logo
23 HAZİRAN 2026

"Bu şekilde TBMM yönetilemez"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, "Bize, grubumuzun önüne yürüyüp meydan okuyan milletvekiline ağzını açmayan Meclis Başkanvekili, bizim Manisa milletvekilimizin konuşmasına defalarca müdahale etti ki müdahale edilecek de hiçbir şey yoktu. Bu şekilde TBMM yönetilemez, bu tarafsızlığı kaybetmek anlamına gelir" dedi

15.01.2026 13:56:00
Haber Merkezi
"Bu şekilde TBMM yönetilemez"
"Bu şekilde TBMM yönetilemez"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

İran'daki gelişmelere değinen Kavuncu, "Daha önce de bu tür hadiseleri biz İran'da gördük. Fakat bu son hadisede bazı sebepler bu olayları tetikledi. Tarım, gıda, gıda güvenliği ve gıdayla alakalı enflasyon, fiyat sıkıntıları, kuraklığın getirdiği problemler, ülkedeki ekonomik durum öyle gözüküyor ki protestoların asıl sebebi olmuş durumda. Tabii buradan alınacak, çıkarılacak çok dersler var. Bir, öncelikle ekonominin ne kadar önemli olduğunu hep beraber görüdük. İkincisi millet iradesinin, demokrasinin sandıktan ibaret olmadığı, dayatma ve baskıların yaşam tarzına müdahalelerin elbetteki birtakım tepkilerle karşılaşıldığını hep beraber müşahede etmiş olduk. Asıl tetikleyen unsur kuraklıkla beraber gıdadaki sıkıntılar ve bunun beraberinde getirdiği fiyat problemi. Öyle gözüküyor ki bütün bu olayların başlangıcı olmuş durumda." diye konuştu.

"Her halk her millet, her toplum kendi geleceğini kendi belirlemelidir"

Partisinin dış politikayla ilgili her meseleye "Ankara merkezli" baktığının altını çizen Kavuncu, milli çıkarların bunu gerektirdiğini söyledi. Türkiye'nin İran ve diğer ülkelerdeki gelişmeleri yakından takip etmesinin önemine işaret eden Kavuncu, uluslararası gelişmeler yaşanırken ülkede "iç cephe" teriminin sıkça kullanılmaya başlandığına dikkati çekti. Kavunca, şöyle devam etti:

"Bütün yaşanılanlara baktığımızda da biz iç cepheyi güçlendirmenin ana unsurunun hukukun, yargının, bağımsızlığı ve tarafsızlığı olduğunu; güçlü ekonominin, emeklisini, işçisini, gencini, öğrencisini koruyabilen, ekonomik olarak muhafaza edebilen bütün bu kavramları yaşatabilen bir ülkede de elbette ki iç cephe güçlenecektir. İç cephenin sadece lafını söyleyerek, alt çizerek iç cepheyi güçlendirmeniz mümkün değil. İktidar olarak da yerine getirmek durumundasınız. Bu krizler Türkiye'yi açık şekilde de tehdit ediyor. İsrail'in Suriye'deki konumlanması ve İran'daki muhtemel değişiklik durumunda elde edeceği kazanımlar da ayrıca ciddi riskler barındırıyor. Ve Amerika Birleşik Devletleri'nin önce Venezuela'yla başlayan ardından Grönland'la alakalı vermiş olduğu beyanlar, Suriye'de olup bitenlere baktığımızda da çok daha dikkatli takip etmemiz gereken tehlikeli bir sürecin bizleri beklediğini görüyoruz. Her halk her millet, her toplum kendi geleceğini kendi belirlemelidir. Dışarıdan yapılmış hiçbir müdahalenin huzur, istikrar getirdiğini biz görmedik. Özellikle bölgemizde daha önce yaşanan gelişmelerin akabinde yapılan müdahalelerin hiçbir şekilde beraberinde barışı, huzuru getirdiğine de şahit olmadık."

"12 ihalenin dördünde kendisi zaten Silivri'de, zaten yok"

Geçen Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Buğra Gökce'yi ziyaret ettiğini anlatan Kavuncu, şunları kaydetti:

"o kadar çok haksızlık, o kadar çok taraflı tutum var ki her hafta birisinin hikayesini, birisinin yaşadıklarını anlatsak bu dönem yasama yılını bu şekilde geçirebiliriz. Bugün size Buğra Gökce'nin başına gelenlerden kısaca bahsetmek istiyorum ama ondan önce Murat Çalık'ın çekmiş olduğu eziyet bütün bu uğradıkları bize daha önce Ergenekon, Balyoz döneminde yaşadıklarımızı hatırlatıyor. Murat Çalık'la alakalı bu tür haberler hepimizi bütün toplumun vicdanını yaralıyor. Balyoz, Ergenekon hadiselerinde yapılan hukuksuzuklar, bununla beraber KHK'lılarla ilgili yapılan hukuksuzluklar, tutuksuz yargılanabilecekken tutuklu yargılanan belediye başkanları, İBB soruşturması kapsamında tutuklu olan yöneticiler, bu liste böyle bu şekilde gidiyor.

Buğra Gökce dedim, ona ayrı bir başlık açacağım. Çünkü bu konu hukukun nereye geldiğini göstermesi açısından çok çarpıcı. Tutuklu olma gerekçesi rüşvet, çünkü biliyorsunuz tutuklular her ay tutukluluk halleri gözden geçirilir ve tutukluluğunun devam edip etmemesine karar verilir. Sekiz aydır, sekiz ayrı hakim tutukluluğunun devamına rüşvet gerekçesiyle karar vermiş. Fakat komedi burada başlıyor. İddianamede rüşvet ile ilgili tek kelime yok. İhaleye fesat karıştırma tabiri var. 12 ihaleden bahsediliyor kendisiyle ilgili fakat burada da başka bir komedi. 12 ihalenin dördünde kendisi zaten Silivri'de, zaten yok. O konularla ilgili bir müdahalesi, bir söz söyleyebilme imkanı yok. Dolayısıyla bahsettikleri 12 ihalenin sadece sekizinde görevinin başında. Peki ne yapmış? Encümene devretmiş. Yani yapılacak olan bütün ihaleleri bulunduğu pozisyonun sorumluluğu olarak encümene sevk etmiş. Encümende her siyasi partiden belediye meclis üyesi bulunur. Ve onların kararıyla verilir. Yani belediyenin elindeki bir varlık, bir arazi, bir değer, birilerine kiralanacaksa bu ihaleye çıkar. İhale de encümen kararıyla yapılır. Dolayısıyla o meclisteki o encümenin içerisinde bulunan her siyasi parti sorumludur. Ve birinci yılını tamamlayacak içeride, bu gerekçelerle mahkemeyi bekliyor."

"TBMM çatısı altında aleni bir şekilde İYİ Parti'yi tehdit etme cüretine girdiler"

TBMM Genel Kurulunda yaşanan "Alevi tartışması"nı "tehlikeli ve milleti rahatsız edecek bir tartışma" olarak nitelendiren Kavuncu, şunları söyledi:

"Hayatın her alanında bu farklılıklar, bu fay hatları öne çıkarılıyor. Bu ülkede hiç kebapçılar üzerinden bunların tartışıldığına ben şahit olmamıştım. Futbol tribünlerinde bu konuları, bu fay hatlarının öne çıkarıldığı şekilde de bir tartışma ortamı bu kadar yoğun olmamıştı. Ve bunların hepsi Milli Birlik ve Dayanışma adı altında başlayan süreçten sonra oldu. Zamlar, geçim kaygısı bunları konuşulmayıp kan davasıymış gibi kutuplaşmanın içerisine Türkiye'yi sokacak bir sürece getirdiler. Ve biz bunun tezahürlerini maalesef Genel Kurulda da yaşıyoruz.

Biz ilk günden beri dedik ki terörle, teröristle üzakere edilmez. Ve bunun örneklerini hep veriyorlar. Biz de aynı örneklere dayanarak bunları söyledik. Ve biz bunları söylediğimizde bizi ırkçılıkla itam ettiler. Bize olur olmaz hakaretlerde bulundular. Biz bu ülkenin huzurunu, birliğini, beraberliğini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin eşitliğini, hakkını, hukukunu söylüyoruz. Bundan rahatsız olunuyor. İnanamıyoruz. Ve dün, bunları yaşarken Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aleni bir şekilde İYİ Parti'yi tehdit etme cüretine girdiler. Kabul edilebilir ve anlaşılabilir bir durum değildir.

Bakın konuda ne? Onu da söyleyeyim. Bir Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu var. Her şeyi konuşuyorlar orada. Geçtiğimiz günlerde de Suriye'de, Halep'te birtakım olaylar ceryan etti. Biz bununla ilgili fikirlerimizi beyan ettik. Dedi ki 'Komisyonda niye konuşmadınız bu konuyu?' 'Mevzunun bugünlere geleceği çok netti, belliydi' dedik. Oradaki birbiriyle çarpışan unsurlar Suriye hükümetinin 10 Mart Mutabakatı'yla ilgili beklentilerinin karşılanmamış olması ve beraberinde gelen birtakım müdahaleler, o müdahaleler olurken insan haklarıyla ilgili yaşanmış olan, yaşanma ihtimali olmuş olan gelişmeler vesaire bunların hepsi ayrı konular ama dedik ki biz 'Suriye'nin birliği bütünlüğü üniter yapısı ve Suriye'deki halkın kendi kaderini kendi belirleyecek şekilde hareket etmesine hiç kimse müdahale etmemeli.' Bu kadar. Söylediğimiz bundan ibaret.

"Bize dönüp efelenmenin tek açıklaması var"

Bugünkü Suriye hükümetini tanıyan, HTŞ'yi terör listesinden çıkaran kim? AK Parti. Hepsi de komisyonda. Bu kadar bizim söylediğimiz. Ve 'Kimse acı çekmesin. Kan dökülmesin' dedik. Halep'teki olaylar alakalı konuşan hatip bize döndü bizim sıralara bakarak konuşmasını sürdürdü. Bir arkadaşımız da dedi ki 'Bunları bize söyleme.

Bunları AK Parti iktidar sıralarına dönüp söyle. Biz değiliz bunun muhatabı.' Şimdi bunu dönüp bize söylemelerinin tek veya iki sebebi olabilir. Bir ya bizi çok güçlü kuvvetli görüyorlar. Her yere müdahale edebilen bir siyasi parti mi gibi görüyorlar, bilemiyorum. Ama asıl gerekçe iktidara, güce dönüp söz söyleyecek cesaretleri yok. Sorunun muhatabı iktidarın kendisidir. Sorunun muhatabı komisyon arkadaşlarıdır. Suriye hükümetinin yaptıklarıyla ilgili bir rahatsızlıkları varsa insan hakları ihlalleriyle ilgili birtakım tespitleri varsa bunları konuşacakları yer iktidardır.

Bize dönüp efelenmenin tek açıklaması vardır, güce konuşamama korkusu, cesaretsizliktir, korkaklıktır. Ve bütün bunlar olurken bir başka kabul edilemez bir hadise gördük biz Meclis Başkanvekilinin tarafsızlığını kaybettiğine dün hep beraber şahit olduk. Bakın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı koltuğu, İçtüzüğün 15'inci maddesi çok açık, net. Direkt İçtüzüğün 15'inci maddesinden okuyayım: Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü, başkanvekillerinin görevleri, başkanın yerine genel kurul görüşmelerini yönetmek ve yönettiği oturumlarla ilgili tutanak özetinin düzenlenmesini gözetmektir. Başkanvekillerinin görevi başkana vekalet ederler. Tarafsız davranırlar. Herhangi bir siyasi görüşü temsil etmezler. Herhangi bir siyasi görüşü savunmazlar. Ve oraya oturan her başkanvekili parti rozetini bir tarafa bırakmak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin başkanına vekalet etmek bütün milletin meclis başkanı olmak, bütün siyasi partilerin kabul edeceği bir tavırda meclis başkanvekilliği yapmak durumundadır.

"Bu şekilde TBMM yönetilemez"

Dünkü görüntüleri izlediğiniz zaman Atatürk'ün koltuğunda oturan, Türk milletine bağlı İçtüzüğün verdiği sorumlulukları yerine getiren bir Meclis başkanvekili gördünüz mü görmediniz mi bunun cevabıını size bırakıyorum. Biz görmedik. Bize, grubumuzun önüne yürüyüp meydan okuyan milletvekiline ağzını açmayan meclis başkanvekili bizim milletvekilimiz, Manisa milletvekilimiz konuşmasına defalarca müdahale etti ki müdahale edilecek de hiçbir şey yoktu.

Öteki tarafın yaptığı hakaretler çok daha ağırdı. Bakın burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Zaman zaman hararetlenir, zaman zaman tartışmalar olur, zaman zaman milletvekilleri karşılıklı polemikler içerisine girer. Böyle bir yönetim anlayışı olmaz. Bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetilemez, bu tarafsızlığı kaybetmek anlamına gelir. Ben buradan bir kez daha Meclis İçtüzüğünün 15'inci maddesini hatırlatıyorum. Ve dün olanlar şiddetin nasıl bir araç olarak kullanıldığının da bir başka göstergesi. Kavgaysa kavga deyip buyurun deyip üzerimize yürüyen bir milletvekili ki bu komisyon raporuna baktığınız zaman mensubu olduğu siyasi partinin şiddetle ilgili yazmış olduğu o rapor metninde şunu görürsünüz:

Şiddet hukuki mücadelenin bir başlangıç normu olarak adeta kutsanıyor ve yapılan şiddette özellikle PKK'nın yaptığı terör eylemleriyle ilgili tek bir kınama yok o komisyona verilen raporda. Ve aynı anlayışın da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşınmaya kalkındığını biz gördük. Aleni bir şekilde buyurun kavgaysa kavga denildi. Bir çizgimizi bozmayacağız. Duruşumuzu bozmayacağız. İlk gün ne dediysek aynı şekilde hareket edeceğiz. Bu ülkeyi şiddet yanlılarının, kavganın, dövüşün kan akmasından zerre sorumluluk duymayanların eline elbette ki bırakmayacağız. Bizim milliyetçiliğimiz, vatanperverliğimiz medeni bir dil kullanmayı bize mecbur bırakır. Bize farklı şekilde davranmaya kalkanlara da en güçlü şekilde cevabımızı elbetteki veririz."

İYİ Parti'nin, 18 Ocak Pazar günü Ankara'da gerçekleştirilecek 4'üncü Olağan Kurultayı'na da değinen Kavuncu, "İYİ Parti, kurulduğu günden bu yana çizgisini bozmamış, zor şartlar altında milletin emeğiyle kurulmuş bir partidir. Kuruluş sürecinde büyük emekler verilmiştir. Başta Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener olmak üzere, partimizin kuruluşunda emeği geçen tüm kurucularımıza ve partililerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bugün bu mücadeleyi verebiliyorsak, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı onca olumsuzluğa rağmen dimdik ayakta durabiliyorsak, bunun temelinde bu partinin kurucularının emeği vardır. Allah onlardan razı olsun. İyi ki İYİ Parti'yi kurmuşlar. Bugün milyonlarca vatandaş yaşananlara bakıp 'İyi ki İYİ Parti var' diyebiliyorsa, bu o emeğin sonucudur. Cumhuriyet'in temel niteliklerine sahip çıkan, Türk milletinin değerlerini savunan, yerel, milli ve evrensel değerleri birleştirebilen; dünyaya açık, bilimi ve insanı merkeze alan, demokrat, milliyetçi ve kalkınmacı İYİ Parti'nin bir mensubu olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Şimdiden kongremizin; vatanımıza, milletimize, ülkemize ve partimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.