logo
31 MART 2026

Erdoğan'dan Akşener ve Soylu açıklaması

Erdoğan: Gelin hanıma memleketim Rize'de, görüldüğü gibi gayet güzel bir ders veriliyor. Nerede, nasıl adım atılacağını çok iyi bilmek lazım

26.05.2021 16:26:00
Erdoğan'dan Akşener ve Soylu açıklaması
Erdoğan'dan Akşener ve Soylu açıklaması

 

AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu.

Konuşmasında Suç örgütlerine karşı da tavizsiz bir mücadele yürütüldüğünü dile getiren Erdoğan, "Geçmişte siyaseti ve toplum hayatını yönetecek, yönlendirecek derecede etki sahibi olan suç örgütlerini 19 yıl boyunca ellerindeki tüm imkanları alarak birer birer çökerttik." diye konuştu.
 
Erdoğan, hakkı gasbedilerek mağdur olan, canı ve malı tehdit altında bulunan vatandaşların tek başvuru merciinin güvenlik güçleri ve yargı kurumları olmasını sağladıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
 
"Bir dönem ülkenin dört bir yanında türemiş, kerameti kendinden menkul, cafcaflı lakaplarla anılan sözde babaların racon kestiği Türkiye'yi, hukuktan başka yöntemlerin geçerli olmadığı bir seviyeye getirdik. Özellikle uyuşturucu suçlarıyla mücadele ederken, kimsenin gözünün yaşına bakmadık. Dünyada, uyuşturucu suçlarına en ağır cezaların verildiği ülkelerin başında geliyoruz. Bugün ülkemizdeki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olarak bulunan 283 bin kişinin 88 bini uyuşturucu ve bağlantılı suçlar sebebiyle oradadır. Sadece son 3,5 yılda 530 binin üzerinde operasyon yapılarak 750 bine yakın uyuşturucu suçu şüphelisi gözaltına alınmış, bunlardan 85 bini tutuklanmıştır. Bu operasyonlarda piyasa değeri 63 milyar lirayı geçen uyuşturucu malzeme ele geçirilmiştir.
 
Yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde uyuşturucuya bağlı ölümler üçte bir oranında azalmıştır. Organize suç örgütlerine karşı son beş yılda 1700'e yakın operasyon yapılmış, 21 binin üzerinde kişi gözaltına alınmış, 8 bine yakın kişi tutuklanmıştır. Nisan 2020'de yürürlüğe giren ikinci yargı paketinde organize suç örgütü kuranlara verilen cezayı 4 yıldan 8 yıla, örgüt üyelerine verilen cezayı da 2 yıldan 4 yıla çıkardık."
 
Kaçakçılık operasyonlarında da tarihi rekorlar kırıldığını ifade eden Erdoğan, yine 3,5 yılda 42 milyon paketten fazla kaçak sigara, 27 milyon litreden fazla kaçak akaryakıt ele geçirildiğini söyledi.
 
Erdoğan, asayiş olaylarındaki belirgin azalmanın da Türkiye'deki huzur ve güven ortamının ne derece kökleştiğinin en somut işareti olduğuna değindi.
 
Suç sayıları azalırken, suçların aydınlatılma oranlarının da giderek yükseldiğini vurgulayan Erdoğan, "Bu başarılar, AK Parti'nin 19 yıllık hükümetleri boyunca kesintisiz şekilde sürmüş, son dönemde daha da artmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Gelin hanıma memleketim Rize'de gayet güzel bir ders veriliyor"
Anlattığı konularla ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Rize ziyaretiyle ilgili bir video gösteriminin ardından Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Terörle, çetelerle, suç örgütleriyle mücadelede elde edilen bu başarılar vatandaşımızın devletine olan güvenini arttırırken birilerini de rahatsız etmiştir. Gelin hanım beni Netanyahu'nun yanına koyuyor ve ardından da memleketim Rize'ye gidiyor ve gelin hanıma memleketim Rize'de, görüldüğü gibi gayet güzel bir ders veriliyor. Nerede, nasıl adım atılacağını çok iyi bilmek lazım. Burası Rize. Sen Rize'ye kalkıp da Rize'nin uşağına bu şekilde hakaret edip onu Netanyahu gibi bebek katillerinin yanına koymaya kalkarsan, işte yapılacak olan budur. Yine dua et ki, gelin hanıma çok ileri gitmeden bir ders verdiler. Bu da Rizeli'nin edebini, adabını gösterir. İkizdere yetmedi bir de Çayeli'ne gitti. Orada da zaten gerekeni yaptılar. Ondan sonra Trabzon'a gitmeye kalktın, Trabzon'da da hiç meydana çıkmadan, hemen uçağa geçip Ankara'ya döndün. Bu daha bir. Daha neler olacak neler. Daha dur bakalım. Bunlar iyi günler. Her şeyden önce bu ülkede ahde vefa denilen bir şey vardır. Eğer ahde vefa olmazsa bu millet affetmez. Bütün bunlarla beraber bizler hep bu ülkede gerçekten saygıya dayalı bir siyasetin yanında olduk. Saygıya dayalı bir siyasetin oturmasını istedik ve bunun çalışmasını yaptık, yapmaya da devam ediyoruz."
 
"Hedef İçişleri Bakanımız değil"
Erdoğan, ülkede mikserler olduğunu ifade ederek, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu hedef alan saldırıların gerisinde, Türkiye'de sağlanan huzur ve güven ikliminden duyulan bir rahatsızlık bulunduğunu bildirdi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Terör örgütleri gibi suç örgütleriyle mücadelesinde de İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanındayız ve yanında olacağız. Hedefin İçişleri Bakanımız değil büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası gayretleri olduğunu anlamak için kullanılan araçlara ve onları kullananların siluetlerine bakmak yeterlidir.
 
Ülkemizde yıllarca bakanlık, başbakanlık ve Meclis Başkanlığı yapmış, partimizin genel başkanlığını yürütmüş Binali Yıldırım arkadaşımızın da oğlu üzerinden hedefe alınması, asıl niyeti gösteren bir başka işarettir. Şimdiye kadar nasıl şahsımız, partimiz ve çalışma arkadaşlarımız üzerinden ülkemize yönelik hiçbir saldırıya eyvallah etmediysek, bu tezgahı da Allah'ın izniyle bozacağız, hiç endişeniz olmasın. Buradan sesleniyorum; Bay Kemal, Bayan Meral size buradan ekmek çıkmaz, boşuna uğraşmayın."
 
"Ülkemize getirip, yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacağız"
Suç çetelerinin mensuplarını, dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar takip ettiklerini vurgulayan Erdoğan, tıpkı FETÖ'cüler, PKK'lılar gibi, bu suçluları da Türkiye'ye getirip yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacaklarını bildirdi.
 
Erdoğan, suç örgütü mensuplarının yalanlarına ve iftiralarına karşı gereken cevapların muhatapları tarafından zaten verildiğini belirterek, "Bununla kalınmamış, tarafların başvuruları üzerine Ankara ve İstanbul Anadolu Yakası Başsavcılıkları da gereken tahkikatlara başlamıştır. Geçmişten bugüne hiçbir iddia, hiçbir itham ortada bırakılmayacak, her şey yargı tarafından araştırılıp, tüm yalanlar, iftiralar ortaya dökülecektir. Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğundan hiç kimsenin şüphesi olmasın." ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, "İbn-i Haldun, 'Geçmiş, geleceğe suyun suya benzediğinden daha çok benzer.' diyor. Bugün kılıktan kılığa girerek ülkemizi ve milletimizi kara bir tablonun içine yerleştirmek isteyenler, aslında dünün tekrarından başka bir şey yapmıyor." diye konuştu.
 
Suç örgütleri mensuplarını kullanarak, yalanları ve iftiralarıyla kamuoyunu esir almaya, yönlendirmeye, devleti ve siyaseti dizayn etmeye heveslenenlere, aradıkları fırsatı bugüne kadar vermediklerini, bugün de vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Eski Türkiye'nin hastalığı olan siyaseti ve toplumu, suç çeteleri, terör örgütleri, medya mecraları, çeşitli isimler altındaki uluslararası kuruluşlar eliyle düzenleme gayretlerinin yeniden hız kazandığını görüyoruz. Bu yöntemi FETÖ de, güvenlik birimleri ve yargı içindeki mensupları vasıtasıyla elde ettiği malzemeleri dilediği gibi şekillendirmek suretiyle, uzunca bir süre sinsice ve pervasızca malum kullanmıştır. Biz, Gezi olaylarından beri ülkemizin kesintisiz olarak maruz kaldığı saldırılarda kullanılan araçları birer birer devre dışı bıraktıkça, yenileriyle karşımıza çıkılıyorlar.
 
Hatırlarsanız, Gezi olaylarını 'çevre hassasiyetine dayalı masum eylemler' gibi göstermeye çalışanlara, bunun toplumsal kaos çıkarma denemesi olduğunu söylediğimizde, şiddetli itirazlarla karşılaşmıştık. Yine 17-25 Aralık kumpaslarının doğrudan demokratik hukuk devletini, milli iradeyi hedef aldığını söylediğimizde de birileri ısrarla konuyu adli ve siyasi zeminde tutmaya çalışmıştı. Aylar boyunca Meclis'teki grup toplantılarını FETÖ'nün kasetlerine tahsis edenler, 15 Temmuz'u da 'tiyatro' olarak nitelemek suretiyle, kendilerine verilen senaryoya sadık kalma konusundaki ısrarlarını ortaya koymuşlardı. Ülkemize yönelik en büyük ihanet teşebbüslerinden biri olan MİT tırları hadisesinde, Türkiye'yi terör örgütlerine destek veren bir devlet gibi gösterme kampanyasına iştiyakla katılanların dertleri hiçbir zaman hukuk değildi. Meclis'te hükümet kuracak çoğunluğun oluşturulamadığı Haziran 2015 seçimlerinin sonuçları, ülkemizin PKK ve FETÖ'yle mücadelesini ortadan kaldırma, eski Türkiye'yi hortlatma vesilesine özellikle dönüştürmeye kalkmışlardı. Nice sinsi kumpasla, tuzakla, girişimle yapamadıklarını 15 Temmuz'da doğrudan silaha sarılarak başarmaya kalktıklarında ise karşılarında milletimizi buldular."
 
Çukur eylemleriyle elde edemedikleri neticeye Suriye sınırlarIarı boyunca terör koridoru kurarak ulaşma hayallerini, gerçekleştirdikleri harekatlarla başlarına yıktıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'yi ısrarla ve binbir dalavereyle DEAŞ parantezine alma girişimlerini de yine yürüttükleri sınır ötesi harekatlarla yerle bir ettiklerini vurguladı.
 
Ekonomiye yönelik, kendi dinamikleri ve gerçekleriyle ilgili olmayan pek çok gizli-açık saldırının da aynı oyunun bir parçası olduğunun şüphe götürmez bir hakikat olduğunu belirten Erdoğan, "Ülkemiz, tarihinin her döneminde uluslararası operasyonlara maruz kalmıştı, bugün de aynı durumun devam ettiğini anlamak için öyle çok derin analizlere ihtiyaç yoktur." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bu defa da ülkemizi, suç örgütleri üzerinden hem içeride hem uluslararası alanda kıskaca almak ve bundan siyasi sonuçlar üretmek peşindeler. Türkiye'de sosyal kaos denemeleriyle, terör örgütleriyle, darbe girişimleriyle, ekonomik tuzaklarla başarılamayan değişimin, siyasete müdahaleyle yapılacağını söyleyenler olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Ortada makul, mantıklı, sahici hiçbir sebep olmadığı halde, seçimin 2023'te yapılacağını defalarca tekrarlamış olmamıza rağmen, erken seçim teranesi tutturanların, sufleyi nereden aldıkları açıktır. Boşuna uğraşmayın. Seçim Haziran 2023'tür. Tabii, dışarıdan ve içeriden kendilerine verilen gazı fazla kaçırıp 'seçimle veya seçimsiz iktidar' sözü edenleri de unutmamak gerekiyor."
 
"CHP genel merkezi tacizcilerin, onları koruyanların işgali altındadır"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Her dönemde olduğu gibi bugün de, yürütülen iftira ve yalan kampanyalarının esas amacı, milletin güvenlik ve adalet hassasiyetini kullanarak, iktidar yolunu zahmetsizce ve maliyetsizce açabilmektir. Ülkemizde, maalesef, dün vesayet güçlerinden, terör örgütlerinden, kirli ekonomik aktörlerden, bugün suç çetelerinden medet umacak kadar çapsız, sığ, ilkesiz, ufuksuz bir muhalefet anlayışı vardır. Kendini kullandırmaya, ülke düşmanlarının değirmenine su taşımaya, milletin umutlarını küçük hesaplarına meze etmeye bu kadar gönüllü bir muhalefetin olduğu yerde, terör örgütlerine de, çetelere de gün doğuyor. Cemaziyel evveli belli, cemaziyel ahiri de ortada olan AK Parti olarak, dün vesayete karşı nasıl mücadele ettiysek, siyaset ve toplum mühendislerine nasıl meydanı bırakmadıysak, uluslararası alanda ülkemizin başını nasıl dik tuttuysak, Türkiye'nin 81 vilayetinin her karışını nasıl eserlerimizle ve hizmetlerimizle donattıysak, terör örgütlerinin tamamının başını nasıl ezdiysek, demokrasiyi ve özgürlükleri nasıl gözümüz gibi koruyup geliştirdiysek, milletimizin her bir ferdinin hakkını, hukukunu, geleceğini nasıl gözettiysek, inşallah yarın da aynı şekilde halkımızın emrinde çalışmayı, mücadele etmeyi, yeni başarılara imza atmayı sürdüreceğiz.
Kifayetsiz muhterislerin tek yaptıkları, kendi içlerindeki taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık hadiselerini örtmek için, kürsülerden cevapları belgeleriyle defalarca verilmiş yalanları, iftiraları tekrarlamaktan ibarettir. İşte daha burada geçenlerde malum bir tane CHP'linin yargı tarafından nasıl bir cezaya çarptırıldığı taciz sebebiyle ortada. Bunu biz söylemiyoruz. Her türlü medyada yerini aldı. Açık konuşmak gerekirse şu anda burayı Bay Kemal'in iyi dinlemesi lazım. CHP genel merkezi tacizcilerin, onları koruyanların işgali altındadır. Şu anda CHP genel merkezi tecavüzcülerin, onları koruyanların işgali altındadır. Şu anda CHP genel merkezi hırsızların, onları koruyanların işgali altındadır. Şu anda CHP genel merkezi terör örgütlerinin siyasi uzantılarının ve teröristleri koruyanların işgali altındadır. Şu anda CHP genel merkezi milletimizin değerlerine savaş açmış marjinallerin ve onları koruyanların işgali altındadır ve evet şu anda CHP genel merkezi suç örgütlerine payandalık ve piyonluk yapanların işgali altındadır. Millet ittifakı adı altında CHP yönetimiyle yol yürüyen herkes de bu utanç tablosunun ortağıdır. CHP'ye oy veren vatandaşlarımın da, bu tablolardan rahatsız olduğuna yürekten inanıyorum. Milletimiz, yularlarını terör örgütlerine, suç çetelerine, yeminli Türkiye düşmanlarına teslim edenlere hak ettikleri cevabı her zeminde ve her fırsatta vermektedir, vermeyi sürdürecektir."

Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğini ifade eden Çelik, "Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz" dedi

31.03.2026 16:32:00 / Güncelleme: 31.03.2026 16:35:11
İhlas Haber Ajansı
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz"

Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğine değinen Çelik, "Bununla birlikte bu sistemle birlikte çarşamba günü için batı bölgelerde yağış var. Bu yağışlar özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli şekilde görülecek. Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü için ülkenin tamamında yağış var. Pazar günü de sadece en batı bölgelerde artık yağış azalıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 gün boyunca diyebilirim çarşamba günü batı bölgelerde ama Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü için ülkenin tamamında aralıklarla yağış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Yağışlı sistemle beraber sıcaklıkların artacağını ifade eden Çelik, sıcaklıkların mevsim normalleri civarı ve yer yer birkaç derece üzerine çıkacağını ifade etti. Sıcaklarda önemli bir değişiklik beklemediklerini belirtti.

"Batı ve Güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında kuvvetli yağışlar göreceğiz"

Yağışlı sistemin özellikle batı ve güney bölgelerde etkili olacağını ifade eden Çelik, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Çarşamba günü için özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz. Perşembe ve Cuma günü ise yine batı ve güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında yer yer kuvvetli yağışlar göreceğiz. Ülkenin tamamında yağışlar göreceğiz dedik. Bu yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde ancak rakım özellikle 1500-1600 metrenin üzerinde olan yerlerde yine karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görülebilir. Yani genellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde rakım yüksek olan yerlerde bir de Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlarını göreceğiz."

Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, özellikle Çarşamba günü için Ege ve Batı Akdeniz bölgesinde ani sel ve su baskını ihtimali olduğunu, Perşembe ve Cuma günü ise Marmara'nın doğusu Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz'de kuvvetli yağışların görüleceğini belirtti.

"Üç Büyükşehrimiz için kuvvetli yağış bekliyoruz"

Üç Büyükşehir için beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Çelik, "Önümüzdeki 3 gün yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü için sağanak yağışı bekliyoruz. Ankara ve İstanbul'da en yüksek sıcaklıklar 16-17 derece civarında seriliyor. İzmir'de ise 17-19 derece bandında serilecek. İzmir'de özellikle Çarşamba ve Perşembe günü için gerçekleşecek sağanak yağışların yer yer kuvvetli olmasını bekliyoruz" dedi.

İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü

İstanbul Valiliği, Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren kent genelinde etkili olan sağanak yağışta metrekareye ortalama 97 kilogram yağış düştüğünü, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ise 670 ihbarın geldiğini bildirdi

31.03.2026 12:32:00
İHA
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan hava tahmin raporları çerçevesinde İstanbul için sağanak yağış uyarısı yapıldığı hatırlatıldı.

Yağışlı havanın, uyarılara paralel olarak Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren etkili olduğu belirtilen açıklamada, "İstanbul genelinde 29.03.2026 Cumartesi Günü öğle saatlerinden, 31.03.2026 Salı Günü sabah saatlerine kadar il genelinde etkili olmuştur. Yağışlar, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Bu süre zarfında İstanbul'un farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kg yağış düştüğü tespit edilmiştir" denildi.

Açıklamada, Valilik koordinasyonunda devam eden çalışmalar kapsamında AFAD, İBB, İlçe Belediyeleri toplam 6 bin 903 personel, 2 bin 505 araç, iş makinası ve 824 ekipman ile sahadan gelen ihbarlara en kısa sürede müdahale edilerek vatandaşların mağduriyetini en alt seviyede tutmaya çalışıldığı kaydedildi.

112 Acil Çağrı Merkezine toplam 670 ihbarın geldiğinin bildirildiği açıklamada 375 su baskını, 18 toprak kayması, 2 mahsur kalma, 26 ağaç devrilmesi, 16 duvar çökmesinin yaşandığı belirtildi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 55 şüpheli, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

 

31.03.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, söz konusu soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 31 Mart 2026'da aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesinin eski Başkanı Turgay Erdem'in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 55 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı, şüphelilere ait 51 ikamet, 23 adet şirket/iş yeri ve 1 adet vakıf adresi ile şüphelilerin kullanımında olan araçlarında arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra firari 4 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verileceği hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra çok sayıda iş insanı gözaltında

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 55 kişi arasında Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanı ve rüşvet verdiği iddia edilen çok sayıda iş insanı da yer aldı.

Soruşturma kapsamında firari iş insanları A.A, N.A, Ş.G. ve T.K'nin de ikamet ve iş yerlerinde aramaların yapıldığı, şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?


 
Böbreklerdeki rahatsızlıklar çok sinsi ilerliyor. Böbrekler adeta çalışıyor çalışıyor, bir anda patlıyor. Peki böbreklerdeki rahatsızlığın öncü sinyalleri nelerdir? Hangi besinler işe yarıyor?

31.03.2026 00:54:00
MURAT ÇORBACI
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?

Böbrek hastalığının belirtileri

1. Yorgunluk ve halsizlik
2. İdrar renk ve sıklığında değişiklik
3. Uyku güçlüğü
4. İştah kaybı
5. El ve ayaklarda şişme
6. İnatçı kaşıntı
7. Nefes darlığı
8. Mide bulantısı ve kusma
9. Hipertansiyon

Böbreği koruyan besinler

Kırmızı eti fazla tüketenlerde böbrek hastalığı yüzde 19 artıyor. Tavuk ve balık etinde böyle bir sorun yok... Haftada en fazla 3 kez kırmızı et yenebilir. Vejeteryanlerde böbrek hastalığı az görünüyor. Sebze ve meyveler yenmeli.

Peki hangi sebze ve meyveleri tüketmeli?

1. Lahana... Düşük potasyum ve düşük sodyum içeriyor.
2. Kapya biber
3. Sarımsak
4. Roka... Potasyum ve sodyum içeriği düşük.
5. Kızılcık
6. Kırmızı üzüm, özellikle çekirdeği
7. Kuruyemiş
8. Baklagiller, kronik böbrek hastalığını azaltıyor. Ancak nohudu ıspanak ile yememek lazım!
9. Günde 2-3 fincan kahve böbreği koruyor.
10. Çayın zararı yok. Çay su yerine geçer.
11. Susadıkça su için. Yanınızda su şişesi taşımanıza gerek yok.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.

Halı saha maçları can almaya devam ediyor!


Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi.

31.03.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!

Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi. Bahçelievler Mahallesi Turan Beyazıt Caddesi'nde halı sahada arkadaşlarıyla maç yapan Nurettin Çiçek (33), aniden fenalaştı.

Arkadaşlarının haber vermesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kalp krizi geçirdiği belirlenen Çiçek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Çiçek'in cenazesi otopsi için hastane morguna alındı.

Üç gün önce de Kahramanmaraş'ta yaşanmıştı

Kahramanmaraş'ın merkez Onikişubat ilçesinde 27 Mart'ta halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirmişti.  Boğaziçi Mahallesi'ndeki halı sahada arkadaşlarıyla futbol oynarken kalecilik yapan Selahittin Atlı (48), topun kendisine çarpmasının ardından fenalaşarak yere yığıldı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atlı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Atlı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Neden yaşanıyor?

Halı saha maçları, özellikle idmansız kişilerde ani kalp durması, kalp krizi ve ciddi kas/eklem sakatlıkları (bağ kopması, kırık) açısından yüksek risk taşır. Sağlık için maç öncesi ısınma, doğru beslenme, düzenli sağlık kontrolü ve aşırı zorlamadan kaçınma hayati önem taşır; göğüs ağrısı veya nefes darlığında maç hemen bırakılmalı...

Halı saha maçlarında sağlık riskleri ve önemler

Kalp sağlığı: Ani kalp durmaları, özellikle 35-40 yaş üstü ve sedanter (hareketsiz) yaşam süren erkeklerde yüksek risk oluşturur.

Sakatlık riski: Sert zeminler diz, bilek ve kas sakatlıklarına davetiye çıkarır; uygun ayakkabı ve dizlik kullanımı önerilir.

Isınma ve dinlenme: Maç öncesi esneme hareketleri yapılmalı ve arka arkaya iki gün halı saha maçına gidilmemelidir.

Beslenme: Maçtan 3-4 saat önce ağır ve yağlı yemeklerden kaçınılmalı, sindirimi kolay besinler tüketilmelidir.

İdmanlı olmak: İdmansız ve özgüvenli yapılan maçlar, kalp krizi riskini artırır ve iş gücü kaybına neden olabilir.

Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde bir binanın merdiven boşluğunda çıkan yangın paniğe neden oldu. Apartta kalan 25 öğrenci ekipler tarafından tahliye edildi

30.03.2026 13:49:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:51:34
İHA
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Yangın, gece saat 01.00 sıralarında Taşkale Mahallesi Şehit Uzman Adnan Uluışık Caddesi üzerindeki, içerisinde tekstil atölyesi, düğün salonu ve apart bulunan zemin üzeri iki katlı, bodrumlu binada meydana geldi.



Edinilen bilgilere göre, merdiven boşluğunda bulunan atıl malzemelerin tutuşmasıyla çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile sağlık ve emniyet güçleri sevk edildi.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Apartta kalan 25 öğrenci ise güvenli şekilde tahliye edildi.

Yangın sırasında tekstil atölyesi ile düğün salonunun boş olması ve öğrencilerin zamanında tahliye edilmesi muhtemel bir facianın önüne geçti.



Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ürünlü mahallesindeki Ürünlü deresi taştı, araçlar fabrika bahçelerinde mahsur kaldı. Yüzlerce dönüm ekili alan da sağanak sebebiyle sular altında kaldı. Daha önce kuruyan Ürünlü deresinin taşması bölge sakinlerini de endişelendirdi. Taşan dere dron ile de görüntülendi

30.03.2026 12:11:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:15:37
İHA
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da dün akşamdan beri aralıksız yağan yağmur ile birlikte, toprak kaymaları ve taşmalar meydana geldi. Bursa'da Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde bulunan dere, yoğun yağışın etkisiyle taştı.



Yollar sular altında kalırken, fabrika bahçelerinde ise araçlar mahsur kaldı. AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Daire Başkanlığı ekipleri ve itfaiye olay yerine gelirken, trafik ekipleri de yolu araç trafiğine kapattı.



Meteorolojik tahminlere göre Bursa genelinde yağışların hafta boyunca devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.