HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2021, CUMA

Bir maskara

12.02.2002 00:00:00
Cennetmekân Abdülhamid Han, 1918 senesi Şubat ayının 10'uncu günü vefat etmişti. Hakanın vefat gününde olmasa da, aynı hafta içinde, onun ağzından bazı gerçekleri yazmak istiyorum.

Abdülhamid Han diyor ki:

"Hilafetin (halifeliğin) elimde olması, sürekli olarak İngilizleri tedirgin ediyordu. Blunt adlı bir İngilizle, Cemâleddin Afgânî adlı bir maskaranın, el birliği ederek İngiliz hâriciyesinde hazırladıkları bir plan elime geçti.

Bunlar, hilâfetin Türkler tarafından zorla alındığını ileri sürüyorlar ve Mekke şerifi Hüseyin'in halife ilan edilmesini teklif ediyorlardı.

Cemâleddin Afgâni'yi yakından tanırdım. Tehlikeli bir adamdı. Bana bir ara "Mehdilik iddiasıyla bütün Orta Asya Müslümanlarını ayaklandırmayı" teklif etmişti.

Buna muktedir olacağını biliyordum. Ayrıca İngilizlerin adamı idi ve çok muhtemel olarak İngilizler beni sınamak için bu adamı hazırlamışlardı.

Derhal reddettim.

Bu sefer Blunt ile işbirliği yaptı.

Bütün Arap ülkelerinin itibar ettiği Halepli Ebülhüdâ Esseyyâdî yolu ile kendisini İstanbul'a çağırttım.

Aracılığını, Afgâni'nin eski hâmisi Münif Paşa ile Abdülhak Hamid yaptılar.

Geldi ve bir daha İstanbul'dan çıkmasına izin vermedim."

(Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, YEE, 18, 553/586, 93, 38.)

Ulu Hakan Abdülhamid Han'ın "Maskara" diye andığı bu şahıs, "Afgâni-Afganlı" olarak anılıyorsa da aslen İranlıdır.

Cemâleddin Afganî, Kâhire'deki "Şarkın Yıldızı" mason locasına girmek için dilekçe vermiş ve bu isteği kabul edilmiştir.

Faal bir mason olduğu için aynı locaya başkan seçilmiştir. Bununla ilgili kendi el yazısından ibaret belge, tarihçi Ömer Faruk Yılmaz'ın "Belgelerle Sultan İkinci Abdülhamid Han" isimli eserinin 97 ve 98. sahifesinde mevcuttur. Onun dayandığı kaynak ise şudur: Muvaffak Beni el-Mürce, Safvetü'-Racüli'l-Merid, Kuveyt 1984, s. 342, 343).

Cemâleddin Afgânî, "Peygamberlik de bir sanattır" dediği için muhâkeme edilmiştir. Bunun belgesi de aynı eserin 99. sahifesinde yer almaktadır. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde şu kayıtla da ulaşılabilir: YEE, 18, 553-586, 93, 10, 38.

Bu belgelere biz ulaşıyoruz da Afgânî'yi sevenler ve övenler ulaşamıyorlar mı?

Elbette ulaşıyorlar ama, onlar ile bizim aramızda bir fark var:

Biz belgeleri okuyup kabul ediyoruz, onlarsa okuyup yok sayıyorlar. Ne kadar yok saysalar da bu belgeler yerlerinde duruyorlar.

"Keşke bu belgeler olmasa" diye düşünenler olsa da, ne yazık ki yok etmeye güçleri yetmiyor.
 
Ali Eren / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.