logo
22 MART 2026


Erdoğan Azerbaycan'da

30.06.2005 00:00:00
Başbakan Erdoğan Azerbaycan'a gidiyor. Peki Erdoğan bir ay önce Bakü-Ceyhan petrol boru hattının açılışı için yapılan törene neden gitmemişti? "Yüzyılın rüyası'' olarak nitelenen törene katılan Cumhurbaşkanı'na neden refakat etmemişti? Onun gölgesinde mi kalmamak istemişti, yoksa çok kısa bir zaman sonra gideceği Amerika'dan Bush'un bölge ile ilgili görüşlerini aldıktan sonra mı gitmeyi tercih etmişti? Keşke Sezer ile gitseydi. Çünkü Başbakan'ın Amerika seyahatinden itibaren Türkiye'nin bölgedeki duruşu, durumu, statüsü büyük ölçüde değişmiştir. Amerika'dan hemen sonra Lübnan'a gitti Erdoğan ve orada "başı dik'' Türkiye'nin bayrağı Ermeniler tarafından yakılırken şöyle bir lâf etti: "Büyük Ortadoğu Projesi ve Kuzey Afrika inisiyatifi çerçevesinde her türlü yardım ve katkıya hazırız.''Bu, kaya gibi bir lâftır.Altından kalkılamayacak bir lâftır.Şimdi bölgedeki her ülke Türkiye'yi BOP'un koordinatörü olarak görecektir. Bundan sonra çevre ülkelere giden her Türk yetkili ziyaret ettiği ülkede Amerika'nın söylediklerini aktaran kimse muamelesi görecektir.Cilalanmış senaryo"Türkiye olarak her türlü yardımı yaparız'' demek başka, "BOP çerçevesinde yaparız'' başkadır. BOP; GOKAG veya adına ne zıkkım derseniz deyin bu proje, Amerika'nın Fas'tan-Moğolistan'a kadar dünya enerji-petrol yataklarını ele geçirmek için kurguladığı bir senaryonun cilalanmış, kılıfına uydurulmuş adıdır. Şu anda dünyanın nüfusuna oranla en fazla petrol tüketen ülkesi Amerika'dır. Fakat gelecek on yıl içinde Çin Amerika'yı geçecektir. İşte Amerika'nın kâbusu budur. Onun için petrol-doğal gaz kaynaklarını ve ulaşım yollarını ya elde etmek, ya da kontrol etmek istemektedir. İkiz kuleler saldırısı, Bin Lâdin, Saddam? Hepsi Amerika'nın bu senaryosuna yardım eden piyonlardır. Türkiye piyon mu olacaktır, kale mi, vezir mi? Şah mı? Türkiye'nin ne ilgisi vardır Afrika ile de başbakan Lübnan'da yukarıdaki sözü söyleyebilmektedir?Türkiye'nin, Türkiye olarak bölgede yapacağı çok şey vardır ve bunun için onun bunun icazetini, projelerini almaya ihtiyacı bulunmamaktadır.Şimdi Erdoğan Azerbaycan'a gidiyormuş. Gitmeden; Türkiye ve Azerbaycan'daki duruma bir bakalım. Azerbaycan'da Kasım ayında seçim vardır. Seçim deyince akla ister istemez Gürcistan, Kırgızistan ve Ukrayna gelmektedir. Soros gelmektedir. Azerbaycan'da, oğul Aliyev ve partisinin çoğunluğu bulunmaktadır. Azerbaycan'da, beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama bir "istikrar'' vardır. Düzen vardır. Bölge ülkelerinin çoğunda mevcut olan "orman hukuku'' yoktur. Problem, sosyal huzursuzluk, fert başına düşen milli gelir azlığı ve haksız paylaşım yok mudur?Vardır ama Azerbaycan Kafkasya'nın bütününde; Gürcistan, Rusya'nın güneyindeki bilumum özerk bölgeler ve Ermenistan göz önüne alındığında bir istikrar adasıdır. Devlet kültürü, geleneği vardır.Gecekondu bir devlet değildir. Ve Azerbaycan'ın petrolü vardır.Üstelik Azerbaycan'ın şimdiki Cumhurbaşkanı) bu petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı onaylayan-destekleyen bir kimsedir. Şimdi bu "statik'' ve Türkiye'nin lehine olan durumun bozulması kimin işine gelir? Kimin geleceğini bilmem ama Türkiye'nin işine gelmez.. Gelmemelidir. Hâl böyle iken seçimlerde muhalefetini desteklemek ne iştir? Soros'a, Amerika'ya hizmet etmektir.Peki Soros'un gücü İran'a neden yetmemiştir de "muhafazakâr'' Ahmedinnecad seçilebilmiştir?Türkiye'de seçim olsa Soros'un muhalefet lehine sokaklara döküleceğini mi zannediyorsunuz? Hayır? Soros Türkiye'de tam tersi şu anda iktidar için sokaklarda, salonlarda, ev-köşe bucak muhabbetlerindedir.Erdoğan Azerbaycan'a gitmeden sadece bir hafta önce Soros İstanbul'da idi. Kurucusu olduğu Açık Toplum Enstitüsü'nün toplantılarına katılmak ve yatırım ortamını değerlendirmek için bir grup işadamı ile Türkiye'ye gelen Soros, Çırağan Sarayı'nda "ABD'nin Dünyada Nasıl Daha İyi Rolü Olabilir'' başlıklı bir konferans verdi. Türkiye'ye ilişkin sorular üzerine, kendisine bu ülke hakkındaki bilgilerin TESEV Başkanı Can Paker tarafından verildiğini belirten Soros, "Bence AKP demokrasiye inanıyor. Önceki hükümetlerden daha dürüst, yolsuzluk daha az ve desteği hak ettiğine inanıyorum'' dedi. Macar asıllı ABD'li ünlü yatırımcı ve spekülatör George Soros , Türkiye'nin İslam ülkeleri arasında demokratik bir ülke olduğuna işaret ederek "Türkiye bir örnek, farklı bir örnek. İslam ülkesinde demokrasi mümkündür. Bu nedenle Türkiye, Başkan Bush tarafından olumlu olarak değerlendirilmeli'' diye konuştu. Eniştemiz bizi niye öpüyordu acaba?Erdoğan Azerbaycan'a gitmeden sadece bir hafta önce Dışişleri Bakanlığı, Geniş Ortadoğu Projesi kapsamında ilk faaliyetini TESEV ile birlikte gerçekleştirdi. İstanbul'da yapılan kadınlar zirvesinde, 20 farklı ülkeden 50'ye yakın Ortadoğulu ve Kuzey Afrikalı kadın bir araya geldi.NTV'den İrfan Bozan'ın haberine göre Dışişleri Bakanlığı Geniş Ortadoğu Girişimi Koordinatörü Büyükelçi Ömür Orhun, projede Türkiye'nin hedef değil, demokratik ortak olduğunu belirtti. Büyükelçi Ömür Orhun, Türkiye'nin Geniş Ortadoğu Projesi içinde üstlendiği temel görevin demokrasi yardım diyaloğu çerçevesinde İtalya ve Yemen'le birlikte eşbaşkanlığı yürütmek olduğunu söyledi. Büyükelçi Orhun, "Bu projenin uygulayıcısı olmak Türkiye'nin komşularıyla özellikle İran ve Suriye ile ilişkilerinin bozulmasına yol açmaz mı?" sorusuna, "Demokrasi yardım diyaloğunun temel amacı ülkelerin birbirleriyle demokrasi tecrübelerini değiştirmeleridir. Yani daha iyiye gitmek için, daha demokrat olmak için diğer ülkelerin tecrübelerini paylaşıp daha demokrat bir ortam yaratmaktır. İkili ilişkilerle doğrudan ilişkili değildir. İkili ilişkileri kendi çerçevesi içinde yürütmeye devam ediyoruz" cevabını verdi.Demek ki kıymetli okuyucu BOP, GOKAG veya adı her ne halt ise Amerika'nın işte o projesi Türkiye'de bir tevatür değil, resmen hayata geçmişti ve bu işi takiple dışişlerinde bir bölüm açılmış, bir büyükelçi de bu bölümün başına verilmişti.Erdoğan Azerbaycan'a gitmeden sadece bir hafta önce, "bölge''nin bütün muhalefet liderleri; bu arada Azerbaycan'ın Müsavat Partiyası Genel Başkanı İsa Gamber ile, Halk Cephesi Genel Başkanı Ali Kerimli İstanbul'da idiler.Muhteremlerin sebebi ziyaretleri, 23-24 Haziran'da şu kurumların katkısıyla düzenlenen bir "bölge muhalefeti'' toplantısına katılmaktı:NATO KAMU DİPLOMASİSİ BÖLÜMÜ; FRIEDRICH NAUMANN VAKFI - TÜRKİYE; AVRUPA POLİTİKALAR MERKEZİ - EUROPEAN POLICY CENTRE; İSVEÇ BAŞKONSOLOSLU?U - ISTANBUL; EURASIA GROUP ve TOPLUMSAL KATILIM VE GELİŞİM VAKFI ..Meraklı okuyucu Mustafa Yıldırım'ın kült kitabı "Sivil Örümceğin Ağında''da yukarıda adı geçen STÖ'ler ve bazı "kişiler'' hakkında tamamlayıcı bilgiyi pekalâ bulabilir.Oturum başlıklarını, yönetici ve panelistleri de merak ediyor musunuz?Birinci Oturum, KONU: "Bölgede Demokrasiyi Kurmak"Oturum Başkanı : Kemal Köprülü, Koordinasyon Kurulu Üyesi ve Eski Genel Koordinatör, ARI Hareketi, Türkiye Panelistler: Ibrahim Al-Marashi, Misafir Öğretim Üyesi, Sabancı Üniversitesi, TürkiyeMurat Bilhan, Büyükelçi,Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı, Dışişleri Bakanlığı, TürkiyeRola Dashti, Başkan, Kuveyt Ekonomi Topluluğu; Üye, Al-Fatat Kulübü, Kuveyt Farid Ghadry, Başkan, Suriye Reform Partisi, Suriye Nibras Kazimi, Misafir Araştırmacı, Hudson Institute, ABD Ali Kerimli, Başkan, Azerbaycan Halk Cephesi Partisi, Azerbaycan İkinci Oturum " Genişletilmiş Ortadoğu'da Güvenlik Tehditleri" Oturum Başkanı : Cengiz Çandar, Gazeteci, Dünden Bugüne Tercüman Gazetesi, Türkiye Panelistler:Deniz Ülke Arıboğan, Profesör, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye İsa Gamber, Başkan, Musavvat Partisi, Azerbaycan Anat Lapidot,Kıdemli Araşt. , Harry S. Truman Research Institute, İsrailSimon Kitchen, Ortadoğu ve Afrika Uzmanı, Eurasia Group, ABD  Walid Salem, Panorama Kudüs Ofisi Direktörü -Demokrasi ve Toplumsal Gelişimi Geliştirmek için Filistin Merkezi, Filistin Saeed Taeb , Kıdemli Araşt., Politik ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü, İran Üçüncü Oturum " Dış Aktörlerin Etkisi"Oturum Başkanı : William Hale, Profesör, School of Oriental and African  Studies, İngiltere Panelistler: Fraser Cameron, Çalışmalar Direktörü, Avrupa Politikalar Merkezi, Belçika Scott Carpenter, Bakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanlığı, ABD Andreas Marchetti, Avrupa Entegrasyon Çalışmaları Merkezi; ZEI, Rheinische  Friedrich- Willhelm University Bonn, Almanya  Murat Somer, Yard. Doç., Uluslararası İlişkiler Bölümü, Koç Üniversitesi, Türkiye Peter Stegniy, Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi, Rusya Federasyonu Can Tezel, Stratejik Planlama Daire Başkanı, Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye (*) İşte böyle kıymetli okuyucu.. Ve bu arada Amerika'ya da çok sık gidip gelen İsa Gamber'in, İstanbul'da Soros'la gizli bir görüşme yaptığı da söyleniyordu.Türkiye'nin ne işi vardır bölgedeki muhalefetlerle?Türkiye; kim iktidar olursa olsun, çevre milletlerle karşılıklı çıkar gözeterek iyi geçinmek durumda değil midir?İstanbul'da böyle bir toplantı yapılırken bölgede bulunan Condelessa Rice Ürdün'de aynen şöyle söyledi:"Amerika Birleşik Devletleri 60 yıldır, Orta Doğu'da demokrasiyi teşvik için yeterli çaba harcamadı. Bu da Orta Doğu'da, radikal akımların daha çok kabul görmesine olanak sağladı.''Rice bunları söylerken Ürdün'ün reform programını övdü ve programın bölgede bir model olabileceğini belirtti.Hani "model'' Türkiye idi?Bunlar olurken Bakü'de muhalefetin "turuncu-muruncu'' mitingleri oluyor, Alman parlamentosu Ermeni soykırımını kabul ediyor, AP ise Ermenistan'ın anayasasında değişiklik yaparak komşularının sınırlarını tanıması maddesinin eklenmesini reddediyordu.Yine İstanbul'daki toplantıya dönelim.."Dış Aktörlerin Etkisi'' konulu oturumda konuşan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Scott Carpenter, ABD'nin 60 yıldır Ortadoğu'da demokrasiden feragat ederek istikrara ulaşmaya çalıştığını söylüyor ve buna rağmen bölgede ne demokrasiye, ne de istikrara ulaşıldığını kaydederek, ülkesinin artık bölgede farklı bir yaklaşımı benimsediğini, her türlü demokratik girişimi destekleyeceklerini belirtiyordu..  "Bu bölgedeki statükoyu değiştirme konusunda ciddiyiz ve kararlıyız'' diyen Carpenter, bölgedeki toplumların aşması gereken ciddi engeller bulunduğunu anlatıyor ve bu engellerin aşılması için ABD ve AB'nin bir yerden başlaması gerektiğini ifade ederek, "G-8 ülkeleri ve Türkiye gibi diğer demokratik ortaklarla çalışmamız gerekiyor'' diyordu. Ortadoğu'da değişimin sağlanması için bölge ülkelerindeki hükümetlerle görüştüklerini, insan hakları, demokratikleşme gibi konularda telkinlerde bulunduklarını söyleyen Carpenter, ekonomik reformların bu ülkelerin siyasi yapılarının temelini oluşturduğunu belirtiyor ve askeri harcamaların dışında ABD'li vergi mükelleflerinin bu bölgeye 11 milyar dolarlık yardım yaptığını ifade ederek, şöyle söylüyordu:"(Karşılığında ne alıyorsunuz?) sorusu sorulmaya başlandı. Biz bölgede bir şey empoze etme peşinde değiliz. Amacımız herkesin kendi yöntemleriyle özgürlüğe ulaşmasını sağlamak, bütün vatandaşların temel haklarını koruyan hükümetler oluşturmaktır. İfade, toplantı, ibadet,  çocuklarına eğitim verme özgürlüğü gibi... Bunlar evrensel değerlerdir. ABD, bunları destekleyen hükümetleri destekleyecektir.''Doğrusu benim gözlerim yaşardı..Yaşardı da şimdi siz İlham Aliyev olsanız;Ülkenizdeki Amerikan yanlısı muhalefeti toplayıp İstanbul'da Soros'la görüştüren; Amerika'nın "Bölgede statükoyu değiştirmeye kararlıyız'' demesine çanak tutan Türkiye'nin başbakanını  nasıl karşılardınız?Türkiye bölgede ille de başkalarının taşeronu, iş takipçisi, müteahhidi olmak zorunda mıdır?Hangi yüzle bakacağız komşularımızın suratına?

D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu

D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor

22.03.2026 20:29:00
İhlas Haber Ajansı
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor.
Çankırı'nın Çerkeş ilçesinden geçen D100 karayolunda, Ramazan Bayramı'nın son gününde dönüş trafiği yoğunlaştı. Bayram için memleketlerine giden vatandaşların geri dönüşe geçmesiyle birlikte, İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan bu güzergâhta zaman zaman trafik akışı yavaşladı.
Yetkililer, sürücülerin hızlarını düşürmeleri, güvenli takip mesafesini korumaları ve trafik kurallarına titizlikle uymaları gerektiğini vurguladı.İHA

"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"

İstanbul Fatih'te doğalgaz patlaması nedeniyle iki binanın çöktüğü olayla ilgili konuşan mahalleli, büyük panik yaşadıklarını anlattı

22.03.2026 20:28:00
İhlas Haber Ajansı
"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"
"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"
İstanbul Fatih'te doğalgaz patlaması nedeniyle iki binanın çöktüğü olayla ilgili konuşan mahalleli, büyük panik yaşadıklarını anlattı.
Ayvansaray Mahallesi'nde, doğalgaz patlaması sonrası iki binanın çökmesi sonucu 11 kişi enkaz altına kalmıştı. Yürütülen çalışmalar sırasında 1 vatandaşın cansız bedenine ulaşılmıştı. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucu tüm vatandaşlar enkaz altından çıkarıldı. Ekiplerin enkazdaki çalışmaları tamamlanırken, konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sürüyor. Patlama sonrası yaralanan vatandaşların tedavileri devam ediyor.

"Patlamayı duyduk, ben bomba zannettim"
Olayla ilgili konuyan mahalleli Necat Cankurtaran ise, "Uyuyordum sese kalktım. Geldik baktık, her taraf yıkılmış halde gördük. Benim dayım oturuyor bir tanesinde de. Hastanedeymiş, durumu iyiymiş, haberini aldık da" dedi.
Patlamanın yaşandığı mahallede oturan Reyhan Özçalışkan isimli vatandaş, "Patlamayı duyduk, ben bomba zannettim. Öyle bir yüksek patlamaydı. Sonra herkes kapıya çıktı. Herkes birine bakıyor. Bir de kuşlar böyle gökyüzünde sesli bir şekilde uçmaya başladı. Sonra buraya geldik, herkes geldi. Doğalgaz patlaması olduğunu söylüyorlar" şeklinde konuştu.İHA

Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?


 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

22.03.2026 18:52:00 / Güncelleme: 22.03.2026 18:57:07
MURAT ÇORBACI
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

Kıvrak, şunları kaydetti: "Çocuğun boyunun uzamasında beslenme büyük bir rol oynar. Sağlıklı bir büyüme için gerekli olan vitaminlerin ve minerallerin alımına özen gösterilmeli. Özellikle kalsiyum, D vitamini, protein ve çinko gibi besin öğeleri boy uzamasında kritik öneme sahiptir.
Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, büyümeyi teşvik eden büyüme hormonu üretimini artırabilir. Çocuğunuzu spor yapmaya teşvik edin. Basketbol, yüzme, jimnastik ve koşu gibi aktiviteler, kas ve kemik gelişimini destekler ve büyüme plaklarına olumlu etki yapar. Çocuğunuz spora başlamadan önce bir ortopedi uzmanından görüş almanız önerilmektedir.

Dahası büyüme hormonları, uyku sırasında özellikle derin uyku evresinde salgılanır. Bu nedenle, çocuğunuzun düzenli ve yeterli uyuması çok önemlidir. Çocukların yaşına göre uyku süreleri farklılık gösterir, genel olarak okul öncesi çocukların 10-13 saat, okul çağındaki çocukların ise 9-11 saat uyuması önerilir. Unutulmamalıdır ki, genetik faktörler çocuğunuzun boyunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Anne ve babanın boyu, çocuğun boy potansiyelini büyük ölçüde etkiler.

Ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı ve beslenme önerileri, çocuğunuzun genetik potansiyelini en iyi şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Son olarak eğer çocuğunuzun boy uzamasıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir doktora veya beslenme uzmanına danışmanız faydalı olabilir. Doktorunuz, gerekli görürse bazı besin takviyeleri önerebilir. Ancak, bu tür takviyeler doktor kontrolünde ve önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."

10 soruda sağlığınızı test edin


 
 
Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: "80 yaş yeni 60 mı?" Zira eskiden 'ileri yaş' olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80'e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? 

21.03.2026 22:45:00 / Güncelleme: 21.03.2026 22:51:41
MURAT ÇORBACI
10 soruda sağlığınızı test edin
10 soruda sağlığınızı test edin

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, yapılan bilimsel çalışmaların 80 yaşına ulaşanların 60 yaşındaki gibi olabileceğini ortaya koyduğunu söylüyor. Nasıl mı? Prof. Dr. Karadağ, "Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10'unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor" dedi. Prof. Dr. Karadağ, 10 sorudan oluşan test hazırladı.

1. Sağlıklı besleniyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir.

2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?

Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ "Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız" dedi.

3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?

Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar.

4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?

Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler.


5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?

Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir.


6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz?

Prof. Dr. Berrin Karadağ "Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz" dedi.

7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?

Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin.


8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?


Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir.

9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?


Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.


10. Düzenli muayene oluyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ "Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz" dedi.

İsrail'in gözü Anadolu'da


 
Çin-Kanada asıllı eğitimci, yorumcu ve Youtuber Ciang Şüeçin, "İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" dedi.

21.03.2026 22:43:00
Haber Merkezi/AA
İsrail'in gözü Anadolu'da
İsrail'in gözü Anadolu'da

Youtuber kimliğiyle ön plana çıkan eğitimci Ciang Şüeçin, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakatta, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in gözü Anadou'da

Söz konusu savaşın en çok "İsrail'in lehine olduğunu" söyleyen Ciang, "Çünkü İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" ifadelerini kullandı. Ciang, oyun teorisine göre İsrail'in "Büyük İsrail Projesi"ni gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engelin İran değil ABD olduğunu savunarak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail baskın hale gelirse, Orta Doğu'nun egemen gücü olur. ABD'yi denklemden çıkarmanın bir yolunu bulması gerekiyor. Ve açıkçası bu savaş, ABD'nin gücünün sınırlarını da ortaya koydu."

ABD halkı savaşı istemiyor

ABD halkının savaş istemediğini söyleyen Ciang, ne olursa olsun ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmek zorunda kalma ve İsrail'in projesini gerçekleştirme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.

ABD ordusu çok hantal

İsrail'in, ABD'yi Orta Doğu'dan çıkarabilmek için bu savaşa sürüklediği görüşünü paylaşan Carlson, İsrail'in bu hedefinde başarılı olup olmayacağını sordu. Ciang ise bu soruyu, "Savaşın gidişatına bakılırsa, bu plan işe yarayacak gibi görünüyor. Bunun nedeni ise ABD ordusunun yıllardır gerçek bir savaşta yer almamış olması" şeklinde yanıtladı.
İran'daki durumun 2003'teki Irak'tan çok daha farklı olduğunu vurgulayan Ciang, ABD ordusunun da bu savaşı istemediği değerlendirmesinde bulundu.

İran dronlarla devasa gemileri püskürttü

Ciang, ABD'nin "yıkıcı güce" sahip çok sayıda gemiyle İran'ı tehdit ettiğini ancak bu gemilerin dronların hedefi olmamak için İran'a çok yaklaşamadığını ve bu yüzden "işe yaramadığı"nı savundu. İran'ın 20 yıldan fazla süredir hazırlandığını ve ABD'nin hamlelerini bildiğini ifade eden Ciang, "ABD ordusu çok hantal ve İran ordusu kadar çevik ve dirençli değil." dedi.

İsrail rasyonel davranmıyor

ABD'nin İsrail'i kontrol altına almasının mümkün olup olmadığı sorusuna Ciang, İsrail'in "rasyonel" davranmadığı yanıtını verdi. Ciang, "İsrail'den gelen videolarda din insanları, savaşın Tel Aviv'i yerle bir etmesine rağmen iyi olduğunu çünkü bu sayede Mesih'in geleceğini söylüyorlar. İsrail'in en büyük baskı altında olduğunda ve varlığı tehdit edildiği zamanda Tanrı'nın müdahale edeceğine inanıyorlar" diye konuştu. Ciang, "Amerikalıların dörtte biri Evanjelik ve bu kişilerin çoğu da Hristiyan siyonist. Dolayısıyla, İsrail'in, Tanrı'nın planının gerçekleşmesi ve İsa'nın geri dönüşü için hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyorlar." dedi. Milyonlarca üyesi olan "İsrail İçin Birleşen Hristiyanlar Örgütü"nü (CUFI) hatırlatan Ciang, "Bu kişiler, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Orta Doğu'daki çatışmaların büyük kısmını finanse eden kişiler" ifadesini kullandı. Ciang ayrıca, "Hristiyan siyonizminin" ABD'de çok önemli bir siyasi güç olduğunu dile getirdi.

Silifke'de hortum seraları yerle bir etti

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan hortum, tarım alanlarında büyük zarara yol açtı. Atayurt ve Arkum mahallelerinde görülen hortum, örtü altı üretim yapılan seraları adeta yerle bir etti

21.03.2026 15:59:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:04:56
İHA
Silifke'de hortum seraları yerle bir etti
Silifke'de hortum seraları yerle bir etti
Edinilen bilgiye göre, hortum nedeniyle hasadı devam eden çilek, muz, domates, ahududu, gojiberry ve kavun seraları büyük ölçüde zarar gördü. İlk belirlemelere göre yaklaşık 80 dönüm çilek, 50 dönüm muz, 30 dönüm ahududu ve gojiberry, 10 dönüm domates ile 5 dönüm kavun ekili alanın etkilendiği bildirildi.



Şiddetli hortum sadece tarım alanlarıyla sınırlı kalmadı. Bazı evlerin çatıları uçarken, bölgede yaşayan vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması sevindirdi.



Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer, Atayurt ve Arkum mahallelerinde meydana gelen zararın büyük olduğunu belirterek, "Muz, çilek, gojiberry, ahududu, domates ve kavun olmak üzere tam hasada gelmiş ürünlerimizde ciddi zarar oluştu. Üreticilerimizin hem bayramını kutluyor hem de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Allah'tan bir daha böyle afetlerin yaşanmamasını diliyoruz" dedi.



Silifke İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin sahada hasar tespit çalışmalarına başladığı, üreticilerin zararının belirlenmesi için incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram

Kahramanmaraş'ta depremzede vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nın ilk günü yakınlarının kabirlerini ziyaret etti

20.03.2026 14:55:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:15
İHA
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden binlerce kişi, Dulkadiroğlu ilçesi Kapıçam Şehir Mezarlığı'na defnedilmişti. Ramazan Bayramı'nın birinci gününde depremzedeler, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Vatandaşlar, sevdiklerinin mezarlarında Kur'an-ı Kerim okuyarak, dua etti. Bayramı yakınlarından ayrı geçirmenin acısını yaşayan depremzedeler, bu yıl da bayram sevincinin yerini derin bir hüzne bıraktığını dile getirdiler.



Sultan Güzel, depremde hayatını kaybeden kızını ziyarete geldiğini kaydederek, "Duygularımız acı ve acımız da taze. Böyle yaşamaya çalışıyoruz" dedi.



Depremde yakınını kaybeden İsmail Nacar, "Unutamıyoruz, aynı gün gibi 6 Şubat hiç geçmiyor. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.

Hatice Nacar ise, "2 aylık gelindi kızım. Daha kınası elinde duruyordu rahmetli oldu. Onun yanına geldik. Allah rahmet eylesin" dedi.



Devlet Daşçal da depremde yakınlarını kaybettiğini söyleyerek, "Yanımda hissediyorum. Gelip gidiyoruz, dualarımızı yapıyoruz ne yapalım. Hepsine rahmet olsun" diye konuştu.

İran'ın kararlılığı geri adım attırdı


 
ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'ya "İran'ın petrol ve doğalgaz sahalarına saldırmamasını" söylediğini belirtti. Kararın İran'ın Katar'daki doğal gaz sahalarını vurması üzerine alınması dikkat çekti. 
 

20.03.2026 14:35:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:35
Haber Merkezi/AA
 İran'ın kararlılığı geri adım attırdı
 İran'ın kararlılığı geri adım attırdı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, "İran'a ait petrol ve doğalgaz sahalarına saldırmamasını" söylediğini ifade etti. ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi Beyaz Saray'da kabul ederken, Oval Ofis'te basına açık görüşmede İran gündemini değerlendirdi. Trump, Amerikan askerlerinin İran'a ayak basıp basmayacağı konusunda net bir değerlendirme yaparak, "Herhangi bir ABD askerlerini göndermiyorum, göndersem size söylemezdim ama göndermiyorum" dedi.
İsrail'in İran'a ait petrol tesislerini hedef alması konusundaki görüşü sorulan Trump, bu konuyu İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü söyledi.
Trump, "Ona bunu yapma dedim. O da yapmayacak. Biz bağımsız ülkeleriz, çok iyi anlaşıyoruz, koordineli çalışıyoruz, ama bazen o (Netanyahu) bir şey yapıyor ve ben bundan hoşlanmıyorsam, artık bunu yapmıyoruz" şeklinde konuştu.

Trump'tan NATO'ya Hürmüz Boğazı tepkisi

Öte yandan Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda ABD'ye destek olmayacaklarını açıklayan NATO ülkelerine tekrar tepki göstererek, bu konuda hayal kırıklığı yaşadığını vurguladı. NATO'dan farklı olarak Japonya'nın kendilerine İran konusunda yardımcı olacağını düşündüğünü kaydeden Trump, "NATO'ya gelince, Hürmüz Boğazı'nı savunmamıza yardım etmek istemiyorlar, oysa buna en çok ihtiyaç duyanlar onlar" değerlendirmesini yaptı. İran'a ait Hark Adası'nı isteseler kısa sürede ele geçirebileceklerini savunan ABD Başkanı, adadaki petrol boru hatlarına ve altyapıya zarar vermek istemedikleri için adaya dokunmadıklarını savundu.
Trump, İran'ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı yönündeki söylemini yineleyerek, "Bu geçici askeri müdahaleyi yapmak zorundaydık. İran tüm Orta Doğu için bir tehditti ve bunu herkes biliyordu. İran'da neler olup bittiğini görüyordum, bu geçici askeri müdahaleye başlamak hiç hoşuma gitmiyordu ama bunu yapmak zorundaydık" dedi. ABD Başkanı, "İsterseniz bu işi iki saniyede bitirebilirsiniz. Ama biz çok sağduyulu davranıyoruz" yorumunu yaptı.

5 il için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 15. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman ve Mardin illeri için kuvvetli yağış uyarısında bulundu

19.03.2026 14:47:00
İhlas Haber Ajansı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteorolojiden yapılan açıklamada yağışların 1500 metre üzeri bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan son değerlendirmelere göre; bölgemizde görülecek yağışların, bu gece ile yarın akşam saatleri arasında Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman, Mardin'in doğu, ilçeleri olan Midyat, Ömerli, Dargeçit, Nusaybin, Savur'da yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Yağışların, 1500 metre üzeri rakımlı kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar, yüksek kesimlerde buzlanma ve don, tipi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.

TEM'de bayram yoğunluğu başladı

Ramazan Bayramı tatili için yola çıkan sürücüler TEM Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde yoğunluk oluşturmaya başladı

19.03.2026 13:13:00 / Güncelleme: 19.03.2026 13:15:43
İHA
TEM'de bayram yoğunluğu başladı
TEM'de bayram yoğunluğu başladı
Özellikle Bekirdere Viyadüğü mevkisi Anadolu istikametinde araç sayısında belirgin bir artış gözlenirken, trafik akışı kesintisiz sağlanıyor. Güvenli ulaşım için bölgede denetimlerini artıran trafik ekipleri, güzergah boyunca radarla hız kontrolü yapıyor.

Emniyet şeridi ihlalleri, emniyet kemeri takılması ve seyir halindeyken cep telefonu kullanımı konularında denetimlerini sürdüren ekipler, sürücüleri kurallara uymaları yönünde ikaz ediyor.



Öte yandan yetkililer, güzergahta etkili olan yağış ve sis nedeniyle görüş mesafesinin yer yer düştüğünü belirterek, sürücüleri aşırı hız, uykusuzluk ve dikkatsizlik konularında dikkatli olmaları için uyarıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.