HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 AĞUSTOS 2022, CUMA

Fatih'i fatih yapanlar

31.05.2008 00:00:00
Fetih kelimesi anlam olarak açmak, yol göstermek, önündeki engelleri kaldırmak? gibi anlamlara gelir. Fetih kelimesi hem fert, hem de milletin meselelerini anlama ve yaşamada doğru kavranılması gereken bir kavramdır.Rabbimizin isimlerinden biri de Fettah'dır. Kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan, kolaylaştırandır.Fetih ruhu bir olgunluk, bir fazilet, bir irfan ve hakikat yumağıdır.Fetih ruhlu, fetih ahlakında olan insan kendini aşmış, artık kıtalara, kainata sığmayan insandır. O, inandığı gerçek uğruna yola çıktığında artık hiçbir engel tanımaz. Hiçbir bahane onu geride bırakmaz. O fetih adamıdır. O sürekli koşacaktır. O sürekli meseleleri aşacaktır. Onun en zevk aldığı işler zor işlerdir. Onlar dertlerini zevk edinen kişiler.Bir de bu ahlakın piri olmuş, gönüllerin fatihi olmuş kişileri düşünürsek onlar zirvede olanlardır. Analardır, hocalardır, öğretmenlerdir, bilge kişilerdir, paşalardır, ediplerdir? Allah'ın Fettah isminin tecellisine mazhar olan, gönül kuşlarıdır. Alperenlerin rengarenk kanatlarından, çabalarından biri de fetih ruhlu oluşlarıdır.Fatih İstanbul'u fethettikten sonra fatih oldu. Fetih'ten sonra surlardan içeri girdiğinde kendisine anahtarlar verildi. Anahtarlar sahibine verilir. Koca Sultan, "Ben hükümdarım. O benim hocamdır. Fatihleri yetiştirendir" diyerek gönüller fatihini, Akşemsettin'i işaret eder.Fatih Sultan Mehmet nasıl Fatih oldu? Onu yetiştiren insanlar nasıl yetiştirdiler?Fethi ve Fatihi anlamaya çalışırken bu hakikati bu metodu iyi tahlil etmemiz gerekir.Fetih ruhlu insanlar okullarımızın sıralarından çıkacaktır. Onları nasıl bulmalı, nasıl hedef vermeli, maddi manevi gücüyle onları kendisine milletine dinine faydalı bir deha olarak bulup nasıl ortaya çıkarmalı bunların ciddi hesapları yapılmalıdır. Fatih, talebelik yıllarında bir ara işi gevşetmek ister. Babası durumu fark edince Molla Gürani'ye onu teslim eder.Dirayetli, ciddi disiplinli ama gönülleri kazanan fatih olan Molla Gürani şehzadeyi derse çağırır. Uşaklara bile itibar eder ama geleceğin sultanını görmezden gelir. Talebesine sıradan biri gibi davranır ve "Otur!" der, "Hayır oraya değil, şuraya!" O güne kadar emretmeye alışan şehzade şaşakalır. Belki de hayatında ilk kez diz çöker. Molla emsileyi açar ve emreder: "Darabe (Dövmek) fiilini çek bakayım!" Fatih fiili kafasına göre çeker. Çat pat bir şeyler söyler işte. Molla Gürani'nin kaşları yıkılır, kafasını "olmadı" gibilerden sallar, bakışlarıyla azarlar. Sonra üstüne basa basa fiili çeker ve sesini yükselterek misallendirir: "Döverim, seni döverim, seni öyle bir döverim ki!"Fatih ağlamaklıdır. Dudakları uçuklar. Korkudan sesi titrer. İçinden son cümleyi tekrar eder. "Darabtühü cidden şediden." İnanın döver mi döver. Bundan böyle saray halkına rezil olmak da vardır işin içinde.Şehzade artık geceleri ödev yapmaya başlar ve ezberlerini aksatmaz. Daha doğrusu aksatamaz. Ama gün gelir ilmin tadını alır. Eski haşarılıklarından utanır. Çok değil üç beş ay sonra bambaşka biridir o. Molla Gürani hazretleri "Arabi ve Farisi bilmek yetmez" der, "Düşmanlarının da lisanını öğrenmelisin!"                                                 Nitekim Fatih Latince, Sırpça ve Rumca öğrenir. Çok dil bilen, fenne, matematiğe, tasavvuf ve ahlaka, insanı keşfeden tanıyan ilimlere bilgisi olan  adam çağı değiştiren adam oluyor.İnsanını tanıyor, insanının problemlerini tanıyor, dünyayı tanıyor, Bizansı dize getiriyor. Çandarlı Halil Paşa Venedikleri bahane ediyor, Haçlıların güçlerini bahane ediyor, korkuyor, siniyor, onu da aşıyor.Evet Fatih engelleri aşandır.Gönüllerin fatihleri bilge insanlar engelleri aştıranlardır.
 
Mustafa Sabri / diğer yazıları
- Ramazanlaşmak / 17.07.2012
- III. Balkan Savaşı mı? / 28.05.2012
- Mihrabiyelerimiz; zikirden bir demet / 01.03.2012
- Ali Hoca’nın ardından / 25.02.2012
- "Türkiye Uyan!" / 31.01.2012
- Suriye Noel hediyesi olmayacak / 21.12.2011
- 9. Cüz'ü okurken, Suriye'yi düşündü? / 09.12.2011
- Şu idrake bakın / 01.11.2011
- Musiki ve hafızlarımız / 22.10.2011
- Ashâb-ı Hicr: Körlüğü seçen kavim / 10.10.2011
- Ekmeğe itibar kalmadı / 09.10.2011
- Eyke halkı' Dünkü kapitalizmin temsilcileri / 28.09.2011
- Papazlarla diyalog böyle olur / 24.09.2011
- Bu hafta İznik'teydim / 19.09.2011
- Bu hafta İznik'teydim / 19.09.2011
- İbadetle Yaşamak / 05.09.2011
- "Nefsini kurban eder, Ümmeti için ol kerim'' / 07.06.2011
- Münafıklara nasıl davranalım? / 25.05.2011
- Si Do Re Ree Do Re Si Do Do Si / 15.05.2011
- Ayıpları araştırıp, orta yere dökmek / 10.05.2011
- Ayıpları araştırıp, orta yere dökmek / 09.05.2011
- "(Böyle iken) onu (ilah) edindiler...'' / 30.04.2011
- Bu sese kulak verin..Gönül verin / 29.03.2011
- Mukaddes toprakların - mukaddes mekanları / 03.02.2011
- Mukaddes topraklarda iki mekân / 29.01.2011
- İbrahim Dede / 18.01.2011
- Gerçeği göremeyenler / 13.01.2011
- Ressam elinde / 18.12.2010
- Mor menekşe boyun eğdi Gül kızardı hicabından / 06.11.2010
- Küçük kabahatler, büyük cürümler / 25.10.2010
- "Bu nasıl sevdadır anlayamadım Ocak yanar duman tüter közü yok" / 22.10.2010
- Güle güle Necib Bey, güle güle / 20.10.2010
- Ömer Nasuhi Bilmen ve bir hatırası / 11.10.2010
- Seyyid Usul Dergah-ı Şerifi / 09.10.2010
- "Bursa Kütüğü" / 05.10.2010
- Beykoz belgeseli / 29.09.2010
- Başını sevdaya salan âşık / 23.09.2010
- "Rabb'inin ismini korkarak ve yürekten tesbih et..." / 20.09.2010
- "Gönül yandı şevkinden yâ Resulallah" / 19.09.2010
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın dilinden tanımlar ve kavramlar -2- / 17.09.2010
- Prof. Dr. Haydar Başı'ın dilinden tanımlar ve kavramlar -1- / 16.09.2010
- Utanma hissi / 16.01.2010
- Çakır'ın kedisi / 22.06.2009
- Yürüyenler/Oturanlar / 06.06.2009
- Irgandı Köprüsü / 08.01.2009
- İki kitap aldım / 13.11.2008
- Bu hafızı tanıyorum / 21.06.2008
- Fatih'i fatih yapanlar / 31.05.2008
- İtiraf etti? / 24.03.2008
- 'Bir başa bir göz yeter' / 18.02.2008
- Ata yadigarı bu... / 13.02.2008
- Yerinde saymak / 11.02.2008
- Onu kimse tanıyamadı... / 02.02.2008
- Ata yadigarı bu... / 13.01.2008
- Ata yadigarı bu... / 13.01.2008
- Yakında bir garip adam gördünüz mü? / 07.09.2007
- Yaşananlar? / 25.08.2007
- 21 günlük Erzurum seyahati-3 / 02.07.2007
- 21 günlük Erzurum seyahati-2 / 01.07.2007
- 21 günlük Erzurum seyahati-1 / 30.06.2007
- Kirli Sular / 23.05.2007
- Toplu olarak Allah'ı zikretmek / 15.03.2007
- 12 Mart 1918, Erzurum'un kurtuluşu / 07.03.2007
- Fert olarak Allah'ı zikir / 28.02.2007
- Allah'ı Zikir / 26.02.2007
- Siz hiç anne şiiri okudunuz mu? / 25.02.2007
- Mal hırsızı / 26.01.2007
- Bâtılı anlamak / 15.12.2006
- Dargınları arasını bulmak / 23.11.2006
- İnsanın karnını yırtar / 21.11.2006
- Sele teslim olan Akbaba ve Tokatköy / 10.11.2006
- Musibetlere sabır / 09.11.2006
- Yürüyüşümüz O'nadır / 02.11.2006
- Vatan Sevgisi / 01.11.2006
- Türkiye Cumhuriyeti Devleti / 30.10.2006
- Milletimizin imanı / 26.10.2006
- Serçenin serüveni / 07.09.2006
- 2,5 YTL'lik zenginlik / 05.09.2006
- Küçük yaşta alınan eğitimin önemi / 03.09.2006
- İstediğini ver O'nun / 13.08.2006
- Çocuklarımız neler öğreniyor? / 15.07.2006
- Nikahımız tazelensin / 23.06.2006
- 21 yıl aynı kare? / 01.06.2006
- Zanda bulunmak / 07.05.2006
- O'nsuz (s.a.v) medeniyet olmaz / 30.04.2006
- Kapıda... / 23.04.2006
- "Resulüm; inkara kalkışanlar sana kaygı vermesin" / 16.03.2006
- Ana ve baba hakkının önemi / 13.03.2006
- Hadis-i Şeriflerde güzel ahlak / 12.02.2006
- Daru'lkurra / 10.02.2006
- Süleymaniye Kütüphanesi ve kütüphane sevgisi / 09.02.2006
- Kur'an-ı Kerim'de Ehl-i Kitab'ın hükmü / 28.01.2006
- Yaprak olup düşmeliyim / 16.01.2006
- Dağlar ardınca yürüdü gülün... / 27.12.2005
- Ser levha / 18.12.2005
- Acil Servis / 14.12.2005
- Hâfız Ahmet / 10.12.2005
- Yürüyenler ve oturanlar / 08.12.2005
- Daha dün gelmişti Gültâze Anne / 03.12.2005
- Bu güller sizin / 29.11.2005
- Bir de bu açıdan? / 24.11.2005
- "Hicr Suresi'nin ilk ayetleri / 23.11.2005
- Şâhit salonda yerini almıştı / 20.11.2005
- Bulutlara şah olanlar / 18.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.05.2007, 31.05.2006, 31.05.2005, 31.05.2004, 31.05.2003, 31.05.2002, 31.05.2001, 31.05.2000, 31.05.1999, 31.05.1998, 31.05.1997, 31.05.1996, 31.05.1995, 31.05.1994, 31.05.1993, 31.05.1992, 31.05.1991, 31.05.1990, 31.05.1989


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.