ABD’nin güç daralması karşısında Çin’in yeni çekim merkezi
Küresel jeopolitikte taşlar yerinden oynarken, uluslararası sistemde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Singapur'da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu'nda yaptığı açıklamalar, Washington'ın on yıllardır sürdürdüğü küresel sömürü amaçlı sözde "küresel hami" rolünü resmen revize ettiğini ilan ediyor.
2026 Ulusal Savunma Stratejisi ekseninde şekillenen bu yeni yaklaşım, Washington'ın artık müttefiklerinin güvenlik faturasını karşılıksız ödemeyeceğinin en net kanıtı.
Milli paralarla ticaretin yaygınlaşması, doların rezerv para statüsünün zayıflaması ve petrodolar sisteminin zemin kaybetmesi gibi ekonomik realiteler, ABD'yi küresel etkisini yeniden konumlandırmaya ve askeri maliyetleri paylaşmaya zorlamaktadır.
ABD müttefiklerine, 'Pamuk eller cebe' diyor
Hegseth'in "Bedavacılık dönemi tarihte kaldı" sözü, diplomatik bir sitemden ziyade, Amerikan dış politikasındaki yapısal bir dönüşümün ifadesidir.
İttifakların gücünü diplomatik bayrak sayısıyla değil, sahaya sürülebilecek askeri kıtaların ve endüstriyel kapasitenin büyüklüğüyle ölçen bu yeni doktrin, yumuşak gücün yerini sert realizme bıraktığını gösteriyor.
"Daha az Shangri-La, daha fazla gemi ve denizaltı" çağrısı, uluslararası güvenlik forumlarının entelektüel zemininden, somut askeri güç birikimine geçiş talebidir.
ABD, zengin müttefiklerinin savunmasını sübvanse etmeyi bırakarak onları kendi savunma masraflarını bizzat üstlenmeye çağırmaktadır.
Bu durum, hegemonik gücün ekonomik sınırlarına dayandığının ve müttefik stratejisinde "ortak sorumluluk" adı altında yeni bir mali disiplin döneminin başladığının ilanıdır.
Washington-Pekin hattında stratejik uzlaşı mı, taktik yumuşatma mı?
Makro düzeydeki bu güç daralması, ABD'nin en büyük küresel rakibi olan Çin ile ilişkilerine de yansımaktadır. ABD Başkanı Trump liderliğinde, iki ülke arasında eşitlik ve mütekabiliyete dayalı yapıcı bir stratejik istikrar arayışı öne çıkmaktadır.
Hegseth'in Çinli mevkidaşlarıyla askeri iletişim kanallarını açık tutma, çatışmadan kaçınma ve hesap hatalarını giderme yönündeki vurguları ilk bakışta bir barış stratejisi gibi görünebilir. Ancak realizm penceresinden bakıldığında bu durum, "rakibinle doğrudan mücadele edecek gücün yoksa, onunla uzlaşma yollarını dene" stratejisinin bir yansımasıdır.
Çin'in bu noktada son derece ihtiyatlı olması gerekmektedir; zira Washington, bu tür diplomatik yakınlaşmaları ve diyalog zeminlerini rakibini yumuşatmak, zaman kazanmak ve dengeleri kendi lehine çevirmek amacıyla tarih boyunca sıkça bir enstrüman olarak kullanmıştır.
Batı blokunda çatlak: Kanada'nın Çin'e yönelen rotası
ABD'nin bu geri çekilme ve maliyet paylaşımı baskısı, geleneksel Batı ittifakı içinde derin çatlaklar yaratmaktadır.
Washington'ın "sözde" hami rolünden uzaklaşması, müttefik ülkeleri kendi jeopolitik alternatiflerini üretmeye itmektedir. Bunun en çarpıcı örneği, Kanada'nın dış politikasında gözlemlenmektedir.
Kanada Başbakanı Mark Carney'nin Çin ile "daha istikrarlı ve yapıcı bir ortaklık" kurduklarını açıklaması ve Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi'nin on yılı aşkın bir sürenin ardından Ottawa'ya yaptığı tarihi ziyaret, bu eksen kaymasının somut bir göstergesidir.
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand'ın da belirttiği üzere; tarım, temiz teknoloji, enerji ve imalat gibi kritik sektörlerde işbirliğinin canlandırılması ve ulusal güvenlik diyaloğunun yeniden başlatılması, Batı blokunun kendi içinde homojen kalmakta zorlandığını, küresel refah ve istikrar arayışında Pekin'in çekim merkezine kapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026

























































