logo
11 ŞUBAT 2026

Deliksiz bir uykunun sırları

02.09.2006 00:00:00
Uykuya dalarken nefes alamadığınızı, kıpırdayamadığınızı hissediyorsanız uyku felci geçiriyor olabilirsiniz. İşte derin ve deliksiz bir uyku için bilmeniz gerekenler...

 

Uykuyla ilgili sorunların en ilginçlerinden biri, gündüz aniden uyuya kalma, uykuya dalmak üzereyken çoğunlukla odadaki nesnelerle bağlantılı halüsinasyonlar görme ve uyku felciyle kendini gösteren 'narkolepsi katapleski' sendromu. İnsanı uyumaktan korkar hale getirebilen bu sendromu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Uyku Bozuklukları Birimi yöneticisi Prof. Dr. Hakan Kaynak anlattı.

Gündüz aşırı uyuma isteği bir hastalık mıdır? Evet. Biz bu duruma narkolepsi-katapleksi sendromu diyoruz. Bu hastalıkta gündüz dayanılmaz uyku atakları, heyecanla ortaya çıkan kas gerginliği azalması, uykuya dalarken veya uyanırken halüsinasyon ve uyku felci gibi şikâyetler vardır.

Hangi yaşlarda daha sık görülür? Hastalık, 20-30 yaş arasında ortaya çıkar. Ancak belirtilerin erken çocukluk döneminde ortaya çıktığı hastalar olduğu gibi, 52 yaşında görüldüğü vakalar da vardır. Bu sorun erkeklerde daha sık görülür.

Nasıl belirtiler verir? Sendromun gündüz uyku atakları ve heyecanla ortaya çıkan kas gerginliği azalması gibi iki temel belirtisi vardır. Gündüz uyku atakları, otomobil kullanma, dost ziyareti gibi istenmeyen zamanlarda ortaya çıkabilir.

Hangi sıklıkla olur? Hastadan hastaya farklılık gösterir, ayrıca hastalığın seyri sırasında da değişir. Narkolepsi katapleksi sendromunda uyku atakları, çoğu zaman hastaları gülünç durumlara düşürebilir. Örneğin hastalar, sözlü bir imtihan sırasında, telefonda konuşurken veya bir toplantıda herkesin karşısında uyuyakalabilir. Aradan üç-beş dakika geçip, uyandıklarında bu durumu çevrelerine nasıl açıklayacaklarını bilemezler.

Kas gerginliği azalması denilen durum nasıl yaşanır? Katapleksi dediğimiz bu durum, ani bir duygulanım sonrasında kas gerginliğinde birdenbire görülen azalma halidir. Uyku atağından bağımsız oluşabilen katapleksi genellikle birkaç dakika sürüp geçer. Kol ve bacaklarda baş ve boyun kaslarında olabilir. Sadece boyun ve çene kaslarıyla da sınırlı kalabilir. Hasta düşecekmiş gibi olduğunu, içinden bir şeylerin boşaldığını hissettiğini söyler

Peki hastalar nasıl halüsinasyonlar görür? Uykuya dalarken veya uykudan uyanırken görülen bu sanrılar, hastalığın herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilir. Sanrılar işitsel veya görsel olabilir. Hastalar tarafından en sık bildirilen sanrılar, odanın içindeki eşyaların şekil değiştirdiği, üstlerine doğru geldiği, kendilerine dokunduğu biçimdedir. Bazen de hastalar yatak odasında evcil hayvanların dolaştığını, onlara dokunduklarını ifade ederler. Sanrıların gerçeğe yakın nesneler içermesi, onların kâbuslardan ve diğer sanrılardan ayırt edilmesine yardımcı olur.

Peki bu hastalık sırasında görülen uyku felci nasıl bir şeydir? Uyku felci hastaya halüsinasyonlardan daha fazla sıkıntı verir. Çoğu zaman hastanın hekime gitmesini sağlayan neden bu olur. Hasta tam uykuya dalarken veya uyandığı anda kıpırdayamadığını hisseder. O anda solunum yavaşladığından hasta nefes alamadığı hissi yaşar. Aynı anda ses çıkarmak istediğinde ses çıkaramadığını fark eder. Çevreden gelen bir uyaran ki bu genellikle yakınlarından birinin durumu fark edip hastaya dokunması olur, atağı sonlandırır. Eğer çevreden fark edilmezse 10-15 saniye içinde atak kendiliğinden biter. Ancak seyrek de olsa 15-20 dakika süren ataklara da rastlanır. Bu dönem hastalar için olağanüstü rahatsızlık vericidir; eğer çevreden fark edilmezse veya fark edilip de hastaya dokunularak sonlandırılmazsa hasta bir daha bunu yaşamamak için akla gelmeyecek önlemler alır. Uykuya dalmaktan korkan ve sonucunda ciddi bir uykusuzluk sendromunun geliştiği hastalar vardır.

Tedavi edilebilir mi? Hastalar zamanla uyku düzenlerini hastalığa uydurarak ve gün içinde uyku ataklarının olduğu saatlerde uyuma alışkanlığı edinerek, belirtilerle bir arada yaşamayı öğrenir. İlaç da kullanılır.

Her uykusuzluk çekenin uyku merkezine başvurması gerekir mi? Hayır. Birçok uykusuzluk problemi, poliklinik muayeneleri, kan testleri, röntgen sonuçlarına göre de teşhis ve tedavi edilebilir. Ancak tedaviye dirençli uykusuzluk çekenler ve iki aydan uzun süreyle, haftada iki-üç geceden daha sık süreyle uykusuz kalanlar mutlaka bir uyku merkezine başvurmalıdır.

Derin ve deliksiz bir uyku için bilmeniz gerekenler... Sabah uykusuna bel bağlamayın: Uykunuzun geldiği saatleri belirleyin. Buna uygun saatlerde yatın ve kalkın. Öğleden sonra uykularından kaçının. Bazı geceler, daha sık uyanabilir, gece uykuya dalmakta güçlük çekebilirsiniz. Bu durumda organizmanız olumsuzlukları ertesi gece telafi eder. Bir önceki gecenin uykusuzluğunu telafi etmek için sabah uyku süresini uzatmayın. Çünkü sabah uykusu yüzeyseldir, gece uykusunun yerini tutmaz. Ayrıca sabah geç kalkmak, ertesi gece uykunun gelme saatini geciktirir, bu da ertesi gece uykuya dalma güçlüğüyle kendini belli eder. Derin uykuya hazırlanın: Doğada geçirilen bir günün ardından, uyku laboratuvarlarında incelenen hastalarda önceki gecelere göre 'derin yavaş uyku'nun arttığı gözlenmiş. 'Derin yavaş uyku' oranı artan bir uyku, daha dinlendirici nitelikte. Haftanın belirli günlerinde yürüyüş, koşma, tenis, yüzme gibi aktivitelerden yararlanın. Ancak özellikle ağır jimnastik gibi sinir sistemini uyaran etkinlikleri uykunun hemen öncesinde veya akşam geç saatlerde yapmaktan kaçının. Egzersiz sırasında vücut ısısı yükselir ve ısının tekrar düşmeye başlaması yaklaşık sekiz saat alır. Bu da uykuya dalmayı güçleştirir. Ağır yiyeceklerden kaçının: Akşam saatlerinde aşırı miktarda yemek mideyi rahatsız ederek iyi bir uykuyu engeller. Akşam yemekleri uyku saatinden birkaç saat önce ve hafif olmalıdır. Sıvı alımını sınırlayın: Aşırı sıvı mideyi rahatsız eder, hem de sık sık idrara çıkma ihtiyacıyla uyanmaya neden olur. Alkol ve sigara: Çay, kahve ve kolalı içecekleri akşam saatlerinde aşırı miktarda almayın. Yatmadan önce bir bardak ılık süt veya ıhlamurla birkaç bisküvi yenilebilir. Gerekirse yatakları ayırın: Ortası çukurlaşan, telleri çıkan eskimiş yataklar uyumayı güçleştirir. Yatak odanızda parlak ışıklar yerine loş ışık kullanın.  Yatak odası oturma odası değildir: Yatak odasının uyumak için olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu odada salondaki gibi kitap okumayı, ders çalışmayı alışkanlık haline getirmeyin. Yatak odasında televizyon izlemeyin, yemek yemeyin. Rahatlamak için yollar bulun: Uyku öncesinde ılık bir duş almak, içi sıcak suyla doldurulmuş küvete girmek, bir kitap okumak ya da dinlendirici bir müzik dinlemek sizi günün gerginliğinden arındırabilir. Uyku öncesinde çalışmayın, bilgisayar oyunlarından uzak durun. Yetmiyorsa gevşeme egzersizlerini öğrenin ve uygulayın. Uyku süresini kısıtlayın: Zaman zaman uykusuzluk çekiyorsanız uyku sürenizi kısıtlayın. Dört saat uyumanıza karşın 'dinlenme' ya da 'belki uyurum' düşüncesiyle akşam 22.00'de yatağa girip sabah 08.00'de yataktan çıkıyorsanız, yatakta kalma sürenize kısıtlama getirin. Bunun için önce gece 02.00'de yatıp sabah 06.00'da uyanın ve yataktan çıkın. İlk günlerde kendinizi yorgun hissetmeniz normal. Ancak uyku etkinliğiniz arttıkça yatma süresini 15 dakikalık sürelerle uzatabilirsiniz. Bu yöntem uyku etkinliğinizi yüzde 40'tan yüzde 100'e çıkarabilir

(Radikal) 

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?


 
Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi.Önce Çorum, akabinde Erzurum valiliği görevinde bulundu. 

11.02.2026 01:00:00
Haber Merkezi/aa
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen
Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Çumra'da, lise öğrenimini Konya'da tamamlayan Çiftçi, 1995'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Çiftçi, 1996'da İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. 1998'de 8 ay süreyle İngiltere'de bulunan Mustafa Çiftçi, 1999'da Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu.
Meslek hayatı boyunca Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanlığı yapan Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak da görev aldı.
Çiftçi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Çorum Valisi olarak atanarak 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla da Erzurum Valiliği görevine getirildi.

Eğitimden vazgeçmiyor

Akademik çalışmalarını sürdüren Mustafa Çiftçi, 2007'de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2011'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Çiftçi, 2012'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Ankara Üniversitesi Adalet Bölümü ile İktisat Fakültesini bitiren Çiftçi, halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. İngilizce ve Arapça bilen Mustafa Çiftçi, evli ve üç çocuk babası.

Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı


Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

11.02.2026 00:26:00 / Güncelleme: 11.02.2026 00:40:24
Haber Merkezi
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Her iki atama da sürpriz olarak değerlendiriliyor. 
 
Gürlek, İstanbul'daki operasyonların mimari
 
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2 Haziran 2022'den 7 Ekim 2024'e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kısaca bakanlığı tanımayan bir isim değil. Bakanlıktaki görevi öncesinde de tanınan bir hakimdi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde bulunan Gürlek, 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı.
 
Demirtaş'ı o yargıladı
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş'ın ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılaması yapıldı ve Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Demirtaş'a getirilen siyaset yasağının temelini oluşturdu.
Selçuk Kozağaçlı'nın da arasında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı (Çağdaş Hukukçular Derneği) ÇHD davasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. Mahkeme heyeti değiştirildi ve yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hapis cezaları verdi. Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
 
Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek'in yönettiği davada, Fincancı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada, Kaftancıoğlu 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmayan bu karar ile Kaftancıoğlu'nun parti yöneticisi olmasına kısıtlama getirildi.
 
Sözcü gazetesi yönetici, yazar ve çalışanlarının, "FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen diğer önemli davalardan biridir. Bu davada, gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklara ise çeşitli sürelerde hapis cezaları verildi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararını uygulamadı. Bu nedenle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi.[12] Gürlek, bu ifadeleri nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL'lik tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.
 
MİT TIR'ları davası sonrasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.ü
Yine aynı görevdeyken Hrant Dink suikastı hakkında görülen davada heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonunda cinayetin FETÖ hedefleri doğrultusunda işlendiğine hükmedildi.
 
Hükümetin bir parçasıydı

Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Aslında atama Cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldı. Gürlek bu görevi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonları yönetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hapse atılmasına yol açtı. 

MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı

Türkiye’nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi

10.02.2026 17:40:00
Ahmet Turan Yiğit
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
Türkiye'nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın son yıllarda Mossad'a indirdiği darbeler çok önemli olduğunu belirten Ergin, henüz deşifre edilememiş "uyuyan hücrelerin" riskinin büyük olduğunu açıkladı.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı

Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi olarak kayıtlara geçti

10.02.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'nı açıklamıştı. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla 85 milyon 664 bin 944 olan ülke nüfusu, geçen yıl 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır'ın nüfusu ise 1 milyon 853 bin 356 kişi olarak belirlendi. Bunun 935 bin 763 kişi erkek, 916 bin 593'ü kadın. Merkez Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi ise, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 157 bin 422 olarak belirlenmişti.

İlçenin nüfusu ise 402 bin 275 kişi olarak kayıtlara geçti. Bağcılar Mahallesi, nüfus yoğunluğuyla 167 bin 531 Artvin, 138 bin 807 Gümüşhane, 85 bin 83 Tunceli, 82 bin 836 Bayburt, 90 bin 392 Ardahan ve 157 bin 363 nüfusuyla Kilis gibi illeri geride bıraktı.

Bağcılar Mahalle Muhtarı Şehmuz Şirdenli, İHA muhabirine, Türkiye nüfusunun 86 milyonu geçtiğine değinerek, Bağcılar Mahallesi'nin de 160 bini devirdiğini söyledi. Nüfuslarının 6 ilden daha yoğun olduğunu belirten Şirdenli, gittikçe geliştiği ifade etti.

Muhtar Şirdenli, şu anda yeni yapılan inşaatlar olduğunu aktararak, "Bu inşaatlar bitse eminim bunlar 200 bini de bulur. Burada 7 yıl oldu. Ben de bu mahallede muhtarlık yapıyorum. Mahallemiz güzel, ve modern. Bağlar dediğimiz zaman batı tarafından kardeşlerimiz Bağlar nasıl bir şey diyorlar. Bağlar'a gitmek istemeyenler var. Bu da Bağlar'ın bir mahallesi. Bağcılar, modern bir mahalledir" dedi.

Tek başına olduğunu kaydeden Şirdenli, "Yoğunluğumuz çok. Bunu daha önceden de yetkililere de ilettim. İki dönemdir muhtarlık yapıyorum. Mahallemde de memnunum. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Sitede de herkes saygılı. Gençlerimizden, yaşlımıza kadar hepsi birbirine saygılı. Bu şekilde de seviyorum. Böyle devam edene kadar muhtarlık yapacağım" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyadan uyuşturucu satanlara operasyon: 305 gözaltı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 14 ilde 'uyuşturucu madde ticaretine' yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık" dedi

10.02.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Sosyal medyadan uyuşturucu satanlara operasyon: 305 gözaltı
Sosyal medyadan uyuşturucu satanlara operasyon: 305 gözaltı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 14 ilde 'uyuşturucu madde ticaretine' yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık" dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir 'iç güvenlik meselesi' olmadığını, bu mücadelenin 'küresel bir güvenlik' mücadelesi olduğunu ifade etti. Yerlikaya, uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:

"İstanbul merkezli 14 ilde 'uyuşturucu madde ticaretine' yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; uyuşturucu madde ticareti yapan şüphelilere yönelik İstanbul genelinde 5 aydır yapılan çalışmalar sonucunda; anlık mesajlaşma programları ve sosyal medya paylaşım platformunda yapılan çalışmalarda; bu platformda uçtan uca şifreli gruplar kurarak, bu gruplar üzerinden güvene dayalı kurye sistemi ağıyla ya da bireysel olarak uyuşturucu madde arzı yapıldığı,

uyuşturucu maddeleri özendirici birçok içeriğin bulunduğu, aynı uygulama üzerinden uyuşturucu madde ticaretine yönelik özel kişilere ait gruplar oluşturulduğu ve bu kapalı gruplara ancak özel bir davet ya da referansla girilebildiği,

uyuşturucu madde satıcılarının, bu gruplarda deşifre olmamak amacıyla telefon numaralarını ve kimlik bilgilerini gizleyip siber devriye ekipleri başta olmak üzere polisiye tedbirlere karşı sık sık kullanıcı adlarını değiştirdiği, kapalı gruplar içerisinde gizlilik kurallarına çok fazla önem verildiği ve bu yüzden grubu oluşturan ve uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitinin oldukça zorlaştığı,

nüfus yoğunluğu ve kullanıcı potansiyeline göre gece-gündüz arz-talep dengesine göre 24 saat uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışmalarda şüphelilerin; özel ve gizli üyelik sistemi ile oluşturdukları gruplar ve bu gruplardan paylaşılan mesajlaşmalara ulaşılması üzerine;

Detaylandırılan çalışmalar sonucunda, söz konusu grup ve kanallarda yönetici/moderatör olarak faaliyet gösteren şahıslar belirlendi. Bu şahısların farklı kanal veya gruplar üzerinden de aktif şekilde suç paylaşımları yaparak uyuşturucu madde ticareti yaptıklarının tespit edilmesi üzerine İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Sakarya, Tekirdağ, Hatay, Mardin, Adıyaman, Giresun, Kastamonu ve Muş'ta bu sabah eş zamanlı olarak operasyonlar düzenlendi.

Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir 'iç güvenlik meselesi' değildir; bu mücadele 'küresel bir güvenlik' mücadelesidir. Biz, uyuşturucuya topyekun savaş açtık! Bu savaşı da sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Emniyet Müdürümüzü, kahraman polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."

İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi

İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı

10.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, bireysel silahlanmaya karşı yürütülen çalışmalar çerçevesinde, bir şahsın ruhsatsız tabanca satışı yaptığı bilgisine ulaştı.

[31]

İstihbari çalışmaların ardından harekete geçen ekipler, belirlenen adrese operasyon düzenledi. İkametin giriş katında bulunan güvercin kümesinde yapılan aramalarda; 124 adet ruhsatsız tabanca, 76 adet tabanca sürgüsü, 28 adet tabanca namlusu ile 39 adet icra mili ve yayı ele geçirildi.

Operasyon kapsamında U.K. (41), A.K. (41) ve E.Y.K. (19) yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemleri sürüyor.

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.