logo
23 HAZİRAN 2026

Büyük Oyun: İkinci perde

15.09.2001 00:00:00
Analiz:Recep BAHAR

Salı günkü dünya tarihinin en büyük, insanlığın yüz karası terör eyleminin ardından Amerika diken üstünde. Bu akıllara durgunluk veren 'terör ameliyesinin" ABD'li yöneticiler ve Amerikan halkı üzerinde yol açtığı korku, ürküntü, telaş, yılgınlık ve panik havası ülke semalarında bir hayalet gibi dolaşmaya devam ediyor.

Ülkenin askeri ve ekonomik büyüklüğünün sembolleri konumundaki binalar 'terör hareketiyle' bir anda tarumar edildi. Yetmedi, önceki gece 'yasama gücünün' sembolü konumundaki Senato Binası (Capitol Hill) bomba ihbarı nedeniyle boşaltıldı. Yürütme gücünün başı Başkan Bush'a birşeyler olur korkusuyla, Başkan Yardımcısı Dick Chenney Camp David'e götürüldü. Bir düğmeye basarak tüm dünyayı nükleer cehenneme çevirebilecek bir insan yani ABD Başkanı'nın can güvenliğinin olmadığı bir halet-i ruhiye içinde Amerika.

ABD'deki kamu binaları yapılan asılsız bomba ihbarları neticesinde habire boşaltılıp duruyor. İnsanlar kalabalık ortamlardan öcü gibi kaçıyor. Halkın çoğu bu 'dehşet günlerini' evinde geçirmeyi tercih ediyor. Bu 'korku' durumu sadece teröre maruz kalmış New York ve Washington D.C gibi kentleri değil, aynı zamanda tüm ABD şehirlerini etkisini altına almış durumda.

20. yüzyılda patlak vermiş, Avrupa ve Asya'da yaklaşık 65 milyon insanın canına mal olmuş iki dünya savaşından sivil halk bazında en küçük bir şekilde etkilenmemiş; 1945'ten 1990 yılına kadar süren klasik Soğuk Savaş döneminde vuku bulan onlarca bölgesel çatışmada tek bir sivil kaybetmemiş olan bir toplumun iki saat içinde, askeri ve ekonomi dallarında 30 bin yetişmiş insanını yitirmesi olağanüstü bir durumdur. İşte Amerikan halkı bu tarihte tanık olunmamış bu olağanüstü hali tüm hücrelerine yaşıyor.

Şiddeti belirsiz deprem

Amerikan toplumu, Marmara Bölgesi'nde yaşayan bizim gibilerin 17 Ağustos depremi sonrasındaki psikolojik halinin iki gömlek üst derecesini yaşıyor. O dönemde İstanbullular, büyük bir deprem beklentisiyle bir ay boyunca dışarıda gecelediler. Her artçı şokla birlikte dışarı fırladılar. Her an fayların harekete geçebileceği endişesi içindeydiler. Rahata ve programlı bir hayata alışmış Amerika halkı açısından durum çok, çok daha vahim. Çünkü, o dönemde bizler tehlikenin yer altından, tabiattan kaynaklandığının farkında iken; onlar tehlikenin nereden geldiğini bilemiyorlar. Üstelik bu 'dehşet havasını' oluşturanlar da kimliği meçhul insanlar. Üstelik kendi ülkelerine ait seçkin havayollarının seçkin uçaklarıyla!

Amerikan toplumu bu psikolojik havayı uzun yıllar, belki de hiç atlatamayacaktır. Artık dünyanın farklı köşelerinde (Örneğin Irak'ta, Somali'de) ülkelerinin askeri müdahalelerini büyük bir gururla ekranlarının başında temaşa eden, masum insanların toplu olarak ebedi hayata göçüşlerini içleri kıpırdamadan izleyen bu halk kitlesi; ilk kez "izleyen" değil, "izlenen" oldu. Bu durumun yol açtığı psikolojik yıkıntı 'nesilden nesile' miras kalacak türdendir.

İç destek olmadan asla

Salı günkü uçaklı intihar saldırıları, uzay savaşları konu edinmiş bilim kurgu yazarlarının 'hayal gücünü' aşan bir 'kurnazlık ve gelişmişlik' barındırıyor bünyesinde. Amerikalı uzmanlar, saldırıyı gerçekleştirenlerin ABD istihbaratından beslendiği konusunda artık tereddüt içinde bulunmuyor.

Çünkü, saldırıların düzenlendiği saatlerde Florida'da bulunan Başkan Bush, Washington'a dönmeye çalıştığı sırada, gizli servis yetkilileri, Başkan'ın uçağı Air Force One için, "Air Force One, bir sonraki hedefimiz" şeklinde bir mesaj almıştı. Bu mesaj iletilmeseydi, Başkan Bush belki de şu anda yaşamıyor olacaktı.

Burada en şaşırtıcı nokta, uçak kaçıran teröristlerin, "Air Force One, bir sonraki hedefimiz" şeklindeki mesajı, Beyaz Saray'ın çok gizli, özel şifresiyle iletmeleriydi.

Soru çok büyük: Teröristler Beyaz Saray şifrelerini nasıl ele geçirdiler? ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'in bir numaralı sanık sandalyesine oturttuğu ve Afganistan'a müdahale için yeterli şüpheyi oluşturduğunu varsaydığı Usame bin Ladin gibi eski bir CIA işbirlikçisinin bu şifrelere ulaşması mümkün mü? Bunun yanı sıra, teröristler, aralarında Beyaz Saray'ın şifresini kullanarak, ABD yönetimine ve halkına ne tür mesajlar iletmiş olabilirler?

Bu özel şifreli sözcüklerin kullanılmasının, Beyaz Saray, gizli servis, Federal Soruşturma Bürosu FBI, Federal Havacılık Kurumu veya Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA içinde de, teröristlerin yardımcılarının olduğuna işaret ettiği artık tartışılmaz bir gerçek. Bu da bizi ABD'nin kendi çelişkileri sonucunda, kendi içinden vurulduğunu gösteriyor.

Asıl patron kim?

Baş taşeron ABD'nin yeni dönemde düşman olarak toplumua lanse ettiği Usame bin Ladin olabilir. Ancak Amerikan Federal Araştırma Bürosu (FBI)'dan açıklanan bilgiler güvenilir değil. Ortada 'kuvvetli, en azından makul şüphe' bakımından hiç bir şey yok. Mesnetsiz suçlamalar var. Örneğin kamikaze pilotlar olarak suçlanan Suudi kardeşlerin 'tertemiz olduğunun' ortaya çıkması da bunun kanıtı. Amerikan istihbarat birimleri, tam bir çaresizlik içinde. Failleri bulacakları yerde, masum insanları suçlamanın kolaylığını yaşıyorlar.

Kesin olan şu ki, asıl patron ya ABD'nin içinde, ya da O'nun baş temsilcisi bu ülkede! Ve hiçbir güç bu asıl patrona ulaşamayacak.

Büyük Oyun yeniden başlıyor

ABD'de liderlerin demeçlerindeki sakin hava sürerken, savaş tamtamları da çalınmaya devam ediyor. Eylemin gerçekleştiği ilk andan bu yana hedefte bir değişiklik yok. Afganistan vurulacak tek ülke olarak öne çıkıyor, bilinçli bir şekilde çıkarılıyor. Peki neden Afganistan? Şunu açıkça vurgulamak istiyorum ki, Amerikalı yöneticiler artık sadece intikam hisleriyle hareket etmiyorlar. Başkan Bush üst üste Ulusal Güvenlik Konseyi'ni toplantıya çağırarak, ABD'nin sahip olduğu dünya çapındaki egemen güç konumunun sağlama alınmasının hesaplarını yapıyor. Artık dış politika oluşturmanın gereği olan sükuneti takınıp, bu terör eylemlerinden yola çıkarak, "Hangi yarım kalmış hesabımızı kapatabiliriz? Küresel egemenliğimizi pekiştirecek hangi adımları atabiliriz?" açılımlarının peşindeler. Bu açıdan Afganistan'ın stratejik konumunu belirlemede yarar var:

Afganistan 19. yüzyıl boyunca Rusya ve İngiltere arasında süren Büyük Oyun'un sahasıydı. İngiltere, Afganistan üzerinden Orta Asya'ya hakim olmak; Güney Asya'daki (Hindistan ve Pakistan o zamanlar İngiliz sömürgesiydi) zengin kaynakları bünyesinde barındıran sömürgelerini emniyet altına almanın hesabı içindeydi. Rusya ise ta 16. yüzyılda oluşturulmuş strateji gereği sıcak denizlere inmek istiyordu. İki ülke arasındaki bu çekişme aynı zamanda Rusya'yı bir numaralı düşman edinmiş Osmanlı Devleti'nin de ömrünün uzamasını beraberinde getiriyordu. Büyük Oyun mücadelesinin bir parçası olarak İngiltere ve Fransa'nın 1853-56 yılları arasında süren Kırım Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin yanında savaşa girmeleri de Rusya'nın sıcak denizlere inme siyasetinin önüne set çekmek amacıyla yapılmıştı.

Gelelim günümüze... Günümüz dünyasının en stratejik bölgesi kuşkusuz Orta Asya'dır. Orta Asya, jeopolitik uzmanları tarafından 'dünyanın kalbi (Heartland-merkez bölge)' olarak adlandırılmaktadır. Dünyanın en zengin doğal gaz ve petrol kaynakları bu bölgenin altında yatmaktadır. Oysa ABD, bu bölgeleri istediği gibi nüfuz edemiyor. Hem Rusya, hem de Çin engeliyle karşılaşıyor.

Hedef Çin'i çevrelemek

Batı dünyasında yayınlanan ve üniversitelerin uluslararası ilişkiler bölümlerinde okutulan ders kitaplarında (Mesela Kegley-Wittkopf ikilisinin yazdığı World Politics (Dünya Politikası); Berridge'nin kaleme aldığı İnternational Politics (Uluslararası Politika); Baylis'in derlediği Globalization of World Politics (Dünya Siyasetinin Küreselleşmesi) adlı kitaplarda 21. yüzyılda ABD egemenliğine meydan okuyabilecek birinci güç olarak Çin; ikinci derecede güçler olarak Rusya, Almanya ve Japonya gösterilmektedir. Yani Amerikalı diplomat adayları, bu zihniyetle yetiştirilmektedir. ABD yönetimi işte son terör eylemlerinden yola çıkarak, tıpkı Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği'ne karşı uyguladığı güneyden "çevreleme politikasını" yeni dönemde hem Çin'e, hem de Rusya'ya karşı uygulamaya çalışacaktır. Washington'un bunu gerçekleştirebilmesinin yolu da Afganistan'ı işgalden; oradaki belirsizliği ortadan kaldırmaktan geçiyor.

Ortadoğu'dan sonra

Orta ve Güney Asya

Bilindiği gibi bundan 11 yıl önce eski bir tescilli CIA ajanı olan Saddam Hüseyin, Kuveyt'i işgal ederek, ABD'nin Körfez Bölgesi'ne yerleşmesinin yolunu açmıştı. Körfez Savaşı'nda çoluk-çocuk yaklaşık 500 bin Iraklı Amerikan bombaları sonucunda hayatını yitirmişti. Ama savaşın müsebbibi olan Saddam Hüseyin koltuğunun başında bırakılmıştı! Üstelik savaş sonrasında Kuzey Irak'ta Kürtlere, Güney Irak'ta ise Şii Araplara saldırmasına müsaade edilmişti. Bu savaşla birlikte ABD, Ortadoğu'daki egemenliğini pekiştirdi.

Şimdi sıra Güney Asya'ya geldi. Sam Amca'nın hedefini yukarıda belirttik: Çin ve Rusya'yı kuşatmak, Güney Asya'da Pakistan'ı kontrol altında tutmak ve Orta Asya'daki doğal kaynakların dağılımını kontrol etmek.

Geleceğe dönük yapılan analizlerde, 10 yıl sonra Çin'in ekonomik güç açısından ABD'yi geçeceğine işaret ediliyor. BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkı bulunan, ekonomik olarak bir numara olan Çin'in bu durumda Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya küresel politikalar izlemesi kaçınılmaz olacaktır. Bu durum ABD'nin egemenliğine son verecektir. Washington'daki düşünce üretim merkezlerinde çalışan strateji uzmanları, bu gidişatı durdurmak için rapor üstüne rapor hazırlıyorlar. Bu eylemler ABD'nin harekete geçmesi için tam da 'bahane' oluşturuyor.

Tıpkı Saddam Hüseyin vakasında olduğu gibi Usame bin Ladin'e büyük ihtimalle bir şey yapılmayacak. Ama onun üzerinden ABD, stratejik hesaplarını bir bir gerçekleştirecek.

Sonuç olarak, Büyük Oyun yeniden oynanıyor.

Bu bağlamda Türkiye'nin izlemesi gereken politikayı yarın tarihsel perspektifle değerlendireceğiz.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.