logo
05 HAZİRAN 2026

"Bu şekilde TBMM yönetilemez"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, "Bize, grubumuzun önüne yürüyüp meydan okuyan milletvekiline ağzını açmayan Meclis Başkanvekili, bizim Manisa milletvekilimizin konuşmasına defalarca müdahale etti ki müdahale edilecek de hiçbir şey yoktu. Bu şekilde TBMM yönetilemez, bu tarafsızlığı kaybetmek anlamına gelir" dedi

15.01.2026 13:56:00
Haber Merkezi
"Bu şekilde TBMM yönetilemez"
"Bu şekilde TBMM yönetilemez"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

İran'daki gelişmelere değinen Kavuncu, "Daha önce de bu tür hadiseleri biz İran'da gördük. Fakat bu son hadisede bazı sebepler bu olayları tetikledi. Tarım, gıda, gıda güvenliği ve gıdayla alakalı enflasyon, fiyat sıkıntıları, kuraklığın getirdiği problemler, ülkedeki ekonomik durum öyle gözüküyor ki protestoların asıl sebebi olmuş durumda. Tabii buradan alınacak, çıkarılacak çok dersler var. Bir, öncelikle ekonominin ne kadar önemli olduğunu hep beraber görüdük. İkincisi millet iradesinin, demokrasinin sandıktan ibaret olmadığı, dayatma ve baskıların yaşam tarzına müdahalelerin elbetteki birtakım tepkilerle karşılaşıldığını hep beraber müşahede etmiş olduk. Asıl tetikleyen unsur kuraklıkla beraber gıdadaki sıkıntılar ve bunun beraberinde getirdiği fiyat problemi. Öyle gözüküyor ki bütün bu olayların başlangıcı olmuş durumda." diye konuştu.

"Her halk her millet, her toplum kendi geleceğini kendi belirlemelidir"

Partisinin dış politikayla ilgili her meseleye "Ankara merkezli" baktığının altını çizen Kavuncu, milli çıkarların bunu gerektirdiğini söyledi. Türkiye'nin İran ve diğer ülkelerdeki gelişmeleri yakından takip etmesinin önemine işaret eden Kavuncu, uluslararası gelişmeler yaşanırken ülkede "iç cephe" teriminin sıkça kullanılmaya başlandığına dikkati çekti. Kavunca, şöyle devam etti:

"Bütün yaşanılanlara baktığımızda da biz iç cepheyi güçlendirmenin ana unsurunun hukukun, yargının, bağımsızlığı ve tarafsızlığı olduğunu; güçlü ekonominin, emeklisini, işçisini, gencini, öğrencisini koruyabilen, ekonomik olarak muhafaza edebilen bütün bu kavramları yaşatabilen bir ülkede de elbette ki iç cephe güçlenecektir. İç cephenin sadece lafını söyleyerek, alt çizerek iç cepheyi güçlendirmeniz mümkün değil. İktidar olarak da yerine getirmek durumundasınız. Bu krizler Türkiye'yi açık şekilde de tehdit ediyor. İsrail'in Suriye'deki konumlanması ve İran'daki muhtemel değişiklik durumunda elde edeceği kazanımlar da ayrıca ciddi riskler barındırıyor. Ve Amerika Birleşik Devletleri'nin önce Venezuela'yla başlayan ardından Grönland'la alakalı vermiş olduğu beyanlar, Suriye'de olup bitenlere baktığımızda da çok daha dikkatli takip etmemiz gereken tehlikeli bir sürecin bizleri beklediğini görüyoruz. Her halk her millet, her toplum kendi geleceğini kendi belirlemelidir. Dışarıdan yapılmış hiçbir müdahalenin huzur, istikrar getirdiğini biz görmedik. Özellikle bölgemizde daha önce yaşanan gelişmelerin akabinde yapılan müdahalelerin hiçbir şekilde beraberinde barışı, huzuru getirdiğine de şahit olmadık."

"12 ihalenin dördünde kendisi zaten Silivri'de, zaten yok"

Geçen Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Buğra Gökce'yi ziyaret ettiğini anlatan Kavuncu, şunları kaydetti:

"o kadar çok haksızlık, o kadar çok taraflı tutum var ki her hafta birisinin hikayesini, birisinin yaşadıklarını anlatsak bu dönem yasama yılını bu şekilde geçirebiliriz. Bugün size Buğra Gökce'nin başına gelenlerden kısaca bahsetmek istiyorum ama ondan önce Murat Çalık'ın çekmiş olduğu eziyet bütün bu uğradıkları bize daha önce Ergenekon, Balyoz döneminde yaşadıklarımızı hatırlatıyor. Murat Çalık'la alakalı bu tür haberler hepimizi bütün toplumun vicdanını yaralıyor. Balyoz, Ergenekon hadiselerinde yapılan hukuksuzuklar, bununla beraber KHK'lılarla ilgili yapılan hukuksuzluklar, tutuksuz yargılanabilecekken tutuklu yargılanan belediye başkanları, İBB soruşturması kapsamında tutuklu olan yöneticiler, bu liste böyle bu şekilde gidiyor.

Buğra Gökce dedim, ona ayrı bir başlık açacağım. Çünkü bu konu hukukun nereye geldiğini göstermesi açısından çok çarpıcı. Tutuklu olma gerekçesi rüşvet, çünkü biliyorsunuz tutuklular her ay tutukluluk halleri gözden geçirilir ve tutukluluğunun devam edip etmemesine karar verilir. Sekiz aydır, sekiz ayrı hakim tutukluluğunun devamına rüşvet gerekçesiyle karar vermiş. Fakat komedi burada başlıyor. İddianamede rüşvet ile ilgili tek kelime yok. İhaleye fesat karıştırma tabiri var. 12 ihaleden bahsediliyor kendisiyle ilgili fakat burada da başka bir komedi. 12 ihalenin dördünde kendisi zaten Silivri'de, zaten yok. O konularla ilgili bir müdahalesi, bir söz söyleyebilme imkanı yok. Dolayısıyla bahsettikleri 12 ihalenin sadece sekizinde görevinin başında. Peki ne yapmış? Encümene devretmiş. Yani yapılacak olan bütün ihaleleri bulunduğu pozisyonun sorumluluğu olarak encümene sevk etmiş. Encümende her siyasi partiden belediye meclis üyesi bulunur. Ve onların kararıyla verilir. Yani belediyenin elindeki bir varlık, bir arazi, bir değer, birilerine kiralanacaksa bu ihaleye çıkar. İhale de encümen kararıyla yapılır. Dolayısıyla o meclisteki o encümenin içerisinde bulunan her siyasi parti sorumludur. Ve birinci yılını tamamlayacak içeride, bu gerekçelerle mahkemeyi bekliyor."

"TBMM çatısı altında aleni bir şekilde İYİ Parti'yi tehdit etme cüretine girdiler"

TBMM Genel Kurulunda yaşanan "Alevi tartışması"nı "tehlikeli ve milleti rahatsız edecek bir tartışma" olarak nitelendiren Kavuncu, şunları söyledi:

"Hayatın her alanında bu farklılıklar, bu fay hatları öne çıkarılıyor. Bu ülkede hiç kebapçılar üzerinden bunların tartışıldığına ben şahit olmamıştım. Futbol tribünlerinde bu konuları, bu fay hatlarının öne çıkarıldığı şekilde de bir tartışma ortamı bu kadar yoğun olmamıştı. Ve bunların hepsi Milli Birlik ve Dayanışma adı altında başlayan süreçten sonra oldu. Zamlar, geçim kaygısı bunları konuşulmayıp kan davasıymış gibi kutuplaşmanın içerisine Türkiye'yi sokacak bir sürece getirdiler. Ve biz bunun tezahürlerini maalesef Genel Kurulda da yaşıyoruz.

Biz ilk günden beri dedik ki terörle, teröristle üzakere edilmez. Ve bunun örneklerini hep veriyorlar. Biz de aynı örneklere dayanarak bunları söyledik. Ve biz bunları söylediğimizde bizi ırkçılıkla itam ettiler. Bize olur olmaz hakaretlerde bulundular. Biz bu ülkenin huzurunu, birliğini, beraberliğini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin eşitliğini, hakkını, hukukunu söylüyoruz. Bundan rahatsız olunuyor. İnanamıyoruz. Ve dün, bunları yaşarken Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aleni bir şekilde İYİ Parti'yi tehdit etme cüretine girdiler. Kabul edilebilir ve anlaşılabilir bir durum değildir.

Bakın konuda ne? Onu da söyleyeyim. Bir Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu var. Her şeyi konuşuyorlar orada. Geçtiğimiz günlerde de Suriye'de, Halep'te birtakım olaylar ceryan etti. Biz bununla ilgili fikirlerimizi beyan ettik. Dedi ki 'Komisyonda niye konuşmadınız bu konuyu?' 'Mevzunun bugünlere geleceği çok netti, belliydi' dedik. Oradaki birbiriyle çarpışan unsurlar Suriye hükümetinin 10 Mart Mutabakatı'yla ilgili beklentilerinin karşılanmamış olması ve beraberinde gelen birtakım müdahaleler, o müdahaleler olurken insan haklarıyla ilgili yaşanmış olan, yaşanma ihtimali olmuş olan gelişmeler vesaire bunların hepsi ayrı konular ama dedik ki biz 'Suriye'nin birliği bütünlüğü üniter yapısı ve Suriye'deki halkın kendi kaderini kendi belirleyecek şekilde hareket etmesine hiç kimse müdahale etmemeli.' Bu kadar. Söylediğimiz bundan ibaret.

"Bize dönüp efelenmenin tek açıklaması var"

Bugünkü Suriye hükümetini tanıyan, HTŞ'yi terör listesinden çıkaran kim? AK Parti. Hepsi de komisyonda. Bu kadar bizim söylediğimiz. Ve 'Kimse acı çekmesin. Kan dökülmesin' dedik. Halep'teki olaylar alakalı konuşan hatip bize döndü bizim sıralara bakarak konuşmasını sürdürdü. Bir arkadaşımız da dedi ki 'Bunları bize söyleme.

Bunları AK Parti iktidar sıralarına dönüp söyle. Biz değiliz bunun muhatabı.' Şimdi bunu dönüp bize söylemelerinin tek veya iki sebebi olabilir. Bir ya bizi çok güçlü kuvvetli görüyorlar. Her yere müdahale edebilen bir siyasi parti mi gibi görüyorlar, bilemiyorum. Ama asıl gerekçe iktidara, güce dönüp söz söyleyecek cesaretleri yok. Sorunun muhatabı iktidarın kendisidir. Sorunun muhatabı komisyon arkadaşlarıdır. Suriye hükümetinin yaptıklarıyla ilgili bir rahatsızlıkları varsa insan hakları ihlalleriyle ilgili birtakım tespitleri varsa bunları konuşacakları yer iktidardır.

Bize dönüp efelenmenin tek açıklaması vardır, güce konuşamama korkusu, cesaretsizliktir, korkaklıktır. Ve bütün bunlar olurken bir başka kabul edilemez bir hadise gördük biz Meclis Başkanvekilinin tarafsızlığını kaybettiğine dün hep beraber şahit olduk. Bakın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı koltuğu, İçtüzüğün 15'inci maddesi çok açık, net. Direkt İçtüzüğün 15'inci maddesinden okuyayım: Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü, başkanvekillerinin görevleri, başkanın yerine genel kurul görüşmelerini yönetmek ve yönettiği oturumlarla ilgili tutanak özetinin düzenlenmesini gözetmektir. Başkanvekillerinin görevi başkana vekalet ederler. Tarafsız davranırlar. Herhangi bir siyasi görüşü temsil etmezler. Herhangi bir siyasi görüşü savunmazlar. Ve oraya oturan her başkanvekili parti rozetini bir tarafa bırakmak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin başkanına vekalet etmek bütün milletin meclis başkanı olmak, bütün siyasi partilerin kabul edeceği bir tavırda meclis başkanvekilliği yapmak durumundadır.

"Bu şekilde TBMM yönetilemez"

Dünkü görüntüleri izlediğiniz zaman Atatürk'ün koltuğunda oturan, Türk milletine bağlı İçtüzüğün verdiği sorumlulukları yerine getiren bir Meclis başkanvekili gördünüz mü görmediniz mi bunun cevabıını size bırakıyorum. Biz görmedik. Bize, grubumuzun önüne yürüyüp meydan okuyan milletvekiline ağzını açmayan meclis başkanvekili bizim milletvekilimiz, Manisa milletvekilimiz konuşmasına defalarca müdahale etti ki müdahale edilecek de hiçbir şey yoktu.

Öteki tarafın yaptığı hakaretler çok daha ağırdı. Bakın burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Zaman zaman hararetlenir, zaman zaman tartışmalar olur, zaman zaman milletvekilleri karşılıklı polemikler içerisine girer. Böyle bir yönetim anlayışı olmaz. Bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetilemez, bu tarafsızlığı kaybetmek anlamına gelir. Ben buradan bir kez daha Meclis İçtüzüğünün 15'inci maddesini hatırlatıyorum. Ve dün olanlar şiddetin nasıl bir araç olarak kullanıldığının da bir başka göstergesi. Kavgaysa kavga deyip buyurun deyip üzerimize yürüyen bir milletvekili ki bu komisyon raporuna baktığınız zaman mensubu olduğu siyasi partinin şiddetle ilgili yazmış olduğu o rapor metninde şunu görürsünüz:

Şiddet hukuki mücadelenin bir başlangıç normu olarak adeta kutsanıyor ve yapılan şiddette özellikle PKK'nın yaptığı terör eylemleriyle ilgili tek bir kınama yok o komisyona verilen raporda. Ve aynı anlayışın da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşınmaya kalkındığını biz gördük. Aleni bir şekilde buyurun kavgaysa kavga denildi. Bir çizgimizi bozmayacağız. Duruşumuzu bozmayacağız. İlk gün ne dediysek aynı şekilde hareket edeceğiz. Bu ülkeyi şiddet yanlılarının, kavganın, dövüşün kan akmasından zerre sorumluluk duymayanların eline elbette ki bırakmayacağız. Bizim milliyetçiliğimiz, vatanperverliğimiz medeni bir dil kullanmayı bize mecbur bırakır. Bize farklı şekilde davranmaya kalkanlara da en güçlü şekilde cevabımızı elbetteki veririz."

İYİ Parti'nin, 18 Ocak Pazar günü Ankara'da gerçekleştirilecek 4'üncü Olağan Kurultayı'na da değinen Kavuncu, "İYİ Parti, kurulduğu günden bu yana çizgisini bozmamış, zor şartlar altında milletin emeğiyle kurulmuş bir partidir. Kuruluş sürecinde büyük emekler verilmiştir. Başta Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener olmak üzere, partimizin kuruluşunda emeği geçen tüm kurucularımıza ve partililerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bugün bu mücadeleyi verebiliyorsak, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı onca olumsuzluğa rağmen dimdik ayakta durabiliyorsak, bunun temelinde bu partinin kurucularının emeği vardır. Allah onlardan razı olsun. İyi ki İYİ Parti'yi kurmuşlar. Bugün milyonlarca vatandaş yaşananlara bakıp 'İyi ki İYİ Parti var' diyebiliyorsa, bu o emeğin sonucudur. Cumhuriyet'in temel niteliklerine sahip çıkan, Türk milletinin değerlerini savunan, yerel, milli ve evrensel değerleri birleştirebilen; dünyaya açık, bilimi ve insanı merkeze alan, demokrat, milliyetçi ve kalkınmacı İYİ Parti'nin bir mensubu olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Şimdiden kongremizin; vatanımıza, milletimize, ülkemize ve partimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."

Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisine geri dönüşünün en büyük destekçilerinden Ali Haydar Fırat, partinin iletişim koordinatörü oldu

05.06.2026 13:57:00
Haber Merkezi
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde iletişim politikalarının daha kurumsal ve koordineli yürütülmesi amacıyla yeni bir yapılanmaya gidildi.

"Butlan" CHP'si tarafından alınan karar kapsamında, medya, sosyal medya ve iletişim çalışmalarının etkin biçimde yürütülmesi için İletişim Koordinatörlüğü kuruldu.

Yeni koordinatörlüğün, Genel Merkez, parti örgütleri ve yerel yönetimler arasında düzenli, sağlıklı ve güçlü bir iletişim ağı oluşturması hedefleniyor.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede Ali Haydar Fırat, partinin yeni İletişim Koordinatörü oldu.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede, sahip olduğu bilgi, birikim ve deneyimleri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.

Görevlendirme yazısında, "Görevinizde başarılar dilerim" ifadelerine yer verildi.

CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu

CHP’de Özgür Özel ve kurmaylarının kurultay süreci ile olası hukuki gelişmelere ilişkin hazırlıkları sürerken alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Kulislerde, yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirildiği iddia ediliyor

05.06.2026 11:25:00
Haber Merkezi
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP'de Genel Başkanlığa mahkeme kararı ile dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile Genel Başkanlıktan mahkeme karıyla uzaklaştırılan Özgür Özel çevreleri arasındaki temasların yeniden başladığı belirtiliyor.

İki tarafın görüşmeleri yürütmek üzere temsilciler belirlediği ve sorunların çözümüne yönelik diyalog kanallarının açık tutulmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Parti içerisindeki temaslarda, CHP'nin geleceğine ilişkin hukuki ve siyasi süreçlerin değerlendirildiği belirtilirken, bazı isimlerin uzlaşı arayışlarını sürdürdüğü kaydediliyor.

DİLEKÇELER KILIÇDAROĞLU'NA TESLİM EDİLECEK
Özgür Özel'in önceliğinin partinin olağanüstü kurultay sürecini tamamlamak olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda yaklaşık 900 delegenin kurultayın toplanması yönünde imza verdiği belirtilirken, çağrı dilekçelerinin Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edilmesi ve parti yönetiminin kurultayı toplamasının talep edilmesi planlanıyor. Talebin karşılanmaması halinde ise yargı yoluna başvurulabileceği konuşuluyor.

YENİ PARTİ SEÇENEĞİ DE MASADA
Öte yandan CHP yönetiminin, olası hukuki risklere karşı alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Parti kaynaklarına göre, seçimlere katılım konusunda yaşanabilecek olası sorunlara karşı yeni bir siyasi partinin kurulması seçeneği masada bulunuyor.

Siyasi Partiler Kanunu'na göre bir partinin seçimlere katılabilmesi için belirli örgütlenme şartlarını yerine getirmesi gerekiyor. Buna göre partinin, seçim tarihinden en az altı ay önce en az 41 ilde teşkilatlanmasını tamamlaması, büyük kongresini gerçekleştirmesi ve gerekli koşulların Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor.

Parti içerisinde yürütülen çalışmalar kapsamında, seçime katılma yeterliliğine sahip alternatif siyasi partilerin de değerlendirildiği öne sürülüyor. Bu hazırlıkların, CHP'nin olası hukuki süreçlerden etkilenmesi durumunda siyasi faaliyetlerin kesintiye uğramaması amacıyla yapıldığı belirtiliyor.

Yeni parti hazırlıklarıyla ilgili çalışmaların, CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Ensar Aytekin tarafından koordine edildiği ifade edilirken, sürecin olası hukuki gelişmelere karşı bir tedbir niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Ayrıca, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de süreç hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu iddia ediliyor.

YENİ PARTİNİN ADI 'İSTİKLAL'
Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirilen seçeneklerden biri olduğu öne sürülüyor. Ancak parti yönetiminden bu konuda resmi bir açıklama yapılmış değil.

CHP yönetimi ise önceliğin mevcut parti yapısının korunması ve kurultay sürecinin tamamlanması olduğunu vurgularken, alternatif planların olası risklere karşı hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor.

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu

Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, uzun süren sessizliğini muhteşem bir açık hava konseriyle bozdu. Binlerce hayranının alanı hınca hınç doldurduğu gecede duygusal anlar yaşandı

04.06.2026 12:40:00
Eyüp Kabil
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Kültür-sanat dünyasında hareketli günler yaşanırken, magazin ve müzik camiasının merakla beklediği büyük buluşma nihayet gerçekleşti. Türk rock müziğinin efsanevi ismi Şebnem Ferah, tam 6 yıllık sahne sessizliğinin ardından KüçükÇiftlik Park'ta hayranlarının karşısına çıktı. Sanatçının uzun bir aradan sonra mikrofon başına geçmesi, müzikseverler ve sanat dünyası tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Alan saatler öncesinden doldu

Konserin gerçekleştirileceği alanda kapılar saatler öncesinden açılmasına rağmen, kapıda uzun kuyruklar oluştu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen her yaştan Şebnem Ferah hayranı, sevdikleri sanatçıyı yeniden sahnede görebilmek için sabırsızlıkla bekledi. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının sahneye çıkışıyla birlikte adeta tek bir ağızdan çığlık attı.

İlk şarkıyla gelen gözyaşları

Siyah ikonik sahne kostümü ve bitmeyen enerjisiyle podyuma adım atan Şebnem Ferah, konsere en sevilen klasiklerinden biriyle başladı. Şarkıya başlar başlamaz duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, gözyaşlarını tutamadı. Seyircisine olan özlemini dile getiren Ferah, sahneden şu sözlerle seslendi:

"Sizleri, bu atmosferi ve birlikte şarkı söylemeyi ne kadar özlediğimi kelimelerle tarif etmem imkansız. İyi ki varsınız, iyi ki bu gece buradasınız."

Geniş repertuar ve görsel şölen

Yaklaşık üç saat sahnede kalan rock müziğin güçlü sesi; "Bu Aşk Fazla Sana", "Sil Baştan", "Mayın Tarlası" ve "Yağmurlar" gibi hafızalara kazınan onlarca hit parçasını seslendirdi. Sahne ışıkları, görsel efektler ve Ferah'ın güçlü vokali izleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu. Konser boyunca performansı ve nezaketiyle büyük takdir toplayan sanatçı, ahlaki ve sanatsal duruşundan ödün vermeden sadece müziğiyle konuşulmanın haklı gururunu bir kez daha yaşattı.

Sanat dünyasından çok sayıda ünlü ismin de protokol sıralarından takip ettiği bu görkemli geri dönüş, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulanlar listesine (Trend Topic) girdi. Hayranları, "Kraliçe ait olduğu yere, tahtına geri döndü" yorumlarında bulundu.

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, Jandarma ekiplerince Bursa ve Şanlıurfa'da icra edilen narkotik operasyonlarında gözaltına alınan 135 şüpheliden 129'nun tutuklandığını bildirdi

04.06.2026 12:02:00
İHA
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Siverek ve İnegöl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucu, Şanlıurfa ve Bursa'da uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 135 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 129'u tutuklandı. 6'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Operasyonlar 142 asayiş timi, 25 komando timi ve 6 motorlu asayiş timi olmak üzere toplam 900 Jandarma personeli ve 10 özel eğitimli narkotik arama köpeğinin katılımıyla düzenlendi" ifadeleri yer aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.