HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

Dinlerarası diyalog ve hoşgörü histerisi

16.06.2001 00:00:00
Bazıları, "dinlerarası diyalog ve hoşgörü"yle yatıp kalkıyorlar.

Yerine göre toplantılar, yerine göre tv programları düzenliyorlar. Gaye belli: Bu milletin zihninde, ikisi bozuk biri sağlam olan "3 dinin de aynı olduğu" fikrini oluşturmak.

Be kardeşim, Kur'an-ı Kerim'in gelmesiyle İncil ve Tevrat'ın hükmü kalkmış mı? Kalkmış...

Rabb'imiz, son kitabında "Sizden din olarak ancak İslam'ı kabul ederim; ancak ondan razı olurum" buyurmuş mu? Buyurmuş...

O halde derdiniz ne?

Ne istiyorsunuz?

Bu memleketin evladına neyi empoze etmek istiyorsunuz?..

Diyorlar ki:

-Efendim, Hıristiyan ve Yahudilerle oturup konuşursak, oların dinini daha iyi öğreniriz. Bunun ne zararı var?

Ne güzel dolma değil mi, sayın okuyucular?

İsteyen yutabilir...

***

Biz de diyoruz ki,

- İyi de... Önce, kendi dinini öğrenip öğretmen gerekmez mi? İslam'ı kendi milletine, kendi milletinin evladına öğretmeden, öğretemeden, başka dinler hakkında bilgi edinme aşkına düşüp onu bu millete anlatmaya gayretiniz nereden geliyor?

Kendisi himmete muhtaç bir dede,

Kaldı ki başkasına himmet ede...

Evet Yahudilik ve Hıristiyanlıkla ilgili bilgileri, kendiniz almakla kalmıyor, millete de aktarıyorsunuz.

Yeterli İslami bilgileri alamayanlar, aldığı başka bilgileri kabul etmezler mi?

***

Kur'an-ı Kerim'in apaçık beyanı karşısında, "İbrahimi dinlerde buluşalım" diyerek, Hıristiyan ve Yahudilerle yanyana gelmenizin sebebi ne?

O açık beyanı mı soruyorsunuz?

Buyrun:

"İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hıristiyandı. Fakat o dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden değildi" (Al-i İmran, 67).

Gördünüz mü sayın okuyucular?

İbrahim Aleyhisselam'ın Yahudilik ve Hıristiyanlıkla alakası bulunmazken, onlarla nasıl buluşacağız?

Öyleyse, "Gelin İbrahimî dinlerde buluşalım" demedeki gaye ne?

Yanlış anlaşılmasın haaa!

Bu sözleriyle, "İslam'da buluşalım" falan demek istemiyorlar.

Dikkat!.. "İbrahimî din" demiyorlar, "İbrahimî dinler" diyorlar.

Hz. İbrahim'in 3 ayrı dini varmış gibi, mealini verdiğim ayeti görmezlikten gelerek, Hıristiyanlık ve Yahudiliği de O'nun dini olarak göstermeye çalışıyorlar.

Allah'ın kelamını görmezden gelmekte direnmenin sebebi ne?

Belki, bunların bu ve benzeri ayetlerden haberleri yok mu diyorsunuz.

Hiç olmaz mı be kardeşim!

Biliyorlar, biliyorlar...

Biliyorlar da yaptıkları bile bile lades....

Hiç bilmeseler, bunu uluslararası bir mesele olarak ele alıp da meydana çıkarlar mı?

Baksanız adamlar, yurtdışından nicelerini davet edip burada, Müslümanların kulaklarını doldura doldura, onlarla ısrarla konuşturuyorlar.

***

"Öyleyse bunların dertleri ne?" diyorsunuz değil mi.

Ne olacak, İslam'ı susturup Hıristiyanlık ile Yahudiliği konuşturmak...

Delil mi istiyorsunuz? Vereyim...

Kaçak güreşmeyi sevmem; delilli belgeli olarak ve isim vererek yazıp konuşmaya bayılırım zaten.

Diyalog toplantılarında devamlı gördüğümüz Sayın Prof. Mehmet Aydın bakın ne diyor:

-Diyalog olacaksa, son hak din İslam demeyeceksiniz; son hak kitap Kur'an demeyeceksiniz; son hak peygamber Hz. Muhammed demeyeceksiniz. Çünkü onlar buna inanmıyorlar. Diyalog isteniyorsa böyle...

Halbuki, söylenmemesi istenen bu 3 madde de İslam'ın diğer dinlerden farkını vurguluyor.

İşte bu farkı, Diyalog ve Hoşgörü aşkına dile getirmemeliymişiz...

Eeeee! Hani, diyalog diğer dinleri onların ağızlarından öğrenmekti?

Demek ki, diyalog onların kendi ağızlarından dinlerini öğrenmek değil, onların konuşup bizim susmamızmış...

***

Başka bir nokta:

Kur'an, Hıristiyan ve Yahudilere "Ehl-i İman" değil, "Ehl-i Kitap" der. Halbuki, Diyalog toplantılarında onların da imanlı oldukları ısrarla vurgulanır...

Monoteist demek, "Tek yaratıcıya inanan" demektir.

Biz Müslümanlar elhamdülillah bu inancın sahibiyiz. Hıristiyanlar ise, dünyada herkesin bildiği gibi, "Teslis-üç yaratıcı" inancına sahiptirler.

Pekiiii... Ey Diyalog ve Hoşgörücüler ve ey Sayın Prof. Mehmet Aydın!

FKM'de, Hıristiyanlığı da İslam'ın yanına koyarak, niçin "Monoteist- tek yaratıcıya inananların dini" olarak gösterdiniz?

Hangi düşüncenin mahsulü olarak? İslam'a hizmet düşüncesinin mi?

Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörünün heyecanlı elemanlarından ve, "Kendime güveniyorsam diyalogdan kaçınmam" diyen Sayın Cemal Uşşak'a da diyorum ki,

-İşte bu soru cevap ister!!!!

Diyalogcular, Türkiye'ye "Hz. Muhammed'e inanmadıkça kimsenin Cennet'e girmesinin mümkün olmadığını" duyururlarsa, onların ellerinden öpeceğim; ben de yanıldığımı ilan edeceğim. Buyursunlar.
 
Ali Eren / diğer yazıları
- Alın size Avrupa'dan taze cevap / 16.03.2002
- Derviş'e ODTÜ'yü dar etmek / 02.03.2002
- Bayram sonrası düşünceleri / 26.02.2002
- Artık açıkça "ha kilese ha câmi" diyebiliyorlar / 16.02.2002
- Müfsidi Kebir (Büyük Fesatçı) / 13.02.2002
- Bir maskara / 12.02.2002
- Tarihe ve zihinlere bir-iki hatıra kaydı / 09.02.2002
- Başbakanlığı al, neyi ver? / 02.02.2002
- Papa'nın davet etmemesine üzülünür (!) / 26.01.2002
- Bizi, onlarca sene dinsiz tanıtmışlar / 19.01.2002
- Bu işe Amerika ne diyor? / 12.01.2002
- AB=Elma şekeri içindeki zehir / 05.01.2002
- Hedef, yılbaşını 2000 yılından itibaren kutlamaktı / 01.01.2002
- İşte işin boyutu / 29.12.2001
- Damad-ı Şehriyârîden inciler / 22.12.2001
- Bayramda hangi vazifeler var? / 15.12.2001
- Kadir Gecesinde ibâdete hazır mıyız? / 08.12.2001
- "Küreselleşme, İslam Dünyası ve Türkiye" / 01.12.2001
- Cennette âile hayatı var mı? / 24.11.2001
- Ramazan, iftar ve Sahur / 17.11.2001
- İngilizleri de memnun eden parti / 10.11.2001
- Cennet nerede kurulacak? / 03.11.2001
- "İnşallah ... akıllanmıştır" / 27.10.2001
- Bir saldırıyla açığa çıkan gerçekler / 20.10.2001
- Mirac Kandili ve vazifelerimiz / 13.10.2001
- Ramazan'a daha vardı halbuki / 06.10.2001
- Tavırlarına bak dinlerini anla / 29.09.2001
- ABD-Üsâme bin Ladin savaşı / 22.09.2001
- Amerika'nın geleceği / 15.09.2001
- Okullar açılıyor ya / 08.09.2001
- Mossad ajanları ve TL hutbesi / 01.09.2001
- Düşmanlarımızın bize bakışı ve planları / 26.08.2001
- İkaamet ve yarım / 18.08.2001
- Yahudiler ve İğneli Fıçı / 11.08.2001
- Su hatırlatması / 05.08.2001
- Hükümetçilik mi oynuyoruz? / 28.07.2001
- Bunlarla olmuyor vesselam / 21.07.2001
- Adı konulmamış savaş / 14.07.2001
- Laf değil hizmetse, işte bu... / 30.06.2001
- Kökü mâzide olan âtî olmak / 23.06.2001
- Dinlerarası diyalog ve hoşgörü histerisi / 16.06.2001
- Müslüman kadınlar kimlerle evlenebilirler? / 09.06.2001
- 29 Mayıs hüznü / 26.05.2001
- Üzerimizde menfî/değişmez emeller / 19.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

16.06.2000, 16.06.1999, 16.06.1998, 16.06.1997, 16.06.1996, 16.06.1995, 16.06.1994, 16.06.1993, 16.06.1992, 16.06.1991, 16.06.1990, 16.06.1989, 16.06.1988, 16.06.1987, 16.06.1986, 16.06.1985, 16.06.1984, 16.06.1983, 16.06.1982


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.