Basit bir rahatsızlık gibi görülen horlamanın, tüm vücut sistemini ilgilendiren ciddi bir sağlık problemi olduğu ve sosyal yönden yarattığı olumsuzların yanında, ekonomik kayıplara da neden olduğu bildirildi. Gaziantep Özel Tammed Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Çokkeser, yaptığı açıklamada, horlamanın, "Uyurken rahat nefes alamama" durumu olduğunu belirterek, rahat nefes alamamanın da bazen ölümlerle sonuçlandığını söyledi. Doç. Dr. Çokkeser, uykudayken rahat nefes alamayan vücudun dinlenmesinin yarım kalacağını ve bunun da gün içerisinde çeşitli sorunlara yol açtığını kaydederek, şunları söyledi: "Uykuda rahat soluyamayan ve bu nedenle tam dinlenemeyen bir kişi, strese girer, tansiyon hastası olur. Burundan rahat nefes geçmemesi akciğere fazla yük bindirir. Akciğerdeki oksijen seviyesinin azalması ile kalp atışı yavaşlar, oksijen seviyesinin tehlikeli seviyeye düşmesinin ardından da vücut beyin tarafından uyandırılır. Bu uyandırılma sırasında ise kalp birden bire hızla atmaya başlar. Yavaş yavaş atan kalp birden bire hızla atmaya başlayınca da kişi kalp krizi geçirme riski ile karşı karşıya kalır. İleri safhada horlama rahatsızlığı bulunan bir kişi gecede 500'e yakın kalp krizi geçirme ve ölüm riski ile karşılaşır." Horlayan kişiler tam dinlenemiyorHorlamanın kişinin genel sağlığını bozduğu gibi sosyal çevresini de olumsuz etkilediğini ifade eden Çokkeser, "Uyku sırasında tam dinlenemeyen vücut, gündüz fonksiyonlarını yerine getiremez. Oksijen alımı az olduğu için kişi söyleneni anlayamaz, toplum içinde a-sosyal bir kişi olur. Kişi verimsizleşir, bulduğu her fırsatta uyumaya çalışır. Günde 15-16 saat uyku halinde olur, ancak uykuyu tam anlamıyla dinlenerek geçiremez. Bu tür durumda olan kişiler çevrelerine de tehlike saçarlar. Böyle bir rahatsızlığı bulunanlar trafikteyken uykuya dalabilir, hatta sohbet sırasında konuşurken bile uyuklayabilir" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

























































































