Ortada yüzlerce milyar hatta trilyonları bulan bir fon patlağı mı, çatlağı mı, vurgunu mu artık adına ne derseniz o var.
İddialar vahim, sorular çok net. İktidarın açıklamaları ise yeni soruları peşinden sürüklüyor.
Diğer taraftan AKP ve MHP, 'Erdoğan kırmızı çizgimizdir' diyerek sürecin, siyasi olarak Erdoğan aleyhine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Peki, adaletin kırmızı çizgisi yok mu? Neden kimse sahip çıkmıyor?
Yandaş medya, yazar-çizer takımı ise çıtayı yine bildik seviyeye yükseltti. 'Fon krizi Erdoğan'a darbe girişimiymiş! FETÖ, CIA, İsrail planı imiş! Dış güçler Erdoğan'ı istemiyormuş!
Çok düşündüm! Bu arkadaşlar neden böyle manşetler atıyor, neden böyle çıkışlar yapıyor, diye.
En mantıklı cevap yine fon kelimesinden çıktı. Yıllardır fonlanan bu anlayışın korkuları fonlarının kesilmesidir.
Hadi diyelim ki, Erdoğan'a darbe yapılmak isteniyor!
TBMM'de muhalefet partileri kabaca 'fon hareketleri ve foncular' için araştırma komisyonu kurulması için teklif verdi.
Fon komisyonu ne yapacaktı?
Kamu kurumlarından bilgi ve belgeler istenecek
Kurum yöneticileri ve ilgili kişiler dinlenecek
SPK'nın kararları ve uygulamaları mercek altına alınacak
MASAK'ın şüpheli para hareketlerindeki rolü incelenecek
Siyasi ve idari bağlantı iddiaları araştırılacak
Fonların nasıl ve kimler tarafından yönetildiği araştırılacak
Denetim mekanizmasının nerede aksadığı ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların zararının boyutu ortaya konulacak
Tartışmalı alım-satım işlemleri incelenecek
"İçeriden bilgi kullanıldı mı?" sorusu araştırılacak
Mevzuattaki denetim boşlukları tespit edilecek
Bakanlık ve kurumların sorumluluğu TBMM tutanaklarına girecekti.
Böylece Sayın Erdoğan'a, kim veya kimlerin darbe yapmak istediği ve kimleri, nasıl kullandığı ortaya çıkacaktı.
Ne oldu biliyor musunuz?
AKP ve MHP vekilleri 'bunların ortaya çıkmasına gerek yok' diyerek teklifi reddettiler.
Benim sorularım
AKP döneminde bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı 'silahlı terör örgütü lideri' olmakla suçlandı, hapse atıldı ve yargılandı.
Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul'un belediye başkanı 'çıkar amaçlı suç örgütü lideri' olarak yargılanıyor.
Şimdi ortada fon krizi var. Trilyonu aşan rakamlar gündemde. Süreçte iktidar partisinin ağır toplarının isimleri sıklıkla geçiyor. İddialar, sorular peş peşe sıralanıyor.
Ortada çok büyük bir vurgun olduğunu Sayın Erdoğan'da, partisi de ittifakı da kabul ediyor.
Peki, böylesi bir vurgun bireysel olarak yapılabilir mi? Bu bir örgüt işi veya çıkar amaçlı bir organizasyon değil mi?
Özgür Özel
"Bu konudan haberi var ve kontrolünde her şey gerçekleştiyse derhal istifa etmeli, kanun önünde hesap vermelidir. Eğer haberi yoksa derhal seçim kararı almalı ve yönetme kabiliyetini yitirmiş birisi devletin başında oturmamalıdır. Bu konuda üçüncü bir şıkkı yok Erdoğan'ın."
Müsavat Dervişoğlu
Erdoğan bütün bunlardan habersiz midir? "Eğer öyleyse, bu başlı başına büyük bir yönetim zaafıdır. Erdoğan, artık topladığı yetkilerin altından kalkamıyor, paslanma tehlikeli bir düzeye gelmiş demektir.
Erdoğan olup biteni biliyor ama engelleyemiyor mu?
O zaman bu sistemin hızlı karar, istikrar ve koordinasyon diye anlatılan bütün gerekçeleri çökmüş demekti ve yine Erdoğan zaaf içindedir demektir.
Erdoğan biliyorsa ne olur?
Eğer Erdoğan olup bitenden haberdarsa bu saadet zincirinin büyümesine göz yummuş demektir. Siyasi nüfuzun sağladığı imkânların kullanılmasına ses çıkarmamış, Erdoğan bu suça iştirak etmiş demektir."
Recep Tayyip Erdoğan
'Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yok. Bizim Hazreti Allah'a bir can borcumuz var, Allah'ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da eyvallahımız da yok'.
Geçmiş olsun Türkiye…
İddialar vahim, sorular çok net. İktidarın açıklamaları ise yeni soruları peşinden sürüklüyor.
Diğer taraftan AKP ve MHP, 'Erdoğan kırmızı çizgimizdir' diyerek sürecin, siyasi olarak Erdoğan aleyhine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Peki, adaletin kırmızı çizgisi yok mu? Neden kimse sahip çıkmıyor?
Yandaş medya, yazar-çizer takımı ise çıtayı yine bildik seviyeye yükseltti. 'Fon krizi Erdoğan'a darbe girişimiymiş! FETÖ, CIA, İsrail planı imiş! Dış güçler Erdoğan'ı istemiyormuş!
Çok düşündüm! Bu arkadaşlar neden böyle manşetler atıyor, neden böyle çıkışlar yapıyor, diye.
En mantıklı cevap yine fon kelimesinden çıktı. Yıllardır fonlanan bu anlayışın korkuları fonlarının kesilmesidir.
Hadi diyelim ki, Erdoğan'a darbe yapılmak isteniyor!
TBMM'de muhalefet partileri kabaca 'fon hareketleri ve foncular' için araştırma komisyonu kurulması için teklif verdi.
Fon komisyonu ne yapacaktı?
Kamu kurumlarından bilgi ve belgeler istenecek
Kurum yöneticileri ve ilgili kişiler dinlenecek
SPK'nın kararları ve uygulamaları mercek altına alınacak
MASAK'ın şüpheli para hareketlerindeki rolü incelenecek
Siyasi ve idari bağlantı iddiaları araştırılacak
Fonların nasıl ve kimler tarafından yönetildiği araştırılacak
Denetim mekanizmasının nerede aksadığı ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların zararının boyutu ortaya konulacak
Tartışmalı alım-satım işlemleri incelenecek
"İçeriden bilgi kullanıldı mı?" sorusu araştırılacak
Mevzuattaki denetim boşlukları tespit edilecek
Bakanlık ve kurumların sorumluluğu TBMM tutanaklarına girecekti.
Böylece Sayın Erdoğan'a, kim veya kimlerin darbe yapmak istediği ve kimleri, nasıl kullandığı ortaya çıkacaktı.
Ne oldu biliyor musunuz?
AKP ve MHP vekilleri 'bunların ortaya çıkmasına gerek yok' diyerek teklifi reddettiler.
Benim sorularım
AKP döneminde bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı 'silahlı terör örgütü lideri' olmakla suçlandı, hapse atıldı ve yargılandı.
Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul'un belediye başkanı 'çıkar amaçlı suç örgütü lideri' olarak yargılanıyor.
Şimdi ortada fon krizi var. Trilyonu aşan rakamlar gündemde. Süreçte iktidar partisinin ağır toplarının isimleri sıklıkla geçiyor. İddialar, sorular peş peşe sıralanıyor.
Ortada çok büyük bir vurgun olduğunu Sayın Erdoğan'da, partisi de ittifakı da kabul ediyor.
Peki, böylesi bir vurgun bireysel olarak yapılabilir mi? Bu bir örgüt işi veya çıkar amaçlı bir organizasyon değil mi?
Özgür Özel
"Bu konudan haberi var ve kontrolünde her şey gerçekleştiyse derhal istifa etmeli, kanun önünde hesap vermelidir. Eğer haberi yoksa derhal seçim kararı almalı ve yönetme kabiliyetini yitirmiş birisi devletin başında oturmamalıdır. Bu konuda üçüncü bir şıkkı yok Erdoğan'ın."
Müsavat Dervişoğlu
Erdoğan bütün bunlardan habersiz midir? "Eğer öyleyse, bu başlı başına büyük bir yönetim zaafıdır. Erdoğan, artık topladığı yetkilerin altından kalkamıyor, paslanma tehlikeli bir düzeye gelmiş demektir.
Erdoğan olup biteni biliyor ama engelleyemiyor mu?
O zaman bu sistemin hızlı karar, istikrar ve koordinasyon diye anlatılan bütün gerekçeleri çökmüş demekti ve yine Erdoğan zaaf içindedir demektir.
Erdoğan biliyorsa ne olur?
Eğer Erdoğan olup bitenden haberdarsa bu saadet zincirinin büyümesine göz yummuş demektir. Siyasi nüfuzun sağladığı imkânların kullanılmasına ses çıkarmamış, Erdoğan bu suça iştirak etmiş demektir."
Recep Tayyip Erdoğan
'Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yok. Bizim Hazreti Allah'a bir can borcumuz var, Allah'ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da eyvallahımız da yok'.
Geçmiş olsun Türkiye…
Akın Aydın / diğer yazıları
- Erdoğan’da darbe iddiaları ve Gazi Meclisimiz / 11.10.2026
- Fakirlik övülecek bir sosyal düzen değildir / 10.10.2026
- Mal ile imtihan... Ümmet ve millet çobansız / 09.10.2026
- İslam Dünyasının utanç günü: 7 Ekim / 07.10.2026
- Fatma Betül Kaya kurban mı seçildi? / 06.10.2026
- Bu ülkeyi bu hale ben mi getirdim? / 05.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -2- / 04.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -1- / 03.10.2026
- Kalplerimiz neden huzursuz? / 02.10.2026
- Yalnızca fon değil yandaş medyada patladı / 30.09.2026
- Fakirlik övülecek bir sosyal düzen değildir / 10.10.2026
- Mal ile imtihan... Ümmet ve millet çobansız / 09.10.2026
- İslam Dünyasının utanç günü: 7 Ekim / 07.10.2026
- Fatma Betül Kaya kurban mı seçildi? / 06.10.2026
- Bu ülkeyi bu hale ben mi getirdim? / 05.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -2- / 04.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -1- / 03.10.2026
- Kalplerimiz neden huzursuz? / 02.10.2026
- Yalnızca fon değil yandaş medyada patladı / 30.09.2026
























































