Türkiye dış politikada stratejisini en kötüye göre hazırlamalıdır. Bunun nedenini izah edelim.Çek Cumhuriyetine ve Polonya'ya yerleştirilmek istenen "Füze Kalkanı" sistemine Rusya, ABD'nin tüm garantilerine rağmen güvenmiyor. Amerikalılar bu sistemi, İran için yerleştirdiklerini ifade ettikleri halde Rusya yine bu füzeleri kendine doğrudan tehdit olarak algıladığını belirtiyor. ABD'nin verdiği hiçbir garanti Rusları tatmin etmiyor. Ruslar daha fazlasını istiyorlar. Çünkü Rus liderler ülkelerinin güvenliği için en kötü senaryoya göre strateji belirlemek zorundalar.Füze kalkanında Rusya için en kötü senaryo ne?Söz konusu sistemlerin Amerikalıların dediği gibi Rusya'yı hedeflemediğini günümüz için doğru kabul edelim. Ama birkaç yıl sonra Rusya'yı tehdit edip etmeyeceğini kim bilebilir? Bu sitemler ABD'nin istediği herhangi bir ülkeye yönlendirilemez mi? Elbette yönlendirilir. Bu ülkeler Rusya, Türkiye veya başka bir ülke pekâlâ olabilir. Bundan dolayıdır ki Rusya, ulusal güvenliğini düşünen her ülkenin yapması gerekeni yapıyor ve en kötü senaryoya, yani bu füze kalkanının bugün olmasa bile bir gün Rusya'yı da tehdit edebileceğini düşünerek buna göre bir dış politika stratejisi takip ediyor. Ve de çok doğru yapıyor.Bu kapsamda Rusya ne yapıyor?Rusya, ABD'den Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da kurmayı planladığı füze kalkanı projesine kalıcı erişim talep etti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, projenin yürütüldüğü üslerde bulunmalarının, kendileri için stratejik önemi olduğunu söyledi. Lavrov, Rusya'nın Polonya'da kurulması düşünülen radar üssü ve Çek Cumhuriyeti'nde kurulacak önleyici füze tesisinde olup bitenleri saniye saniye izlemesi gerektiğini de söyledi. İddialara göre ABD yönetimi, Rus yetkililere tesislere erişim imkânı sunmuş ama buralarda olup biteni Rusların -Lavrov'un deyimiyle- saniye saniye kontrol edebilecekleri bir imkâna henüz izin vermemiş. Rusya istediği garantiyi, yine kendi usulleriyle elde edecek ve anlaşılan o ki, ABD ve Rusya üç aşağı beş yukarı bir şekilde "Füze Kalkanı" üzerinde bir anlaşma sağlayacaklar. Rusya garanti aldı diyelim, ya Türkiye?Bizi ilgilendiren asıl konu bu işte. Rusya, en kötü senaryoya göre gelecekte ülkesine tehdit etme potansiyeli taşıyan bir sisteme karşı alınabilecek en güçlü tedbiri şimdiden almış oldu. "Füze Kalkanı" projesinin Rusya'yı hedeflemediği bizzat ABD tarafından ifade edildi. Ama Rusya yine de ne olur ne olmaz diye kendini garantiye alacak. Bilinen bir önemli şey de İran'ın elinde bulunan füzelerin menzilinin Avrupa'ya yetişemeyecek olduğu. O zaman bu füze kalkanı niçin adeta kuşatıyor gibi Türkiye'ye yakın gölgelere yerleştiriliyor? Hedef İran ise ABD işgali altındaki Irak'a yerleştirilse dahi olacağı belliyken.Bütün bu düşünceler, "Füze Kalkanı" siteminin Rusya'dan önce Türkiye tarafından tehdit olarak algılanması gerektiğini ortaya koymaktadır. "Olur, mu canım? ABD bizim dost ve müttefikimiz. Hem BOP'ta ABD'yle eş başkanız ve Irak'ta ortağız" gibi safça ve ahmakça düşünüp, bu tehlikeyi görmezden gelenlerin dışında hemen herkes, Rusya'nın yaptığı gibi Türkiye'nin de kendini garantiye alması gerektiğine hak verecektir. Türkiye için en kötü senaryo ne?Bugün için kimilerine komplo senaryosu gibi görünse de Türkiye için en kötü senaryo, ABD ile Türkiye'nin karşı karşıya gelmesidir. Benim düşüncem ise ABD ile Türkiye'nin uzun zamandan bu yana Türkiye'yi yönetenlerin farkında olmadıkları ya da farkında olup ta görmezden geldikleri bir soğuk savaş içerisinde olduklarıdır. Lütfen Türk askerlerinin başına geçirilen çuvalı, Barzani'nin ve PKK'nın arkasındaki ABD desteğini ve benzeri şeyleri hatırlayalım.Üzülerek ifade ediyorum ki Türkiye maalesef, "dost, arkadaş, stratejik ortak, müttefik gibi süslü aldatmacalar ve kişisel bazı ilişkiler" ön planda tutularak, hiç akıldan çıkarılmaması gereken "en kötü senaryo" akla hiç getirilmeden yönetilmektedir. Bundan dolayıdır ki, ülkemizi yönetenlerin en güvendikleri ve dostum dedikleri ülkeler bize en büyük zararı verenler olmuşlardır.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024



























































