepe'de Ekrem Kılıçarslan ve Krastev ile yollar ayrıldı

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe'de, kaleci Ekrem Kılıçarslan ve Bulgar oyuncu Filip Krastev ile devam etmeme kararı alındı

31.05.2026 09:03:00
AA
Göztepe'de Ekrem Kılıçarslan ve Krastev ile yollar ayrıldı
Göztepe'de Ekrem Kılıçarslan ve Krastev ile yollar ayrıldı
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe'de, kaleci Ekrem Kılıçarslan ve Bulgar oyuncu Filip Krastev ile devam etmeme kararı alındı.

Kulübün açıklamasında, "Teşekkürler Ekrem Kılıçarslan. Ekrem'e kulübümüze verdiği emekler için teşekkür ediyor, futbol kariyerinin geri kalanında başarılar diliyoruz." ifadelerine yer verildi.

28 yaşındaki kaleci, geçen sezonu Trendyol 1. Lig ekiplerinden Esenler Erokspor'da kiralık olarak geçirdi.

İzmir ekibi, şubat ayında Belçika temsilcisi Lommel SK'dan satın alma opsiyonuyla kiraladığı 24 yaşındaki Bulgar oyuncu Filip Krastev ile de yolların ayrıldığını duyurdu.

Açıklamada, "Krastev'e kulübümüze verdiği emekler için teşekkür ediyor, futbol kariyerinin geri kalanında başarılar diliyoruz." denildi.

Liverpool'da Arne Slot ile yollar ayrıldı

Premier Lig ekiplerinden Liverpool, Hollandalı Teknik Direktör Arne Slot ile yolların ayrıldığını açıkladı

30.05.2026 15:05:00
İhlas Haber Ajansı
Liverpool'da Arne Slot ile yollar ayrıldı
Liverpool'da Arne Slot ile yollar ayrıldı
Premier Lig ekiplerinden Liverpool, Hollandalı Teknik Direktör Arne Slot ile yolların ayrıldığını açıkladı.

İngiliz temsilcisi Liverpool'da Teknik Direktör Arne Slot dönemi sona erdi. Liverpool'un resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Hollandalı teknik adam ile yolların ayrıldığı duyuruldu. Yapılan açıklamada ayrıca kulübün lig tarihinde 20. şampiyonluğu kazanmasında katkıları bulunan Slot'un tarihte özel bir yere sahip olacağı da belirtildi. Arne Slot'a teşekkür edilirken, takımın gidişatının yol ayrımına sebep olduğu ifade edildi.



2024-2025 sezonunun başında Liverpool'un çalıştırmaya başlayan 47 yaşındaki çalıştırıcı, ilk senesinde Premier Lig şampiyonluğunu kazanırken, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turuna kaldı. 2025-2026 sezonunda ise İngiliz ekibi, ligi şampiyon Arsenal'in 25 puan gerisinde 60 puanla 5. sırada tamamladı.

Liverpool kariyerinde 113 resmi müsabakaya çıkan Arne Slot, 66 galibiyet, 18 beraberlik ve 29 mağlubiyetle 1.91'lik puan ortalaması yakaladı.

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Haydut devlet ABD, İran milli takımına vizede yan çiziyor


 
İran Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası'nın başlamasına 12 gün kalmasına rağmen vize işlemleri için FIFA'dan gelecek cevabı bekliyor. İran Futbol Federasyonu 1. Başkan Yardımcısı Mehdi Muhammed Nabi, "Bildiğiniz gibi hem ABD hem de Meksika için çok girişli vizelere sahip olmamız gerekiyor ve FIFA bu hafta sonuçların bize iletileceği cevabını verdi" dedi.
 

30.05.2026 00:55:00
HABER MERKEZİ/AA
Haydut devlet ABD, İran milli takımına vizede yan çiziyor
Haydut devlet ABD, İran milli takımına vizede yan çiziyor

İran Futbol Federasyonu 1. Başkan Yardımcısı Mehdi Muhammed Nabi, Dünya Kupası için kafilelerinin hem ABD hem de Meksika için çok girişli vizelere sahip olması gerektiğini belirterek, FIFA'nın bu hafta kendilerine sonucun iletileceği yönünde cevap verdiğini söyledi.

Antalya'da özel maç yaptı

Antalya'da İran ile Gambiya milli takımları arasında oynanan hazırlık maçı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Nabi, İran Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası için ABD'ye gidişiyle alakalı yaşadığı vize sürecine ilişkin bir soru üzerine, bir hafta sonra Meksika'ya gitmeleri gerektiğini ancak bu sorunun cevabını bulmak isteyenlerin FIFA'ya sorması gerektiğini dile getirdi.
FIFA'ya vize durumu hakkında bir e-posta gönderdiklerini belirten Nabi, "Bildiğiniz gibi hem ABD hem de Meksika için çok girişli vizelere sahip olmamız gerekiyor ve FIFA bu hafta sonuçların bize iletileceği yanıtını verdi" dedi.

Hiç de adil değil

Yaşanan sürecin adil olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine de Nabi, "İnsanlar ve medya bunun adil olup olmadığını biliyor. Teknik ekibimiz ve oyuncular teknik konulara odaklanıyor. Biz yönetim olarak bunun üzerine çalışacağız ve antrenör, oyuncular ve tüm teknik ekip sadece antrenmanlara odaklanacak" diye konuştu. İran Milli Futbol Takımı, 29 Mayıs'ta hazırlık maçında Gambiya'yı 3-1 yendi.

Kampı Meksika'da yapacaklar

Öte yandan  Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, 25 Mayıs'ta, İran Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası kampının, ABD'den Meksika'ya alındığını doğrulamıştı.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.